Mersin Ticaret Borsası'nda Abdullah Özdemir yeniden başkanlığa seçildi

Ana Sayfa » Gündem » İnsanlık Tarihinin Mersin’e Emaneti : 'Yumuktepe'... Harun Arslan yazdı

İnsanlık Tarihinin Mersin’e Emaneti : 'Yumuktepe'... Harun Arslan yazdı

Mersin kent içerisinde çok zengin iki antik kente sahiptir:Soli ve Yumuktepe… Yaşadığımız topraklarla, çevreyle ve tarihle ilişki kurabileceğimiz bir “ Geçmiş” zaman bilinci, bu iki antik mirasın içinde bize bir insanlık tarihinin emaneti halinde beklemektedir.

 
 
İnsanlık Tarihinin Mersin’e Emaneti : 'Yumuktepe'... Harun Arslan yazdı

Kentler de insanlar gibi zamanı geçmişleri üzerinden kavrarlar. İçinde bulunduğumuz zamanın anlamı henüz belirsizdir; olaylar ve olgular henüz tamamlanmadığı için, onları bütünüyle anlamlandırmak mümkün değildir. “Gelecek” ise henüz bir ihtimaldir; hayatımıza ve tecrübelerimize, dolayısıyla kimliğimize dahil değildir. Öyleyse kentsel ya da kişisel bir kimlikten söz ediyorsak, bunu doğrudan “ Geçmiş “ zamana borçluyuz.

Konumuzu, bu girişi akılda tutarak sizinle paylaşmak istiyorum.

Zengin tarihi bir hazinenin üzerinde olan Anadolu’da neredeyse her kentin çevresinde mutlaka birkaç tarihi eser vardır.

Mersin gibi bazı kentlerimizin çevresi ise yüzlerce tarihi eser ve antik kentle doludur.

Fakat doğrudan kentin içerisinde bir tarihi zenginliğin olması çok nadirdir ve çok değerlidir.

Meselâ Mersin, şimdiki yerleşim yeri bakımından henüz iki yüz yıl yaşında bile değildir; başka bir ifadeyle, Mersin’deki en eski yapı bile yüz elli yıllıktır. Böyle kentlerde geçmiş zaman bilinci inşa etmek zordur. Örnek olarak: Mersin’de, bir Gaziantep, Konya, Kayseri, İzmir ya da Diyarbakır ölçüsünde kentle aidiyet ilişkisi yoktur. Hele yüzde doksanı göçle kente yerleşmiş bir hemşeri çevresinde kentle aidiyet kurmak çok zordur.

Ancak, bu tarihsel ve nesnel koşullar yanında bu kentin bir olumlu yanı vardır: Mersin kent içerisinde çok zengin iki antik kente sahiptir:

Soli ve Yumuktepe…

Yaşadığımız topraklarla, çevreyle ve tarihle ilişki kurabileceğimiz bir “ Geçmiş” zaman bilinci, bu iki antik mirasın içinde bize bir insanlık tarihinin emaneti halinde beklemektedir.

Dünyanın başka bir yerinde böyle bir zenginliğe sahip kentin yetkilileri tüm güçleriyle bu hazineyi ortaya çıkarmaya, korumaya, tanıtmaya, değerlendirmeye çalışırlar.

Bizde ise ne yazıktır ki, bu iki antik kent kimsenin katkısı olmadan iki fedakar insanın kişisel çırpınmalarıyla ve özverili bilimsel emekleriyle tam 15 yıldır ayağa kaldırılmaya çalışıyor.

Soli’de Prof. Dr. Remzi yağcı ve Yumuktepe’de Prof. Dr. Isabella Caneva…

Yakın vakte kadar bu zenginliklerin değerini anlayabilecek vizyonda yöneticilerimiz olmadı. Çoğu yetersiz katkılar elbette yapıldı; kişisel ve kurumsal düzeyde sınırlı ilgi gösterenler oldu. Ama konuyu hak ettiği ölçüde anladığımız ve değerlendirdiğimiz söylenemez

Sonunda Valimiz Sn.Hasan Basri Güzeloğlu ile bu zenginliklerin değeri anlaşılmaya başlandı ve doğrudan kendilerinin çabalarıyla Soli’de bazı sütunlar ayağa kaldırıldı.

Sn. Kocamaz da henüz yeni göreve gelmesine ve sayısız sorunla uğraşmasına rağmen Soli’nin farkına vardı; burada yıllardır yapılan ama imkansızlıklar nedeniyle yavaş giden kazılara çok önemli bir destek verdi, konuyu sahiplendi.

Özellikle gelecek yıl kazılarda önemli bir yol alınacaktır; kısa zamanda Soli’deki birçok zenginlik ortaya çıkarılacaktır ve sonraki yıllarda buranın zengin bir açık hava müzesi olması sağlanacaktır.

Şimdi sıra en az Soli kadar değerli, hatta bazı yönlerden çok daha özel ve ilginç ve heyecan verici bir hazine var önümüzde: 9 bin yıllık Yumuktepe Antik kent’i...

Burada, yani Yumuktepe’de Prof. Dr. Isabella Caneva’nın bir “Arkeopark Projesi” var. Bu proje zaman tüneli ile bizi 9 bin yıllık bir yolculuğa çıkaracaktır.

Bu proje Mersin’e ve ülkemize kazandırılmış bir “Kültür Mirası” olacaktır.

Burada Yumuktepe’nin zengin tarihsel özelliklerini anlatacak olursak bu birkaç yazı dizisi sürer. Ama değerli okurlarım, konuyla ilgili sınırlı da olsa yayınlar vardır; lütfen biraz zaman ayırarak bu müthiş antik mirasın hikayesine ulaşınız. Ülkeyi, insanları, hayatı sevmek; bunları bilinçle sahiplenip korumak emek ister. Üzerinde yaşadığımız kentin hafızası ve anlamı bu antik mirasın içinden bize bakıyor; bizim ilgimizi bekliyor.

Şimdi elimizde hep ucuzca kullandığımız “Dünya Çapında !” sözünü gerçekten hak ettirecek iki fırsat vardır.

Soli ve Yumuktepe Antik Kentlerindeki çalışmaları, bu iki değerli bilim insanının çok güç koşullarda sürdürmeye çalıştıkları yerden daha ileriye taşıyalım; bununla ilgili moral ve parasal destek için yerimizden kımıldayalım. Bu ve benzer konularda yıllardır sessizce desteğini sürdüren hemşerilerimizin olduğunu ( Mesela: Sn. Mahmut Arslan) biliyorum; Sn. Valimizin çok içten çabalarına ve katkılarına doğrudan tanığım; göreve geldikten bu yana Sn. Kocamaz’ın bu konulardaki heyecanını, olanak ölçüsünde desteklerini izliyorum.

Ama, belli ki ihtiyaç duyulan ilgi ve destek yanında bunlar yetersiz kalıyor.

Reklam amaçlı, politik hesaplarla dolu yığınla gereksiz iş için her yıl bu kentte milyonlarca lira israf ediliyor; kent dinamikleri bol nutuklar atarak meydanlarda boy gösteriyor… Ama bu kentin tarihine, insanına, geçmişine ve geleceğine çok anlamlı katkılar vereceği kesin olan, turizm açısından da müthiş ilgi görecek bu benzersiz iki hazinenin açığa çıkarılması ve başta Mersinliler olmak üzere ülkeye ve bütün insanlığa armağan edilmesi için tek başına çırpınan bu iki güzel bilim insanının yanında olalım.

Gereksiz yürüyüşlere yüzbinlerce lira harcayan, anlamsız toplantılar için paralar saçan kent dinamikleri de umarım konuyla ilgilenirler.

Soli ve özellikle Yumuktepe konusundaki sorunları, çabaları ve destekleri yakından izlemeyi ve siz değerli okurlarla, Mersinli hemşerilerimle paylaşmayı sürdüreceğim.

 

HARUN ARSLAN

 
 
10 Eylül 2014 Çarşamba 10:38
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Vahap Kokulu</p> <p>2014-09-10 18:07:32</p> <p>Mersin ve çevresindeki Pompeipolis ve Yumuktepe dahil birçok arkeolojik yapıyı Mersin ve Türkiye gündeminde sürekli tutma konusunda çok önemli çalışmalar yapan İçel Sanat Kulübü ve bu kulübün Arkeoloji günleri etkinliğini de unutmamalıyız.Desteklelemeliyiz.Güçlendirmeliyiz.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:09
  • Güneş05:52
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:30
  • Yatsı21:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
30
20
3
7
63
2
Başakşehir
30
19
5
6
62
3
Beşiktaş
29
17
8
4
59
4
Fenerbahçe
29
16
9
4
57
5
Trabzonspor
30
12
10
8
46
6
Sivasspor
30
13
5
12
44
7
Kayserispor
30
12
8
10
44
8
Göztepe
29
12
7
10
43
9
Kasımpaşa
29
11
7
11
40
10
Malatyaspor
29
10
8
11
38
11
Bursaspor
30
10
6
14
36
12
Antalyaspor
29
9
8
12
35
13
Akhisar Bld.Spor
29
9
7
13
34
14
Alanyaspor
30
9
5
16
32
15
Osmanlıspor
30
8
8
14
32
16
Gençlerbirliği
30
7
9
14
30
17
Konyaspor
29
7
8
14
29
18
Karabükspor
30
3
3
24
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak sulh konferansına davet etti.
1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.
1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.
1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.
1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.
1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.
1987 - Dil Derneği kuruldu.
1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.
2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011228303945
 
On Numara
16.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02131417192730333742455253555760657072757780
 
Sayısal Loto
21.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050618414349
 
Şans Topu
18.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080919202510
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji