Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Güncel » Jansen’ in Mersin Şehir Planı -8... Abdullah Ayan yazdı

Jansen’ in Mersin Şehir Planı -8... Abdullah Ayan yazdı

Yazı dizisinin bir önceki bölümünde Jansen’ in Mersin’e gelmesi ve şehir planı üzerindeki düşüncelerini paylaşmasıyla başlayan hayli derin ve neredeyse akademik düzeydeki tartışmaları yansıtmaya çalıştım.

 
 
Jansen’ in Mersin Şehir Planı -8... Abdullah Ayan yazdı

Yazı dizisinin bir önceki bölümünde Jansen’ in Mersin’e gelmesi ve şehir planı üzerindeki düşüncelerini paylaşmasıyla başlayan hayli derin ve neredeyse akademik düzeydeki tartışmaları yansıtmaya çalıştım.

Tartışmaların içeriği yanında beni asıl şaşırtan yanı, o günün yok denecek kadar kıt olanaklarına rağmen kamuoyunda yer bulması ve düşüncelerin plana etkisidir.

Gerçekten de gazete köşelerinde yer alan görüşler, yazı dizisinin ilerideki bölümlerinde tanık olacağımız gibi plan Belediye Meclisinde görüşülürken dile getirilecek, katılımcılık bakımından günümüzdeki kapalı devre anlayıştan çok daha ileri seviyede olduğu görülecektir.

**

Ziya Toroğlu yazısını; “stadyum, tenis yerleri, jimnastik hâli, hâl hamamı, yüzme havuzu, güneşlenilecek çayır, bahçeli lokanta, müsabakalarda seyirciler için tribünler yapılmalıdır. Belediyenin bütçesi bunlara kâfi gelmez ise yine muhasebe-i hususiyeden (il özel idaresi) yardım istenmelidir.

Profesörün bu tezlerine karşı iddiası bulunanların fikirlerini de bu sütunda bekleriz.”

Diye bitirir ama karşı tez bir yana en küçük eleştiri gelmez planla ilgili bu katkı veren düşüncelere.

Aradan fazla zaman geçmez bu kez Jansen arz-ı endam eder aynı gazete manşetlerine.

Alman Prof. Düşüncelerini olanaksızlıklara rağmen bulduğu araçları zorlar ve yerel gazeteler üzerinden görüşlerini halka iletmeye çalışır, başarır da…

1 Ekim 1936 tarihli yukarıdaki hayli kapsamlı yazının ardından bu kez düşündüğü Mersin’i halka daha da pratik biçimde anlatmak amacıyla 8 Ekim günü röportajı yayınlanır Yeni Mersin gazetesinde…

Söyleşi “Jansen gözüyle Mersin” başlığını taşımakta ve bugün her fırsatta denize küsmüş kenti anlatmak için sıkça yer verdiğim ünlü “Denizi görmek için Mersin’e geldim. Yatak, yorgan çarşafları seyrediyorum” tespitiyle başlar ve bana göre tarihi öneme sahip çarpıcı görüşlerle devam eder:

“Mersin plânını yapmakta olan şehir mütehassısı Prof. Jansen şehrimize gelerek bazı etütler yaptıktan sonra Adana’ya gitmiştir. Prof. bugünlerde tekrar gelerek etütlerine devam edecektir.

Jansen’ in Adana’ya hareketinden evvel Mersin hakkında notlarını ve görüşlerini öğrenmek istedik. Kimseyi gücendirmemek için ihtiyatlı lisan kullanmasını çok iyi bilen mütehassısın sorduklarımıza verdiği karşılıkları toplu olarak yazıyoruz:

Bu gelişimde Mersinde değişiklik görmedim. İki sene evvel gördüklerim hep aynı. Zannederim Belediye daha ziyade şehrin imarı için program yapmakla meşguldür. (Burada mütehassısa bir imar programının çok evvel yapıldığını söyledik, güldü ve cevap vermeden devam etti) Aynı zamanda su işi gibi büyük bir işe de girişmiştir. Bu itibarla daha çok faaliyet beklenemez.

Mersin İzmir’den sonra en mühim limandır. Bu itibarla her bakımdan Belediyecilik itibariyle burada yapılacak işler pek çoktur. Bunun için ise iyi düşünülmeli, iyi hazırlanılmalıdır. Yapılacak inşaat ve tesisatın daha yeni ve daha fenni olması lazımdır.

Şehrin en mühim ihtiyacı olan su işi temin edilmek üzeredir. Şehirler kendi bütçeleriyle büyük tesisatlar yapamazlar. Su işinde olduğu gibi büyük işler Belediyeler Bankası vasıtasıyla oluyor. Bu bankanın daha on sene evvel kurulması çok arzu edilirdi.

Yapmakta olduğum şehir planının ne zaman hazırlanacağını kati olarak söyleyemem çünkü henüz şehir haritası ikmal edilip bana verilmemiştir. Mamafih bunun ikmali daha bir buçuk sene kadar sürer.

Mersin’de sokak ve bulvarlar pek çoktur. Bu da imar hususunda çok pahalıya mal olur. Yeni planda bunları sadeleştirmek çarelerini düşünüyorum. Planda esas nazarı dikkate alınacak nokta şehrin zengin ve fakir tabakası için mahalleler ayırmak ve yerlerini tespit etmektir.

Fakir olanların bile kendilerine mahsus bir mahallesi olmalı, burada az para ile yerler alabilmeli ve temin etmelidir.

-Peki yollar nasıl olacak?

Burada herhangi bir caddeden otomobil geçiyor, araba geçiyor, yaya yolcular geçiyor. Bu itibarla yolları seyrüsefer vaziyetine göre tanzim edeceğiz.

Halk denizden istifade edemiyor. Deniz kenarında bir gezinti rıhtımı olsa ne kadar iyi olur.

Bakın ben burada oturuyorum (Toros Palasın taraçası) Tabii denizi görmek için değil mi? Fakat görüyorsunuz ki, hep buralara yatak yorgan çarşafları asılmış, iki günden beri deniz yerine bunları seyrediyorum. Bunu söylemekten maksadım burada denizin havanın güzelliği takdir edilmiyor. İskele başından kışlaya kadar bir gezinti yeri yapılsa ne kadar iyi olur. Şehrin profili hemen değişir. Üstelik bu birkaç yıl içinde bütçeye yük olmadan yapılabilir.

-Ya plaj?

-Plaj hiç temiz değildir. Bilmiyorum nedense şimdiye kadar ihmal edilmiş. Kum çok berbat. İki yüz metrelik bir yol bile yapılmamış. Plaj intizama konur, kumu temizlenir, orada güzel bir lokanta yapılırsa daha fazla rağbet görür… Mersin öyle bir şehirdir ki, insan senenin 10 ayında açık havada oturabilir… Şurasını bir daha söyleyeyim ki, bu şehre hastane kadar plaj elzemdir.

-Şehrin güzelleşmesi?

-Güzellik öyle bir şeydir ki, hududu olmaz. Bir şehrin güzelliği denince tabii varlığı bir de konforu akla gelir. Mersin için birincisi fevkalade önemlidir fakat… Konfor çok zayıf ve iptidai. Bilhassa burada otel meselesi mühimdir. Bunların büyük olmasından çok; konforlu, ucuz ve temiz olması şarttır. Herhalde Anadolu şehirleri içinde en işlek olanı Mersin’dir. Mersin’in güzelleşmesi için uzun masrafa ise gerek yoktur: Belediyenin mevcudu ıslah ederek açacağı gezinti yerleri, temiz caddeler, bol ağaç, deniz kulüpleri, vesaire gibisinden tesisler güzelleşmeyi fazlasıyla sağlayacaktır.”

Jansen düşüncüleri ışığında bir dönem şehir planının izini sürmeye devam edeceğiz…

Abdullah Ayan

 
1 Eylül 2016 Perşembe 09:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:05
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:31
  • Yatsı21:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji