Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » Jansen’ in Mersin Şehir Planı -6... Abdullah Ayan yazdı

Jansen’ in Mersin Şehir Planı -6... Abdullah Ayan yazdı

Jansen, Mersin planını tamamlamak için bu haritaları bekleyedursun, 1936 Temmuz sonlarına doğru Tarsus planının ilk bölümünü tamamlayıp teslim eder yetkililere.

 
 
Jansen’ in Mersin Şehir Planı -6... Abdullah Ayan yazdı

O günün koşullarında başka müracaatın hayli zor olduğu ihale sonunda Prof. Jansen’e verilir ama işin tamamlanmasının önündeki engeller bürokrasiden ibaret değildir. Kısa süre sonra farkına varılır ki, planın üzerine oturtulacağı Mersin şehir haritaları ve ondan daha önemlisi Osmaniye ile Nusretiye mahallelerinin paftaları da yoktur.

Jansen çalışmaya başlayabilmesi için acil olarak şehir haritalarının tamamlanıp teslimini şart koşar.

Belediye 24 Mart 1936 tarihinde şehir haritasının yapım işi kendisi de Mersin’li olan genç Mühendis Hikmet Serdengeçti’ ye sipariş eder…

Ardından Nusretiye ve Osmaniye mahallelerinin 1/500 lük paftalarının çizim işi ise 2 bin lira muhammen bedelle ihaleye çıkarılır.

Jansen, Mersin planını tamamlamak için bu haritaları bekleyedursun, 1936 Temmuz sonlarına doğru Tarsus planının ilk bölümünü tamamlayıp teslim eder yetkililere.

Haber 1 Ağustos 1936 günlü gazetelerde plana ilişkin ayrıntılar yer alır:

Deneyimli Jansen gayet hızlı çalışmaktadır. Bu minvalde Tarsus planını parçalar halinde, bölüm bölüm Belediyeye vermeye başlar.

Tarsus planında Jansen daha önce açıkladığı temel prensipler ışığında şehrin yeşillenmesine son derece önem vermektedir.

Plana göre şehrin etrafı yeşil bir yol ile kuşak halinde çevrilecek ve yeniden bir kaç modern mahalle meydana getirilecektir. İstasyonun yanındaki Assafiye Mahallesi Endüstri Mahallesi, Giritlilerin oturduğu mahalle de İşçi Mahallesi olarak tasarlanır. Burada yapılacak evlerin şeklini gösterir birer kroki de plan ekinde Belediye yetkililerine sunulur.

Tarsus Parkı Bay Rasim Fabrikasına* kadar büyütülürken ve parkın az ilerisine Stadyum tasarlanır.

Mersin ve Adana yolları şehrin içinden alınıp, dışına nakledilmektedir.

Yangın kulesinden istasyona kadar yeni yeşil bir yol açılmakta ve bu yol yayalara tahsis edilmektedir.

Tarsus’un meşhur şelalesine ehemmiyet verilmekte burada güzel bir park ve gazino yaptırılması gerektiğine işaret edilmektedir.

Şehir içerisinden geçen ırmağın kenarları tamamen açılmakta, ırmağın yatak çevresine yollar yapılması ve yoğun gölgelik için ağaçlandırılması önerilmektedir.

Yolların etrafına yapılacak evler de hazırlanan Tarsus planında gösterilmiş, bunların hepsi birbirinden ayrı ve bahçelikli olarak düşünülmüştür.

Belediyeye teslim edilen Jansen plânı oransal olarak 1/2000 nispetindedir.

Jansen bu plânın bir proje gibi göz önüne alınması gerektiğini bildirir ve mufassal (ayrıntılı) bir de izahname ekler.

Ancak planın tümüyle tamamlanması için Belediyeden bazı haritalar, planlarla yolların profillerini de istemektedir.

Belediye Başkanlığı, şehrin bu plana göre ağaçlandırılabilmesi için mevcut fidanlığın kifayet etmeyeceğini göz önüne getirerek yeterince ağaç dikilebilmesi için derhal ve yeniden büyük bir fidanlık daha kurmayı kararlaştırılır.

O günlerde planla ilgili genel değerlendirmeleri gazetelerde yer alan aşağıdaki cümle gayet iyi özetlemektedir.

“Eğer Jansen planı tatbik edilirse Tarsus, Anadolu’muzun en güzel ve en şirin, en çok ağaçlı, hoş manzaralı, latif ve göz çekici bir şehri olacaktır.”

Tarsus’un Jansen planına ne ölçüde uyduğu, sonrasında yaşanan gelişmeler, bugün itibariyle ortaya çıkan şehir profilinin o gün önerilenlerle ne ölçüde örtüştüğü konusunda umarım başta Belediye olmak üzere Tarsus kafa yorar.

Biz dönelim Mersin’e…

1936 Eylülünün son haftasında Jansen, planıyla ilgili yeni gözlemlerde bulunmak üzere bir kez daha Mersin’e gelir.

Dalgaların dövdüğü sahildeki Toros oteline** yerleşir. Kendisi Belediye yetkililerine planın gecikme olasılığına karşı vakit geçirmeden yapılması gereken acil işlerle ilgili direktifler verirken 1 Ekim günü Yeni Mersin Gazetesinde biraz da akademik tartışmayı andıran hayli geniş bir makale yayınlanır.

Makale Ziya Toroğlu imzalıdır ama Jansen’ in Almanya’da eleştirildiği kent mimarisi ile ilgili görüşlerini ele almakta, ileride Mersin’de de muhalif çevrelerce ortaya atılacak iddiaları başlamadan göğüslemeye yönelik başlangıçta teorik gibi görünse de içeriğe girildiğinde tümüyle Mersin’e pratik öneriler sunan konuları da kapsamlı biçimde değerlendirmektedir.

Örneğin Jansen, yeni mahalleler kurulurken eskinin kökünden imhasını savunan ve kendini yenilikçi olarak tanımlayanlara karşı eskinin restore edilerek korunmasını istemekte bu nedenle de kimi mimar tarafından romantik devrin adamı olmakla eleştirilmektedir o günlerde. Yazının Jansen’ in savunduğu görüşler doğrultusundaki temaları o nedenle önemlidir.

Bu tartışmalar ışığında Mersin’in gelecekte nasıl bir şehir olacağının da ele alındığı o yazıyı ve yazıdaki “keşke dinleseydik, uygulasaydık” pişmanlığıyla bugün de önemini yitirmeyen yaşamsal değere sahip önerileri bir kez daha ve dikkatle okumakta yarar var…

Bir sonraki yazıda bu deyim yerindeyse akademik tartışmaları andıran eleştirel makaleyi olduğu gibi yayınlayacağım.

*Rasim Dokur fabrikası (Rasim bey eğitimini döneminin en ünlü Üniversitelerinden Sorbonne’ de yapmış, Mısır’ da bir süre Savcılık yaptıktan sonra 1896’da yerleştiği Tarsus’ ta 1911 yılında üretime başlayan dokuma fabrikasını kurmuştur. İsmet Paşa mahallesindeki fabrika yıkılmasına rağmen o fabrikanın 27 metre uzunluğundaki bacası anıt niyetine bugüne kadar muhafaza edilmiştir. Rasim Bey soyadı kanunu çıkınca 1935’te faaliyetine uygun biçimde Dokur soyadını almıştır.

** 1960’ta açılan liman hafriyatıyla sahil doldurulup günümüzdeki İnönü Bulvarı yapılmadan önce, Taş Bina (mevcut büyükşehir belediye hizmet binası) ile Mersin oteli arasında kalan şerit dalgaların dövdüğü deniz kıyısını oluşturuyordu. Ticaret Sanayi Odasının yerinde yer alan tüccar Kulübü hizasında Toros Oteli yer alıyordu. Batıdan doğuya doğru sıralarsak; Taş bina, Tüccar Kulübü, Nader’ler yalısı ve yanında ilk ismi Belvü Palas olan Dakkak ailesinin işlettiği Toros Oteli.. Toros oteli uzun yıllar kentin en iyi konaklama hizmetini vermekle kalmadı, ilk asansörlü binasıdır aynı zamanda.

Abdullah Ayan

 
 
25 Ağustos 2016 Perşembe 08:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:45
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:44
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1448 - Osmanlı padişahı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1781 - Amerikan Bağımsızlık Savaşı, İngilizlerin George Washington'a teslim olmalarıyla sona erdi.
1782 - Lord Cornwall'in denetimindeki İngiliz Ordusunun yenilmesi ve Amerikan ordusunun Yorktown ve Virjinya'ya girmesiyle Amerikan Devrimi sona erdi.
1872 - Dünyanın en büyük altın külçesi (215 kilogram) Avustralya New South Wales'de bulundu.
1934 - Mübadele Komisyonu görevini tamamladı. Anadolu ve Trakya Rumları ile Yunanistan Müslümanlarının mübadelesini düzenlemekle görevli Komisyon 7 Ekim 1923'de kurulmuştu.
1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1949 - Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul valiliği ve belediye başkanlığı görevine atandı.
1951 - İngiliz askerleri, Süveyş Kanalı'nı ele geçirdi.
1960 - 6-7 Eylül Olayları ile ilgili dava başladı.
1962 - TBMM'de, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kabul edildi.
1962 - İlk James Bond filmi "Dr. No" gösterime girdi.
1982 - Milli Güvenlik Konseyinin son şeklini verdiği anayasa metni açıklandı. Geçici maddelerle eski parti yöneticilerine 10 yıl siyaset yasağı getiriliyor, anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren cumhurbaşkanı oluyor.
1987 - Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
1988 - İngiltere, IRA mensuplarıyla yapılan röportajların yayımlanmasını yasakladı.
1995 - Avrupa Parlamentosu Yeşiller sözcüsü Claudia Roth, Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir aleyhine 3 milyar liralık manevi tazminat davası açtı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji