İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Siyaset » Kılıçdaroğlu 'Aday listelerimiz değişmeyecek'

Kılıçdaroğlu 'Aday listelerimiz değişmeyecek'

Erken seçimlerde aday listelerinde "büyük ölçüde değişiklik olmayacağını" söyleyen Kılıçdaroğlu, "Zaten adaylar ön seçimle geldiler. Yemin ettiler. Bu arkadaşlarımız olağanüstü bir durum olmazsa milletvekili listesinde yer alacaklar" dedi. CHP lideri milletvekili çıkartamadıkları yerlerde ise değişiklik olabileceğinin işaretini verdi.

 
 
Kılıçdaroğlu 'Aday listelerimiz değişmeyecek'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınına katıldı.

Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kamudaki atamaların durdurulması üzerinden yeni kabineyi değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Başbakan'ın güvenmediği bir kabine. Bütün atamalar durmuş bir vaziyette. Bu bakanlara güvenmiyorum demek bu" dedi.

Kılıçdaroğlu, "Yasal bir süreçte dahi benden izin alacaksınız diyor. Bu kabineden Türkiye'ye fayda gelmeyeceğini herkes tahmin edebilir. Mevcut bakanlar seçime kadar hangi sorumlulukları üstlenecek. Bir bakan düşünün atama yapamıyor" diye konuştu.

"GÖREV VERİLSEYDİ HÜKÜMETİ KURARDIK"

Cumhurbaşkanı görev vermiş olsaydı hükümeti kurabileceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Koalisyon için nelerin gerektiğini ilk gün açıkladık. 4 yıllık bir hükümet için koalisyon kurabileceğimizi, yeni bir hükümet algısı olması gerektiğini söyledik. Davutoğlu'na bunları 4 madde olarak anlattık" dedi.

"HÜKÜMETİ KURMA ŞANSIMIZ DAHA YÜKSEKTİ"

Kılıçdaroğlu, "Bahçeli'yi koalisyona ikna edebilir misiniz?" sorusuna da "Biz daha bir özel görüşme yapmadık. Bahçeli'yi ikna edebilirdik" yanıtını verdi ve şöyle devam etti:

"Kendisini ikna etmeye çalışırdık. Türkiye'nin içerisinde bulunduğu şartlar belli. 17-25 Aralık'ı mutlaka çözelim deseydi onu da yapabilirdik. Bahçeli'nin itirazı olsa dinlerdik ama bizim koalisyon ya da azınlık hükümeti kurma şansımız daha yüksekti. O şans bilerek verilmedi."

VEKİL ÇIKMAYAN İLLERDE DEĞİŞİKLİK

Erken seçimlerde aday listelerinde "büyük ölçüde değişiklik olmayacağını" söyleyen Kılıçdaroğlu, "Zaten adaylar ön seçimle geldiler. Yemin ettiler. Bu arkadaşlarımız olağanüstü bir durum olmazsa milletvekili listesinde yer alacaklar" dedi. CHP lideri milletvekili çıkartamadıkları yerlerde ise değişiklik olabileceğinin işaretini verdi.

"1 KASIM'DA KİMSEYLE İTTİFAK KURMAYACAĞIZ"

CHP'deki kadrolar bütün siyasi partilerin kadrolarından daha nitelikli olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "CHP'deki değişim toplum tarafından henüz anlaşılamadı. Kötü yönetim 13 yılda kurumsallaştı.13 yılda Türkiye Cumhuriyeti AKP devletine dönüştü. En iyi biz yönetiriz, iddialıyız" şeklinde konuştu. 

Seçim için herhangi bir partiyle ittifak kurmayacaklarını ancak gelecek desteklere açık olduklarını ifaden Kılıçdaroğlu, seçim süresince Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı muhatap almayacaklarını belirtti.

"BU SORUNU SADECE BİZ ÇÖZERİZ"

Çözüm süreci üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'yi eleştiren Kılıçdaroğlu, sorunu sadece CHP'nin çözebileceğini iddia ederek şunları kaydetti:

"Kendi bakanları 'eğer başkan seçseydiniz bunların hiçbirisi olmayacaktı' dedi. Şimdi sokağa bile çıkamıyorsunuz diyorlar, gelin bize oy verin önleyelim diyorlar. Bu sorun onların anlayışıyla çözülmez. Samimi ve dürüst olacaksınız. Kişisel ajandalarınız olmayacak dedik. Onların koltuk ve saray hesabı var. Topluma bilgi de vermediler. Bu sorunu biz çözeriz. Bu sorunu ancak ve ancak CHP çözer."

ÖZERKLİK AÇIKLAMALARI

"Kim eline silah alır, bir kişiyi öldürürse yok efendim ben bunu görmedim diyemezsiniz" diyen Kılıçdaroğlu, sorunun hukuk içerisinde kalarak çözülebileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, bazı ilçelerdeki özerklik ilanlarını da "asla doğru bulmadıklarını" dile getirdi.

"OLAYIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ KAVRAYAMAMIŞLAR"

Anamuhalefet liderinin, hükümetin terörle mücadelede para ödülü sistemini getirmesine yönelik değerlendirmesi ise şu şekilde oldu: "Bu, ihbarla çözülecek bir olay değil. Daha bunlar olayın büyüklüğünü kavrayamamışlar. Geleceği göremezseniz bu sorunu çözemezsiniz. Bu sorunu böyle çözeceklerini düşünüyorlarsa bunlar Türkiye'yi çözememişler. Bu kadar ağır sorunlar varken getirdikleri çözümlere bakın." 

"SEÇİM YAPILAMAYACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUZ"

Seçim güvenliğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Seçim yapılamayacağını düşünmüyoruz ama Doğu ve Güneydoğu'da sandıkları korumanın zor olduğunu ifade ediyoruz" değerlendirmesini yaptı.

"ÖZKES BİZDEYKEN BENİM GİBİ DÜŞÜNÜYORDU"

Kılıçdaroğlu'na canlı yayında, CHP'den istifa eden emekli müftü İhsan Özkes'in, "Hazreti Muhammed yaşasaydı, Saray’a kesinlikle girerdi" ifadeleri de soruldu. Kılıçdaroğlu, soruya şu yanıtı verdi:

"Abuzer Gaffar'dan ganayım, sahabedir. Müslüman olan ilk 10 kişiden biridir. Muaviye kendisine saray yaptığında "Eğer bu sarayı halktan topladığın vergilerle yaptıysan hırsızlıktır, kendi paranla yaptırdıysan israftır" demiştir. Ben israfın haram olduğuna inanırım. Her kuruş verginin vatandaşa hizmet olarak dönmesi gerektiğine inanan birisiyim. Bizdeyken Özkes benim düşündüğüm gibi düşünüyordu."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun canlı yayında kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Artık başkentte seçim atmosferi hakim. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bizimle birlikte. İlk sorum 30 Ağustos törenlerinde Sayın Başbakan'la birlikte kameralara gülümserken yakalandınız?

Sayın Davutoğlu Amerika’daki torununun fotoğrafını cep telefonundan gösterdi. "Allah bağışlasın" dedim son derece sevimliydi. Dolayısıyla sıcak bir sohbet oldu.

Koalisyon döneminde biraz gelişmişti ilişkiler sanki.

Benim açımdan bir gerginlik söz konusu değil. Ama kişi kendisini bir başka otoritenin baskısı altında hissederse o gerginlik ortaya çıkabiliyor.

Bir seçim hükümeti kuruldu ve siz parti olarak içinde yer almadınız. Ortaya çıkan kabineye baktığınızda nasıl buldunuz, geçici seçim hükümetini?

Başbakanın güvenmediği bir kabine. Bugünkü resmi gazeteye dayanarak bunu söylüyorum. Bütün atamalar aşağı yukarı durdurulmuş vaziyette. Bu bakanlara güvenmiyorum benim sözümden kimse çıkmayacak, yasal  olan bir süreç dahi tamamlanırken benden izin alacaksınız diyor. Güvensizlik üzerine inşa edilen bir kabinenin Türkiye'ye yarar getirmeyeceğini herkes tahmin eder.

Cumhuriyet Halk Partisi neden yok o hükümete? Başbakan Davutoğlu sorumluluktan kaçıyorlar diyor?

Biz sorumluluktan kaçsaydık AKP ile oturup gelin 4 yıllık bir süre için koalisyon kuralım demezdik. Mevcut olan bakanlar hangi sorumlulukları üstlenecektir. Bir bakan düşünün atama dahi yapamıyor. Bakan koltuğuna oturacaksınız, altınızda araba olacak ama eliniz kolunuz bağlı olacak. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasiyi savunan, milli iradeye saygı duyan bir partidir. Oy kullanıldı, 8 Haziran ortaya çıkan tablo okundu. Peki biz seçime niye gidiyoruz? Sen oy verdin ama senin iradeni, saymıyoruz. Ta ki benim söylemlerimi kabul edene kadar tekrar tekrar seçime gideceğiz. O nedenle biz bugüne kadar Cumhuriyet tarihinde işlenmemiş olan bir süreci sıfırdan başlatıp tekrar seçime toplumu götürmek doğru bir süreç değildir. Bu sürecin içinde de Cumhuriyet Halk Partisi’nin yer alması doğru değildi. Sayın Davutoğlu ilk bize geldiği günde ne söylediysek aynısı söyledik hep. Ülkeyi düşünen sorumlu bir anlayışla yola çıktık ve görüşlerimizi ifade ettik.

Bu çerçevede İdris Baluken’in neden seçim hükümetine girdiniz sorusuna, “Önümüzde bir seçim süreci var ve AK Parti’nin devlet olanaklarında tamamıyla yararlanmasının önüne geçmek adına hükümette olmayı tercih ettik” dedi.

İkinci bir soru soruldu mu acaba nasıl geçeceksiniz diye. Hiç kimsenin etkisi yok. İki aylık bir sürede ne yapacaklar. Bir bakan veya başbakan çıkıp biz iki ayda Türkiye'nin şu sorununu çözeceğiz desinler. Bir siyasal parti yönetimde yer almak istiyorsa var olan sorunları çözme iddiasıyla yer alır. Ben sorunları erteliyorsam benim orada işim yok. Türkiye'nin temel sorunları var çözüm bekleyen. Hiç birisinin bırakın çözmeyi etrafında bile dolaşmayacaklar.

İsim isim baktığınızda itiraz ettiğiniz isimler var mı?

Kabineyi tartışmak bana göre doğru değil. Türkiye'de hukuk yok, demokrasi kanıyor, anayasa askıya alınmış vaziyette. Bir Bakanlar Kurulu oluşturulmuş ama bu Bakanlar Kurulu etkisiz eleman konumunda. Bazıları araba ve koltuk sevdası ile gittiler. Bazıları belki inanarak gittiler. Bir soruna bir çözüm üretebilir miyiz diye. Ama artık onlarda neyle karşılaştıklarını görüyorlar.

Sayın Davutoğlu "Türkiye'nin renklerini barındıran bir Bakanlar Kurulu oluşturduk" dedi?

Hangi renklerden oluşuyor Allah aşkına? Bir kere kendi kabinesine güvenmiyor. Benden izin almadan adım atmayacaksınız diyor. Hiçbir politikacı söyleminde negatif söz kullanmak istemez. Bizim kabinemiz 4 yıllık bir kabineymiş gibi diye başlandı söze ama birinci gününde daha genelge çıkardı Başbakan benim senin bakanın talimat verse dahi bunu yapmayacaksın dedi bürokratlara. Bilmiyorlarsa bu bakanlar bugün uyanmaları lazım.

Kabinede yer alsaydınız bu duruma tavrınız ne olurdu?

Biz bunların tamamını biliyoruz. Ben 27.5 yıl devlette çalıştım. Bakanlar Kurulu'nu nasıl kilitlersiniz, bir koalisyonu nasıl işlevsiz hale getirirsiniz en iyi bilenlerden birisi benim. O aklı Sayın Davutoğlu’na kimin verdiğini biz biliyoruz. Kendi bürokratları şöyle bir genelge çıkarırsak koalisyonu kontrol altına almış olursunuz onlar koltuklarında oturur maaşlarını alır bakanım diye ortalıkta gezerler demişlerdir. Bu kabinede niye yer almadınız diyorsunuz? Anayasal süreç işledi mi, teamüller işledi mi? Bir parti hükümet kuramadığını söyledi, peki en çok oyu alan ikinci partiye yetki verildi mi? Anayasayı açıkça çiğneyen bir anlayışın egemen olduğu kabinede siz nasıl görev alacaksınız? Ahlaka sığar mı bu, hukuka, demokrasiye sığar mı bu? Kaçak sarayın yolunu bilmeyene görev vermeyiz diyor. Biz onun bulduğu şekilde yolumuzu bulmayız. Kaçak sarayın nerede olduğunu da çok iyi biliyorum. Onun endişesi ya Kemal Kılıçdaroğlu bir hükümet kurarsa ne olacak? Korkunun egemen olduğu bir anlayışla bize görev vermekten çekindi. Biz hakkımız olanı tarihe not düştük, onun gibi mağdur edebiyatı da yapmayacağız. Kendileri biz muhafazakarız diyor. Muhafazakarlık teamüllere bağlılık demektir.

Görev verilseydi hükümeti kurardım diyebiliyor musunuz?

Evet.

Kiminle kuracaktınız? Sayın Bahçeli’yi ikna edebilir miydiniz?

O ayrı. Ama kurardım. Elbette ikna edebilirdim. Her şeyi düşünür aklımızı mantığımızı egemen kılıp, Türkiye'nin sorunlarını da masaya yatırıp kuracaktık. Biz hiçbir zaman kişisel çıkarlarımızı düşünmedik, koltuk hırsına kapılmadık, hiçbir zaman vatandaşı ötekileştirmedik, bölücülük yapmadık hiçbir zaman, inanç üzerinden, etnik köken üzerinden siyaset yapmadık. O yüzden bizim hükümet kurma gücümüz vardı. Parlamentoda sadece bir siyasal parti bütün partilerle görüşebiliyor o da Cumhuriyet Halk Partisi. Sayın Bahçeli’de Sayın Demirtaş’ta mutlaka koalisyonda Cumhuriyet Halk Partisi olmalıdır diyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu ülkenin birliği bütünlüğü için çaba harcayacağını onlar da çok iyi biliyorlar. Bir kişi istemiyordu sadece. O kişi iradesiyle AKP’yi baskı altına aldı ve kuramazsınız dedi açıkça. Bir seçim yapmadık mı? Yaptık. Sonuç çıktı mı? Çıktı. Eğer siyasi partilerin liderleri halkın milli iradesini dikkate alıp koalisyon kuramamışlarsa bu vatandaşın benim irademi niye çiğnedin ve beni neden tekrar sandığa götürüyorsun demesi lazım. Tek istisna biziz. Bunu bize hiçbir vatandaşımız söyleyemez. Biz elimizden gelen her türlü çabayı gösterdik.

Geçen seçimdeki kampanyanız çok konuşulmuştu ancak bir önceki seçimle karşılaştırıldığında oy oranında 1 puana yakın bir düşüş vardı. İki aylık süreçte nasıl bir hamle Cumhuriyet Halk Partisi’ni biraz daha yukarı taşır?

Güzel projelerimiz var. Seçimden sonraki tablonun da yurttaşlarımız tarafından sağduyu ile değerlendirileceğine inanıyorum. Biz kendimizi düşünmedik bu süreçte, Türkiye'yi düşündük, sorunların çözümü için çok iyi niyetlerle hareket ettik. Şu anda Türkiye'de ciddi bir yönetim boşluğu var. Parlamentoda 4 siyasal parti var. En büyük grubu alan AKP 13 yılda Türkiye'yi nereye getirdi. Bugün Türkiye kan gölüne dönmüş durumda. Oysa ilk iktidar olduklarında terör neredeyse sıfırlanmıştı. 13 yılda Türkiye'yi bu noktaya getiren bir siyasal anlayışa oy verilir mi? Eğitimde bana bir tek anne baba gösterin, bu eğitim sisteminden memnunum desin. Bu sistemin kalitesinin arttırılması lazım dediğimiz zaman, Cumhuriyet Halk Partisi eğitim sistemi imam hatipleri kapatacak diyorlar. İmam hatibe giden bizim çocuğumuz değil mi? İmam hatibi biz kurduk zaten. En iyi şekilde oradaki çocuklarımız da eğitim alsınlar derdimiz bu. 13 yılda Türkiye'yi bu noktaya getirdiler. Milliyetçi Hareket Partisi her şeye itiraz ediyor, HDP adeta denklem dışı tutulmuş pozisyonda. O zaman Türkiye'yi en iyi kim yönetir? Türkiye'nin sorunlarını en iyi projelendiren parti hangisi? Koltuk, makam peşinde koşmayan, siyaseti kişisel çıkar için, toplumu bölmek için kullanmayan, herkesin kimliğine, inancına, yaşam tarzına saygı duyan bir parti var. O da Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki kadrolar bütün siyasi partilerin kadrolarından çok daha nitelikli. O zaman en iyi biz yönetiriz.

Peki seçmene anlatamıyor musunuz kendinizi?

Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki değişim toplumun geniş kesimleri tarafından tam algılanamadı.

Neden algılanamıyor?

Onda bizim de kusurumuz var, vatandaşın ayağına yeteri kadar gidemedik. Bizim samimiyetimizden hiç kimsenin endişe duymaması lazım. Bizi karalayan kötüleyen oldu, bizim söylediklerimize bakın. Kötü yönetim Türkiye'de 13 yılda kurumsallaştı. Hiçbir devlet dairesi iyi hizmet vermiyor Türkiye'de. 13 yılda bir AKP devletine dönüştü. Biz yönetiriz en iyi. 4 yılda görecekler Türkiye dünyada saygınlığı olan bir ülke olacak. AB fasıl açtı açmadı hiç bakmadan birinci sınıf demokrasinin gereklerini biz kendimiz parlamentodan geçireceğiz.

Koyduğunuz bir hedef bir oy oranı var mı?

Yok ama oy oranımızı yükseltmek istiyoruz. Türkiye’de iki başlı bir anlayış var ve bu dünyada saygınlığı zedeler konuma geldi. Benim ülkemin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Cumhurbaşkanı kullandığı bir söz, verdiği bir örnek nedeniyle 15 dakika bile geçmeden ilgili ülkenin yetkilileri tarafından yalanlanıyorsa bu benim ağrıma gidiyor. Bu ülkenin dışişleri bakanı verdiği bir örnek veya söylediği bir söz dolayısıyla birkaç dakika geçmeden ilgili ülkenin yetkilileri tarafından yalanlanıyorsa bu benim ağrıma gidiyor. Bu tablo Türkiye'nin hak ettiği bir tablo değil. Sen kul hakkı yemeyen bir iktidar, herkesin kazandığı, evine ekmek götürdüğü, saygınlığı olan bir Türkiye istemiyor musun? Birilerinin peşine takılma. Biz bunu yapabiliriz. Hangi gerekçe ile yapamıyoruz? Bunu toplumun önüne koyacağız. Bir dönem siz Sivas’ın ötesine geçemiyorsunuz diye eleştiriyorlardı. Biz her tarafa gidiyoruz. Bu ülkeyi 13 yıldır yönetenler buyursun gitsinler bakalım.

Gündeminizde bir seçim ittifakı var mı?

Hayır. Biz önseçim yapıyoruz diğer partiler gibi merkez yoklaması ile tespit etmedik. İttifak yaptığınız zaman karşı tarafın adaylarına da listelerde yer vereceksiniz. Bizim öyle bir olanağımız yok. Ama partiler Cumhuriyet Halk Partisi’ne destek verirse elbette bundan mutluluk duyarız. Vatandaştan istediğimiz gibi siyasal partilerden de destek isteriz.

Geçen seçimdeki kampanyanızda kullandığınız slogan “Oy verin gitsinler”. Sonraki koalisyon görüşmelerinde bazı kesimler tarafından eleştirildiniz oy verdik ama AK Parti ile koalisyon görüşmeleri yaptılar diye. Bu sloganla devam edecek misiniz değişiklik olacak mı?

Yeni sloganlarımız olacak. Oy verin gitsinler dedik gittiler. Koalisyon farklı bir evre. Millet iradesini ortaya koydu biz o iradeye duyduğumuz saygının gereği olarak oradaydık.

AK Parti ile görüştüğünüz için size kırgın olanlar vardı. Onlara ne söylemek istersiniz?

Biz Türkiye'yi düşünüyoruz. Biz partiyi değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, Türkiye'yi düşünüyoruz. O nedenle biz Türkiye bu kadar köklü sorunlar yaşarken, özel kinler, özel ön yargılarla yola çıkıp, koalisyonu hiç görüşmeyeceğiz demek benim siyasal anlayışıma uymuyor. Biz nasıl önce Türkiye'nin çıkarları diyorsak, onlar da önce Türkiye'nin çıkarları desinler. Bir sonraki seçimi düşünseydik biz de baştan reddederdik. O zaman vatandaş ben oy verdim niye gereğini yapmıyorsunuz derdi. Ama bunu şu anda Cumhuriyet Halk Partisi için diyemeyecekler. İlk gün Sayın Davutoğlu geldiğinde koalisyon için gereklerimizi açıkladık. 4 yıllık hükümet olursa varız dedik, yeni bir hükümet algısının olması lazım dedik, ortakların birbirine güvenmesi gerekiyor dedik.

Konuşmalarınızda Sayın Bahçeli’ye bir sitem seziliyor. Kendisine iletme imkanınız oldu bu siteminizi?

Bir görüşmemiz olmadı hiç.

Çözüm sürecinin adı değişti bir kere daha terörle mücadele kavramı kullanılmaya başlandı. Cumhuriyet Halk Partisi neler söyleyecek 1 Kasım seçimlerine giderken terörle mücadele ile ilgili?

2002’de bu ülkede terör yoktu. Sonra ne oldu? Küçük bir Anadolu ilinde 2 ton patlayıcı yüklüyorsunuz traktöre karakola saldırıyorsunuz. O iki tonluk patlayıcı oraya nasıl geldi? Doğu ve Güneydoğu’da bütün kentler cephaneye dönüşmüş durumda. Bu silahlar buraya nasıl geldi? Hiç terör yokken PKK nasıl bu kadar güçlendi? O gücü ona kim verdi? Defalarca söyledim yanlış yapıyorsunuz diye. PKK mahkemelerini kurdu, vergi dairelerini kurdu, askere alma dairelerini kurdu. Ne yapıyorsunuz diye sorduğumda siz bu işi bilmiyorsunuz dediler. Bu iş silahla çözülmez, TBMM’de çözülür dediğim zaman siz bunu çözemezsiniz dediler. Sonra şimdi diyorlar ki bu iş Meclis'te çözülür, haklısın. İyi de bu kadar kan aktıktan sonra mı uyandınız? Toplumsal barışın sağlanması lazım. Yeniden başa döndüler her seferinde. 8 Haziran’dan sonra döndüler. Çünkü tek başlarına iktidar olamadılar. Peki neden bu terör? Tek başlarına iktidar olmak için Türkiye'nin kaosa sürüklenmesi lazımdı. Kan ve gözyaşına boğulması lazımdı Türkiye'nin. Onların bakanı söylüyor bunu. Eğer başkan seçtirseydiniz bunların hiç birisi olmayacaktı diyor. Eğer bizi tek başına iktidara getirseydiniz bunların hiç birisi olmayacaktı deniyor. Vatandaşa bak ağlıyorsun, gözyaşı döküyorsun, perişan oldun gel bana oy ver, ben tek başıma iktidar olayım, bunları önleyeceğim. 13 yılda önleyemedin 14. yılda mı önleyeceksin? Bu sorun onların anlayışıyla çözülmez. Hiç birisi samimi ve dürüst değil. Kişisel gizli bir ajandanız olmayacak dedik. Kişisel ve gizli bir ajandaları var onların. Halka hesabını veremeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz dedik. Girdiler ki görüşme tutanaklarını açıklayamıyorlar. Topluma bilgi vereceksiniz dedik. Vermediler. Bu sorunu biz çözeriz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin çözümu nedir peki? Akan kanı durdurma adına bir Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı olursa ilk hamle ne olacak o silahlar nasıl susacak?

Ben bu sorunu çözeceğim. Ben Türkiye'yi düşünüyorum. Hesabını veremeyeceğim hiçbir angajmanım yok. Parlamentoda çözeceğim ben bu olayı. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasi gelmek zorundadır. Sorun demokrasi ve daha fazla özgürlükle çözülür. Biz sorunu çözmek için yol haritasını bizzat ben götürüp dönemin Başbakanı'na verdim. Hiçbir siyasi lider bunu yapmamıştır. Bu böyle çözülmez dediler. Şimdi bizim yolumuza ağır ağır geliyorlar.

Operasyonlar devam edecek mi Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında?

Kim eline silah alır bir kişiyi öldürürse biz, "Bunu ben görmeyeceğim" diyemezsiniz. Hukuk zemininde çözeceksiniz bu olayı.

Güneydoğu’da bazı ilçelerden gelen özerklik açıklamalarını nasıl buluyorsunuz?

Asla doğru bulmuyoruz. Biz AB’nin yerel yönetim özerklik şartını kabul ediyoruz. Bu zaten yasalaştı, rahmetli Ecevit’in başbakan olduğu dönemde bunun yasası çıktı zaten. Uygulaması hükümete bırakılmış. İzmir için de Trabzon için de geçerli. Ankara’da bakanların kuyruğuna takılıp para dilenmeyecekler. Zaten yerel yönetimler özerk. Belediye başkanını kim seçiyor? Meclisi var, ayrı bütçesi var, başkanı var. Kaynaklar yasadışı kullanılıyorsa, yolsuzluklar varsa merkezi otorite denetler. 1930’lardan beri var bu. 30 Ağustos’u kutladık, o savaşta beraber değil miydik? Şehitlerimiz beraber değil mi? Çanakkale’ye bakın. Bizi bölen 13 yıllık siyasal anlayıştır. Teröre prim asla vermeyeceksiniz. Oslo tutanaklarında diyor ki bir görevli sizin Türkiye’de nerelere silah deposu yığdığınızı çok iyi biliyoruz. Bütün şehirler silah deposu. Bu ülkeyi kim yönetiyor 13 yıldır.

Siz ülkenin seçim yapılamaz halde olduğunu düşünüyor musunuz şu anda?

Hayır seçim yapılabilir ama Doğu ve Güneydoğu’da sandıkları korumanın zor olduğunu da tahmin ediyoruz tabi.

Sayın cumhurbaşkanı tüm güvenlik birimleri bölgede olacak, 7 Haziran’da yaşananlar 1 Kasım’da yaşanmayacak diye açıklamaları var.

Söylediklerinin hiçbir ağırlığı yok. Koskoca karakola sahip çıkamıyorlar sandığa çıkacak. Ne Güneydoğu’yu biliyor ne Türkiye'nin sorunlarını biliyor. Türkiye'yi bir ateş çemberinin içine soktu. Bari kaçak sarayında konuşma, sus yerinde otur. Bağrımıza taş basalım seni orada oturtalım. Hala intikam hırsıyla, kinle konuşuyor. Vatandaşı yeteri kadar böldü. Bu ülkede insanlar benim komşumun kimliği nedir mezhebi nedir diye sormazdı. Şimdi insanlar komşusuna öyle bakmak zorunda kalıyor neredeyse. Her siyasi görüşe saygı duyarız. İnanç ve kimlik farklılıklarını bu ülkenin zenginliği olarak görmemiz lazım. Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye sokuluyor. Buradan Türkiye'yi ancak ve ancak biz kurtarabiliriz. Çünkü biz hiçbir ayrımcılık yapmıyoruz. Türkiye'nin sorunlarını çözelim refaha kavuşsun bizi iktidardan alsınlar.

Haberin devamı için TIKLAYINIZ

NTV

 
31 Ağustos 2015 Pazartesi 19:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji