İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » Irak işgalinden önceki son çığlık...Abdullah Ayan yazdı

Irak işgalinden önceki son çığlık...Abdullah Ayan yazdı

Ortadoğu her gün biraz daha ısınırken 2002 Ekim' ini hatırlamak...2002'de 2015'i görmek

 
 
Irak işgalinden önceki son çığlık...Abdullah Ayan yazdı

Ekim 2002... Türkiye bir genel seçime gidiyor ama milletin bir gözü hırsızlıklarla anılan bir dönemin sandıkta kapanıp kapanmayacağına odaklanmış, diğer göz ise işgalin ayak seslerinin duyulmaya başlandığı Irak ile ilgili gelişmelerde...

ABD askeri operasyonu kafaya koymuş, alt yapısını hazırlamakla meşgul.

Alt yapı dediysem elbette Mersin ve İskenderun limanlarından çıkarılacak askerlerle ilgili lojistik destekten tutun, Taşucu' nun az ilerisine akıllara seza hızda kondurulan limana, askeri konvoyların geçeceği yollara, köprülere kadar yoğun bir çalışma var.

Ama alt yapı sadece fiziki projelerden ibaret değil.

Türkiye insanını da kafa olarak harekata hazırlama, Irak işgalini gerçekleştirecek demokrasi havarisi ABD sayesinde Saddam' dan kurtulacak bölgenin bir anda nasıl da cennete döneceğinin anlatılması var.

Bu proje sadece halkın ikna edilmesiyle sınırlı değil, çantada keklik görülen TBMM' nin de ABD askerleriyle ilgili ülke içine girişi ve geçişini sağlayacak oylama için de önemli...

3 Kasımda yapılacak seçimlerle oluşacak Meclis yapısını ülkenin o güne kadar kaderine damgasını vurmuş anlı şanlı partileri göremese de ABD tahmin edebiliyor. O nedenle AK Parti üst yöneticileri ABD ziyaretlerinde hem kabul görmüş hem de yapılacak iş birliği hatırına el üstünde tutulmakta.

Pentagon yine de işi sağlama almak, en küçük olasılıkları bile göz ardı etmeden risksiz bir süreç derdinde.

O günlerde ABD' nin Türk medyasına Irak' a yapılacak harekatın işgalden çok halkı Saddam esaretinden kurtarma projesi olduğunun anlatılmasında kullanılmak üzere 250 milyon doların pompalandığı konuşulmakta...

Gerçekten de o günlerde sesi çok daha fazla çıkmaya başlayan "bağımsız ve tarafsız" bir iki televizyon öncülüğünde internet siteleriyle güçlendirilmiş bir kampanya başlatılıyor. Dediğim gibi amaç ABD' nin kurtaracağı Irak' la nasıl da kutsal bir işi yerine getireceğini anlatmak, geniş kitleleri zihinsel olarak o yönde hazırlamak...

Ama tüm çabalara rağmen halktaki hissiyata yansıyan tedirginliği gidermek kolay olmuyor. Bunun üzerine STK' lar, ulufenin paylaşılacağı iş adamları üzerinden başka bir algı operasyonu başlatılıyor. Yıllar sonra tıpkı Nükleer Santral konusunda tanık olacağımız gibi, iş adamlarına proje sayesinde işlerin nasıl açılacağı, lojistik üssü Türkiye'ye akıtılacak milyarlarca doların yaratacağı imkanlar, ortaklıklar ve daha neler...

O günlerde bu "kan üzerinden vaat edilen cennet" hayali, fragmanı karşısında gerçek filmin nasıl acı ve gözyaşlarıyla dolu olduğunu anlatmak hayli zor. Hele ABD harekatının merkezi Mersin gibi yüz binlerce ABD askerinin her türlü ihtiyacının giderileceği lojistik üs olunca ve bu üs sayesinde milyarlarca doların tatlı hayallerini şimdiden paylaşmaya başlayan girişimcilerin kirli beyin yıkama girişimleri daha da güçlü duyulmakta...

İşte tam da o iklimde (2 Ekim 2002 tarihinde Haberci gazetesinde yayınlanan makale) oturup sıcak koltuklarda pembe hayaller kuran herkesi uyandırmak, uyandıramasam da tarihe not düşme adına bir yazıyı kaleme alıyorum. Sade vatandaş yanında Odalar, Borsalar, STK' lar, her konuda konuşan ancak iş bu parlak! projeye gelince pembe hayallere dalan herkesi kendine getirmeye çalıştığım bir yazı bu...

Noktasına dokunmadan aşağıya aldığım yazıyı geçtiğimiz günlerde arşiv karıştırırken buldum. O işgalin üzerinden 13 yıl geçmişken ve sadece Irak değil, bugün tüm bölge ateş topuna dönmüşken, nerelerden nerelere geldiğimizi, hatta savrulduğumuzu anlatması bakımından paylaşma gereği duydum.

Bakın ne demişim:

Yeter, ayağa kalkın...

ABD' nin Irak' ı vurup vurmayacağı tartışılmıyor.

Gündemdeki soru Bağdat' ın ne zaman vurulacağıdır.

Bakın yazın bir yere başlayacak olan savaş birilerinin anlattığı gibi bir kaç günde bitecek harekat değildir.

Saddam' ı devirme operasyonu da değildir.

ABD dünyanın tartışılmaz hakimi olarak Ortadoğu' yu yeniden şekillendirmek istiyor.

Bölge ABD tarafından yeniden dizayn edilirken, kuzey Irak' tan başlayarak İran ve Türkiye' yi içine çeken çok kanlı bir oyun başlatılacak.

Hiç kimse kendisini kandırmasın, bölge ateş çemberiyle sarılacak.

Böylesi ortamda Türkiye ve özellikle bölgemizin durumunu bir düşünün...

Mersin limanının bile Pentagon' a lojistik destek amacıyla ticari hizmete kapatılma olasılığı söz konusu.

Kısacası ne zaman biteceği bilinmeyen, bölgemizi uzun süre savaş ortamında tutacak sıcak günlere doğru hızla gidiliyor.

Bu kentin ekonomik güçleri, 1991' deki körfez krizini henüz atlatmamış; transit ticaret ve ihracat sayesinde ayakta durmaya çalışan esnafından iş adamlarına etkilenecek olanlar ne yapıyor?

Odaları, borsaları, ihracatçı birlikleri, deniz ticaret odaları, esnaf dernekleri, SİAD' lar, kısaca üyelerini halkın oluşturduğu bir sürü kurum.

Kurbanlık koyunlar gibi mezbahaya girmeyi bekliyor, olanları sadece seyrediyorlar.

Kimisi Pompei' nin son günlerindeki gibi festival zırvaları ile uğraşıyor.

Biliyorsunuz 2 bin yıl önce Vezüv yanardağı homurdanır, öncü lavlarla insanları uyarırken, Pompei halkı 24 saat eğlenmekten o homurtuları duyamaz haldeydi.

Geçtiğimiz günlerde Mesiad' ın bir otelde düzenlediği gecesini televizyondan izlerken Pompei geldi aklıma.

Hele böyle bir gecede yemeğin halkı kışkırtırcasına canlı olarak naklen verilmesine, insanların nefret duygusunun kabartılmasına ne demeli?

Ekim başında da bir festival başlıyor.

Birileri mikrofonların başına geçip, anlamadıkları müziği çağdaşlık simgesidir diye yine yere göğe sığdıramayacaklar.

Çağdaşlık dinlenen müzikle ölçülüyor ya, "ne güzel geliştik" diye nutuklar atacaklar.

Mustafa Kemal' ci olmanın bale izlemek, klasik müzik dinlemekse onlar da "atam izindeyiz" riyakârlığını dışa böyle vuracaklar.

Yüzde otuzu işsiz, yüzde yirmisi de aç bir kentin insanlarına; "daha ne istiyorsunuz, festivalse işte size festival, bol bol klasik müzik dinleyin, çağdaş olun, oturun oturduğunuz yerde" diyecekler.

İnsanların onlara söyleyeceklerini duyar gibiyim:

"Başlarım sizin müziğinizden, ben çocuklarıma ekmek götüremiyorum" diye haykıran çoğunluğun çığlığını...

Uyanın, ayağa kalkın... Vezüv yanardağının lavlarından beter bir kıyamet, bir felaket üstünüze geliyor.

Bu felaket daha önce yaşadığımız iki krize de benzemiyor.

Londra, Roma, Paris, Ottowa' daki tuzu kuru insanlar mitingler düzenliyor, gök kubbeyi çınlatıyorlar.

Bu kirli savaştan en fazla etkilenmesi kaçınılmaz Mersinin kılı kıpırdamıyor.

Bir miting de mi düzenlenemez?

Bölgenin uğrayacağı zararın tazmini istenmeyecek mi?

Bugün bile vergisini, bağkur primini yatıramayan esnaf o savaş kapıyı çaldığında borçlarını nasıl ödeyecek?

Sokaktaki vatandaş "bize ne kirli petrol savaşınızdan" diye sorduğunda ne cevap verilecek?

Ankara' da ABD' ye direnmeye çalışan bazı güçlere en azından "yanınızdayız" mesajı verilemez mi?

Pompei' de yaşayan 200 bin insan, 2 bin yıl lav tozlarının altında kaldı. İsrail veya Irak' ın bir nükleer çılgınlığı bizi hangi nükleer radyasyonun altında bırakacak?

Irak'ın altından İran' ı terbiye etmeye kalkışacak ABD' nin nerede, nasıl duracağını kim biliyor?

Pompei' de lavlardan kaçacak kadar şanslı olanlar, gemilere binecek fırsatı buldu ama o gemiler de kibrit kutuları gibi sahile vurup parçalandılar.

Bizimse kaçacak yerimiz, binecek gemilerimiz de yok.

Gelin kaderimize el koyalım.

Başlaması mukadder bir kirli hesaplaşma savaşına dur diyelim...

2 Ekim 2002, (Mersin Haberci Gazetesi)

Abdullah Ayan

 
22 Haziran 2015 Pazartesi 10:58
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji