Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » İlyas Halil ile Mersin' i solumak... -1- Abdullah Ayan yazdı

İlyas Halil ile Mersin' i solumak... -1- Abdullah Ayan yazdı

"Mersin Nirvana yeri.. Martıların ve aşkların insanlardan büyük olduğu şehir" İlyas Halil

 
 
İlyas Halil ile Mersin' i solumak... -1- Abdullah Ayan yazdı
“Martıların ve aşkların insanlardan büyük olduğu şehri görmek isterdim... İ.H.”
İlyas Halil ile Mersin' i solumak...  -1-
Büyükşehir Belediye Meclisinin sayısını unuttuğum toplantılarından birisi daha yoklamayla başlıyor.
Bazen tek başıma oturduğum dinleyici bölümü hıncahınç dolu...
Taş binanın koridorları bile mahşeri kalabalık...
Böylesi insan seline ilk kez tanık olmanın şaşkınlığı...
Ama boşuna değil ilgi...
Şehir planının görüşüleceğini duyan koşmuş...
Mevzu anayasa olsa, bu kadar insan gelmez.
Demek ki, imar mevzuu insanları her şeyden daha fazla ilgilendiriyor.
Jansen planından beri kaçıncı plan bu?
Üzerinden seksen yıl geçmesine rağmen unutulmayan o planın ardından kaç plan daha hazırlandı, kaç kez gündeme geldi, kaçının heyecanla uygulanması beklendi acaba?
Sorular uçuşurken beynimde, bir zamanların tuz deposundan Akkahve' ye,  otel yapılmayı beklerken Belediyeye kısmet olan, maceradan maceraya savrulan taş binanın yüksek kubbelerinde dolaşıyor gözlerim.
Etraftaki kalabalığın gürültüsü dağılıyor, utanmasam Sayda' dan Lazkiye' den getirildiği söylenen taşlarla konuşacağım.
"Akkahve dalgaların tam ucuna martı gibi oturmuş, arkası deniz. Kahvenin içi yağmur kokan serinlik. Akkahvenin en güzel yanı ak boşluğu, ak ışıkları... Denize bakan kapısından ara sıra mavi bir ışık dolardı"
Birden hafızama nakış gibi işlenmiş çoğu kısmını unutsam da "yağmur kokan serinliğini" hep hisettiğim o hayal tarifin sahibi, İlyas Halil' in sesiyle irkiliyorum.
Amca dediğimde kızan, ilk günden beri "aziz dost" hitabıyla hep içimi ısıtan sesiyle yanı başımda fısıldıyor:
"bunaldın biliyorum, gel çıkalım, dolaşalım biraz"
Çıkıyoruz, sahile doğru, şaşkın çığlığı basıyor birden:
"Nereye gitmiş Güllü' nün ay büyürken çırılçıplak girdiği, üzerinde yürüdüğü denize ne oldu, o Mersin nereye gitti?"
Başıma geleceklerden habersiz, kendi sorularıyla vurmaya kalkıyorum onu:
''Ne bileyim ben o Mersin nerede? Bilsem yitirir miydim?"
Hatırlıyor, kor ateşe dokunur gibi dudakları bıraktığım yerden Mersin mırıldanmaya, Mersin ağlamaya başlıyor...
"Mersin kent değil, bir ruh haleti idi. Mersin aşk yeri, aşkın ilk doğduğu yerdi herhalde. Her nasılsa sevilecek kızların hepsi orada toplanmıştı. Mersin Nirvana yeri. Mersin 50 yıl önce sevdiğim kadın, şiir kitabımın sarı sayfaları arasında hâlâ 19 yaşında...
Mersin taştan, yoldan, sokaktan olsaydı, çamurdan sivrisinekten olsaydı ''Deniz çekildi, ay sahilde su birikintisi'' der miydim."
Hüzünlü gülümsedim, hatırladım birden, sıcacık bir öğleden sonra göğüne yazmıştı aradığı denizi:
"...Elimle boyadığım denizi alıp götürmüşlerdi. Belediye memurları çöplüğe atmış olmalı. Ellerimde hala o günün mavi lekesi duruyordu.
Aradığımı duymuş, Nuri Abaç Ankara’ dan haber salmıştı.. “Boşuna arama” diyordu. “Renk sarhoşu kimse kalmadı. Nevin’ in saçını dağıtacak rüzgarı bulamayacaksın. Renkler, kokular göçtü."
Ne aradığımı bilsem bulurdum herhalde. Gökyüzü açılmış mavi şemsiye ben kuş. Mersin’ i güneş ışınlarında deniz kıyısında bulmak için uçuyorum. Önümde yokluktan büyük bir yokluk."
"Gümrük meydanı mı, Cumhuriyet meydanı mı" hangi yana gidelim?
Kararsız baktığını görünce onu, kendi dizeleriyle vurmaya yeltendim:
"Gümrük meydanından denize uzanan yolcu iskelesi, sabahları una bulanmış gibi durur. İlk çatananın düdüğü ile uçan martıların altından iskelenin yosun rengi ortaya çıkar. Demirleri rüzgârsız havalarda martılardan apak olur, üçü kalkar beşi konar"
Nasıl diyebilirdim Gümrük meydanını yok ettiğimizi, söküp attığımız iskeleyi, yıktığımız beyaz yolcu salonunu...
Beyruttan gelen "havacaların" beyaz silindir şapkalarıyla gemiden gümrüğe deniz üstü yürürken korkularına, tedirgin meltemin eşlik ettiği kısacık yolu sormasından korktum...
"boş ver doğuyu, batıya yürüyelim Halkevinin açıldığı güne, opera dinlemekle akça kızları seyretme arasında gidip geldiğin 'nirvanaya' yürüyelim"
Dalıp gitmiştik, ayaklarımız sürükledi bizi oysa biliyorum aklımız başka yerlerdeydi.
Bıraktığım yerden nasıl olsa sürdürür diye onun dizeleri eşlik etsin istedim:
"Akdenizin kızıl güneşi, dantelli mavi denizi, çiçekli kıyıları ve bir de yasemin giysili kızları. Baharda turunç çiçeklerine, güzleri ayva ağaçlarına dönen kızları... Sabahları genç kız gibi çıplak uyanırdı deniz, akşamları Aile Bahçesinin altında aşk türküleri mırıldanırdı"
Okuduklarım kendi yazdıkları ama sanki yeni duymuş gibi şaşkın hatırladı birden, mırıldandı:
"Kıyıdaki az yosunlu köpüklerden güneş eksilmeyecekti. Mersin küçük balıkçı köyü kalacaktı. Nisan, Mayıs olacaktı yıl boyu"
Olmadı işte, ne insan, ne tabiat, ne de Mersin... Olduğu gibi ne kalıyor ki hoyratça tükettiğimiz Mersin onun hayallerini süsleyen haliyle kalacaktı?
Cevap verdi dostum:
"Kimseler deniz kıyısında dolaşmıyor, ıslık çalmıyormuş. Yalnız deniz mi ihtiyarlayan? Yasemin kokusu giymiş o günlerin kızlarına ne oldu? Gelinlik kızları nine olmuş bir kentte deniz de böyle kokar her halde... Denizi doldurdular, uyuz it ölüsü gibi kentin dışına sürdüler"
Koluna girdim. "Gel bak adını verdiğimiz Kilisenin yanındaki sokağa yürüyelim birlikte ama bir daha anlat ve senin ağzından dinleyeyim Boyacı Ramazan' ı, Halkevi yapılmadan önce yanan şu çardakların hikâyesini"
Boyacı Ramazan deyince Halkevinin merdivenlerine çöktü, ben de yanına...
Ve birden mekansız Ramazan canlandı geldi oturdu aramıza, 17 yaşına gitti İlyas, o sordu Ramazan anlattı, Pompeipolis' ten aşırılma ıslak taşlar kulak kesildi, yüreklerimiz boşaldı, ne Güllü duydu bizi ne Mersin' in umurundaydık...
O umursamazlığa inat gelecek nesillere aktarılması gereken acılı yıllardı Ramazan' ın anlattıkları... Tepemizde kanat çırpan martılar duydu, meyveye gebe turunç çiçekleri duydu, gün gelir duyacak Mersinliler de doğar umuduyla okuyun İlyas Halil' i, ondan dinleyin Boyacı Ramazan' ı...
 
 
14 Nisan 2013 Pazar 06:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1808 - Napolyon Bonaparte komutasındaki Fransız ordusu Madrid'e girdi.
1863 - Santiago (Şili)'de bulunan Iglesia de la Compañía kilisesi çıkan bir yangın sonucu tamamen yandı: 2000'den fazla kişi öldü. Yangın sonrasında buraya bir anıt dikildi.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları Londra'da kullanılmaya başlandı.
1869 - Birinci Vatikan Konsili açıldı.
1886 - ABD'de Samuel Gompers başkanlığında Amerikan Emek Federasyonu kuruldu.
1936 - Nikaragua'da Anastasio Somoza cumhurbaşkanı seçildi.
1941 - Pearl Harbor Saldırısından bir gün sonra ABD Kongresi Japonya'ya savaş ilan etti ve II. Dünya Savaşı'na resmen girmiş oldu.
1942 - Vatan gazetesi, Hitler ve Mihver devletleri aleyhtarı yazılar nedeniyle kapatıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler, Güney Kore'nin tanınmasını onayladı.
1953 - Türkiye futbolda İspanya'yı eledi; Dünya Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
1953 - DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) kuruldu.
1962 - Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında "Karşılıklı Sağlık Yardımı Anlaşması" imzalandı. Türkiye'nin de katıldığı anlaşmaya göre, kendi ülkesinde tedavisi mümkün olmayan hastaların bakımı, bu imkânlara sahip ülkelerde yapılacak.
1966 - Dünyanın ilk "işçi şirketi" olduğu söylenen Türksan kuruldu. Şirketin kuruluş amacının yurtdışında çalışan Türkiyeli işçilerin tasarruflarını "değerlendirmek" olduğu açıklandı.
1968 - Tokyo Uluslararası Maratonu'nda İsmail Akçay dördüncü oldu.
1972 - Doğan Koloğlu 7,5 yıl hapse mahkum oldu.
1973 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yazar Çetin Altan'ın cezasını affetti. Ancak Altan'ın 2 yıllık cezası af kapsamı dışında kaldı.
1980 - John Lennon vurularak öldürüldü.
1985 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, kısaltması KESK olan memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.
1987 - Ömer Kavur'un yönettiği Anayurt Oteli 9. Nantes 3 Kısa Film Şenliği'nde büyük ödülü aldı.
1987 - İsrail işgali altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, intifada haraketini başlattı.
1987 - ABD Başkanı Ronald Reagan ve SSCB lideri Mihail Gorbaçov, orta menzilli nükleer füzelerin karşılıklı imhası için antlaşma imzaladı.
1991 - Boris Yeltsin ile Ukrayna ve Beyaz Rusya cumhuriyetlerinin devlet başkanları Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kuruluşunu ilan ettiler.
1992 - TBMM, Somali'ye asker gönderilmesini kararlaştırdı.
1993 - Sabancı Center açıldı.
1995 - Eralp Akkoyunlu 1987 yılında çıktığı dünya seyahatini tamamlayarak bunu gerçekleştiren 5. Türk oldu. 6 yıl 7 ay süren bu yolculukta Akkoyunlu, 302 gün seyir yaparak dünyayı dolaştı.
1996 - PKK, rehin tuttuğu 6 askeri, Kuzey Irak'taki Zap kampında Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal ve Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı Halit Çelik'e teslim etti.
2003 - Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK Başkanlığına atandı.
2004 - Ohio eyaletindeki Damageplan konserinde Dimebag Darrell (Darrell Lance Abbott), Nathan Gale adlı bir çılgın tarafından sahnede vuruldu.
2007 - Küresel Isınmaya Hayır Mitingi
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji