Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Kader seçimi ve Mersin’de partilerin kaderi...Abdullah Ayan yazdı

Kader seçimi ve Mersin’de partilerin kaderi...Abdullah Ayan yazdı

Yarışın 7 Haziranda olduğu gibi tek Milletvekilliği için yapılacağı Mersinde kazanmak için kaç oy gerekiyor?

 
 
Kader seçimi ve Mersin’de partilerin kaderi...Abdullah Ayan yazdı

1 Kasım seçimlerine şunun şurasında bir ay kaldı.

Tıpkı 7 Haziran öncesi değerlendirmeler kaplamış durumda ortalığı…

Kimine göre seçim heyecanı yok, kimine göre özellikle de Mersin özelinde ilçelerin, kimi kesimlerin ağırlığına yönelik dengeler gözetilmemiş.

Bu değerlendirmelerle ilgili kanaatimi soranlara, 7 Haziran öncesi söylediklerimi tekrar ediyorum.

Gerek 7 Haziranı, gerekse de onun tekrarı anlamına gelen 1 Kasımı geçmiştekilerden ayıran çok önemli bir özellik var: İki seçim de bugüne kadar gördüğümüz, bildiğimiz türden herhangi bir genel seçimden çok daha farklı özellikte.

7 Haziran Erdoğan’ ın kendisini başkanlığa taşıyacağına inandığı kampanyanın da etkisiyle bir “başkanlık sistemi” referandumuna dönüşmüştü. Aslında o gün sandığa giden halk herhangi bir siyasi partiyi iktidara veya bir ismi parlamentoya taşıma amacıyla oy vermedi.

O seçim akşamının en çarpıcı sonucu Erdoğan’ ı başkanlık rüyasından ilelebet uyandırmasıydı.

Erdoğan’ ın başkanlık inadına, tek yaptırım gücü “oyu” olan seçmen “dur” dedi.

Ve 7 Haziran akşamı Erdoğan’ ın gördüğü kırmızı kart AK Parti cephesine de sarı kart olarak yansıdı.

1 Kasım günü sandığa gidecek olan seçmen bu kez Erdoğan’ ın Kâf dağının ardına kaçan hayalini canlandırma yerine 13 yıllık AK Parti iktidarını “güvenoyu” boyutunda oylayacak. %38-40 aralığı sarı kart tepkisinin devam ettiğini gösterecek. Buna karşın eğer oylar %45’e çıkarsa sarı yeşile, %35’ e düşerse kırmızıya dönecek.

Kısaca 1 Kasım AK Parti iktidarı için tamam mı, devam mı oylamasıdır.

Seçmen de bunu böyle algılamaktadır.

Bu nedenle heyecan yoktur.

Bu nedenle il içindeki ilçelerin, kimi kesimlerin dengesi çok önemli değildir.

Son günlerde Mersin’ e yönelik kimi görüşleri seslendirenler, Tarsus’ un adaylar belirlenirken ihmal edildiğini ve bunun faturası olacağını anlatıp duruyor.

Bir başka kesim ise tam aksine 2. Bölge olarak tabir edilen Erdemli-Silifke-Mut-Gülnar-Anamur’ un temsiliyet sorunu olduğunu o bölge seçmeninin buna sandıkta mutlaka tepki göstereceğini iddia ediyor.

Ben ise gerek 7 Haziran gerekse de 1 Kasımda ne bölgesel dengelerin ne de Mersin gibi dışarıdan göçlerle oluşmuş bir kente özel olan kimi tanımların ciddi anlamda etkisi olmayacağı görüşündeyim.

Bu özellikleri bastıran çok daha önemli ve etnisiteye dayalı bir başka etkenin ise çok daha öne çıktığını, hatta Mersin-Adana-İzmir gibi kentlerde belirleyici faktör olmaya başladığına inanıyorum.

Bir örnekle anlatmaya çalışayım: Adıyaman’ lılar M. Dengir Fırat veya karşısına 1 Kasım için AK Partinin çıkardığı Hacı Özkan’ a Adıyamanlı oldukları için oy vermeyecek. Diğer doğu ve güneydoğu’ dan gelmiş olan Mardin, Diyarbakır, Urfa veya Bitlis, Bingöllüler 7 Haziran günü hangi Saiklerle oy verdiyse aynı gerekçelerle oy kullanacak.

Kısaca 7 Haziran seçimlerine birkaç kala devrilen barış masasıyla ilgili muhafazakâr Kürt seçmenin tepkisi değişmeyecek ve 1 Kasım günü de aynı düşünceyle sandığa gidecek. Mersin’ in 1. Veya 2. Bölge dengeleri de artık eski ağırlığını yitirdi.

Bugün artık Türkiyeyi derinden sarsan cepheleşmeye benzer oy verme refleksi hâkim olmaya başladı ve bu artan biçimde sürecek. Örneğin Tarsusluların büyük çoğunluğu savundukları ve artık sempati duymaktan kavga edecek kadar içinde yer aldıkları partilere adayın kimliğine, kökenine, yaptıklarına ve yapacaklarına bakmadan partilileri olduğu için oy verecek.

İşin özeti şu: Kimi analizlerde örneğin AK Parti, MHP veya CHP adaylarına bakıp “bu adaylarla şu parti iki çıkarır, şu parti dördü rahat alır” diye bazı değerlendirmelerin bugün için hiçbir kıymeti harbiyesi yok.

MHP’ ye oy vermiş ve gittikçe artan ayrışma sonucu kendini artık o cephede gören bir Tarsuslunun, “MHP Tarsus’ tan aday göstermedi, ben de gidip oyumu 3. Sıradan Tarsuslu aday göstermiş AK Partiye vereyim” diyeceğini mi sanıyorsunuz?

Bu görüşü seslendiren ya siyaseti eski masa başı denge hesaplarından ibaret sanıyor, ya da son yıllarda yaşanan büyük savrulmalardan habersiz atıp duruyor.

Mersin özelinde partileri, değişen ve değişmeyen aday listeleri üzerinden son durumlarını ve hepsinden önemlisi 1 Kasım akşamı Mersin’ de nasıl bir tablo çıkacağını bir sonraki yazıda ele alacağım.

Ama merak giderme adına şu kadarını söyleyeyim:

Mersin’ de hangi parti kimi aday yaparsa yapsın, mevcut tablo radikal bir kırılma olmadığı sürece değişmez.

“AK Parti bu adaylarla iki Milletvekilini zor çıkarır” görüşü ne kadar gerçeklerden uzaksa, “biz bu listeyle dördü alır, beşe koşarız görüşü de ham hayaldir.

Mersin’ de normalde üç parti üçer Milletvekili çıkaracaktır. Eğer MHP veya HDP’ de büyük bir kırılma doğarsa o zaman partilerden sadece biri için dördüncü Milletvekilliği söz konusu olabilir. O dördüncü Milletvekilliğine en yakın parti hangisi dersiniz?*

Kürtleri kaybetmiş AK Parti ve7 Haziran performansının ötesine geçmek şöyle dursun, gittikçe yorgunluk alametleri gösteren MHP bu şansı elde etmekten uzak.

Geriye kalıyor CHP…

CHP Mersin’ de dördüncü Vekilliği alır mı?

Soruyu şöyle de sormak mümkün: HDP Mersin’ de ikinci Milletvekilliğini kaybeder mi?

Sanırım bu sorunun cevabı Mersin’ de kampanya sürdürecek tüm partilerin umut ışığıdır ve o ışık şimdilik çok uzaklardadır…

*Uzmanların Türkiye genelinde yaptıkları simulasyona göre Mersin’ de MHP 22700 ve HDP 30200 oy kaybederse bir Milletvekilliğini başka partiye kaptırabilir. Buna karşın AKP’ nin dördüncü vekilliği alması için 37800 oy gerekirken CHP’ nin mevcut oyuna 24100 ilave etmesi dördüncü vekilliği almasına yetecek.

 Abdullah Ayan

 
1 Ekim 2015 Perşembe 12:16
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:45
  • Güneş06:20
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:13
  • Akşam18:50
  • Yatsı20:14
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1187 - Selahaddin Eyyubi, Kudüs'ü kuşattı.
1519 - Portekizli kaşif Ferdinand Magellan, 270 kişi ve 5 gemiyle İspanya'dan yola çıktı.
1633 - Galileo Galilei, İspanyol engizisyon mahkemesinde, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için yargılandı.
1922 - Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.
1928 - İtalya'da "Yüksek Faşist Konsey" en yüksek yasama organı oldu.
1933 - Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın, Sofya'yı ziyaretinde, 1929 Tarafsızlık Antlaşması'nın süresi uzatıldı.
1937 - İkinci Türk Tarih Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.
1937 - Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi'nde, Atatürk'ün de isteğiyle, Türkiye'nin ilk resim ve heykel müzesi açıldı.
1942 - Ukrayna'nın Letiçiv kentinde, Alman SS birlikleri, iki gün çinde yaklaşık 3 bin yahudiyi öldürdüler.
1946 - Fransa'da Cannes Film Festivali başladı.
1946 - Basın Yasası TBMM'de kabul edildi.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılması kabul edildi.
1969 - John Lennon, The Beatles'dan ayrıldı.
1974 - Honduras'da kasırga: 10 bin kişi öldü.
1977 - Kuzey Vietnam, Birleşmiş Milletler'e kabul edildi.
1980 - Başbakanlığa emekli Amiral Bülent Ulusu atandı.
1981 - İran 149 solcu militanı idam ettiğini açıkladı.
1984 - Beyrut'ta ABD elçiliğine patlayıcı yüklü kamyonla intihar saldırısı yapıldı; 22 kişi öldü.
1988 - Naim Süleymanoğlu, Seul Olimpiyat Oyunlarında halter dalında 6 dünya rekoru kırdı.
1990 - Güney Osetya, Gürcistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Bakü'de petrol anlaşması imzalandı. İngiliz BP, Amerikan Amaco, Penzol, Rus Lukoil ve TPAO, bir konsorsiyum oluşturdu.
1995 - Deniz Baykal, Necdet Menzir'in görevden alınma isteğini reddeden Başbakan Tansu Çiller'le yürüttüğü DYP-CHP koalisyon hükümetini bozdu. Tansu Çiller hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e verdi.
2002 - İsrail askerleri, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın karargahındaki üç binayı havaya uçurdu.
622 - Muhammed ile Ebu Bekir, Medine'ye ulaştı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji