Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Güncel » İşte nüfusu artıracak teklif

İşte nüfusu artıracak teklif

Nüfus artış hızının yavaşlaması hükümeti endişeye sevk ediyor. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan kaç yıldır, tehlikenin farkında olarak en az 3 çocuk konusunu uygun her platformda dile getiriyordu.

 
 
İşte nüfusu artıracak teklif
Yusuf Keleş/Zaman

En son bu rakamı 5’e çıkardı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da, Başbakan’ın bütün bakanlara nüfusu artırma yönünde çalışmalar yapmaları talimatı verdiğini ifade etti.

Yine bu paralelde Kalkınma Bakanı Cevdet Yıldız nüfus artış oranını eski seviyeye getirmek için vergi teşvikleri üzerinde çalışacaklarını kamuoyuna deklare etti. TÜİK Başkanı Birol Aydemir ise Türkiye’de aile başına çocuk sayısının 2,01 olduğunu belirterek bu sayının bir an önce 3’e çıkarılması gerektiğini, geç kalınması durumunda bu sayının istenilse de yakalanamayacağını söylüyor.

Çocuk sayısının üçe ve hatta daha yükseklere çıkarılması gerektiğini yetkili hemen herkes söylüyor. Ancak modern hayatta çok çocuklu aile olmak hiç de kolay değil. Ben de üç çocuk sahibi birisi olarak bu konuda söyleyecek şeylerim olduğunu düşünüyorum. Hekim eşimle beraber çocuklarımızı büyütmeye çalışıyoruz. Bu süreçte hep bakıcı teyzelerden destek aldık. Karşılaştığımız en büyük sorunun uygun bakıcı ve kreş bulmak olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden bakıcı ve kreş hizmetlerinin vergi teşviki ile desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ülkemizde nüfus artış hızı doğudan batıya gittikçe azalıyor. En gelişmiş ve sanayileşmiş illerde artış dip seviyelere iniyor. Eğitim düzeyinin artması, kadınların ekonomik hayatta rol alması ve bunların sonucunda geç yaşlarda evlenme gibi etkenler ön plana çıkıyor. Gıdaların genetiği ile çokça oynanması da bunlara eklenince kadınların doğurganlık oranı ciddi manada düşüyor. Ayrıca Türkiye nüfusunun bugün itibarıyla yüzde 78’i şehirlerde yaşıyor. Bu şehirleşme oranının önümüzdeki dönemlerde yükseleceği ortada. Bu anlamda şehirleşme demek aile bireylerinin özellikle eşlerin çalışması anlamına geliyor. Eşlerin çalıştığı ailelerde de özellikle ilkokul çağına kadar çocuklara nasıl bakılacağı en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Üç alternatifin söz konusu olduğunu düşünüyorum.

Birincisi; çalışan eşlerden herhangi birisinin annesinin çocuğa bakıp büyütmesi olabilir. Çocuklarını büyütmüş kendileri dinlenme ihtiyacında olan yaşlı annelerimizin çoğunun sağlık sorunlarının yanında bakımını yapacakları başka birilerinin de olması nedeniyle torunlarını büyütmeleri onlara bakmaları çoğu zaman imkânsız oluyor. Çalışan eşlerin memleketlerinden yani anne-babalarının yaşadığı illerden başka şehirlerde ikamet etmeleri halinde bu seçenek zaten ihtimal dışı kalıyor.

İkincisi; bakıcı teyze ya da ablanın çocuğu büyütmesi seçeneğidir. Evde çocuğun bakıcılarca büyütülmesi durumunda çocuk alıştığı kendi ev ortamından, kendi oyuncaklarından ve odasından kısacası kendi sıcak yuvasından ayrılmadan büyütülmüş oluyor. Ancak hemen belirtelim özellikle büyük şehirlerde uygun fiyatlara bakıcı bulmak hayli zor. Semtlere göre değişmekle beraber İstanbul’da bakıcı ücretleri 600 TL-bin 500 TL arasında değişiyor.

Üçüncüsü; çocuğun kreşe ve sonrasında anaokuluna devam etmesidir. Kreş ve anaokulları Türkiye’de çok yaygın değil, sadece büyük şehirlerin varlıklı semtlerinde bulunabiliyor. Buna ilaveten uygun kreş ya da anaokulu bulunsa da bunun servis ücreti ile birlikte aile bütçesine getireceği yük ortada.

Önereceğimiz vergi teşviki tam bu nokta ile ilgili. Çocuklar ilkokula başlayana kadar anne ve babadan gelir vergisi stopajı çocuk sayısına göre kısmen ya da tamamen alınmayacak. Mesela karı-koca toplam net geliri 4 bin TL olan bir ailenin yılda ödediği gelir stopaj vergisi 15 bin TL, aylık bin 250 TL. Bu ailenin karı-koca toplam net geliri 3 bin TL olsa bile yıllık ödenen vergi 10 bin 600 TL, aylık 883 TL oluyor.

Bu sistem şöyle çalışabilir: Bakıcıya ödeme banka yoluyla yapılır, ödeme sonrası alınan banka dekontu ve kreş ya da anaokulu faturası işverene teslim edilir. İşveren dekont ve faturadaki tutarı anne babanın Gelir Vergisi kesintisinden indirir, bu tutarı devlete ödemek yerine çalışan eşlere bakıcı, kreş veya anaokulu parası olarak öder. Devlet alacağı vergiden vazgeçerek ailenin çocuk yetiştirme masrafının bir kısmına katlanmış olur.

Aslında kamu bütçesinin mutlak bir kaybı yok. Çünkü kreş ya da anaokullarına yapılan ödemeler daha büyük oranda ve gerçek rakamlarla resmi yapılacak. Anaokulları ve kreşler mükellef oldukları için Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ödeyecek. Devlet, bu kurumların çalışanlarından vergi ve sigorta primleri tahsil edecek.

Bu vergi teşviki nedeniyle bakıcı çalıştırılması durumunda da tüketim eğilimi yüksek, çocuğunu büyütmüş dar gelirli ev hanımlarına da istihdam kapısı açılacak. Şehirlerde yapacak bir iş bulamadıkları için sıkılan ev hanımları, ekonomiye kazandırılarak sigorta primi ve Gelir Vergisi ödeyen üretken vatandaşlar olacaklar. Bakıcılardan kesilecek vergi ve sigorta primlerinden bankalar sorumlu yapılabilir ve bunlar kendileri aracılığıyla yapılan havalelerden stopaj ve sigorta primlerini kesip ilgili vergi dairesine ve SGK’ya aktarabilirler.

Bu teşvik birinci çocuklar için uygulanmayabilir. İkinci çocuklar için bakıcı veya anaokulu/kreş masraflarının yarısı kadar ödenebilir. Üç ve üzeri çocuklarda bakıcı veya kreş masraflarının tamamının vergiden düşülmesi esası benimsenirse nüfus artış oranının artmasına ciddi katkı sağlanır. Bu teşvikle daha nitelikli çocuk büyütecek eğitimli insanların daha çok çocuk sahibi olmaya cesaretleneceğine inanıyorum. Diğer detayları ve bu önerinin farklı versiyonlarının üretilmesini de Maliye Bakanlığı Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü’ndeki arkadaşlara havale ediyorum.

Çocuk başına doğrudan nakit para ödemek yerine bizim önerdiğimiz bakıcı ve kreş parası vergi kesintisi ile teşvik edilmesi elbette devlet için daha anlamlı ve daha ekonomik olacaktır. Çünkü bizim önerimiz kayıt dışını ortadan kaldırıp kayıtlı ve istihdam artırıcı bir nitelik arz etmektedir. Hepimiz biliyoruz ki uygulamada bakıcı paraları tamamen kayıt dışı ödeniyor. Bakıcıların sosyal güvenceleri yok. Anaokulu ve kreşlerle ilgili olarak düşük fatura ya da hiç fatura verilmemesinin önüne de geçilmiş olur.

 
5 Şubat 2013 Salı 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:32
  • Güneş07:06
  • Öğlen13:04
  • İkindi16:17
  • Akşam18:42
  • Yatsı20:06
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
22
15
5
2
50
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
22
12
4
6
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1856 - Islahat Fermanı ilan edildi.
1870 - Osmanlı padişahı Abdülaziz "Bulgar Eksarhanesinin" (Rumlardan bağımsız Bulgar Ortodoks Kilisesi) kurulmasına izin verdi.
1918 - Türkiye'de Of işgalden kurtuldu.
1921 - TBMM'de ilk bütçe kabul edildi.
1922 - Mısır, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını ilan etti.
1933 - Berlin'de büyük Reichstag yangını çıktı. Olayın ardından yayımlanan bir kararnameyle Naziler diktatörlüklerinin temellerini atmış oldular.
1935 - Wallace Carothers, naylonu keşfetti.
1937 - Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Sözlük yazımı tarihinin en ünlü hatalarından biri keşfedildi, Webster's New International Dictionary nin 2. Baskısında Dord adlı uydurma bir kelimenin yoğunluk karşılığıyle baskıya verildiği anlaşıldı.
1940 - İlk kez bir basketbol maçı ABD'de televizyondan naklen yayınlandı.
1942 - İstanbul Vezneciler'deki Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binası) tamamen yandı.
1945 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzaladı.
1947 - Tayvan'da halk ayaklanması büyük can kayıpları verilerek bastırıldı.
1949 - İstanbul Şehzadebaşı'nda Özel Gazetecilik Okulu açıldı.
1959 - Sivil Savunma Yasa Tasarısı 7126 kanun numarası ile yürürlüğe konuldu.
1975 - Londra'da metro kazası: 43 kişi öldü.
1977 - Malatya'da İnönü Üniversitesi ile iki yüksek okul hizmete açıldı.
1978 - Orgeneral Kenan Evren, Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı oldu.
1980 - Yurt dışında çalışan vatandaşlara dövizle askerlik yapma imkânı tanıyan yasa TBMM'de kabul edildi.
1983 - ABD'de M*A*S*H adlı televizyon dizisinin son bölümü yayınlandı. 106 ilâ 125 milyon kişinin izlediği tahmin edilen bu bölüm televizyon tarihinin en çok izlenilen dizi bölümü olma ünvanını da kazanmış oldu.
1986 - İsveç başbakanı Olof Palme, bir suikast sonucu öldürüldü.
1994 - Kuzey Atlantik Antlaşması tarihinin ilk saldırısını Sırplara karşı gerçekleştirdi.
1997 - "Postmodern Darbe" sözcüğü literatüre geçti.[kaynak belirtilmeli]
1998 - Kosova Savaşı: Sırp güvenlik güçlerinin UÇK'ya karşı bastırma harekâtı başladı.
2001 - Ulusal Bank'a el konuldu.
2002 - Hindistan'ın Ahmedabad kentinde Hinduların ateşe verdiği, Müslümanlara ait evlerde 55 kişi öldü.
2003 - Ankara Bir Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, kapatılan DEP'in 4 eski milletvekilinin yeniden yargılanma istemini kabul etti.
2008 - Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Robert Gates Ankara'ya geldi ve Türkiye'nin Irak'a düzenlediği Güneş Operasyonu'yla ilgili olarak temaslarda bulundu.
364 - I. Valentinian, Roma İmparatoru oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
27.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09111316171823303235374041434754577072737680
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji