Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Gündem » Kim neden kazanır, kim neden kaybeder? -2... Abdullah Ayan yazdı

Kim neden kazanır, kim neden kaybeder? -2... Abdullah Ayan yazdı

Özcan, Kocamaz, Sever neden kazanır, neden kaybeder sorularına cevap oluşturacak faktörler..

 
 
Kim neden kazanır, kim neden kaybeder?  -2... Abdullah Ayan yazdı
Gelelim 30 Mart akşamı çıkacak tabloyu oturup sorgulayacaklara seçimden önce kimin neden kaybettiğini, kimin nasıl olup ta kazandığını anlatacak özetin de özeti ipuçlarına...

Macit Özcan kazanır çünkü:

Hiç bir rakiple polemiğe girmedi, kendisine yöneltilen tüm eleştirilere yanıt dahi vermedi, hatta tartışmalara açık platformlarda bulunmaktan bile özenle kaçındı. Hepsinden de önemlisi "barış ve huzur kenti" algısını yaptıklarının, yapacaklarının önüne çıkaran strateji izledi.

Özcan' ın seçimi almasında en önemli faktör CHP teşkilatının bana göre 1977 Ecevit döneminden beri tanık olmadığım ciddiyette kampanyaya ilin en ücra köyüne kadar verdiği destekti.

CHP Büyükşehir dâhil adayların belli olmasının ardından eski hastalık hizip kavgalarını fazla öne çıkarmadı, tüm Milletvekilleri kavgalarını, beklentilerini öteleyip tam cephe sahaya indiler. Çok partili dönemden beri çok farklı cephelerde yer alsalar da Vekillerden ne küçük belde, mahalledeki sade partiliye kadar böylesine bir dayanışmaya ve Anamur'dan- Yenice'ye kadar tüm il genelinde tam saha prese tanık olduk.

Ama asıl son dakika kararsızlarını etkileyen faktöre dikkat çekmek gerekiyor. O da barış içinde bir arada yaşama arzusu ve mevcut dengelerin bozulma riskine karşı geliştirilen refleks. Kürdünden milliyetçisine kadar pek çok insan, bu kentte mevcut huzur havası bozulmasın, bu havanın oluşmasında Özcan' ın payı var noktasında "yetmez ama Özcan" dedi.

Macit Özcan kaybeder çünkü:

15 yıllık Başkanlığın tüm siyaset için kullandığım metalik yorgunluğu burada da ortaya çıktı.

Her zaman olduğu gibi değişim faktörü ağır bastı.

Daha önemlisi insanlar, diğer kentlerin yokluk içinde hayata geçirdiği projelere, son on yılda çağdaş, yaşanabilir onca kenti gıptayla seyredip bunca zenginliğe sahip Mersin' de bunlar neden yok sorusunu öne çıkardılar ve bu kararsız seçmen üzerinde rol oynadı.

**

Burhanettin Kocamaz kazanır, çünkü:

Çok çalıştı, futbol deyimiyle sahada basmadık yer bırakmadı, enerjisinin son noktasına kadar efor sarf etti. Özcan' dan bıkkınlık, 2011 seçimlerinde MHP' den kaçan oyların önemli bir bölümünün yeniden kendisine dönmesini sağladı.

17 Aralık süreciyle ortaya çıkan tablo da Kocamaz' a yaradı. 2009-2011 dönemleri arasında MHP' den kaçan 8 puanlık oyun CHP' ye gideni dönmese de, AKP' ye gideni geri döndü. Barış sürecinden rahatsızlık duyan özellikle de Mersin' in kırsalıyla özdeşleşen milliyetçi kesimi bir kez daha MHP' de kenetlendi.

Kocamaz neden kaybeder?

"Üç hilali taş binaya dikeceğiz" ,

"Mersin'e barış ve huzur getireceğiz"

Gibisinden söylemler, hiç bir partiye bağlı olmayan sessiz seçmen başta olmak üzere, "eyvah bu kentte iyi kötü bir barışımız var, o da mı elden gidecek" algısının belli kesimler üzerinde etkili olmasına yol açtı. Aday olmak için ülkücü taban üzerinde etkili olan kimi söylem, bu kez seçilmek için MHP dışında kazanılması gereken diğer seçmen kitlesini tedirgin etti. Gerçi bunu gören Kocamaz son dönemde "Mersin'i birlikte yöneteceğiz, kimsenin yaşamına, içkisine karışmayacağız" dedi ama bu hamle kendi eliyle yarattığı ilk algıyı yıkmaya yetmedi.

CHP' nin Özcan etrafında kenetlenmesinin tam aksine MHP yerel teşkilatlarının Kocamaz' a yaklaşımları aynı sıcaklıkta olmadı. 2009 seçimlerini kazanmasa da, partisini il genelinde birinciliğe taşıyan ve örgütçülüğü tartışılmaz Mahmut Tat küstürülmekle kalmadı, deyim yerindeyse kapının dışına atıldı.

Oysa Tarsus adayı yapılarak elden gitmekte olan bir ilçe hem bugünden daha iyi bir adayla kazanılabilirdi hem de Tat' ın performansı, enerjisi yok sayılacağına partinin başarısına eklemlenebilirdi.

**

Mustafa Sever neden kazanır? :

Gençliği, enerjisi, iktidar partisinin adayı olmasına rağmen Özcan ve Kocamaz' ın aksine çok sınırlı, mütevazı imkânlarla sürdürmeye çalıştığı kampanya seçmen nezdinde onun mazlum olarak algılanmasına yol açtı, mazlum ve mağdur algısının kitleler üzerindeki etkisini anlatmama gerek yok.

Sever' in geçmişteki AK Parti Büyükşehir adaylarından ayıran en büyük şansı barış sürecinin muhafazakâr Kürtler üzerindeki etkisi...

"İlçelerde BDP' ye Büyükşehir' de AK Parti adayına" formülü yüksek sesle dile getirilmese de, özellikle Akdeniz, Toroslar' da epeyi karşılık buldu. 2009' da AK Partiden uzak durup 2011'de sandığa koşan hayli ciddi oranda muhafazakâr Kürt (Akdeniz ve Toroslar' daki oyları 55 bin civarında) iki ilçede BDP' li adaylara yönelirken Büyükşehir'de Sever' in adını bilmese de AK Parti adayını tercih etti.

2004 ve 2009' da "kaos dengesi bozulmasın, kent barışına halel gelmesin" diye Özcan'a kerhen oy vermek zorunda kalanların bir kısmı Sever' in de Başkan seçilmesi halinde o dengeye halel gelmeyeceği, üstelik buna ilaveten hizmet alma konusunda üvey evlat muamelesi gören kentin, AK Parti adayını seçmesi halinde, iktidarın çok daha fazla kaynak ayıracağı, hizmetten daha çok yararlanacağı beklentisi de etkili oldu. Pragmatist yaklaşım Mersin' in hiç bir partiye angaje olmamış kararsız seçmeninin karar aşamasında önemli rol oynadı.

Sever neden kaybeder? :

Mersin 2011' de birinci yaptığı AK Parti' ye, gezi olaylarıyla başlayan süreçten itibaren tedirginlik duymaya başladı. Tıpkı İzmir başta olmak üzere kıyılara 'yaşam tarzına müdahale korkusu' ile yansıyan sendrom Mersin' de çok etkili oldu. Gezi olaylarının ardından homojenliğin yoğun olduğu bölgelerde kenetlenen ve adeta cepheyi andıran tabanın aksine, Mersin gibi kıyı kentlerinde dağılma yaşandı.

Bazı bölgelerdeki güçlenme, iş Mersin'e geldiğinde erozyona uğradı. Hele 17 Aralık sonrasındaki süreç ve AK Partinin de Sever' in de en çok güvendiği Bakan Çağlayan' ın sahaya çıkıp sonucu tek başına belirleme beklentisini de boşa çıkardı.

Çağlayan' ın güç zırhını kaybetmesi, Bakanlık koltuğundan inmesi Mersin' in 'büyük ağabeylerinin!' pamuk ellerini ceplerine sokup, çok büyük bütçeli gümbür gümbür bir kampanya yürütme hayalini de 17 Aralıkla gelen dönemde kâbusa çevirdi.

Mersin ölçeğinde bir Büyükşehir kampanyasının asgari bütçesi bile ancak genel merkezin devreye girmesiyle giderilmeye çalışıldı.

Çağlayan hakkındaki iddialar büyük kitlelere dönük geniş katılımlı toplantılar yerine bazen feodal yanı ağır basan kimi ilişkilerin devreye sokulmasına yol açtı. Bu ise o kesimler dışında kalan asıl kesimi tedirgin etti.

Sever kampanyada öne çıkaracağı argümanları dile getirmede çok zayıf kaldı. "Ben Bakanlıkta çalışırken 110 bin Mersin' linin işini yaptım" gibisinden sessiz seçmene hiç bir şey ifade etmeyen, yer yer gülümseten, yer yer 'işi gücü bırakmış oturup 110 bin kişiyi mi saymış? gibisinden düşündüren söylemler muhatap bulamadı, zaten toplumda sanıldığı gibi bir karşılığı da yoktu.

İktidar partisini arkasına alan bir adayın Özcan ve Kocamaz' dan farklı, en büyük avantajı "çılgın projelerle" tüm Mersini ayağa kaldıracak bir heyecan dalgası yaratma şansıydı.

Sever bunu değerlendirmek şöyle dursun, bu tip projelerden haberi olmayan kente gelmiş yabancı gibi dolaştı, durdu.

Mersin 2004' te de, 2009' da da yabancı olarak algıladığı ve benimsemediği AK Partili adaylara oy vermemişti (Birileri iş adamı kimliğine rağmen Mahmut Arslan' ın nasıl olup ta yabancı görüldüğünü anlamakta zorlanabilir, işin gerçeğini anlatmak için benim de o günlerde içinde olduğum ve Kadri Şaman' a karşı yanında yer aldığımız cephenin öz eleştirisini beklemek gerekiyor, yazı konusu bu olmadığı için konuyu es geçiyorum ama bugün aklıselimle şunu en iddialı biçimde söyleyebilirim. 2004' te en önemli rollerden birine soyunduğum Şaman' ın önünü kesen ve Arslan' ı adaylıkta alternatifsiz bırakan proje hayata geçmese, aday olacak Şaman 2004'te Mersin Büyükşehir başkanı olurdu ve belki de kentin kaderi çok farklı biçimde gelişirdi. Dediğim gibi bu farklı ama çok önemli ve öz eleştirimi de yapmam gereken bir konudur ve ilk fırsatta tüm perde arkası detaylarıyla kaleme alacağım)

O kentin benimsemediği ve yabancı olarak gördüğü gerçeğinden ders çıkarılmayınca, aynı yanlış üçüncü kez denendi, yine kentin dışarıdan beyaz atlı prensle kazanılacağı sanıldı, Sever tercihinde ne temayül yoklamaları, ne de anketler rol oynadı. Adayın belirleneceği gün önlerine koyulan iki isim arasından ehven-i şer gördükleri Sever tercihini yapan o günlerin Bakanı Çağlayan ve il başkanı Salt' ın seçimi Mersin'e AK Parti adayı olarak yansıdı.

Mersin'linin bugüne kadar dışarıdan dayatılan adaylara oy vermediği gerçeği göz ardı edildi.

Bir başka önemli nokta Mersin' i zıplatacak hayal projelerdi.

Örneğin 'Nitelikli Bölgeler' kendisinin Bakan yardımcılığını yaptığı Ekonomi Bakanlığının ve Çağlayan' ın yıllardır dile getirdiği, Mersin' in kaderini kökten değiştirecek ve bölgesinin yıldızı haline getirecek, tüm kent dinamiklerini heyecandan ayağa fırlatacak projelerdi, ben bir kez bile dile getirdiğini duymadım. Oysa Sever etrafını saran bir kaç amatör yerine Google' den Mersin' i tarasa bu tip fikir aşamasında yaşama geçmeyi bekleyen pek çok projeye rastlar, onlardan esinlenebilirdi.

Çevresinde yer alan amatörlerin kulağına fısıldadığı "kavşak, alt geçit, kent meydanı, Müftü deresi" gibi çocukların bile dudak bükeceği 'küçük projelerden' öte bir şey ortaya koyamadığı yadsınamaz genel kabul gören gerçek olarak orta yerde duruyor.

Oysa tek başına 'kontayner terminal liman projesi' bile projenin yaratacağı katma değeri, kentin kaderini nasıl değiştirip Mersin' i orta milli gelir tuzağından kurtararak ülkenin en zengini konumuna getireceği beklentisine tüm kent dinamiklerini, ondan da öte seçmenin başını döndürecek önemdeydi.

TBMM' den onaylanıp hayata geçmek için gün sayan ama yıllardır dile getiren Çağlayan'ın son zamanlarda ne hikmetse unuttuğu Türkiye' nin en önemli iki yeni HUB Limanı projesinden birini çıkıp anlatmak, Başkan seçilirse bu projenin takipçisi ve her türlü kent olanağını buna hasredeceğini söylemek Sever' in makûs talihini değiştirebilirdi, yapmadı...

Mersin' de AK Partinin kazanma ihtimali yüksek iki merkez ilçesinde, AK Partiyi 2011' de birinci yapan muhafazakâr Kürtler bu kez kendi ilçe adaylarına yönelince, o akışkanlık ta Sever' in aleyhine oldu. 13 ilçenin içinde oyların neredeyse %75'ini barındıran Tarsus, Akdeniz, Toroslar, Yenişehir, Mezitli hatta Silifke' de üçüncülüğe düşmüş bir partinin Büyükşehir'i kazanması neredeyse imkânsızdı...

Karşılaştığımız tablo budur, 30 Marttan önce bunları yazarak risk aldığımı biliyorum. Ama ne yaparsınız can çıkmadıkça huy çıkmıyor, ısırsanız da dil durmuyor...

 
28 Mart 2014 Cuma 08:41
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:03
  • Güneş05:47
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:35
  • Akşam19:32
  • Yatsı21:04
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' yayımlandı.
1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
1874 - Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu.
1901 - New York, otomobiller plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.
1914 - İngiliz Fransız kuvvetleri Çanakkale'ye çıkarma harekatı başlattı. Kara savaşları başladı.
1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.
1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.
1918 - Türkiye'de, Kars ve Ardahan işgalden kurtuldu.
1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1926 - Türkiye İstatistik Kurumu (o dönemki adıyla Merkezi İstatistik Dairesi) kuruldu.
1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti.
1941 - Başkomutan Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok vefat etti.
1945 - 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi.
1946 - İstanbul Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı.
1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.
1957 - Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.
1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.
1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.
1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.
1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.
1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.
2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.
2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.
2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji