İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » Kömür ve güneş… Almanya ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Kömür ve güneş… Almanya ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Yılda 1600 saat güneş alan Almanya kömürden vazgeçerken, 3300 saat güneş alan Mersin'i kömüre,nükleere mahkum etmek...

 
 
Kömür ve güneş… Almanya ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Hayatımızı doğrudan ilgilendiren ve acılarıyla içimizi yakan günlük olaylar yüzünden ülkemizi ve dünyayı etkileyen öylesine önemli gelişmeleri ıskalıyoruz ki, yaşanan akıl tutulmasını anlatmak bir yana adını bile koymak hayli zor.

Masamda günlerdir göz kırpıp duran, üstelik doğrudan Mersin’ i ilgilendirmesi hesabıyla çok daha önemsemem gereken Akkuyu Nükleer Santral ile ilgili gelişmeler bunlardan biri, bir başka konu ise yine bölgemizin canını sıkan ama ileride can yakması da kaçınılmaz termik santraller.

Erteleyip durduğum konulara bugün dönmemin sebebi ise Almanya’ da bu Pazar günü yaşanan gelişme…

Türk medyasında doğru dürüst yer bulamayan habere birlikte göz atalım:

“Pazar günü bol güneşli hava ve güçlü rüzgar sayesinde bu iki kaynaktan sağlanan elektrik üretimi %87’ye çıkınca öğle saatlerinde elektrik fiyatları negatife döndü; devlet rafineri ve sanayicilere elektrik tüketmeleri için üstüne para ödedi. Ödedi çünkü; 5-6 yıl içinde kapanacak olsalar da halen faaliyetlerini sürdüren nükleer ve termik santrallerdeki üretimi isteyince durdurmak mümkün değil.

Bu durumda 63 gigawatt enerji ihtiyacının 55 gigawatt’ının güneş ve rüzgardan sağlandığı o Pazar günü birkaç saatliğine de olsa sanayi kuruluşları tarihte ilk kez tükettikleri elektriğe para ödeyeceklerine, para kazandı.”

Aslında şaşılacak bir durum yok.

Almanya son beş yıldır; küresel ısınmaya yol açan, halk sağlığını tehdit eden kömür yakmaya dayalı termik santralleri tarihin çöplüğüne gönderme planlarını adım adım hayata geçirdi. Fukişama ardından da nükleer santrallerin de kapatılması stratejisine geçildi.

1950’lerde 153 sahada kömür çıkaran Almanya bu defteri tümüyle 2018’ de kapatacak.

1960’ta 600 bin kişinin istihdam edildiği yılda 125 milyon ton kömür çıkarılan ve bunun neredeyse tamamını elektrik enerji üretiminde kullanan Almanya’ da kömür üretimi 2014’ te 7,5 milyon ve 2015’te 5 milyon tona geriledi. Madenlerde çalışanların sayısı da 6 bine düştü.

Peki kömürden vazgeçen ve nükleer santrallerin de kapısına 2022’de kilit vuracağını açıklayan Almanya gibi dünyanın en büyük sanayi kapasitesine sahip 80 milyonluk bir ülke ihtiyaç duyduğu enerjiyi nereden mi sağlayacak?

Cevabı bu Pazar ortaya çıkan tabloyu anlatmaya çalıştığım yukarıdaki haberde yer almakta.

Almanya 2015 enerji üretiminin %33’ ünü yani üçte birini yenilenebilir kaynaklardan, rüzgâr ve güneşten sağladı. Montaj işlemleri tamamlanmakta olan çok sayıda rüzgâr santrali nedeniyle oranın bu yıl daha da yukarı çıkacağı şimdiden belli.

Yenilenebilir enerjinin endüstride istikrarlı kaynak oluşturmayacağını iddia eden şom ağızlıların aksine 2050’ de Almanya’ nın tüketiminin tamamını bu doğal kaynaklardan sağlaması bugünden planlanmış ve orta vadeli hedeflere koyulmuş durumda.

Almanya kömür madenlerini kapatırken işletmecilerin en ciddi sıkıntısı makine ve ekipmanları ne yapacakları sorusu…

Bu konuda Alman medyasında yer alan haberlere bakılırsa, en büyük iki kurtarıcı çıkıyor sahneye: Türkiye ve Çin…

Gerçekten de AK Parti iktidarı (Sanırım bunu Erdoğan olarak ta okuyabiliriz) son zamanlarda nükleer sevdasını Ruslardan kapıp bambaşka aşklara dönüştürme derdinde…

Depreşen aşk nükleerle de sınırlı değil. Almanya, Belçika, Danimarka şimdiden kömürden vazgeçti. Hatta kömürün çok önemli yer tuttuğu ABD, İngiltere, Avusturya, Portekiz belli bir takvim çerçevesinde ama 5 ila 10 yıl içinde terk edeceğini açıklarken, Türkiye’ nin yeniden sahneye koyduğu enerji üretim yol haritasında kömüre özel bir yer ayırması inanılır gibi değil.

Bugün 21 olan termik santrallere 80 santral daha ilave edileceği müjdesini veren Erdoğan’ın enerji Bakanlığına getirdiği damadı Albayrak ile Türkiye’ ye uygun bulduğu yol haritasıyla dünyadaki gelişmeler hayli farklı…

Örneğin Erdoğan “enerji talebinin karşılanmasında kömürün uzun yıllar liderliği elden bırakmayacağı” iddiasına karşı Uluslararası Enerji Ajansı 2040 yılına kadar OECD üyesi ülkelerde kömür tüketiminin %40 azalacağı ve ondan da önce 2030’ da yenilenebilir enerjinin kömürü geçerek en büyük elektrik üretim kaynağı olacağı görüşünde.

Erdoğan konunun uzmanı olmadığına göre, muhtemeldir kendisini bu konuda bilgilendiren danışmanlar hem yanılmakta, hem yanıltmakta…

Dünyada sadece petrol çağı sona ermiyor. Kömür yakarak enerji elde etme ilkelliği de tarihe karışıyor. Dünyadaki belki de insanlığın çanına ot tıkayacak küresel ısınmanın en önemli iki etmeninin yerini rüzgâr ve özellikle de güneş almakta.

O güneş ki, Almanya’ dan çok Anadolu’ ya gülümsüyor.

Yılda ortalama 1600 saat güneş gören Almanya bunu enerjiye çevirirken, her yıl ortalama 3300 saat güneşle kavrulan Mersin’ in en bereketli topraklarını Akkuyu’ da nükleer, Akdere’ de termik santrallerle öldürme girişimlerine karşı eli böğründe çaresiz izlemesi karşısında insanın nutku tutuluyor.

Evet Erdoğan “linyit rezervlerimizle” övünüyor ama o kalitesiz ve verimsiz linyit yataklarının yer aldığı topraklar aynı zamanda güneş zengini… Neden linyitle övünülüp, güneşin görülmediği sorusunun ne yazık ki, günümüz bilimsel gerçekleriyle bağdaşan mantıklı bir açıklaması yok…

Subtropikal meyve cenneti olma şansı varken bölgeyi kömürle boğmak…

Bu sendroma benzer çelişkinin elbette bir adı olmalı ama, cinayeti izlerken gözünü kapatan bizlerin de söyleyeceği bir şeyler olması gerekmez mi?

Ne diyordu Nazım:

ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak,

kabahat senin,

— demeğe de dilim varmıyor ama —

kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!

Abdullah Ayan

 
16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:52
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:30
  • Öğlen12:41
  • İkindi15:17
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1409 - Leipzig Üniversitesi kuruldu.
1804 - Napolyon Bonapart, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa'nın da katıldığı törende taç giydi ve Fransa İmparatoru oldu.
1848 - Fransuva Jozef, Avusturya imparatoru oldu.
1852 - III. Napolyon, Fransa'da İmparator ilan edildi.
1873 - Türkiye'nin ilk borsası sayılan Dersaadet Tahvilat Borsası açıldı.
1901 - King Camp Gillette tarafından jiletin patenti alındı.
1908 - Çin'de çocuk İmparator Pu Yi 2 yaşındayken tahta çıktı.
1909 - Fransız Baron Cathers, Osmanlı'daki ilk uçak gösterisini yaptı. Uçak, Şişli Hürriyeti Ebediye tepesinden Bulgar Hastanesine indi.
1909 - Leo Baekland ilk yapay plastik bakalitin patentini aldı.
1914 - Avusturya, Belgrad'ı işgal etti.
1918 - Ermenistan, Osmanlı devletinden bağımsızlığını ilan etti.
1920 - Türkiye ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan'dan alındı.
1928 - Celal Sahir Bey'in (Erozan) hazırladığı "İmla Lügatı" yayımlandı.
1940 - Kağıt sıkıntısı nedeniyle gazetelerin sayfa sayısına kısıtlama getirildi.
1942 - Chicago'lu bilim adamları ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyonu gerçekleştirdiler.
1943 - Yüzde 87'si gayri Müslüm azınlıklar olan Varlık Vergisi'ni ödeyemeyen mükellefler borçlarını "bedenen çalışarak ödemeleri" için çalışma kamplarına gönderilmişti. Kamplarda bulunanların serbest bırakılması karar verildi.
1949 - Yunanistan'dan gelen bir tiyatro topluluğu, İstanbul'da Cevat Fehmi Başkut'un Paydos adlı oyununu sahneledi.
1956 - Fidel Castro, Grama yatıyla Küba'ya çıktı.
1956 - Ankara'nın 120 km kuzeydoğusunda yer alan Sarıyar Barajı açıldı.
1961 - Küba lideri Fidel Castro, kendisini, Küba'yı komünizme taşıyacak bir Marksist-Leninist olarak ilan etti.
1963 - Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon'da açıldı.
1963 - Türkiye'nin ilk koalisyon hükümetinin başkanı İsmet İnönü 24 yıl sonra ilk kez üstlendiği başbakanlık görevinden istifa etti.
1965 - Ankara'da hava kirliliği tehlikeli boyutlarda: Bilim çevreleri Ankara'da 20 yıl yaşayan birinin kanser riskinin çok yüksek olduğunu açıkladı.
1974 - Keban ve Gökçekaya santralleriyle, Seyitömer termik santralinin üç ünitesinin birden aynı anda arızalanması üzerine tüm Türkiye'de her gün 1.5 saatlik elektrik kısıtlamasına başlandı.
1981 - Hülya Koçyiğit, Fransa'da düzenlenen 3 Kıta Film Festivali'nde, "Kurbağalar" filmindeki rolüyle "En iyi kadın oyuncu" ödülünü aldı.
1981 - İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 450 öğretim üyesi Yüksek Öğretim Kanunu'na karşı açıklama yaptı.
1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.
1983 - Türkan Şoray ile Cihan Ünal evlendi.
1988 - Benazir Butto, Pakistan başbakanı olarak yemin etti.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Meddelin'de güvenlik güçlerince öldürüldü.
2002 - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 3 Kasım 2002'de Siirt'te yapılan milletvekili seçimini iptal etti. Seçim işlemlerindeki eksikliğin seçim sonuçlarında etkili olduğu sonucuna varan YSK, Siirt'teki seçimin yenilenmesine oybirliğiyle karar verdi.
2003 - Yargıtay 11. Ceza Dairesi kayıp trilyon davasında kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'a özel belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını oybirliğiyle onayladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji