MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Gündem » Kobani ve Işid senaryosu... Bedrettin Gündeş yazdı

Kobani ve Işid senaryosu... Bedrettin Gündeş yazdı

Türkiye’de barış ve kardeşliği geliştirecek, demokrasiyi olgunlaştıracak ve çözüm sürecine büyük katkı sunacak bir ortam doğmuşken, maalesef Türkiye bu süreci iyi kullanamadı. Kobani’deki insanların kendi yurttaşlarının akrabaları olduğu gerçeğini es geçti. Bu süreçte insani, vicdani tavır ertelenmemiş ve Kobani’ye her türlü destek sağlanmış olsaydı, barış ve kardeşlik sözde değil, özde bir devrim yaratacaktı.

 
 
Kobani ve Işid senaryosu... Bedrettin Gündeş yazdı

Doğuyor, yaşıyor ve ölüyoruz.

Yaşamın bütün evrelerinde insan olma kimliğimizi ön plana çıkardığımızda, yaşama güç, renk ve değer katarız. Aksi durumda yaşanan tüm felaketlerin hazırlayıcısı ve uygulayıcısı oluruz. Süreç içinde dürüstlüğü, insanlığı, vicdanı ve ahlak ölçülerini kendimizle yüzleşerek ve yaşama kattığımızla değerlendirip yorumlayabiliriz.

Ancak bilinmelidir ki, yaşamı çekilmez hale getirende, ekolojiyi tahrip edende, savaşları çıkaranda maalesef kendini insan sınıfına koyan yaratıklardır.

Dünya;  güçlülerin elinde bitmez tükenmez senaryolarla, bir o tarafa bir bu tarafa savrularak adeta acı üreten bir filmin gerçek sahneleriyle, sürecin zaman tünelinde yol almaktadır.

Elbette bu gerçek senaryoların yaşama aktarılması için oyun yazarına, senariste, yönetmene, oyuncuya, figüranlara ve oyunun sahneleneceği mekânlara ihtiyaç vardır.

Ortadoğu, medeniyetlerin, dinlerin, dillerin yeşerdiği bir coğrafya olmakla birlikte, ilkelliğin, geri kalmışlığın, barbarlığın, sultanlığın, savaşların, cehaletin hüküm sürdüğü mekânlar olarak her türlü acıları üretmeye devam etmektedir.

Başta ABD olmak üzere, İsrail, İngiltere ise, bu oyunun yazarlığında hep usta olma kabiliyetini göstermiş ülkeler olarak, dünya ganimetlerinin paylaşılmasına, şekillenmesine biçim verirler.

Her hangi bir ülkenin ekonomisi, siyaseti, iktidarı ve geleceği başta bu ülkeler olmak üzere, güçlü devletlerin kendi aralarındaki çıkar ilişkilerinin bir yansıması olarak biçimlenir ve yönlendirilir.

Bu ülkelerin konsorsiyumları senaryoyu yazar, devlet başkanları yönetmen konumunda olur, gelişmekte olan ülkelerin yönetenleri başoyuncu, az gelişmiş ülkelerin yöneten ve yönetilenleri ise, birer figüran olarak yerlerini alırlar.

Ortadoğu yazılmış bir senaryonun arabesk, mistik, kin, nefret ve acıların en katmerlisini barbarlık ölçülerinde hep yaşadı ve yaşamaya devam etmektedir. İnsanlık, adalet, hukuk ilkelerinin unutulduğu bu coğrafyada yaşanan bu ilkellik, bir filim şeridi gibi dünya medyasının baş konusu olarak yerini almaya devam ediyor.

Ortadoğu’daki son senaryo ise, filmin en ilginç karakterleri olarak, İslam adına, din adına, cihat adına, cennet hevesiyle kandırılarak kullanılan cehalet çeteleri tarafından oluşturuldu.  Bu cehalet çeteleri Allah adına baş kesmeyi, fuhuş yaptırmayı, genç fidanların başına sıkarak denize atmayı cihat sanıyorlar. Ne yazık ki, bu vahşi yaratıklar, maalesef yazılan senaryonun gereği olarak, rollerini çok ustaca oynamaya devam ediyorlar.

Bu karanlık çeteye bulaşanların bir kısmı, yaşattıkları ve gördükleri vahşet karşısında kurtulma, ayrılma şansını bile bulamaz duruma getirilmişler. Kandırılarak çeteye katılan gençlerin Anne ve Babalarının acısı, isyanı, utangaçlığı, çaresizliği ise ayrı bir dram.

Bu çetelerin yönlendiricileri her tarafa Korku saldılar. Sağa sola saldırtılarak işgallerle ganimet elde etmeye başladılar. Çünkü senaryo böyle yazılmıştı. IŞİD böyle bir senaryonun ürünü olarak ortaya çıktı.

Yönetmenler, Saddam’ın artık subaylarından, Esad’ın kaçkın askerlerinden, Avrupa ve Amerika’nın huzurunu bozan radikal sözde dindarlarından oluşan bu çetelerden, hem arınmak hem de faydalanmak gerektiğini biliyorlardı.

Gelişmekte olan ve yandaş ülkelerin başrol oyunculuğu sayesinde palazlanan bu IŞİD türevi çeteler, oyunculuklarını önce Bağdat’a saldırtılarak Büyük abilerinin sözünü dinlemeyen Maliki’yi düşürdüler. Ardından, baş keserek, toplu katliamlar yaparak önceden hazırlıkları tamamlanmış Musul’a girdiler. Musul dünden hazırdı. Sahne, dekor, oyuncular, korku, vahşet hepsi yazılmış bir senaryonun canlı versiyonuydu.

ABD Barzani’nin kendi başına petrol ticareti yapmasına çok içerlemişti. Söz dinletemiyor konumundan çıkması gerekiyordu. IŞİD çetelerini Musul’dan sonra Kerkük ve Erbil üzerine yürüttü. Mahmura kadar getirtti. Benim sözümden çıkarsan IŞİD’i Erbil’e sokarım mesajını verdi.

Temaslar, girişimler ve biat etme sonucu IŞİD bu alanlardan püskürtüldü. Deneyimsiz Peşmergenin imdadına beklenmedik bir anda PKK yetişti. Kerkük ve Mahmurun Işid çetelerine yenik düşmemesi, Kürtlerin birliği açısından çok önemli olan ortak savunma anlayışını geliştirdi.

Bu defa IŞİD ’in yönü Kobani’ye çevrildi. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Ortadoğu’da Demokratik Konfederalizm anlayışının gelişmesi için yarattığı yeni paradigma, başta ABD olmak üzere sömürücü devletleri son derece rahatsız etmişti.

Ne demek, Ortadoğu’nun Demokratikleşmesi! Peki ya ABD Ortadoğu ülkelerinden avantasını alamazsa nasıl geçinecek. Rehavet içinde olan Obez toplumunu nasıl bir arada tutacak. Demokratik bir Ortadoğu’dan istediği zenginlikleri kendi ülkesine nasıl taşıyacak. Demokrasi işine gelirmi! PKK bu paradigmasıyla ABD’nin sömürü kanallarını tıkarsa olur mu hiç.!

İşte bu nedenlerle IŞİD Kobani’nin girişine kadar getirtildi. İsveç Anayasasından daha ileride düşünülen ve uygulamaya konan Kanton yaşam alanları, ABD ve benzer sömürücü ülkelerini tedirgin ediyordu.

Bugün 80. Gününe giren IŞİD saldırıları karşısında, olağanüstü bir cesaret gösteren YPG ve YPJ militanlarının direnci bütün dünyanın gündemine oturunca, ABD dolaylı olarak temasa geçtiği PYD ile direk temasa geçti. Beklide Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin sadece Kantolarla sınırlı kalması karşılığında veya dünya kamuoyunun dikkatleri Kobani’ye çevrilince, PYD’ye destek olmaya başladı.

Bu arada, Türkiye’de barış ve kardeşliği geliştirecek, demokrasiyi olgunlaştıracak ve çözüm sürecine büyük katkı sunacak bir ortam doğmuşken, maalesef Türkiye bu süreci iyi kullanamadı. Kobani’deki insanların kendi yurttaşlarının akrabaları olduğu gerçeğini es geçti. Bu süreçte insani, vicdani tavır ertelenmemiş ve Kobani’ye her türlü destek sağlanmış olsaydı, barış ve kardeşlik sözde değil, özde bir devrim yaratacaktı. Demokratik bir Türkiye, özgür ve barışını sağlamış bir Türkiye yaratma konusunda, önemli bir süreci başlatmış olacaktı. Türkiye bu siyasi algı operasyonunda başarılı olamadı.

Bu destek Kürt yurttaşların güven problemini çözecek ve ayrılık fikirleri beklide yüzyıl ötelenecekti. Bu fırsat Esat, tarikat, mezhep ikilemi arasında heba edildi. IŞİD ’in geçici bir figüran olarak Yaratıldığı gözardı edildi.

Bu arada ABD ve yandaşları, bir müddet sonra IŞİD çetelerini sözünü dinlemeyen başka ülke veya alanlara yönlendirerek saldırtacak ve yarattığı korku imparatorluğuyla, Ortadoğu’yu istedikleri gibi yönlendirmeye ve yönetmeye devam edecekler.

Ve sonunda işi bittiğinde IŞİD denilen zavallı, kandırılmış vahşi yaratıkları birilerine imha ettirecek ve filmin sonunda kendi açısından mutlu sona ulaşmış olacak.

Hem Ortadoğu’yu yeniden şekillendirecek hem de itiraz eden emrindeki yönetenleri yarattığı korkuyla avanta vermelerinin devamını sağlama almış olacak. Bir senaryonun uygulanması birçok alanda kendisine avantajlar yaratacak.

Bu avantajlar, önce IŞİD ve benzeri çete örgütleriyle ve yaptıkları vahşetle bütün dünyaya bakın işte İslam budur diyecek.  Kendisine kafa tutmaya ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, demokrasisini geliştirmeye, haraç vermemeye, başka güçlü devletlerle ittifak arayışına girenlere bir gözdağı vererek, Ortadoğu’yu istediği gibi yönetmeye çalışacak.

Sonuçta, insanlar vahşice öldürülecek, acılar yaşanacak, göç ve yoksulluk artarak Ortadoğu’nun Demokratikleşmesi engellenmiş olacak.

Bu hep böylemi devam edecek. İnsanlık, vicdan, ahlak ne zaman devreye girecek. Taki; Ortadoğu ülkelerinin yönetmedeki ilkel ve baskıcı yönetimlerinin yerine demokrasiye inanmış, halkına güvenmiş, eşit ve adaletli paylaşımı yaratmış, halklar arası kavganın yerini barışın inşaa edildiği bir sürece inanmış yönetenlerin ve yönetilenlerin ağırlığı ortaya çıkana dek.

 

BEDRETTİN GÜNDEŞ

 
29 Kasım 2014 Cumartesi 21:21
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji