CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Gündem » Kışla arazisi kimin?...Abdullah Ayan yazdı

Kışla arazisi kimin?...Abdullah Ayan yazdı

Azınlık malları ve 60 darbesinde Oyak' a sunulan kışla arazisi..

 
 
Kışla arazisi kimin?...Abdullah Ayan yazdı





1935’te şehir planını yapmak üzere Mersin’e gelen Jansen, günümüzdeki askeri lojmanlar ve bir kısmı yine halka kapalı yeşil alan olarak değerlendirilen o günlerin Kışlasına bakıp yetkilileri uyarır, deniz kenarına askeri müessese iskânının tehlikeli sonuçlarına dikkat çeker.

Şöyle der o günlerde ileri görüşlü Jansen:

“Şehrin güneybatısında Mersin nehrinin (Müftü deresi) yanındaki kışla buradan göçürülerek şehrin dışında uygun yere yerleştirilmelidir. Düşmanın en fazla taarruz hedefi olan böyle askeri bir müessesinin iskân mıntıkası yanında bulunuşu caiz değildir."

Savaş tamtamları daha çalmadan, 1935’te Kışlayı kent dışına taşımayı öneren Jansen, Müftü Deresine kadar uzanan bölgeyi dinlenme, eğlence, kısaca günümüzdeki tanımıyla turizm bölgesi olarak tasarlamıştı.

1941’e kadar 23.piyade alayına ev sahipliği yapan, o tarihte birlik Trakya bölgesine kaydırılırken, güvenlik nedeniyle Mersin’e nakledilen Heybeliada’daki Deniz Harp okuluna kucak açan Çamlıbel’deki askeri kışlanın bir bölümü askeri lojmanlara ayrıldı. Stadyuma doğru olan ağaçlıklı alan ise ne zaman ve nasıl olduysa OYAK’a geçti. OYAK 29 bin 402 m2 lik bu araziyi 1993’ten beri satışa çıkarıp durur. (Bir ara MTSO almak istedi ama olmadı. Bildiğim son ihaleye ise Aralık 2011’de çıkıldı. O ihalenin sonuçlanmaması da sürpriz olmaz.)

Nakkaş ailesince Mısır asıllı iş adamından bin altın liraya alınan ve büyükçe bölümü 1904 yılında Kışla yapılmak üzere o günlerdeki Mersin Mutasarrıflığına devredilen bölgeyi ve yüz yıllık macerasını ele almak gerektiğine bugün her zamankinden daha çok inanıyorum.

"Neden bugün?" sorularını duyar gibiyim.

'Bugün' çünkü demokratikleşme paketinde azınlık mallarının iadesiyle ilgili çalışmalar yapıldığına göre, bu alanda yeterince mağduriyet yaşanmış Mersin' de de başta bazı kilise ve müştemilatı olmak üzere belli bir dönem büyük mağduriyetler yaşamış yabancıların kimi mallarının iadesine yönelik olanakların el verdiği çerçevede adımlar atılmalı.

Örnek mi?

Katolik kilisesinin malı olan ve bugün Vakıflar İdaresinin iş hanları yapma girişimlerinde bulunduğu Gar binasıyla Toroslar Hastanesi arasında kalan arazilerden geriye kalanlar neden gerçek sahiplerine iade edilmez?

Camiye dönüştürülen Maroni kilisesi yine ibadethane olarak kalmak kaydıyla gerçek sahiplerinin uğradığı mağduriyet giderilemez mi?

Sursok' ların elinden alınan ve Belediyece hâl binası yapıldıktan sonra sanki Belediyenin malıymış gibi dükkan dükkan bölünüp haraç mezat satılan günümüzün Balıkçı Pazarıyla ilgili acı hatıraları, yağmalanan Bodosaki tesislerini (Hastane caddesinin neredeyse yarısı mülkü idi, fabrika üniteleri ise günümüzdeki gökdelen üzerinde yer alıyordu) bir yana bırakıyorum.

Gelelim çok daha önemli ve güncel konuya, eninde sonunda Müftü Deresi ve çevresinin yeniden düzenlenmesi gündeme geldiğinde ister istemez kafa yormamız, değerlendirmemiz gereken Kışla arazisine...

Arazi yukarıda da değindiğim gibi Levanten Nakkaş ailesine ait ve Mersin' e geldiklerinde Mısırlı bir arap Hıristiyan'dan bin altın liraya satın aldıkları ipek böcekçiliği yapılan çiftlik.

Sonra ne oluyorsa oluyor, Mutasarrıf Nazım bey' in devreye girmesiyle Kışla binası yapılmak üzere el değiştiriyor. Mersin Kışlası başta 23. Piyade Alayına ev sahipliği yapıyor. İkinci dünya savaşında İstanbul güvenlik açısından riskli hale gelince 23. Piyade Alayı Trakya' ya kaydırılır. Mersin Kışlasına ise Heybeliada' daki Deniz Harp Okulu nakledilir. Harp Okulu savaş bitimine kadar öğrencilerini burada eğitecektir.

Kışla binasının yer aldığı arazinin kente kazandırılması için ilk çalışmalar savaştan çok önce, 1935 yılında Kent planını yapmak üzere Mersin' e gelen şehircilik uzmanı Jansen tarafından başlatılır.

Jansen o günlerde sahilde yer alan arazi üzerinde otel ve eğlence merkezlerinin de yar aldığı bir sağlık kompleksi önermekte...

1935 tarihli Jansen planının o bölümünde hayal ettiği dinlenme, eğlenme bölgesini ne de güzel anlatır:

" Kışlanın mevcut bulunduğu şimdiki saha ise deniz ve nehir kenarı ile plaja yakınlığı da göz önünde bulundurularak bir otelin de içinde yer aldığı büyük salonların bulunduğu bir kurhaus için çok müsait bir yerdir. Kurhausun etrafında taraçalı tesisat, sandal köprüsü, musiki pavyonu, gül bahçesi ve tenis meydanlığı mevcut olacaktır. Burayı zengin ağaç gruplarının gölgesi saracaktır.

Ahalinin gezintisine hizmet edici sahil promenatını, kurhausun etrafına ve buradan da deniz fenerinin batısıyla yeniden denize kadar uzatılmasına imkân verilmiştir. Bu suretle Kurhaus' taki misafirler tam sükûnet içinde yaşayacaklardır."

Ne yazık ki Jansen' ın diğer önerileri gibi planın bu bölümüne de kimse itibar etmez.

Oysa o günlerde öneri hayat bulsa, Mersin bölge bir yana doğu Akdeniz' in en önemli turizm ve sağlık merkezi haline gelecektir.

1960' a kadar unutulur, uyutulur konu...

Ta ki 1960 Ocak ayında Menderes' in tarihi Mersin ziyaretine kadar.

Menderes, Kışla arazisinin kente ve özellikle turizme kazandırılması için düşüncelerini dile getirmekle kalmaz, konuyla alakalı Bakanları ve bürokratik mekanizmaları hemen harekete geçirir.

Üç bakandan oluşan bir heyet Mersin' de gerekli incelemeleri yaparak devir işlemleri konusunda mutabakata varır.

19 Ocak 1960 tarihli gazeteler müjdeli haberin yer aldığı manşetle çıkacaktır.

Habere göre Kışla arazisi üzerinde Vakıflar Genel Müdürlüğünce 120 odalı otel yapılıp en kısa zamanda hizmete girecektir.

Sonrasını biliyoruz. 27 Mayıs darbesi ve ardından hatırlanması bile baş ağrıtacak tabu haline getirilen Kışla arazisi...

Hazır geçmişin dokunulması netameli tüm konularını konuşuyor, tartışıyoruz.

Acaba Kışla arazisine ne zaman sıra gelecek?

Mutlaka cevap vermemiz gereken, kafa karıştıran soru şu:

İbrahim Nakkaş' ın bin altın lira vererek satın aldığı ve hemen ardından kışla için bağışladığı arazi nasıl oldu da, 1960 darbesinin ardından kurulan OYAK' ın bünyesine geçirildi?

Mersin' in sahipsizliği inkar edilmez gerçek olarak Allahın her günü karşımıza çıkıyor, her vesileyle yüzümüzde tokat gibi şaklıyor da, bu kadar mı duyarsızız?

Tevfik Sırrı Gür adını verdiğimiz stadyuma sahip çıkmak bu duyarsızlığın değişmesi adına umut vermiyor değil...

Gelin o sahiplenme duygusunu, duyarlılığı Kışla arazisi için de gösterelim.

Soralım, sorgulayalım.

Nasıl oldu da 110 yıl önce sahibince vatana hizmet olsun diye bağışlanan kışla arazisi 27 Mayıs darbesinin ardından 1961' de üniforma kokulu OYAK' ın eline geçti?

Milli Emlak mi olur, Belediye mi akıl eder? Hepsinden önemlisi kent dinamikleri mi ayağa kalkar, kim ne yapacaksa yapmalı ve Mersin bu çok değerli, prestijli bölgeyi halkın hizmetine sunmak için kazanmanın yolunu bulmalı...

Farkındayım "artık çok oluyoruz" Ama kaybettiğimiz zamanı telafi etmenin başka yolu yok ki...

Evet, kaybedilmiş yılların acısı hatırına "artık daha da çok olmak, çizmeyi aşmak zorundayız"







 
 
10 Ekim 2013 Perşembe 09:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:36
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1847 - Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (Defterhane-iş Amire Kalemi) kuruldu.
1864 - Kuzey Kafkasyalılar-Çerkesler'in anavatanları olan Kuzey Kafkasya'dan Ruslar tarafından Osmanlı topraklarına sürgün edilmesi
1881 - Amerikan Kızılhaçı Clara Barton tarafından kuruldu.
1904 - FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) Paris'te kuruldu.
1927 - ABD'li havacı Charles Lindbergh, 'Sprit of St. Louis' adlı uçağıyla New York'tan Paris'e uçarak, Atlas Okyanusu'nu geçen ilk pilot oldu.
1950 - Demokrat Parti'nin 14 Mayıs'taki seçimlerden galibiyetle çıkmasıyla Adnan Menderes Başbakan, Celâl Bayar Cumhurbaşkanı oldu.
1960 - Harp Okulu öğrencileri, hükümet aleyhine sessiz yürüyüş yaptı.
1963 - Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir anayasanın önerdiği bazı reformların gerçekleştirilmediği gerekçesiyle ikinci bir darbe girişiminde bulundu, fakat başarılı olamadı.
1971 - Anayasa Mahkemesi, Milli Nizam Partisi'nin kapatılmasına karar verdi.
1979 - San Francisco, California'da Dan White'ın Harvey Milk ve George Moscone cinayetlerinden minimum cezayı almasına karşı 'White Night Riots'(Beyaz Gece Ayaklanması) yaşandı.
1981 - Atatürk'ün 100'üncü doğum yıldönümü törenlerle kutlandı.
1983 - Avrupa Konseyi'nin, Avrupa medeniyetinin zenginliğini oluşturan kültürleri tanıtmak amacıyla düzenlediği sergilerden 18'incisi İstanbul'da Anadolu Medeniyetleri Sergisi adıyla açıldı.
1991 - Hindistan Başbakanı Rajiv Gandhi öldürüldü.
1994 - Hacda şeytan taşlama sırasında izdiham çıktı: Yedisi Türk olmak üzere 185 hacı öldü.
1996 - Örtülü ödenekten 5.5 milyar lira ile bazı kişi ve kuruluşları dolandırdığı öne sürülen Selçuk Parsadan, Balıkesir'in Altınoluk beldesinde yakalandı.
1997 - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle sürekli kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.
2004 - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa değişikliğini onayladı ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji