Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » İsraf konusunda Başbakan şikâyet edeceğine gereğini yapmalı... Abdullah Ayan yazdı

İsraf konusunda Başbakan şikâyet edeceğine gereğini yapmalı... Abdullah Ayan yazdı

Serzeniş, eleştiri hatta getirilen öneriden yola çıkarsak, sonunda çözümü gösteren yol haritasıyla üzerinde kafa yorulmuş bir proje söz konusu...

 
 
İsraf konusunda Başbakan şikâyet edeceğine gereğini yapmalı... Abdullah Ayan yazdı
Hafta içinde yoğun gündem nedeniyle üzerinde durulmayan israfla ilgili konuşmasında Erdoğan işi kamuya ait sosyal tesislere getirip şunları söylüyordu;

"Bu hafta Bakanlar Kurulu'nda Türkiye'de kamu kurum ve kuruluşlarının gayrimenkullerinin israfı konusu üzerinde önemle durduk.

Nedir bunların adı, örneğin sosyal tesisler dedikleri olaylar gibi. Buralarda da çok ciddi israf var. Neden?

Senede bir ay iki ay gidecek, oralarda kamp yapacaklar, ondan sonra 10 ay buraları çıplak, çürümeye yüz tutacak.

Neymiş? Kamu mensuplarının oralarda yazın tatillerini geçirmesine fırsat vermek.

Devlet böyle bir şey yapacaksa belli otellerle anlaşırsın, oralarda gider o tatillerini yaparlar, olur biter. İşin sevki idaresi budur, anlayış budur. Ama bu tür anlayışlar bize maalesef yerleşmiyor."

Serzeniş, eleştiri hatta getirilen öneriden yola çıkarsak, sonunda çözümü gösteren yol haritasıyla üzerinde kafa yorulmuş bir proje söz konusu...

İyi de bunları söyleyen on yıllık AK Parti iktidarının Başbakanı olunca, hakkını verme yanında sormamız gerekmiyor mu?

Bu tür anlayışlar Hükümet ağırlığını koyup gereğini yapmadıkça kendiliğinden yerleşir mi?

Bürokrat seksen yıllık hükümranlığını öyle sen eleştirdin diye "ne kadar haklı, ayıp olmuş, gereğini yapayım mı?" diyecek...

Sadece sosyal tesisler mi, israfa yol açan?

Bugün Türkiye' de yazılı hiç bir kanun, yönetmelik hatta kural illerdeki daire müdürlerinin makam aracı, makam şoförü savurganlığına cevaz vermiyor.

Devleti temsil eden Valiler dışında hiç bir kurum yetkilisinin yasal olarak ne makam arabasının arka koltuğuna kurulma, ne de o aracın direksiyonuna şoför oturtma lüksü yok.

Pratikte durumun ne olduğunu anlatmama gerek var mı?

Her gün geçtiğiniz yollarda arabaların arka koltuğunda salınan bürokratları görüp, hepiniz o tokat gibi şaklayan gerçekle yüzleşmiyor musunuz?

Tekrar sosyal tesislere dönecek olursak...

Bir kaç rakam vereyim: Türkiye'de kamunun tam 3,6 milyon taşınmazı var. Rakamın anlaşılması için bir başka ifadeyle anlatayım: 41 milyon seçmene sahip ülkemde her 11 seçmene bir taşınmaz düşüyor.

Kuzey Kore, Küba değil Türkiye'den söz ediyoruz, inanılır gibi değil ama gerçek bu.

Taşınmazlar arasında 200 bin lojman ve 2 bini aşkın sosyal tesis var.

Sosyal tesisler arasında Orduevleri önemli yer tutuyor.

Normalleşen Türkiye' de işe tam da bu ordu evlerinden başlanmalı. Asker içine girdiği fanustan kurtulup halkla bir arada yaşamayı öğrenmeli.

Ayrıcalıklı bürokrat kalmamalı, yemek yiyecek, içkisini yudumlayacak olan bürokrat, -asker, sivil fark etmez, parasını verip otel lobisi, restoran veya bara gitmeli.

Anneler göz bebekleri gibi büyüttükleri kınalı kuzularını, vatan hizmeti adı altında birilerine berberlik, garsonluk yapsın diye göndermemeli.

Uzun zamandır gözümün önünden gitmeyen bir fotoğraf karesi var. Darbe girişiminden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan -sonra darbe yarım kalmış diye ceza 20 yıla indirildi- Çetin Doğan' ın Silivri'deki ilk duruşmaya giderken yere eğilip ayakkabısının tozunu silen sivil giyinmiş Mehmetçiğin o insanı kahreden görüntüsü ve ayakkabıyı silenle, sildirenin yüzündeki ifade...

Dünyanın bir demokratik ülkesinde bırakın emekli rütbeliyi isterse Genel Kurmay Başkanı olsun biri ayakkabısını bir askere sildirebilir mi?

Sosyal tesis, Orduevi denmişken yıllardır Mersin' in tam göbeğinde kabul edilmesi zor görüntülerden de söz etmek gerek.

Bir türlü yasal izin almadıkları tesisi 12 mart muhtırasının baskıcı ortamında gidip deniz kenarına kondurdukları yetmezmiş gibi, her dönem artan güçleriyle orantılı biçimde genişletip bugün Mersin'in en güzel kent içi sahilini işgal eden, üstelik o işgal ettikleri sahili "utanç duvarı" benzeri tel örgülerle, savaş kamuflaj çadırlarıyla örten görüntülere de dur denmeli...

Yıllardır söylüyorum gelen yabancı kent ortasında kamufle edilmiş o bölgeyi gördükçe ne hisseder. Zaten algı sicili bozuk Mersinle ilgili ne düşünür?

Askeri bürokrasi güvenlik sorunu yaşıyorsa, onu da rahatlatacak çok daha sağlıklı, tehditten uzak bir bölgeye taşınsın, o da rahatlasın, kenti de rahatlatsın.

Sadece askeri bürokrasi mi?

Sahile bir çıkın.

Kentin en değerli alanını Karayolları işgal etmiş, lojmanları önüne de gazino kondurmuş keyif çatıyor.

Mersinin kaderini değiştirecek Antalya yoluna para yok ama son yıllarda trilyonlar harcayıp lojman yenileyen, çatısından kapısına bizim paramızla değiştiren bürokrasimiz var...

Ben bir iki örneği dile getirdim, eminim günlük yaşamda herkesin tanık olduğu ve anlatacağı nice çarpıcı hikâye vardır.

Başbakan muhalefet lideri gibi konuşmaktan, şikâyet etmekten, eleştirmekten vazgeçmeli.

Tamam, ülkede muhalefet boşluğu var ama onu doldurmak ta Erdoğan'ın işi olmamalı.

Sorunu görmüş, çözümü biliyor... O zaman gereğini de yapmalı Başbakan...

Elini tutacak, engelleyecek güç te görünmüyor şimdilik ortalıkta.

Yıllardır dert yandığı bürokratik oligarşiye çeki düzen verecek adımı atmak başkasına değil iktidara düşer...

O adımı atıp, kritik eşiği aşmalı ki, kalıcı iz bıraksın...

 
 
21 Ocak 2013 Pazartesi 14:14
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:20
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama Ümit Burnu'na vardı.
1909 - Tıp Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği bölümü kuruldu.
1922 - Mısır'da Howard Carter, yardımcısı Lord Carnarvon'la birlikte firavun Tutankhamun'un mezarını açtılar.
1925 - Şapka devrimine karşı gösteriler sürüyor. Kayseri'de gösteriler yapıldı.
1928 - Ravel'in Boléro'su ilk kez Paris'te sahnelendi.
1936 - Halit Ziya Uşaklıgil'in son anıları "Saray ve Ötesi", Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başlandı.
1943 - Lübnan, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1948 - İkinci İktisat Kongresi olan 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1952 - Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı.
1958 - Juilliard Dörtlüsü, besteci Adnan Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü Washington'da seslendirdi.
1963 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy Dallas'ta öldürüldü. Aynı gün, yardımcısı Lyndon B. Johnson başkan oldu.
1968 - Türkiye'de ilk kalp nakli yapıldı. Doktor Kemal Beyazıt ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası hasta 18 saat yaşayabildi.
1975 - Monarşi İspanya'ya geri döndü; Juan Carlos İspanya kralı oldu.
1979 - Uluslararası Para Fonu, IMF, Türk Lirası'nın yeniden devalüe edilmesini istedi.
1982 - Yazar Tezer Özlü Almanya'da "Malbug Ödülü"nü kazandı.
1984 - Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin dönem başkanlığı tartışıldı. Sonuca varılamayınca, Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu toplantıyı terk etti.
1986 - Mike Tyson 20 yaşında dünyanın en genç ağır sıklet şampiyonu oldu.
1994 - Devlet Opera ve Balesi'nin bütçesinde kesinti yapıldı. Kesintiyi yapan Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Refah Partisi milletvekilleri, "Opera ve bale ne iş yapar, bunları kaç kişi seyrediyor" dediler.
1995 - Tamamı bilgisayar desteği ile oluşturulmuş ilk uzun metrajlı konulu film olan Oyuncak Hikayesi gösterime verildi.
2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji