İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » İspanya "Öfkeliler" hareketinden çıkarılacak dersler...Abdullah Ayan yazdı

İspanya "Öfkeliler" hareketinden çıkarılacak dersler...Abdullah Ayan yazdı

İspanya indignados hareketi solu boykot edince iktidar sağın eline geçti ama işsizlik ve mutsuzluk azalmadı,aksine azdı...

 
 
İspanya
Gezi Parkında üç beş ağaç üzerinden başladığı `yanılgısıyla ilk andan itibaren hak ettiği biçimde değerlendirilemeyen ve ülkenin büyük kentlerine yayılmasıyla kamuoyunun büyükçe kesimini şoka sokan hareket üzerinde belli ki epeyi kafa yorulacak, yazılıp çizilecek.

Bu şok halini bırakın sade vatandaşı, eylemin içinde yer alanlar üzerinde de gözlemek mümkün.

Oysa şaşıracak bir şey yok...

Birincisi bu eylemler özellikle 2008' de ABD' de başlayan ve tüm dünyayı sarmalayan büyük ekonomik krizin ardından neredeyse her yerde görüldü.

Diğer tespit ise şu olmalı: Böylesi hareketler çok masum taleplerle ve lokal olarak tutuşturulan küçük bir ateşle başlar ama sonrasında o ateşi yakanları bile tehdit edecek geniş orman yangınlarına dönüşebilir.

Kitle psikolojisi, bastırılmış içgüdülerin bir araya gelerek dışa vurumu ve benzer pek çok şey söylemek mümkün.

Ama hiç biri o geniş çevreleri sarıp sarmalayan yangınların yarattığı tahribatı, yangının ortasında kalan nice canın yitip gitmesini ne mazur gösterir, ne de telafisi mümkün...

Yıllar sonra bu durumlara bakıp iki elini başının arasına koyacak nice insanın mırıldandığı sözcüğü şimdiden yinelemek mümkün: "Keşke olmasaydı"

1929 büyük krizinden sonra - ilginçtir o krizde ABD' de başlayıp her yanı sarmıştı- kapitalizmin ikinci bunalım çağı 2008' de başladı ve halen sürmekte.

Önce ABD, ardından Avrupa' ya sıçrayan bu kriz başlangıçta ekonomi kaynaklı bir finansal krizdi ama orada kalmadı. Borç sarmalı içinde zaten kredi kartı borcunu veya aldığı evin taksitini ödemeye çalışan milyonlar bir gece içinde başlarını soktukları mekanlara bankaların el koyduğunu ve ödeyemedikleri kredi kartı borcu nedeniyle neleri varsa haczedildiğini gördüler.

İş bununla da bitmedi.

Kendisi durmadan para basarak ve bankalar üzerinden piyasaya sürerek ekonomiyi diri tutmaya çalışan ABD, kriz AB ülkelerine sıçradığında har vurup harman savuran ve borcu yarattığı geliri aşmış nice ülkeye "canlanın, çalışıp ödeyin" diyeceğine, İMF ve kredi derecelendirme kuruluşları üzerinden "kemer sıkma" nasihatleri çekti.

Kemer sıkma orta ve dar gelirliler için, sosyal güvenceler başta olmak üzere insanca yaşama için gerekli olan çoğu şeyden vazgeçmek demekti.

Geniş kitleler hiç bir günahları olmadığı halde önlerine konulan ödenmesi imkansız bu fatura nedeniyle isyan ettiler.

2010' da Tunus' ta başlayan ve ardından tüm kuzey Afrika' yı sarıp bugün de henüz tamamlanmamış isyan hareketlerinin 2008' deki küresel kriziyle doğrudan bağlantısı ve dolaylı nice etkileşimi elbette vardır.

Ama ben henüz tamamlanmamış "Arap Baharları" analizlerini başka zamanlara erteleyip Mayıs 2011' de İspanya' da başlayan ve ardından aynı yılın Eylülünde Wall Street işgaliyle farklı boyutlara taşınan hareketler üzerinden İstanbul Gezi Parkı eylemlerine farklı pencereden yaklaşmak istiyorum.

**

Her şey 15 Mayıs 2011 günü internet üzerinde örgütlenen "Gerçek Demokrasi ... Şimdi" adlı grubun "15 M" sloganıyla çağrıda bulunduğu protesto gösterisine sanılanın hayli üzerinde ve her kesimden insanın katılmasıyla başladı.

Madrid' in ortasındaki ünlü Puerto Del Sol' da ilk kamp kuruldu. Hareket o meydanla da sınırlı kalmadı, ülkenin tümüne yayıldı. Her kentte farklı yerel gruplar oluştu veya oluşturuldu...

İspanya' da başlayan ve adı bugün "İndignados (öfkeliler)" olarak anılan hareket zaman içinde tıpkı Tunus' ta başlayan ve tüm Arap ülkelerini saran dalga gibi pek çok ülkeye yayıldı.

Yunanistan, Fransa, İsrail, Belçika ve elbette ABD' de Wall Street ile simgelenen hareketler başta yükselen tansiyonla ülkeleri gerdi, sonra zaman içinde katılanların da somut sonuç elde edememenin yarattığı hayal kırıklığıyla ilgisini yitirmesiyle küçüldü, çoğu yerde de kayboldu.

İspanya hareketi; ilhamını 2013 Şubat ayında 95 yaşında kaybettiğimiz Stephane Hessel' den ve onun "öfkelenin" adıyla kaleme aldığı manifestodan alırken, Wall Street İtalyan düşünür Negri' nin "deklarasyon (duyuru)" başlığını taşıyan kitapçıktan etkilendi.

İspanya Hessel' den etkilenirken onun 1989' da Berlin duvarı altında kalan sosyalizm yerine artık işçi sınıfının emek gücünün yerini alan beyin gücü, işsiz milyonlarca okumuş genç insanı kucaklayacak demokratik devrim düşüncesini hayata geçirmeyi denedi.

Hessel 21.yüz solunun; özgürlük, adalet, eşitlik ve çevre gibi ilkelere dayanacağını, sınıfa dayalı mücadele döneminin ve liderle temsil edilen öncü kadroların gerçekleştirdiği veya mücadelesini verdiği devrimler çağının sona erdiğini iddia etmekte.

Gerçekten de İspanya İndignados hareketinin lideri ve sınıfsal bir itici lokomotifi yok.

Üstelik bu öfkeliler hareketi bizim "çarşı her şeye karşı" ile özetlenen tavır benzeri tüm siyasi oluşumları, hatta sendikaları kendilerini satmakla, ihanet etmekle suçluyor.

İsyanın içinde yer alanların tamamının hayatları boyunca desteklediği ve son iki dönemdir iktidara taşıdığı Sosyalist Parti, krizi iktidardayken yönetmenin faturasını ve öfkelilerin gösterdiği kırmızı kartın bedelini ağır ödedi.

Her iki gençten yaklaşık birinin (%47 olarak saptandı son günlerde) ve genelde de her dört kişiden birinin (2011 eylemleri sırasında %21 olan oran bugün %27' ye dayanmış durumda) işsiz olduğu İspanya'da bu memnuniyetsizliğin sosyalist adını da taşısa iktidara fatura edilmesi kaçınılmazdı, öfkeliler hareketinin gazabı bunu sağladı.

İndignados hareketi yeni ve katılımcı bir demokrasiye kafa yorarken ülke 20 Kasım 2011' de genel seçimlere gidiyordu.

Öfkeliler içinde yer alan ve sistemden umudunu kesen sivil toplum örgütlerinin 15 Mayıstan itibaren halka yaptığı "oy kullanmayın, kullanacaksanız da boş atın veya küçük partilere oy verin" çağrısı sonunda ne mi oldu?

Sağ görüşlü Halk Partisi (PP) tarihi bir zafer kazanarak tek başına iktidara gelirken, sosyalistler ülkenin Franko zulmünden kurtulmasıyla 1977'de çıktığı demokrasi yolculuğu boyunca gördüğü en kötü tabloyla karşılaştı.

Sosyalist İşçi Partisinin (PSOE) 169 Milletvekiliyle girdiği seçim sonunda elde ettiği sandalye sayısı 110' a düşmüştü. 1977 yılında uğradığı hezimet sonunda bile 118 Vekili olduğu düşünülürse ortaya çıkan tablo daha iyi anlaşılır.

2011 seçimlerinin iktidar denklemi üzerinde etkisi olmasa da kazananı öfkelilerin "küçüklere oy verin" çağrısıyla hareket eden kimi seçmenin desteklediği komünist çizgiye yakın Birleşik Sol partiydi ve 2008'de yaşadığı hezimetle 2' ye düşen Milletvekili sayısını 11' e çıkardı...

Peki, İspanya ve "öfkeliler" bugün ne durumda derseniz?

Ülkeyi sağ iktidar yönetiyor ve hem işsizlik hem krizi atlatma konusunda işler eskisinden beter durumda.

%21 işsizlikten şikâyet edenler her ay yükselen yeni oranları yorumlamaya çalışıyor ve AB resmi verilerine göre son günlerde %27' yi zorlamakta.

15 Mayıs 2012' de sağ iktidarın belli saat için açtığı Madrid' teki Puerto Del Sol Meydanında kendilerine lütfedilen kadarıyla bir yıl önce kurdukları kampın nostaljisini yapıp dağıldılar.

İlk başladığı günlerde hareketi yere göğe sığdıramayan ve meydanda kamp kuran yüz binlerin dünyayı değiştireceği iddiasıyla sunan küresel medyanın bir yıl sonra İspanya ise öfkeliler hareketini hatırlamaması elbette önemliydi ama daha önemlisi İspanyol medyasının bir yıl içinde olayları meydanlardan televizyon stüdyolarına taşıyıp bir kaç kişinin tartışma platformuna dönüştürme gayretiydi.

İki yıl sonrasındaki Mayıs 2013' mü dediniz?

Hatırlayan bile kalmamıştı...

Dünyayı değiştirme ütopyamız bir başka bahara ertelendi anlayacağınız.

Geriye kalanlar mı?

Onu ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Not: Bir sonraki yazıda Wall Street' le anılan occupy (işgal et) hareketiyle başlayan sürecin dününü, bugününü anlatacağım...

 
10 Haziran 2013 Pazartesi 08:25
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji