MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Gündem » Küçük Meclis Büyük Çağrı...Bedrettin Gündeş yazdı..

Küçük Meclis Büyük Çağrı...Bedrettin Gündeş yazdı..

Gündeş,"Artık herkes barış, huzur ve kalkınma dilini konuşmalı.Toplum birbirini tanıdıkça ve anladıkça, anlamsız çelişkilerin bir arada barış içinde yaşamalarına bir engel olmadığını da görebilecektir."

 
 
Küçük Meclis Büyük Çağrı...Bedrettin Gündeş yazdı..
İlkel gurur ve önyargıların esiri olmuş beyinlerin yönetmedeki tutarsızlıkları, geleceğimizi ve huzurumuzu hep sabote etti. Bu dar ve insan sevgisinden uzak bakış açısı ve yönetme tarzı, yaşam alanımıza gem vurarak,  kırılgan bir toplumsal yapının içinde örselenmemize neden oldu.

Bu örselenmenin yarattığı travmadan çıkarak, kısa süren bir hayatı kirletmemize neden olan problemlerin ne olduğunu kendimize bir soralım. Ötelenmiş ve örselenmiş bir yaşamın ağır yükü altında anlamsızlaşan bir süreci yaşamak zorundamıyız.  Kavga ve gerginliğin yarattığı öfke ve kinin nimetlerden olabildiğince yararlanma şansımızı nasıl gasp ettiğini görmemize rağmen, irade yetmezliği sayesinde ne kadar da alçalışta olduğumuzu görebiliyormuyuz acaba.

Barış ve huzur adına atılan adımları, ideoloji dogmalar ve saplantılar adına hazmedememenin topluma verdiği zararları değerlendirebiliyor muyuz. Ateşin düştüğü yeri yaktığı anlayışıyla, o kor ateşinin bir gün kendimize dönebileceğini hesaplıyor muyuz acaba.

Her şeye rağmen, Türkiye çok önemli bir geçiş sürecini yaşıyor. Bir arada kardeşçe, barış içinde yaşama refleksinin ağır bastığı bu süreçte, hassasiyetlerin empati kültürüyle geliştirilmesi, bu olumlu atmosfere daha da güç vereceği görülmektedir.

Kimse kendini bu barış ve kardeşlik sürecinin dışında tutmamalıdır. Kavga ve şiddetin ilkellik olduğunu, kin ve öç almanın insani bir duygu olmadığını içselleştirerek, yaşama bakışını bu eksende şekillendirmelidir.

Son yılların en önemli gazetecilerinden Radikal gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can’ın, kentlerde oluşturulan, “ Küçük Meclis'ten Büyük Çağrı” haberi, sürece uygun düşen ve kent dinamiklerinin bakış açılarını, barışa dönük olmasını sağlayan önemli bir buluşturma hareketidir.

Bu “Küçük Meclis” lerde yaşanacak buluşmaların topluma yansıtacağı büyük çağrılar, yönetenleri daha da cesaretlendirecek ve Türkiye toplumunun barışı tesis etmesinde daha hızlı yol almasına katkı sunacaktır.

Toplumun birbirine yabancılaştırılması, tanımaması, anlayamaması yılların ihmalinden ve tek tip yaşamaya zorlama anlayışından kaynaklanmaktadır. Toplum birbirini tanıdıkça ve anladıkça, anlamsız çelişkilerin bir arada barış içinde yaşamalarına bir engel olmadığını da görebilecektir.

Bugünlerde tartışılan hassasiyetler,  genel toplum kurallarını içinde barındıran demokrasi kültürüyle ele alınmalıdır. Demokrasi kültürüyle beyinlerde yeni bir pencere açmalıdır. Demokrasi penceresiyle bakıldığında, olayları daha objektif değerlendirme şansı olacak ve barışa daha çok hizmet edecektir.

Halktan, Aydınlardan, sanatçılardan yürütülen barış girişimlerine geçte olsa gösterilen ilgi ve destek, Türkiye toplumunun geleceği açısından umut verici bir gelişmedir.

Bu umut verici, heyecan yaratıcı barış atmosferinde, toplumun tüm kesimlerinden olumlu mesajlar da beklenenin üzerinde gelmektedir.  Barış içinde huzur ve kardeşlik duygularıyla bir arada yaşama tercihini kendi çıkarlarına alet etmek isteyenlerin halktan destek alamamaları ise, Türkiye’nin geleceği açısında son derece sevindirici ve olumlu bir gelişme olarak görülmelidir.

Türkiye bu barış sürecini tamamlamak zorundadır. Ekonomik anlamda yaratılan çöküntü, genç insanların yitik canları, umusuzluk içinde her gün yüreği sızlayan anaların ızdırabı huzur ve barışa ne kadar ihtiyacımızın olduğunun somut örnekleridir.

Kör şiddetin, insanı nasıl yok ettiğini, gerginliği nasıl yarattığını, ekonomik sıkıntıyı nasıl arttırdığını yaşamın her alanında hissederek geleceğimizi hep kararttık.  Artık bu karanlıkları üstümüze çökerten, vesayetlerden, ilkel benliklerden, kaba kişiliklerden arındırmanın tam da zamanı.

Ülkemizde yaratılan bu barış havasına ekmek kadar, su kadar ihtiyacımız var. Kentlerde “Küçük Meclis” ler oluşturarak tanıyalım, tartışalım, konuşalım, anlayalım ve sevelim. Bunun ötesi kişisel çıkar ve cehalettir.

Gelişmiş toplumlar süreç içinde din, mezhep, ırk ve üstünlük kurma kavgalarıyla milyonlarca insanın ölümüne neden oldular. Bu kıyımlar, ölümler büyük acılar yaşattıktan sonra, onları barışı sağlama adına bir araya getirdi. Birbirlerine onarılmaz denilen acıları çektiren bu ülkeler, bir masa etrafında buluşarak sorunlarını tartışarak, anlaşarak çözme yoluna gittiler.

Yine bu gelişmiş ülkeler, kendi iç sorunlarını çözdükten sonra, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri paylaşmaya başladılar. Bu paylaşım, kavga ettirerek, silah satarak, ambargo uygulayarak, geri bıraktırarak devam etti.

Ülkemizin kendi iç dinamikleriyle barışı tesis etme gücü ve iradesi istenilen düzeyde olmasa da, barış adına atılan adımlar, geriye dönülmez bir sürecin başladığını göstermektedir. Kimse bizi paylaşmasın, kendi çıkarları için kavga ettirmesin, kardeş kavgasıyla kalkınmamızın önüne engel çıkarmasın. Bu gelişmiş denilen ülkelerin kirli beyinlerine fırsat ve izin vermeyelim.

Ülkemizde kendi sorunumuzu kendimiz konuşarak, sayarak, severek çözebiliriz. Kıskançlık yaratmadan atılan doğru adımları destekleyerek bu sürece güç katmalıyız. Bu toplum artık gerginlik istemiyor. Bu toplum artık siyasi çıkarlarını barışın önünde tutanlara itibar etmiyor. Genç insanların ölümü üzerinden siyaset yapmaya çalışanlara tahammülü yok artık.

Artık herkes barış, huzur ve kalkınma dilini konuşmalı. Dudak bükmemeli ve kendini de sürece katmalıdır. İnsanlık adına, vicdan adına, gelecek adına barışı tercih etmelidir.

Unutulmamalıdır ki; toplumu özgürlüklerle geliştiren  ve barışın anlam kazandığı bir sürece taşıyan yönetenlerin emeği ve cesareti, gelecek nesiller tarafında hep saygıyla anılacaktır. 17.02.2013

BEDRETTİN GÜNDEŞ

 
 
21 Şubat 2013 Perşembe 08:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:48
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji