Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Gündem » İsraf konusunda Başbakan şikâyet edeceğine gereğini yapmalı... Abdullah Ayan yazdı

İsraf konusunda Başbakan şikâyet edeceğine gereğini yapmalı... Abdullah Ayan yazdı

Serzeniş, eleştiri hatta getirilen öneriden yola çıkarsak, sonunda çözümü gösteren yol haritasıyla üzerinde kafa yorulmuş bir proje söz konusu...

 
 
İsraf konusunda Başbakan şikâyet edeceğine gereğini yapmalı... Abdullah Ayan yazdı
Hafta içinde yoğun gündem nedeniyle üzerinde durulmayan israfla ilgili konuşmasında Erdoğan işi kamuya ait sosyal tesislere getirip şunları söylüyordu;

"Bu hafta Bakanlar Kurulu'nda Türkiye'de kamu kurum ve kuruluşlarının gayrimenkullerinin israfı konusu üzerinde önemle durduk.

Nedir bunların adı, örneğin sosyal tesisler dedikleri olaylar gibi. Buralarda da çok ciddi israf var. Neden?

Senede bir ay iki ay gidecek, oralarda kamp yapacaklar, ondan sonra 10 ay buraları çıplak, çürümeye yüz tutacak.

Neymiş? Kamu mensuplarının oralarda yazın tatillerini geçirmesine fırsat vermek.

Devlet böyle bir şey yapacaksa belli otellerle anlaşırsın, oralarda gider o tatillerini yaparlar, olur biter. İşin sevki idaresi budur, anlayış budur. Ama bu tür anlayışlar bize maalesef yerleşmiyor."

Serzeniş, eleştiri hatta getirilen öneriden yola çıkarsak, sonunda çözümü gösteren yol haritasıyla üzerinde kafa yorulmuş bir proje söz konusu...

İyi de bunları söyleyen on yıllık AK Parti iktidarının Başbakanı olunca, hakkını verme yanında sormamız gerekmiyor mu?

Bu tür anlayışlar Hükümet ağırlığını koyup gereğini yapmadıkça kendiliğinden yerleşir mi?

Bürokrat seksen yıllık hükümranlığını öyle sen eleştirdin diye "ne kadar haklı, ayıp olmuş, gereğini yapayım mı?" diyecek...

Sadece sosyal tesisler mi, israfa yol açan?

Bugün Türkiye' de yazılı hiç bir kanun, yönetmelik hatta kural illerdeki daire müdürlerinin makam aracı, makam şoförü savurganlığına cevaz vermiyor.

Devleti temsil eden Valiler dışında hiç bir kurum yetkilisinin yasal olarak ne makam arabasının arka koltuğuna kurulma, ne de o aracın direksiyonuna şoför oturtma lüksü yok.

Pratikte durumun ne olduğunu anlatmama gerek var mı?

Her gün geçtiğiniz yollarda arabaların arka koltuğunda salınan bürokratları görüp, hepiniz o tokat gibi şaklayan gerçekle yüzleşmiyor musunuz?

Tekrar sosyal tesislere dönecek olursak...

Bir kaç rakam vereyim: Türkiye'de kamunun tam 3,6 milyon taşınmazı var. Rakamın anlaşılması için bir başka ifadeyle anlatayım: 41 milyon seçmene sahip ülkemde her 11 seçmene bir taşınmaz düşüyor.

Kuzey Kore, Küba değil Türkiye'den söz ediyoruz, inanılır gibi değil ama gerçek bu.

Taşınmazlar arasında 200 bin lojman ve 2 bini aşkın sosyal tesis var.

Sosyal tesisler arasında Orduevleri önemli yer tutuyor.

Normalleşen Türkiye' de işe tam da bu ordu evlerinden başlanmalı. Asker içine girdiği fanustan kurtulup halkla bir arada yaşamayı öğrenmeli.

Ayrıcalıklı bürokrat kalmamalı, yemek yiyecek, içkisini yudumlayacak olan bürokrat, -asker, sivil fark etmez, parasını verip otel lobisi, restoran veya bara gitmeli.

Anneler göz bebekleri gibi büyüttükleri kınalı kuzularını, vatan hizmeti adı altında birilerine berberlik, garsonluk yapsın diye göndermemeli.

Uzun zamandır gözümün önünden gitmeyen bir fotoğraf karesi var. Darbe girişiminden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan -sonra darbe yarım kalmış diye ceza 20 yıla indirildi- Çetin Doğan' ın Silivri'deki ilk duruşmaya giderken yere eğilip ayakkabısının tozunu silen sivil giyinmiş Mehmetçiğin o insanı kahreden görüntüsü ve ayakkabıyı silenle, sildirenin yüzündeki ifade...

Dünyanın bir demokratik ülkesinde bırakın emekli rütbeliyi isterse Genel Kurmay Başkanı olsun biri ayakkabısını bir askere sildirebilir mi?

Sosyal tesis, Orduevi denmişken yıllardır Mersin' in tam göbeğinde kabul edilmesi zor görüntülerden de söz etmek gerek.

Bir türlü yasal izin almadıkları tesisi 12 mart muhtırasının baskıcı ortamında gidip deniz kenarına kondurdukları yetmezmiş gibi, her dönem artan güçleriyle orantılı biçimde genişletip bugün Mersin'in en güzel kent içi sahilini işgal eden, üstelik o işgal ettikleri sahili "utanç duvarı" benzeri tel örgülerle, savaş kamuflaj çadırlarıyla örten görüntülere de dur denmeli...

Yıllardır söylüyorum gelen yabancı kent ortasında kamufle edilmiş o bölgeyi gördükçe ne hisseder. Zaten algı sicili bozuk Mersinle ilgili ne düşünür?

Askeri bürokrasi güvenlik sorunu yaşıyorsa, onu da rahatlatacak çok daha sağlıklı, tehditten uzak bir bölgeye taşınsın, o da rahatlasın, kenti de rahatlatsın.

Sadece askeri bürokrasi mi?

Sahile bir çıkın.

Kentin en değerli alanını Karayolları işgal etmiş, lojmanları önüne de gazino kondurmuş keyif çatıyor.

Mersinin kaderini değiştirecek Antalya yoluna para yok ama son yıllarda trilyonlar harcayıp lojman yenileyen, çatısından kapısına bizim paramızla değiştiren bürokrasimiz var...

Ben bir iki örneği dile getirdim, eminim günlük yaşamda herkesin tanık olduğu ve anlatacağı nice çarpıcı hikâye vardır.

Başbakan muhalefet lideri gibi konuşmaktan, şikâyet etmekten, eleştirmekten vazgeçmeli.

Tamam, ülkede muhalefet boşluğu var ama onu doldurmak ta Erdoğan'ın işi olmamalı.

Sorunu görmüş, çözümü biliyor... O zaman gereğini de yapmalı Başbakan...

Elini tutacak, engelleyecek güç te görünmüyor şimdilik ortalıkta.

Yıllardır dert yandığı bürokratik oligarşiye çeki düzen verecek adımı atmak başkasına değil iktidara düşer...

O adımı atıp, kritik eşiği aşmalı ki, kalıcı iz bıraksın...

 
21 Ocak 2013 Pazartesi 14:14
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji