Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Güncel » İşte nüfusu artıracak teklif

İşte nüfusu artıracak teklif

Nüfus artış hızının yavaşlaması hükümeti endişeye sevk ediyor. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan kaç yıldır, tehlikenin farkında olarak en az 3 çocuk konusunu uygun her platformda dile getiriyordu.

 
 
İşte nüfusu artıracak teklif
Yusuf Keleş/Zaman

En son bu rakamı 5’e çıkardı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, Başbakan’ın bütün bakanlara nüfusu artırma yönünde çalışmalar yapmaları talimatı verdiğini ifade etti.

Yine bu paralelde Kalkınma Bakanı Cevdet Yıldız nüfus artış oranını eski seviyeye getirmek için vergi teşvikleri üzerinde çalışacaklarını kamuoyuna deklare etti. TÜİK Başkanı Birol Aydemir ise Türkiye’de aile başına çocuk sayısının 2,01 olduğunu belirterek bu sayının bir an önce 3’e çıkarılması gerektiğini, geç kalınması durumunda bu sayının istenilse de yakalanamayacağını söylüyor.

Çocuk sayısının üçe ve hatta daha yükseklere çıkarılması gerektiğini yetkili hemen herkes söylüyor. Ancak modern hayatta çok çocuklu aile olmak hiç de kolay değil. Ben de üç çocuk sahibi birisi olarak bu konuda söyleyecek şeylerim olduğunu düşünüyorum. Hekim eşimle beraber çocuklarımızı büyütmeye çalışıyoruz. Bu süreçte hep bakıcı teyzelerden destek aldık. Karşılaştığımız en büyük sorunun uygun bakıcı ve kreş bulmak olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden bakıcı ve kreş hizmetlerinin vergi teşviki ile desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ülkemizde nüfus artış hızı doğudan batıya gittikçe azalıyor. En gelişmiş ve sanayileşmiş illerde artış dip seviyelere iniyor. Eğitim düzeyinin artması, kadınların ekonomik hayatta rol alması ve bunların sonucunda geç yaşlarda evlenme gibi etkenler ön plana çıkıyor. Gıdaların genetiği ile çokça oynanması da bunlara eklenince kadınların doğurganlık oranı ciddi manada düşüyor. Ayrıca Türkiye nüfusunun bugün itibarıyla yüzde 78’i şehirlerde yaşıyor. Bu şehirleşme oranının önümüzdeki dönemlerde yükseleceği ortada. Bu anlamda şehirleşme demek aile bireylerinin özellikle eşlerin çalışması anlamına geliyor. Eşlerin çalıştığı ailelerde de özellikle ilkokul çağına kadar çocuklara nasıl bakılacağı en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Üç alternatifin söz konusu olduğunu düşünüyorum.

Birincisi; çalışan eşlerden herhangi birisinin annesinin çocuğa bakıp büyütmesi olabilir. Çocuklarını büyütmüş kendileri dinlenme ihtiyacında olan yaşlı annelerimizin çoğunun sağlık sorunlarının yanında bakımını yapacakları başka birilerinin de olması nedeniyle torunlarını büyütmeleri onlara bakmaları çoğu zaman imkânsız oluyor. Çalışan eşlerin memleketlerinden yani anne-babalarının yaşadığı illerden başka şehirlerde ikamet etmeleri halinde bu seçenek zaten ihtimal dışı kalıyor.

İkincisi; bakıcı teyze ya da ablanın çocuğu büyütmesi seçeneğidir. Evde çocuğun bakıcılarca büyütülmesi durumunda çocuk alıştığı kendi ev ortamından, kendi oyuncaklarından ve odasından kısacası kendi sıcak yuvasından ayrılmadan büyütülmüş oluyor. Ancak hemen belirtelim özellikle büyük şehirlerde uygun fiyatlara bakıcı bulmak hayli zor. Semtlere göre değişmekle beraber İstanbul’da bakıcı ücretleri 600 TL-bin 500 TL arasında değişiyor.

Üçüncüsü; çocuğun kreşe ve sonrasında anaokuluna devam etmesidir. Kreş ve anaokulları Türkiye’de çok yaygın değil, sadece büyük şehirlerin varlıklı semtlerinde bulunabiliyor. Buna ilaveten uygun kreş ya da anaokulu bulunsa da bunun servis ücreti ile birlikte aile bütçesine getireceği yük ortada.

Önereceğimiz vergi teşviki tam bu nokta ile ilgili. Çocuklar ilkokula başlayana kadar anne ve babadan gelir vergisi stopajı çocuk sayısına göre kısmen ya da tamamen alınmayacak. Mesela karı-koca toplam net geliri 4 bin TL olan bir ailenin yılda ödediği gelir stopaj vergisi 15 bin TL, aylık bin 250 TL. Bu ailenin karı-koca toplam net geliri 3 bin TL olsa bile yıllık ödenen vergi 10 bin 600 TL, aylık 883 TL oluyor.

Bu sistem şöyle çalışabilir: Bakıcıya ödeme banka yoluyla yapılır, ödeme sonrası alınan banka dekontu ve kreş ya da anaokulu faturası işverene teslim edilir. İşveren dekont ve faturadaki tutarı anne babanın Gelir Vergisi kesintisinden indirir, bu tutarı devlete ödemek yerine çalışan eşlere bakıcı, kreş veya anaokulu parası olarak öder. Devlet alacağı vergiden vazgeçerek ailenin çocuk yetiştirme masrafının bir kısmına katlanmış olur.

Aslında kamu bütçesinin mutlak bir kaybı yok. Çünkü kreş ya da anaokullarına yapılan ödemeler daha büyük oranda ve gerçek rakamlarla resmi yapılacak. Anaokulları ve kreşler mükellef oldukları için Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ödeyecek. Devlet, bu kurumların çalışanlarından vergi ve sigorta primleri tahsil edecek.

Bu vergi teşviki nedeniyle bakıcı çalıştırılması durumunda da tüketim eğilimi yüksek, çocuğunu büyütmüş dar gelirli ev hanımlarına da istihdam kapısı açılacak. Şehirlerde yapacak bir iş bulamadıkları için sıkılan ev hanımları, ekonomiye kazandırılarak sigorta primi ve Gelir Vergisi ödeyen üretken vatandaşlar olacaklar. Bakıcılardan kesilecek vergi ve sigorta primlerinden bankalar sorumlu yapılabilir ve bunlar kendileri aracılığıyla yapılan havalelerden stopaj ve sigorta primlerini kesip ilgili vergi dairesine ve SGK’ya aktarabilirler.

Bu teşvik birinci çocuklar için uygulanmayabilir. İkinci çocuklar için bakıcı veya anaokulu/kreş masraflarının yarısı kadar ödenebilir. Üç ve üzeri çocuklarda bakıcı veya kreş masraflarının tamamının vergiden düşülmesi esası benimsenirse nüfus artış oranının artmasına ciddi katkı sağlanır. Bu teşvikle daha nitelikli çocuk büyütecek eğitimli insanların daha çok çocuk sahibi olmaya cesaretleneceğine inanıyorum. Diğer detayları ve bu önerinin farklı versiyonlarının üretilmesini de Maliye Bakanlığı Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü’ndeki arkadaşlara havale ediyorum.

Çocuk başına doğrudan nakit para ödemek yerine bizim önerdiğimiz bakıcı ve kreş parası vergi kesintisi ile teşvik edilmesi elbette devlet için daha anlamlı ve daha ekonomik olacaktır. Çünkü bizim önerimiz kayıt dışını ortadan kaldırıp kayıtlı ve istihdam artırıcı bir nitelik arz etmektedir. Hepimiz biliyoruz ki uygulamada bakıcı paraları tamamen kayıt dışı ödeniyor. Bakıcıların sosyal güvenceleri yok. Anaokulu ve kreşlerle ilgili olarak düşük fatura ya da hiç fatura verilmemesinin önüne de geçilmiş olur.

 
5 Şubat 2013 Salı 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:54
  • Güneş07:36
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji