'Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat'

Ana Sayfa » Gündem » İlyas Halil ile Mersin' i solumak... -1- Abdullah Ayan yazdı

İlyas Halil ile Mersin' i solumak... -1- Abdullah Ayan yazdı

"Mersin Nirvana yeri.. Martıların ve aşkların insanlardan büyük olduğu şehir" İlyas Halil

 
 
İlyas Halil ile Mersin' i solumak... -1- Abdullah Ayan yazdı
“Martıların ve aşkların insanlardan büyük olduğu şehri görmek isterdim... İ.H.”
İlyas Halil ile Mersin' i solumak...  -1-
Büyükşehir Belediye Meclisinin sayısını unuttuğum toplantılarından birisi daha yoklamayla başlıyor.
Bazen tek başıma oturduğum dinleyici bölümü hıncahınç dolu...
Taş binanın koridorları bile mahşeri kalabalık...
Böylesi insan seline ilk kez tanık olmanın şaşkınlığı...
Ama boşuna değil ilgi...
Şehir planının görüşüleceğini duyan koşmuş...
Mevzu anayasa olsa, bu kadar insan gelmez.
Demek ki, imar mevzuu insanları her şeyden daha fazla ilgilendiriyor.
Jansen planından beri kaçıncı plan bu?
Üzerinden seksen yıl geçmesine rağmen unutulmayan o planın ardından kaç plan daha hazırlandı, kaç kez gündeme geldi, kaçının heyecanla uygulanması beklendi acaba?
Sorular uçuşurken beynimde, bir zamanların tuz deposundan Akkahve' ye,  otel yapılmayı beklerken Belediyeye kısmet olan, maceradan maceraya savrulan taş binanın yüksek kubbelerinde dolaşıyor gözlerim.
Etraftaki kalabalığın gürültüsü dağılıyor, utanmasam Sayda' dan Lazkiye' den getirildiği söylenen taşlarla konuşacağım.
"Akkahve dalgaların tam ucuna martı gibi oturmuş, arkası deniz. Kahvenin içi yağmur kokan serinlik. Akkahvenin en güzel yanı ak boşluğu, ak ışıkları... Denize bakan kapısından ara sıra mavi bir ışık dolardı"
Birden hafızama nakış gibi işlenmiş çoğu kısmını unutsam da "yağmur kokan serinliğini" hep hisettiğim o hayal tarifin sahibi, İlyas Halil' in sesiyle irkiliyorum.
Amca dediğimde kızan, ilk günden beri "aziz dost" hitabıyla hep içimi ısıtan sesiyle yanı başımda fısıldıyor:
"bunaldın biliyorum, gel çıkalım, dolaşalım biraz"
Çıkıyoruz, sahile doğru, şaşkın çığlığı basıyor birden:
"Nereye gitmiş Güllü' nün ay büyürken çırılçıplak girdiği, üzerinde yürüdüğü denize ne oldu, o Mersin nereye gitti?"
Başıma geleceklerden habersiz, kendi sorularıyla vurmaya kalkıyorum onu:
''Ne bileyim ben o Mersin nerede? Bilsem yitirir miydim?"
Hatırlıyor, kor ateşe dokunur gibi dudakları bıraktığım yerden Mersin mırıldanmaya, Mersin ağlamaya başlıyor...
"Mersin kent değil, bir ruh haleti idi. Mersin aşk yeri, aşkın ilk doğduğu yerdi herhalde. Her nasılsa sevilecek kızların hepsi orada toplanmıştı. Mersin Nirvana yeri. Mersin 50 yıl önce sevdiğim kadın, şiir kitabımın sarı sayfaları arasında hâlâ 19 yaşında...
Mersin taştan, yoldan, sokaktan olsaydı, çamurdan sivrisinekten olsaydı ''Deniz çekildi, ay sahilde su birikintisi'' der miydim."
Hüzünlü gülümsedim, hatırladım birden, sıcacık bir öğleden sonra göğüne yazmıştı aradığı denizi:
"...Elimle boyadığım denizi alıp götürmüşlerdi. Belediye memurları çöplüğe atmış olmalı. Ellerimde hala o günün mavi lekesi duruyordu.
Aradığımı duymuş, Nuri Abaç Ankara’ dan haber salmıştı.. “Boşuna arama” diyordu. “Renk sarhoşu kimse kalmadı. Nevin’ in saçını dağıtacak rüzgarı bulamayacaksın. Renkler, kokular göçtü."
Ne aradığımı bilsem bulurdum herhalde. Gökyüzü açılmış mavi şemsiye ben kuş. Mersin’ i güneş ışınlarında deniz kıyısında bulmak için uçuyorum. Önümde yokluktan büyük bir yokluk."
"Gümrük meydanı mı, Cumhuriyet meydanı mı" hangi yana gidelim?
Kararsız baktığını görünce onu, kendi dizeleriyle vurmaya yeltendim:
"Gümrük meydanından denize uzanan yolcu iskelesi, sabahları una bulanmış gibi durur. İlk çatananın düdüğü ile uçan martıların altından iskelenin yosun rengi ortaya çıkar. Demirleri rüzgârsız havalarda martılardan apak olur, üçü kalkar beşi konar"
Nasıl diyebilirdim Gümrük meydanını yok ettiğimizi, söküp attığımız iskeleyi, yıktığımız beyaz yolcu salonunu...
Beyruttan gelen "havacaların" beyaz silindir şapkalarıyla gemiden gümrüğe deniz üstü yürürken korkularına, tedirgin meltemin eşlik ettiği kısacık yolu sormasından korktum...
"boş ver doğuyu, batıya yürüyelim Halkevinin açıldığı güne, opera dinlemekle akça kızları seyretme arasında gidip geldiğin 'nirvanaya' yürüyelim"
Dalıp gitmiştik, ayaklarımız sürükledi bizi oysa biliyorum aklımız başka yerlerdeydi.
Bıraktığım yerden nasıl olsa sürdürür diye onun dizeleri eşlik etsin istedim:
"Akdenizin kızıl güneşi, dantelli mavi denizi, çiçekli kıyıları ve bir de yasemin giysili kızları. Baharda turunç çiçeklerine, güzleri ayva ağaçlarına dönen kızları... Sabahları genç kız gibi çıplak uyanırdı deniz, akşamları Aile Bahçesinin altında aşk türküleri mırıldanırdı"
Okuduklarım kendi yazdıkları ama sanki yeni duymuş gibi şaşkın hatırladı birden, mırıldandı:
"Kıyıdaki az yosunlu köpüklerden güneş eksilmeyecekti. Mersin küçük balıkçı köyü kalacaktı. Nisan, Mayıs olacaktı yıl boyu"
Olmadı işte, ne insan, ne tabiat, ne de Mersin... Olduğu gibi ne kalıyor ki hoyratça tükettiğimiz Mersin onun hayallerini süsleyen haliyle kalacaktı?
Cevap verdi dostum:
"Kimseler deniz kıyısında dolaşmıyor, ıslık çalmıyormuş. Yalnız deniz mi ihtiyarlayan? Yasemin kokusu giymiş o günlerin kızlarına ne oldu? Gelinlik kızları nine olmuş bir kentte deniz de böyle kokar her halde... Denizi doldurdular, uyuz it ölüsü gibi kentin dışına sürdüler"
Koluna girdim. "Gel bak adını verdiğimiz Kilisenin yanındaki sokağa yürüyelim birlikte ama bir daha anlat ve senin ağzından dinleyeyim Boyacı Ramazan' ı, Halkevi yapılmadan önce yanan şu çardakların hikâyesini"
Boyacı Ramazan deyince Halkevinin merdivenlerine çöktü, ben de yanına...
Ve birden mekansız Ramazan canlandı geldi oturdu aramıza, 17 yaşına gitti İlyas, o sordu Ramazan anlattı, Pompeipolis' ten aşırılma ıslak taşlar kulak kesildi, yüreklerimiz boşaldı, ne Güllü duydu bizi ne Mersin' in umurundaydık...
O umursamazlığa inat gelecek nesillere aktarılması gereken acılı yıllardı Ramazan' ın anlattıkları... Tepemizde kanat çırpan martılar duydu, meyveye gebe turunç çiçekleri duydu, gün gelir duyacak Mersinliler de doğar umuduyla okuyun İlyas Halil' i, ondan dinleyin Boyacı Ramazan' ı...
 
 
 
14 Nisan 2013 Pazar 06:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:18
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:10
  • Akşam18:34
  • Yatsı19:58
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji