Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Gündem » Kent Ekonomileri kapsamında Mersin üzerine düşünceler -2.. Abdullah Ayan yazdı

Kent Ekonomileri kapsamında Mersin üzerine düşünceler -2.. Abdullah Ayan yazdı

Mersin'i ekonomik gelişmişlikte ikiye katlayıp ülke sıralamasında yukarılara taşıyacak en önemli yatırım, yeni Konteyner Terminal projesidir

 
 
Kent Ekonomileri kapsamında Mersin üzerine düşünceler -2.. Abdullah Ayan yazdı
Bir önceki yazıda 90'ların başındaki ilk körfez krizinden beri durmadan kan kaybeden, sosyo ekonomik gelişmişlik sıralamasında 20 yıl içinde 14 basamak birden gerileyen (Resmi istatistikler Güneydoğu ve doğu Anadolu dahil Türkiye'de başka hiç bir ilin böylesine düşüş yaşamadığını ortaya koyuyor) Mersin'i yeniden ayağa kaldırıp hak ettiği yere getirecek arayışları dile getirmiştim.
Kaldığımız yerden devam...

-Mersin'in yeni ekonomisi için hangi somut hedeflerin başarılması amaçlanmalı?
Değişim ile varılması gereken hedefler;
-Mersin'in sıkışıp kaldığı orta gelir tuzağından bir an önce kurtulması ve bugün Türkiye ortalamasının altına düşen kişi başı milli gelirini 10 yıl içinde ülke ortalamasının üzerine çıkarması ve refah düzeyini gelişmiş ülke seviyelerine çıkarması öncelikli hedef olmalıdır.
-Genç nüfus ağırlıklı göçü avantaj haline çevirip, niteliksiz iş gücünü nitelikli hale dönüştürülmelidir.
-Mersin çevreye saygılı, yaşanabilir, sadece yakın çevrenin değil, bölgesinin en önemli cazibe merkezi haline getirilmelidir.

-Hedefe varmanın vizyoner projeleri:
-Mersin'i bölgesel gelişmelerin de etkisiyle Doğu Akdeniz'in en önemli terminal limanı haline getirecek ve bir an önce küresel rekabete açacak öncelikli yatırım konteyner terminal projesinin gecikmeden hayata geçirilmesidir.
Mersin ilk etapta 14 milyon kontayner elleçleme kapasitesine sahip bu limanla Akdeniz'in hub limanı haline gelecek, bölgesinin en önemli dağıtım üssü olarak rakipsiz konuma yükselecektir. Kontayner terminal limanı sadece kenti rakipsiz bırakmayacak, kentin gelişme ve zenginleşmesinin lokomotifi olacaktır.
Mevcut limanla Mersin'in beklediğimiz sıçramayı yakalaması mümkün değildir. Hem liman kapasite olarak hub limanı özelliğine sahip değildir. Hem de özelleştirme ile limanı işletmeye başlayan şirketin Mersin' le ilgili böylesine vizyoner bir stratejiye yönelik ne düşüncesi, ne de planı vardır.
Oysa 14 milyon kontayner elleçleme kapasitesine sahip Hub Limanı Mersin ekonomisini  yukarılara taşıyacak en önemli yatırımdır.
Rakamlarla anlatmakta yarar var: Mersin limanında yaratılan her bir dolarlık değer kente 1,20 dolar olarak geri dönmektedir. Mevcut liman 2012'de 1,2 milyon kontayner elleçleyerek 800 milyon dolar değer yarattığına göre bunun kente yansıması yaklaşık 1 milyar dolarlık (960 milyon dolar) hasıladır.
Buradan yola çıkarak 14 milyon kontayner kapasiteli Hub Limanın Mersin'e yapacağı katkının mevcudun 11 katı olacağını hesaplamak hiç te zor değil.
Mersin' in il genelinde yarattığı tüm hasılaya neredeyse eşit bir değeri (ki bunun 11 milyar dolar civarında olacağını varsayabiliriz) tek başına sağlayacak ve finansmanını kendi içinde barındıran proje uyanıp kendisini hayata geçirmemizi bekliyor. (Önündeki tek engel mevcut liman işletmecisinin sürdürdüğü lobi faaliyetinin olmayan kent lobisinin yerini alması ve Ulaştırma Bakanlığının 2006 programında en acil yatırım projeleri arasında ilk sıraları ayırdığı bu hayati projeyi son zamanlarda tozlu raflarda unutmuş olmasıdır)
Mersin'i ülke sıralamasında tepelere çıkaracak projeler Hub limanından ibaret te değildir.
-Geçmişin serbest bölgelerinin yerini artık Dubai örneğinde tanık olduğumuz nitelikli bölgeler almaktadır. Vizenin ve gümrüklerin minimize edildiği farklı alanlarda faaliyet gösteren denizle bağlantılı nitelikli bölgeler Mersin'in en önemli sıçrama dinamiği olacaktır. Bu alanda Mersin bürokrasinin prangalarını çözebildiği takdirde yakın zamanda dünyada örneği olmayan gelişme ve refah ivmesi kazanacaktır.
- Geçmişte 3T olarak sıkça dile getirilen ticaret, tarım ve turizm alanlarında Mersin, ihmal edilmişliği avantaja çevirebilecek ve henüz doyuma ulaşmamış yatırım beklentilerine karşılık verecek Türkiye'deki en şanslı kenttir. Turizmde kum, güneş, deniz ötesine geçen, tarih, kültür, doğa ağırlıklı yeni dalga akıma en uygun, nitelikli tarımda subtropikal meyve üretimiyle toprağını en iyi şekilde değerlendirecek zenginliğe sahiptir Mersin.

Vizyoner projeleri kimler hayata geçirmelidir?
Birlikte üretmenin, yaratmanın, paylaşmanın önemini kavramış, yerel deneyimlerini küresel oyuncuların deneyim ve gücüyle birleştiren oluşumlar beklenen sıçramayı yaratacak rol model üstlenebilir.

Devlet ne yapmalıdır?
Devletin şu an uygulamaya çalıştığı teşvik uygulamaları Mersin için yeterlidir. Sorun bu teşvikleri uygulamakla yükümlü bürokratik kurumların beklentilere, taleplere ve kentin yukarıda ifade etmeye çalıştığım vizyonuna uygun proaktif dinamiği geliştirmesi, ayaklara yeni kelepçeler takan değil, mevcutları çözen anlayışın hâkim olmasıdır. (Yatırımcıya teşvik yasasının emrettiği arazi tahsisiyle ilgili ortaya çıkan tablo ve örneğin bir milyar dolarlık yatırım yapmak isteyen lojistik sektörüne karşı bürokratik oligarşinin cimri hatta sekter tavrı yeterince özetliyor sorunu)

B- KENT EKONOMİSİNE İVME KAZANDIRACAK,ROL OYNAYACAK SEKTÖRLER:
-Kent ekonomisinin motor gücü olan veya olması gereken sektörler:
-Kontayner terminal limanıyla uyumlu ve bağlantılı bölgesel lojistik köy olmak üzere sektörü besleyen dağıtım, paketleme, aktarma alt sektörleri
-Türkiye akaryakıt dağıtımının %35'ini yapan sektörün daha fazla katma değer yaratacağı alt sektörleri yeni kümelenme alanında toplayarak, hem bugün sahilleri tehdit eden konumlarından kurtarmak hem de potansiyellerini yeni alanlarla değerlendirmek gerekir.
-Subtropikal meyvede yakın zamanda küçük dokunuşlarla başarılan yer kirazı modelinin farklı meyve ve sebzelerde de uygulanması; eğitilerek nitelikli hale getirilecek insanlarla hem işsizliğe çare olacak hem de kentin tarım ürünü ihracatında bölgesinin önemli merkezi olmasını sağlayacaktır.
-Yapımı süren Çukurova uluslararası hava limanının Mersin ve Adana bağlantısının otoban yanında hızlı trenle sağlanması sayesinde iki kentin ortasında yeni ve farklı bir cazibe merkezi doğacak. Bu merkezi besleyecek en önemli iki proje: Dış yatırımcılara sınırsız ve sorunsuz ikamet şansı veren serbest ticaret merkezi ve doğu Akdeniz'in en önemli bölgesel fuarı...
-Nitelikli bölgeler için gerekli yasal düzenlemelerin, teşvik edici mekanizmaların devreye girmesiyle Mersin sadece ticaret ve turizmde değil; sağlık, eğitim alanlarıyla da Ortadoğu'dan Avrupa' ya, Rusya'dan tüm Avrasya ülkelerine kadar tüm bölgenin cazibe merkezi haline gelebilir. Mersin iklimi, denizi, farklı olan kimliklere artık gelenekselleşmiş hoşgörülü bakışıyla tartışılmaz üstünlüğe sahiptir.
-Turizmde de avantajlı Antalya' ya karşı pozitif destek anlamında Kazanlı-Seyhan turizm bölgesi Deliçay-Seyhan nehri arasında kalan ve E-5 karayolunun altında yer alan tüm bölge yabancıların hiç bir tahdit olmadan gelip kalacakları özel statüye kavuşturulmalıdır.
Yukarıda tanımlamaya çalıştığımız Hava limanı, NHB (nitelikli hür bölge) ve Kazanlı-Seyhan turizm bölgeleri birbiriyle kopmaz bütünlük içinde değerlendirilmeli, bu alanlar limanla da bağlantılı hale getirilmelidir. Sözünü ettiğimiz yeni ekonomik vaha; Rusya'dan Afrika'ya, İran/Irak ve Ortadoğu'dan Avrupa'ya her lokasyona en fazla üç saat içinde uçulacak konumdadır. Uzak doğu ve Amerika dışında kalan orta bölgede böylesine avantaja sahip ve stratejik konumda olan başka bir kent yoktur.
Dikkat edilirse yukarıda sözü edilen tüm yatırımların hayata geçmesi ve yerel aktörler yanında dünyaya açılması için Mersin'e özgü 'yumuşak' özerk yönetim hayati önemdedir.
Mersin'in geleceğine ışık tutmaya çalıştığım bu yazı dizisi kentin avantajları, dezavantajları, fırsatlar yanında olası tehditlerini ele alacağım bölümle devam edecek...
 
27 Mayıs 2013 Pazartesi 08:27
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji