MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Siyaset » Kılıçdaroğlu"AK Parti doğrusunu yaptı"

Kılıçdaroğlu"AK Parti doğrusunu yaptı"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında ABD'nin Suriye hedefini, İsrail'e bakışını, AK Parti'yi haklı bulduğu konuyu açıkladı.

 
 
Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Eğer Suriye müdahalesi Amerika'nın istediği şekilde sonuçlanırsa oradaki Kürt bölgesi de kopacaktır. Ortadoğu'da daha farklı yapılanmanın yolu açılacaktır. Amerika, İsrail'den sonra kendisine yüzde yüz bağlı ikinci bir devletin oluşumunu sağlayacaktır'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Habertürk televizyonunda katıldığı canlı yayında, 50 bin çocuğun YGS'den özellikle matematikten sıfır puan almasının çok önemli olduğunu belirterek, eğitim politikalarında geriye doğru gidiş olduğunu öne sürdü.

''Size yönelik şu eleştiri geliyor; CHP lideri Suriye'deki vahşeti açık net dille kınamıyor. Bunun sebebi nedir?'' sorusunu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Suriye'de halkın tepkilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Bazı CHP'lilerin Suriye'ye giderek, çeşitli görüşmeler yaptığını anlatan Kılıçdaroğlu, CHP'li milletvekillerinin kamplara gitmesine izin verilmediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, geçen hafta TBMM'nin Suriye'yle ilgili ortak deklarasyon yayımlamasını teklif ettiklerini ve AK Parti'nin bunu reddettiğini dile getirdi. Suriye'ye dışarıdan yapılacak silahlı bir müdahaleye karşı olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, sorunun diplomatik yıllarla çözüleceğine inandığını belirtti.

Türkiye ile Suriye arasındaki çok iyi olan ilişkilerin bir anda değişmesinin Amerika'nın stratejilerinden kaynaklandığını ileri süren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin batının egemen güçlerinin Ortadoğu'daki taşeronluğunu yaptığını savundu.

''Türkiye'nin, kendi hassas dengelerini dikkate alarak, Ortadoğu'ya yapacağı müdahalenin Türkiye'ye de sıçrayacağını düşünerek çok dikkatli adım atması lazım'' diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin başka güçlerin düzenlediği tezgahların parçası olmaması gerektiğini söyledi.

Talabani'nin kendisini 2 kez Irak'a davet ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''Şu süreçte Irak'a gittiğim zaman sanki Suriye yönetimine destek veriyormuşuz gibi bir algı çıkabilir ortaya. O algıyı da şu aşamada doğru görmüyorum'' dedi.

''Amerika'nın Ortadoğu'da en güvendiği İsrail''

Terör örgütü ile görüşmelerin devam ettiğine inandıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, terörün çözülmesinin toplumsal destekle mümkün olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, siyasi partilerin, sorunun çözümüne iyi niyetle destek vermeleri gerektiğini ifade etti.

Kimsenin kan dökülmesini istemediğine işaret eden Kılıçdaroğlu, gelinen noktada AK Parti'nin ''Sorunu tek başıma çözeceğim'' diye yola çıktığını ama sonuç alamadığını savundu.

Kılıçdaroğlu, ''Suriye'de ve Irak'ta bağımsız Kürt devlet kurulacağı yönünde tartışma yürütüldü. Sizin düşünceniz nedir?'' sorusunu yanıtlarken, şunları kaydetti:

''Büyük fotoğrafa bakın. Amerika'nın Ortadoğu'da en güvendiği İsrail, güvendiği ikinci bir ülke yok. Eğer Suriye müdahalesi Amerika'nın istediği şekilde sonuçlanırsa oradaki Kürt bölgesi de kopacaktır. Ortadoğu'da daha farklı yapılanmanın yolu açılacaktır. Amerika, İsrail'den sonra kendisine yüzde yüz bağlı ikinci bir devletin oluşumunu sağlayacaktır. Bunu hep beraber göreceğiz.''

''O çocuğun, babasını döven birisine dostluk beslemesi mümkün değil''

Hükümetlerin, güneydoğuyla sağlıklı bir politika güttüğü kanısında olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, 1976 yılında, Maliye Bakanlığı'nda hesap uzmanı olarak görev yaparken Diyarbakır'da yaşadığı bir olayı anlattı. Bir köye gittiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, muhtarı beklerken askerlerin köye geldiğini ve eve girdiğini, bu sırada bir kadının evin yan penceresinden uzun namlulu bir silahı eteğinin altına saklayarak kaçtığını dile getirdi. Askerlerin evden çıkardıkları bir adama dipçikle vurduklarını ve askeri kamyona koyduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, askerlerin başındaki genç birinin bir sopayla köyün erkeklerine vurduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''O çocuklar, babalarını seyrediyordu. Bir erkek çocuk için babanın ne olduğunu hepimizin bilmesi lazım. O çocuğun, babasını döven birisine dostluk beslemesi mümkün değil'' diye konuştu.

Aslında bölge halkının ayrılmak istemediğini bildiren Kılıçdaroğlu, ''Onların taleplerine gözlerimizi kapatık, önyargıyla yaklaştık, silahla, sopayla... Bunlar, sonuçta bizi bu noktaya getirdi. Samimi inancım şu, eğer biz, olaylara devletin despot gözüyle bakmazsak, insani gözle yaklaşırsak, onların talepleri var, taleplerini saygıyla karşılamamız gerekir'' dedi.

''Cumhurbaşkanı seçimlerinin Ağustos'ta yapılmasını bekliyorum''

Kılıçdaroğlu, ''Cumhurbaşkanı profilini belirlediniz mi?'' sorusu üzerine, halkın sevdiği, saygı duyduğu, geçmişiyle halka güven veren, dünya liderleriyle rahat ilişki kurabilecek ve merkez sağın da rahatlıkla oy vereceği bir profil düşündüğünü ifade etti.

Ağustos ayında Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, ''Evet. Yasayla anayasada değişiklik yapılmaz. Böyle bir hukuk garabeti ilk kez Türkiye'de oldu'' dedi.

5 yılda bir Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılması ve Cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesi için Anayasa'nın değiştirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, yasayla beş yıllık sürenin yedi yıla çıkarıldığını belirtti. Kılıçdaroğlu, ''Yasayla anayasa değişmez. Dünyanın hiçbir hukuk normu da bunu kabul etmez. Dolayısıyla yapılan düzenleme açıkça Anayasa'ya aykırı bir düzenleme, ama Anayasa Mahkemesi aksine karar alırsa bunu herhalde en çok hukukçular tartışacaktır'' dedi.

''Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Ağustos'ta yapılmasının en çok Başbakan Erdoğan'a yaramaz mı sizce? Çünkü ne kadar çabuk çıkarsa belki kendi açısından o kadar iyi olur. Neticede de müthiş bir halk desteğine sahip bir liderden söz ediyoruz'' denilmesi üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Anayasa Mahkemesi kararından sonra sürecin AKP için çok rahat olacağını düşünmüyorum. Önce sayın Cumhurbaşkanı devam edecek mi? etmeyecek mi? Çünkü ikinci beş yıl için kendisi aday olacak mı? olmayacak mı? Onu da bilmiyoruz'' ifadelerini kullandı.

''Anayasa Mahkemesi'nin tarafsız olduğuna ben şahsen inanmıyorum''

''Anayasa Mahkemesi'nin bağımsız olduğuna inanıyor musunuz?'' şeklindeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi'nin siyasal bir mahkeme olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, ''Bütün mesele şu. Evrensel hukuku özümsemiş bir yapı içinde anayasaya bakmak gerekiyor. Orada her şey yazılı değil. Boşluklarını da kendi yorumlarıyla doldurması gerekiyor. Eğer Anayasa Mahkemesi, evrensel hukukun gerektirdiği bakış açısı içinde sorunlara bakar ve çözüm üretirse zaten kimsenin itiraz etmeye hakkı yok. Geçmişte pek çok konuda Anayasa Mahkemesi demokrasimizin gelişmesi açısından çok güzel kararlar vermiştir. Bu süreçte Anayasa Mahkemesi'nin tarafsız olduğuna ben şahsen inanmıyorum. Birden fazla örnek verebilirim'' diye konuştu.

''Çevik Bir'e 28 Şubat'ta SSK Genel Müdürü olarak sizinle ilgili sorular soruldu. Müdahil olmayı düşünüyor musunuz? şeklindeki bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, 28 Şubat sürecinin sorgulanması gereken bir süreç olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu, 28 Şubat sürecinde kararları Milli Güvenlik Kurulu'nun aldığını ifade ederek, dönemin Başbakanı Erbakan'ın da talimatı yayımladığını anlattı.

Her bakanlığa Başbakanlıktan yazı gittiğini, Başbakanlığın da bu yazıları bürokratlara gönderdiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Bu sürece baktığımızda MGK'dan aşağıya doğru gelen bir silsile var. Eğer bu silsile içinde hukuk dışı bir işlem yapılmışsa bu sorgulanmalı. Mahkemeye çıkmalı, kişiler yargılanmalı, hiçbir itirazımız yok buna. Ama intikam hırsıyla yola çıkarsanız adaleti yakalayamazsınız, mağdurlar yaratırsınız'' dedi.

Özel yetkili mahkemelere karşı olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bu mahkemelerin adalet dağıtamayacağını savundu.

''e-muhtıra karşısında AK Parti'nin tavrı doğruydu''

Kılıçdaroğlu, darbeye karşı savunmanın sivilin görevi olduğunu belirtti ve ''Eğer bu ülkede darbe olursa tankın önüne önce ben çıkacağım. Artık darbeden bu ülke çok şey çekti. Yeter artık demenin zamanı'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun bu sözlerine karşılık ''27 Nisan e-muhtırası karşısında AK Parti'nin sergilediği tavrı da o zaman belki onaylıyor, belki alkışlıyorsunuzdur'' denilmesi üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Doğruydu. Ama ona da hesap sorulması lazımdı. Ona niye hesap sorulmuyor?'' dedi.

Bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, ''28 Şubat'ta ben de fişlendim, öyle anlaşılıyor. Bu fişlenmeyi de ben AKP'lilerden duydum, beni eleştirirken onların medyaları ilk kez yazdı. Ondan sonra sayın Başbakan olmak üzere bunu kullandılar. Ben dava açtım, bu davaya Başbakanlık bir rapor gönderdi, benimle ilgili bir ihbar raporu. Ben ilk kez orada gördüm o raporu. Onun üzerine avukata söyledim davaya girmesin, o dava düşsün çünkü benim muhatabım artık Başbakanlık. Başbakanlık aleyhine dava açtık. Danıştay'da dava görülüyor. Nasıl bir karar çıkar onu bilmiyorum'' dedi.

Nasıl fişlendiğinin sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, ''Fişleme, yani işte Kılıçdaroğlu'nun soyadı Karabulut'tu, soyadından başlayarak pek çok yalan yanlış bilgi var. Neler yok ki? Şahsen ben okuyunca yüzüm kızardı, olmayacak şeyler var, hayali şeyler yazılmış oraya'' diye konuştu.

''(27 Nisan bildirisinde hükümetin duruşunu alkışlıyorum) demiştiniz. CHP'nin duruşunu nasıl yorumluyorsunuz?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ''Daha net bir duruş sergilenebilirdi. Yani e-muhtırayı kabul etmediğini, doğru olmadığını, demokrasiye aykırı olduğunu çok daha net bir dille ifade edebilirdi'' dedi.

''Demirel'i tartışmaların dışında tutmak gerekiyor''

28 Şubat sürecinde dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in doğrudan olayı hazırlayan, belgeleri hazırlayan olmadığını, cumhurbaşkanlarının konumunun farklı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, ''O konumu dikkate almamız ve onu bu tartışmaların dışına özenle çekmemiz gerekiyor'' dedi.

''O sürecin bir mağduru olarak, Başbakanlık aleyhine dava açtığını'' dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Bu davanın ayrıntılarını bilmeden, tutanaklarını görmeden siz gidip müdahil olursanız, sizin samimiyetinizden herkes kaygı duyar. Benim müdahil olabilmem için onu bilmem lazım, ayrıntıları görmem lazım. Kişisel olarak mağdur olduğum bir alan var. Onunla ilgili davamı açtım.'' sabah
 
 
21 Nisan 2012 Cumartesi 10:48
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji