Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » İlkokul çocuklarını mabede götüren kardeşlik projesi ve laiklik... Abdullah Ayan yazdı

İlkokul çocuklarını mabede götüren kardeşlik projesi ve laiklik... Abdullah Ayan yazdı

ilkokul çocuklarına yönelik 'AR-GE destekli kardeşlik projesi' ve laiklik...

 
 
İlkokul çocuklarını mabede götüren kardeşlik projesi ve laiklik... Abdullah Ayan yazdı

Önce şu dillere pelesenk olmuş laiklik kavramının ne olduğuna bir kere daha bakmakta yarar var.

Yarar var çünkü her alanda gittikçe ayrışan ve karpuz gibi ikiye ayrılmayı hızla sürdüren Türkiye de bu hayli hassas konuda da fikir ayrılığı içinden çıkılmaz hal almakta.

Bir kesime göre laiklik din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması, bir başka kesime bakılırsa dinsizlik.

Oysa iki kavram da kendi cephesinde yeterince taraftar bulsa da laikliği tam olarak anlatmıyor…

Her şeyden önce laiklik mezhepler savaşı ve Katolik kilisesinin baskıları sonucu yüz yıllarca çile çekmiş, birbirini boğazlamış Avrupa merkezli batının kurumsallaştırdığı bir kavram.

Ve Lâiklik bizdeki yaygın algıya karşı, din özgürlüğünü aşırı sınırlamak veya yok saymak isteyen tüm akımların aksine din özgürlüğünün en önemli koruyucusudur.

Neden mi? Ortaçağda kilisenin dayattığı ve insanı belli dine iman etmeye, o dinin emrettiği ibadete zorlanamayacağını belirterek, din özgürlüğünün ana öğesi olmuştur.

Lâiklik din karşısında aklın zaferini aramaz. Bu nedenle Lâiklik aslında dinin de güvencesidir…

Lâiklik kuramının en eski ve temel ilkesi dinler arasında göreceli eşitlik hükmünü getirmektedir. Örnek Türkiye’den getirilecek olursa, devlet Sünniliğe, Aleviliğe, Hıristiyanlığa, Museviliğe vs. eşit uzaklıkta olacaktır.

Dine dayalı ilkelerle yönetilen İmparatorluğun külleri üzerinde doğan Türkiye’nin kendine özgü fazla deneyimi olmasa da, girmeyi hedeflediği AB’ nin köklerini oluşturan batı uygarlığı yeterince rehberlik verebilir.

AB hayatın çoğu alanında Roma İmparatorluğunu örnek almakta ve Roma’da geçerli olan “Ubi bene ibi patria” (vatanım mutlu olduğum veya iyi yaşadığım yerdir) ilkesi aslında bugünlerde tartışıp durduğumuz serbest dolaşım hakkının da nüvesini oluşturmaktadır.

AB üyesi tüm devlet vatandaşları, vatandaşı olmadıkları birlik üyesi bir başka ülkeye yerleşme hakkına sahiptir ve bu kazanım aynı zamanda “devlet dinlere eşit uzaklıktadır” yolundaki lâiklik ilkesinin de anahtarıdır.

AB üyesi ve ahalisinin çoğunluğu Hıristiyan olan devlet, ülkesinde bulunan ve fakat vatandaşı olmayan Müslüman’ın din özgürlüğünü, azınlık hakkı olarak değil çoğunluğun din özgürlüğünü korurken uyguladığı ilkelere ve kurallara bağlı olarak korumaya özen göstermektedir.

Bakmayın siz AB “Hıristiyan kulübüdür” safsatalarına. AB tüm yaşayanların inançlarını özgürce yaşamalarına saygı duymakla kalmaz, bu konuda her türlü tedbiri de alır.

Aslında laiklik kavramını devletin kurumlarına yerleştirme ve devleti din işlerinden uzak tutma gayreti yeni de değildir. AB’ nin en önemli iki aktörü ve bir zamanların kanlı düşmanları Almanya ve Fransa’ nın iki asır önce başlayan değişim ve dönüşümün de temelini oluşturur.

Türkiye Osmanlı küllerinden doğarken, azınlık haklarını da düzenleyen Lozan anlaşmasının özellikle 41. , 42. ve 43. Maddeleri herkesin inancını özgürce yaşamasına ilişkin hayli iddialı hükümler içermekte:

“Azınlıklara mensup Türk vatandaşlarının, önemli oranda bulundukları il ve ilçelerde, söz konusu azınlıklara devlet bütçesi, belediye ya da diğer bütçelerce, eğitim, din ya da hayır için ayrılan tutarlardan, hakkaniyete uygun pay ayrılacaktır.” (madde 41)

“Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk vatandaşları, inançlarına ya da dinsel ayinlerine aykırı herhangi bir davranışta bulunmaya zorlanamayacakları gibi, dini istirahat günlerinde mahkemelerde bulunmadıkları ya da kanunun öngördüğü herhangi bir işlemi yerine getirmemeleri yüzünden haklarını yitirmeyeceklerdir. “ (Madde 43)

Yazılı hükümlere bağlanan ve teorik olarak hayata da yansıması beklenen sistemin pratikte nasıl geliştiğini sanırım anlatmaya gerek yok.

Bırakın hakkaniyete göre bütçelerden pay almalarını, tekleştirme politikaları çerçevesinde önce Ermeni, ardından Rum kiliselerinin akıbetine bir bakın… (Az kişi bilir ama hatırlatayım: 1940’ların Mersin Valilerinden T.S.Gür’ ün en önemli eserim dediği Cumhuriyet meydanındaki Halkevi’ nin duvarları bitpazarına çevrilen Rum Kilisesinin taşlarıyla örülmüştür)

Azınlıkların evrensel anlaşmayla elde ettiği hakları böyle de Aleviler ne durumda?

Türkiye kuruluşundan beri hiçbir zaman çağdaş sayılan laikliğe sahip olamadı. Buna en özgürlükçü diye tanımlanan 1961 anayasası da dâhil. O anayasanın başlangıç maddesi “Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham alan lâik ve sosyal bir hukuk devleti” diye başlar. “Türk milliyetçiğinden hız alan lâikliğin” aslında Müslüman, Sünni ve hatta Hanefi mezhebinden hız alan laiklik anlayışına dayandığını yaşayarak görüyoruz yıllardır.

Darbecilerin dayattığı ve hayatımızı karartan 82 anayasasının Türkçesi de bozuk “Atatürk milliyetçiliğine bağlı laiklik” ifadesini ele almaya bile gerek yok. Gerek yok çünkü bugünlerde gündemden düşen AB yolculuğumuzun “milliyetçiliğe bağlı laiklik” ilkesiyle bir yere gitmeyeceğini çocuklar bile anlıyor artık.

Azınlıklar bir yana inanç özgürlüğü ilkesini çok gördüğümüz Alevilerin bugünkü durumuna ne demeli?

AB ile balayının revaçta olduğu günlerde Cemevleri sözü verenlerin 14 yıllık süreçte nasıl ayak sürüdüklerini, hele bugün artık kendi sistemlerini, hatta kendi anayasalarını dayatma eşiğine gelmiş yeni muktedirlerin her seçim arifesinde söz verdikleri ama bir türlü hayata geçirmedikleri vaatlerini anlatmanın boşa gayret olduğunun da farkındayım.

Ama itiraf etmeliyim. Mersin’ de Milli Eğitim ile il Müftülüğünün hayata geçirmeye hazırlandığı ilkokul çocuklarının düzenli bir takvim içinde haftanın belli günlerinde camilere götürme projesini bin yıl düşünsem aklıma bile getiremezdim.

Zaten projeyi (proje deyimi bana ait değil, kurumların resmi yazışmalarında var) oturup kağıda dökenler de epeyi çaba göstermiş. Öyle olmasa Mersin Valiliğinin “olur” verdiği projeye* “Minik yürekler kardeşlik bilincinin farkında” adı verilip Milli Eğitim Müdürlüğünün AR-GE bölümü seferber edilir miydi?

Yanlış duymadınız. Başlığına bakıldığında göz yaşartması kaçınılmaz projeyi hazırlayan Müdürlüğün AR-GE birimi…

AB, Laiklik, tüm inançlara eşit davranma ve özgürlük mü dediniz?

Allah aşkına ağlanacak halimize bari güldürmeyin insanları…

*11.3.2016 tarihinde üst yazıyla Mersin Valiliğine MEB Mersin il müdürü imzasıyla sunulan proje 15.3.2016 tarihinde Valiliğin “acele ve günlüdür” yazısıyla onaylanıp dağıtıma çıkarılıyor.

 Abdullah Ayan

 
4 Nisan 2016 Pazartesi 08:29
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>AHmet Arabulucu</p> <p>2016-04-04 10:49:22</p> <p>Aliye Pozcu Ortaokulunda benim oğlum ve sınıf arkadaşları Cemevine de Kilisye de gittiler .. </p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji