Ak Parti'de Bayramlaşma Coşkusu

Ana Sayfa » Güncel » İlkokul çocuklarını mabede götüren kardeşlik projesi ve laiklik... Abdullah Ayan yazdı

İlkokul çocuklarını mabede götüren kardeşlik projesi ve laiklik... Abdullah Ayan yazdı

ilkokul çocuklarına yönelik 'AR-GE destekli kardeşlik projesi' ve laiklik...

 
 
İlkokul çocuklarını mabede götüren kardeşlik projesi ve laiklik... Abdullah Ayan yazdı

Önce şu dillere pelesenk olmuş laiklik kavramının ne olduğuna bir kere daha bakmakta yarar var.

Yarar var çünkü her alanda gittikçe ayrışan ve karpuz gibi ikiye ayrılmayı hızla sürdüren Türkiye de bu hayli hassas konuda da fikir ayrılığı içinden çıkılmaz hal almakta.

Bir kesime göre laiklik din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması, bir başka kesime bakılırsa dinsizlik.

Oysa iki kavram da kendi cephesinde yeterince taraftar bulsa da laikliği tam olarak anlatmıyor…

Her şeyden önce laiklik mezhepler savaşı ve Katolik kilisesinin baskıları sonucu yüz yıllarca çile çekmiş, birbirini boğazlamış Avrupa merkezli batının kurumsallaştırdığı bir kavram.

Ve Lâiklik bizdeki yaygın algıya karşı, din özgürlüğünü aşırı sınırlamak veya yok saymak isteyen tüm akımların aksine din özgürlüğünün en önemli koruyucusudur.

Neden mi? Ortaçağda kilisenin dayattığı ve insanı belli dine iman etmeye, o dinin emrettiği ibadete zorlanamayacağını belirterek, din özgürlüğünün ana öğesi olmuştur.

Lâiklik din karşısında aklın zaferini aramaz. Bu nedenle Lâiklik aslında dinin de güvencesidir…

Lâiklik kuramının en eski ve temel ilkesi dinler arasında göreceli eşitlik hükmünü getirmektedir. Örnek Türkiye’den getirilecek olursa, devlet Sünniliğe, Aleviliğe, Hıristiyanlığa, Museviliğe vs. eşit uzaklıkta olacaktır.

Dine dayalı ilkelerle yönetilen İmparatorluğun külleri üzerinde doğan Türkiye’nin kendine özgü fazla deneyimi olmasa da, girmeyi hedeflediği AB’ nin köklerini oluşturan batı uygarlığı yeterince rehberlik verebilir.

AB hayatın çoğu alanında Roma İmparatorluğunu örnek almakta ve Roma’da geçerli olan “Ubi bene ibi patria” (vatanım mutlu olduğum veya iyi yaşadığım yerdir) ilkesi aslında bugünlerde tartışıp durduğumuz serbest dolaşım hakkının da nüvesini oluşturmaktadır.

AB üyesi tüm devlet vatandaşları, vatandaşı olmadıkları birlik üyesi bir başka ülkeye yerleşme hakkına sahiptir ve bu kazanım aynı zamanda “devlet dinlere eşit uzaklıktadır” yolundaki lâiklik ilkesinin de anahtarıdır.

AB üyesi ve ahalisinin çoğunluğu Hıristiyan olan devlet, ülkesinde bulunan ve fakat vatandaşı olmayan Müslüman’ın din özgürlüğünü, azınlık hakkı olarak değil çoğunluğun din özgürlüğünü korurken uyguladığı ilkelere ve kurallara bağlı olarak korumaya özen göstermektedir.

Bakmayın siz AB “Hıristiyan kulübüdür” safsatalarına. AB tüm yaşayanların inançlarını özgürce yaşamalarına saygı duymakla kalmaz, bu konuda her türlü tedbiri de alır.

Aslında laiklik kavramını devletin kurumlarına yerleştirme ve devleti din işlerinden uzak tutma gayreti yeni de değildir. AB’ nin en önemli iki aktörü ve bir zamanların kanlı düşmanları Almanya ve Fransa’ nın iki asır önce başlayan değişim ve dönüşümün de temelini oluşturur.

Türkiye Osmanlı küllerinden doğarken, azınlık haklarını da düzenleyen Lozan anlaşmasının özellikle 41. , 42. ve 43. Maddeleri herkesin inancını özgürce yaşamasına ilişkin hayli iddialı hükümler içermekte:

“Azınlıklara mensup Türk vatandaşlarının, önemli oranda bulundukları il ve ilçelerde, söz konusu azınlıklara devlet bütçesi, belediye ya da diğer bütçelerce, eğitim, din ya da hayır için ayrılan tutarlardan, hakkaniyete uygun pay ayrılacaktır.” (madde 41)

“Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk vatandaşları, inançlarına ya da dinsel ayinlerine aykırı herhangi bir davranışta bulunmaya zorlanamayacakları gibi, dini istirahat günlerinde mahkemelerde bulunmadıkları ya da kanunun öngördüğü herhangi bir işlemi yerine getirmemeleri yüzünden haklarını yitirmeyeceklerdir. “ (Madde 43)

Yazılı hükümlere bağlanan ve teorik olarak hayata da yansıması beklenen sistemin pratikte nasıl geliştiğini sanırım anlatmaya gerek yok.

Bırakın hakkaniyete göre bütçelerden pay almalarını, tekleştirme politikaları çerçevesinde önce Ermeni, ardından Rum kiliselerinin akıbetine bir bakın… (Az kişi bilir ama hatırlatayım: 1940’ların Mersin Valilerinden T.S.Gür’ ün en önemli eserim dediği Cumhuriyet meydanındaki Halkevi’ nin duvarları bitpazarına çevrilen Rum Kilisesinin taşlarıyla örülmüştür)

Azınlıkların evrensel anlaşmayla elde ettiği hakları böyle de Aleviler ne durumda?

Türkiye kuruluşundan beri hiçbir zaman çağdaş sayılan laikliğe sahip olamadı. Buna en özgürlükçü diye tanımlanan 1961 anayasası da dâhil. O anayasanın başlangıç maddesi “Türk milliyetçiliğinden hız ve ilham alan lâik ve sosyal bir hukuk devleti” diye başlar. “Türk milliyetçiğinden hız alan lâikliğin” aslında Müslüman, Sünni ve hatta Hanefi mezhebinden hız alan laiklik anlayışına dayandığını yaşayarak görüyoruz yıllardır.

Darbecilerin dayattığı ve hayatımızı karartan 82 anayasasının Türkçesi de bozuk “Atatürk milliyetçiliğine bağlı laiklik” ifadesini ele almaya bile gerek yok. Gerek yok çünkü bugünlerde gündemden düşen AB yolculuğumuzun “milliyetçiliğe bağlı laiklik” ilkesiyle bir yere gitmeyeceğini çocuklar bile anlıyor artık.

Azınlıklar bir yana inanç özgürlüğü ilkesini çok gördüğümüz Alevilerin bugünkü durumuna ne demeli?

AB ile balayının revaçta olduğu günlerde Cemevleri sözü verenlerin 14 yıllık süreçte nasıl ayak sürüdüklerini, hele bugün artık kendi sistemlerini, hatta kendi anayasalarını dayatma eşiğine gelmiş yeni muktedirlerin her seçim arifesinde söz verdikleri ama bir türlü hayata geçirmedikleri vaatlerini anlatmanın boşa gayret olduğunun da farkındayım.

Ama itiraf etmeliyim. Mersin’ de Milli Eğitim ile il Müftülüğünün hayata geçirmeye hazırlandığı ilkokul çocuklarının düzenli bir takvim içinde haftanın belli günlerinde camilere götürme projesini bin yıl düşünsem aklıma bile getiremezdim.

Zaten projeyi (proje deyimi bana ait değil, kurumların resmi yazışmalarında var) oturup kağıda dökenler de epeyi çaba göstermiş. Öyle olmasa Mersin Valiliğinin “olur” verdiği projeye* “Minik yürekler kardeşlik bilincinin farkında” adı verilip Milli Eğitim Müdürlüğünün AR-GE bölümü seferber edilir miydi?

Yanlış duymadınız. Başlığına bakıldığında göz yaşartması kaçınılmaz projeyi hazırlayan Müdürlüğün AR-GE birimi…

AB, Laiklik, tüm inançlara eşit davranma ve özgürlük mü dediniz?

Allah aşkına ağlanacak halimize bari güldürmeyin insanları…

*11.3.2016 tarihinde üst yazıyla Mersin Valiliğine MEB Mersin il müdürü imzasıyla sunulan proje 15.3.2016 tarihinde Valiliğin “acele ve günlüdür” yazısıyla onaylanıp dağıtıma çıkarılıyor.

 Abdullah Ayan

 
 
4 Nisan 2016 Pazartesi 08:29
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>AHmet Arabulucu</p> <p>2016-04-04 10:49:22</p> <p>Aliye Pozcu Ortaokulunda benim oğlum ve sınıf arkadaşları Cemevine de Kilisye de gittiler .. </p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:12
  • Güneş05:15
  • Öğlen12:53
  • İkindi16:45
  • Akşam20:11
  • Yatsı21:58
 
Anket
Sizce Cumhurbaşkanı Kim Olmalı?
Muharrem İNCE
Meral AKŞENER
Recep Tayyip ERDOĞAN
Selahattin DEMİRTAŞ
Temel KARAMOLLAOĞLU
Doğu PERİNÇEK
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon Bonapart, Waterloo Savaşı'nda İngiliz ve Prusya ordularına yenildi. Yenilgi, Fransa ile Avrupa devletleri arasında 23 yıl süren savaşa son verdi. Napolyon, 22 Haziran'da ikinci kez tahttan çekildi.
1830 - Fransa Cezayir'i işgal etti.
1873 - Kadın hakları savunucusu Susan B. Anthony 1872 ABD Başkanlık seçimlerinde oy kullanmaya teşebbüs ettiği için 100 dolar para cezasına çarptırıldı.
1881 - Üç İmparator Birliği, bu kez yazılı olarak yenilendi.
1919 - Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu ve Rumeli milli teşkilatının birleştirilmesi hakkında genelge yayınladı.
1927 - Hukuk Usulü Muhakemelerine İlişkin Kanun kabul edildi.
1928 - Havacı Amelia Earhart bir uçak ile Atlantik Okyanusu'nu geçen ilk kadın oldu.
1939 - Bursa ve Mersin elektrik tesisleri devletleştirildi.
1948 - BM, Uluslararası İnsan Hakları Deklarasyonu'nu kabul etti.
1953 - Mısır'da 74 yıllık İngiliz egemenliğinin sona ermesiyle cumhuriyet ilan edildi.
1979 - Sovyetler Birliği başkanı Leonid Brejnev ve Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter, Viyana'da, stratejik silahların sınırlandırılması konulu SALT II anlaşmasını imzaladılar.
1988 - Başbakan Turgut Özal, Ankara Atatürk Spor Salonu'nda yapılan ANAP büyük kongresinde, Kartal Demirağ'ın silahlı saldırısında elinden yaralandı.
1992 - Hırvat Savunma Konseyi Birlikleri (HVO) Mostar'ı işgal etmeye başladı.
1997 - Başbakan Necmettin Erbakan RP DYP koalisyon hükümetinin istifasını, cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080911222643
 
 
On Numara
11.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03081314181923283436414446495457637175777880
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Şans Topu
13.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu112022243401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji