KOSGEB kredisi kazananların yarısı henüz başvurmadı

Ana Sayfa » Güncel » Kömür ve güneş… Almanya ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Kömür ve güneş… Almanya ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Yılda 1600 saat güneş alan Almanya kömürden vazgeçerken, 3300 saat güneş alan Mersin'i kömüre,nükleere mahkum etmek...

 
 
Kömür ve güneş… Almanya ve Türkiye... Abdullah Ayan yazdı

Hayatımızı doğrudan ilgilendiren ve acılarıyla içimizi yakan günlük olaylar yüzünden ülkemizi ve dünyayı etkileyen öylesine önemli gelişmeleri ıskalıyoruz ki, yaşanan akıl tutulmasını anlatmak bir yana adını bile koymak hayli zor.

Masamda günlerdir göz kırpıp duran, üstelik doğrudan Mersin’ i ilgilendirmesi hesabıyla çok daha önemsemem gereken Akkuyu Nükleer Santral ile ilgili gelişmeler bunlardan biri, bir başka konu ise yine bölgemizin canını sıkan ama ileride can yakması da kaçınılmaz termik santraller.

Erteleyip durduğum konulara bugün dönmemin sebebi ise Almanya’ da bu Pazar günü yaşanan gelişme…

Türk medyasında doğru dürüst yer bulamayan habere birlikte göz atalım:

“Pazar günü bol güneşli hava ve güçlü rüzgar sayesinde bu iki kaynaktan sağlanan elektrik üretimi %87’ye çıkınca öğle saatlerinde elektrik fiyatları negatife döndü; devlet rafineri ve sanayicilere elektrik tüketmeleri için üstüne para ödedi. Ödedi çünkü; 5-6 yıl içinde kapanacak olsalar da halen faaliyetlerini sürdüren nükleer ve termik santrallerdeki üretimi isteyince durdurmak mümkün değil.

Bu durumda 63 gigawatt enerji ihtiyacının 55 gigawatt’ının güneş ve rüzgardan sağlandığı o Pazar günü birkaç saatliğine de olsa sanayi kuruluşları tarihte ilk kez tükettikleri elektriğe para ödeyeceklerine, para kazandı.”

Aslında şaşılacak bir durum yok.

Almanya son beş yıldır; küresel ısınmaya yol açan, halk sağlığını tehdit eden kömür yakmaya dayalı termik santralleri tarihin çöplüğüne gönderme planlarını adım adım hayata geçirdi. Fukişama ardından da nükleer santrallerin de kapatılması stratejisine geçildi.

1950’lerde 153 sahada kömür çıkaran Almanya bu defteri tümüyle 2018’ de kapatacak.

1960’ta 600 bin kişinin istihdam edildiği yılda 125 milyon ton kömür çıkarılan ve bunun neredeyse tamamını elektrik enerji üretiminde kullanan Almanya’ da kömür üretimi 2014’ te 7,5 milyon ve 2015’te 5 milyon tona geriledi. Madenlerde çalışanların sayısı da 6 bine düştü.

Peki kömürden vazgeçen ve nükleer santrallerin de kapısına 2022’de kilit vuracağını açıklayan Almanya gibi dünyanın en büyük sanayi kapasitesine sahip 80 milyonluk bir ülke ihtiyaç duyduğu enerjiyi nereden mi sağlayacak?

Cevabı bu Pazar ortaya çıkan tabloyu anlatmaya çalıştığım yukarıdaki haberde yer almakta.

Almanya 2015 enerji üretiminin %33’ ünü yani üçte birini yenilenebilir kaynaklardan, rüzgâr ve güneşten sağladı. Montaj işlemleri tamamlanmakta olan çok sayıda rüzgâr santrali nedeniyle oranın bu yıl daha da yukarı çıkacağı şimdiden belli.

Yenilenebilir enerjinin endüstride istikrarlı kaynak oluşturmayacağını iddia eden şom ağızlıların aksine 2050’ de Almanya’ nın tüketiminin tamamını bu doğal kaynaklardan sağlaması bugünden planlanmış ve orta vadeli hedeflere koyulmuş durumda.

Almanya kömür madenlerini kapatırken işletmecilerin en ciddi sıkıntısı makine ve ekipmanları ne yapacakları sorusu…

Bu konuda Alman medyasında yer alan haberlere bakılırsa, en büyük iki kurtarıcı çıkıyor sahneye: Türkiye ve Çin…

Gerçekten de AK Parti iktidarı (Sanırım bunu Erdoğan olarak ta okuyabiliriz) son zamanlarda nükleer sevdasını Ruslardan kapıp bambaşka aşklara dönüştürme derdinde…

Depreşen aşk nükleerle de sınırlı değil. Almanya, Belçika, Danimarka şimdiden kömürden vazgeçti. Hatta kömürün çok önemli yer tuttuğu ABD, İngiltere, Avusturya, Portekiz belli bir takvim çerçevesinde ama 5 ila 10 yıl içinde terk edeceğini açıklarken, Türkiye’ nin yeniden sahneye koyduğu enerji üretim yol haritasında kömüre özel bir yer ayırması inanılır gibi değil.

Bugün 21 olan termik santrallere 80 santral daha ilave edileceği müjdesini veren Erdoğan’ın enerji Bakanlığına getirdiği damadı Albayrak ile Türkiye’ ye uygun bulduğu yol haritasıyla dünyadaki gelişmeler hayli farklı…

Örneğin Erdoğan “enerji talebinin karşılanmasında kömürün uzun yıllar liderliği elden bırakmayacağı” iddiasına karşı Uluslararası Enerji Ajansı 2040 yılına kadar OECD üyesi ülkelerde kömür tüketiminin %40 azalacağı ve ondan da önce 2030’ da yenilenebilir enerjinin kömürü geçerek en büyük elektrik üretim kaynağı olacağı görüşünde.

Erdoğan konunun uzmanı olmadığına göre, muhtemeldir kendisini bu konuda bilgilendiren danışmanlar hem yanılmakta, hem yanıltmakta…

Dünyada sadece petrol çağı sona ermiyor. Kömür yakarak enerji elde etme ilkelliği de tarihe karışıyor. Dünyadaki belki de insanlığın çanına ot tıkayacak küresel ısınmanın en önemli iki etmeninin yerini rüzgâr ve özellikle de güneş almakta.

O güneş ki, Almanya’ dan çok Anadolu’ ya gülümsüyor.

Yılda ortalama 1600 saat güneş gören Almanya bunu enerjiye çevirirken, her yıl ortalama 3300 saat güneşle kavrulan Mersin’ in en bereketli topraklarını Akkuyu’ da nükleer, Akdere’ de termik santrallerle öldürme girişimlerine karşı eli böğründe çaresiz izlemesi karşısında insanın nutku tutuluyor.

Evet Erdoğan “linyit rezervlerimizle” övünüyor ama o kalitesiz ve verimsiz linyit yataklarının yer aldığı topraklar aynı zamanda güneş zengini… Neden linyitle övünülüp, güneşin görülmediği sorusunun ne yazık ki, günümüz bilimsel gerçekleriyle bağdaşan mantıklı bir açıklaması yok…

Subtropikal meyve cenneti olma şansı varken bölgeyi kömürle boğmak…

Bu sendroma benzer çelişkinin elbette bir adı olmalı ama, cinayeti izlerken gözünü kapatan bizlerin de söyleyeceği bir şeyler olması gerekmez mi?

Ne diyordu Nazım:

ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak,

kabahat senin,

— demeğe de dilim varmıyor ama —

kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!

Abdullah Ayan

 
16 Mayıs 2016 Pazartesi 08:52
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:56
  • İkindi16:29
  • Akşam19:09
  • Yatsı20:35
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1814 - Napolyon Savaşları: Koalisyon güçleri Paris'e girdi.
1842 - İlk kez bir ameliyatta anestezi uygulandı.
1856 - Kırım Savaşı Paris Antlaşması (1856)'nin imzalanmasıyla bitti.
1858 - Hymen Lipman silgili kurşunkalemin patentini aldı.
1863 - Danimarka Prensi Wilhelm Georg Yunanistan Kralı oldu
1867 - Alaska, ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından Rusya İmparatorluğu'ndan 7.2 milyon dolara satın alındı. Kilometrekaresi 4.19 dolara gelen bu alışveriş üzerine medya bu olayı Seward'ın aptallığı olarak nitelendirdi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Atatürk'ün hastalığına ilişkin ilk resmî bildiriyi yayımladı.
1945 - II. Dünya Savaşı: SSCB kuvvetleri Avusturya'nın Viyana şehrine girdi.
1951 - Remington Rand şirketi ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I'i ABD Nüfus Sayım Dairesi'ne teslim etti. UNIVAC I'i ENIAC'ı tasarlayan mühendisler geliştirmişti.
1951 - ABD'de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD'nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkum edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedeniyle tahliye edilen ancak daha sonra ceza erteleme kararı kaldırılan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar açlık grevine başladı.
1971 - Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato'ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi.
1972 - Mahir Çayan ile dokuz arkadaşı, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde saklandıkları evde öldürüldü. Üç İngiliz de aynı evde ölü bulundu. Olaydan sadece Ertuğrul Kürkçü sağ olarak kurtuldu.
1981 - ABD Başkanı Ronald Reagan, Vaşington, DC'de bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı.
1994 - DHKP/C'nin kuruluşu.
1998 - AB, Kıbrıs ile üyelik görüşmelerine başladı.
2005 - Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM'de kabul edildi.
2006 - Marcos Pontes uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
29.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082529313406
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji