İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » Kürt meselesi bir başka baharı bekler mi?... Abdullah Ayan yazdı

Kürt meselesi bir başka baharı bekler mi?... Abdullah Ayan yazdı

Tekrarlanacak seçim ve Erdoğan'ın kayıp giden muhafazakar Kürt oylarını yeniden kazanma hesabı...

 
 
Kürt meselesi bir başka baharı bekler mi?... Abdullah Ayan yazdı

Çok eskilere gidecek değilim ama tanık olduğum sürece bakıyorum da, sadece Türkiye demokrasisi değil, demokratikleşme ile birlikte yürüyen Kürt meselesi o kadar çok "keşkelerle" öylesine acı veren pişmanlıklarla dolu ki...

Örneğin 1960 darbesinin ardından gelen demokratikleşme ikliminin filizlenmesine izin verdiği TİP' in (Türkiye İşçi Partisi hareketi -ki bugünkü ulusalcı İP ile ilgisi olmadığı gibi taban tabana zıtlıklar içeren bir sol hareketti) serpilip büyümesine izin verilseydi diyorum.

O iklimin sıcaklığında genişleyen ve kurumsallaşan özgürlükler, demokratikleşme çizgisi içinde sadece ülkenin ezilen kesimleri değil, Kürtler de temel hak ve özgürlüklere kavuşabilir, Türkiye onca acı ve gözyaşını yaşamak zorunda kalmazdı.

Ama TİP' e bile tahammül edemeyen egemen güçler önce seçim sistemiyle oynayarak, hareketi parlamento dışı bıraktılar, ardından gelen 12 Mart 71 mahcup darbesiyle de şiddet yerine demokrasiyi seçmiş aktörleriyle o platform etrafında tutunmaya çalışan tüm kesimler ve elbette Kürt hareketleri biçildi, devrimci muhalif damara sokak dışında hayat hakkı tanınmadı.

Ardından 1973 ve 77 seçimleriyle iktidara tutunmaya çalışan "halkçı Ecevit" dönemleri...

Ecevit o günlerin klasik jargonuyla "onlar ortak biz pazar" diyerek günümüz AB' nin nüvesini oluşturan AET sürecini elinin tersiyle itmese, belki 80 darbesini de yaşamaz, 74 Kıbrıs harekatı sırasında Karaoğlan' ın "biz sadece Kıbrıs' a çıkmıyoruz, Türk ve Yunan halklarına demokrasi de götürüyoruz" cümlesiyle müjdesini verdiği (!) o ince ayar demokrasi! sayesinde Yunanistan albaylar cuntası çökmekle kalmaz, Türkiye de aynı şekilde AB' nin evrensel kriterlerine uymaya çalışır, o sayede en azından 80 darbesi yaşanmayabilirdi...

Keşkeler diyorum ya, bu da sonradan başımızı taşlara çalacağımız bir başka "keşke" gerçeğiydi.

Ülkeyi 12 Eylül 80'e taşıyan faktörler arasında elbette küresel hesaplar, dış konjonktürün tartışılmaz rolü vardı ama darbenin asıl hedeflerinden birinin o güne kadar yarım kalmış Kürt asimilasyonunu tamamlamaya yönelik hedefleri olduğu tartışılmaz.

Diyarbakır zindanına atılan suçlu, suçsuz tüm Kürtlere reva görülenleri burada anlatacak değilim, ama o zulümden beter insanlık dışı muameleler bile Kürtleri sindirmeye, düzene baş eğmeye yetmedi. Aksine o zindanlar bir halkın daha da bilenmesine, bilinçlenmesine yol açtı.

Ve elbette 90' larda başlayan Özal' ın barış arayışları...

Silahların yerini siyasetin alması, dökülen kanın, boşa tüketilen onca enerjinin sonuçsuz kavgasına karşı, bir arada ortak yaşama iradesini savunan cesur çıkışları...

Özal o büyük hayali hayatıyla ödedi ve biz sadece Özal' a değil, ayağımızın altından kayıp giden bir başka "keşkeye" yandık.

Ve başlattığı barış ikliminin yerini zaman geçmeden kör şiddetin doldurduğu faili meçhulleri, bugün bile tam olarak açığa çıkmamış nice provokasyon, on binlerle ifade edilen ölümler ve ülkeyi gelişmişler seviyesine çıkaracak kaynakların silahlara, bombalara, savaş uçaklarına, askeri helikopterlere savrulması...

Faili meçhul cinayet organizatörlerinin zamanla "beyaz torosların refakatinde" kendi küplerini doldurmaya başlamalarını küçük bir ayrıntı olarak hatırlatıp, gelelim "keşkelerin" hepimizin gözleri önünde cereyan eden son dönemine.

Erdoğan' ın cesur adımlarla başlattığı büyük yolculuğun bugün gelinen duraktaki pür melal haliyle ilgili söylenecek hem çok söz var hem de kelimenin tam anlamıyla "sözün bittiği yer" ikilemindeyiz...

2013 nevruzunda başlayan ve durmadan "med-cezirler" yaşadığımız sürecin bugün varılan kör karanlık aşaması ne ortalama bir aklın, ne o aklı yitirmemiş hiç bir insanın anlayacağı, kabul edeceği bir noktada değil...

Ne oldu, nasıl oldu da bu noktaya geldik soruları da hayli yavan ve anlamsız...

Olan şudur:

Pragmatizmi günlük hesaba indirgeyen bir anlayış, Kürt sorunun çözümünü ülkenin mevcut parlamenter sisteminin yerini alacak Başkanlık yolculuğunun bir manivelası olarak görmüş, o büyük hayalin bir parçası olarak denkleme kattığı barış sürecinin kendisine sanıldığı kadar oy getirmediğini, aksine MHP ve HDP' ye bir miktar kaydığını görünce "ne masası?" demeye başlamıştır.

Bugün unutturulmaya çalışılsa da, şimdiden tarihteki yerini alan ünlü Dolmabahçe deklarasyonunu aradan 21 gün geçtikten sonra "Reisin" ret etmesinin altında bu neden yatıyor.

Türkiyenin tüm dizginlerini tek başına elinde tutan ve elbette o deklarasyonun da mimarı olan Erdoğan, sürecin partisine yeterince oy getirmediğini, aksine milliyetçi tabanda bir kaç puanlık kayba yol açtığını görünce, Dolmabahçe' de kurulan masayı devirmiş, MHP' ye kaymaya başlayan oyları yeniden toparlama derdine düşmüştür.

Bir zamanların "siyasi hayatıma mal olsa da" diye başladığı cümlelerle savunduğu çözüm sürecini başlatan da, kendisine başkanlığı getirecek bir meclis yapısı arayışı çerçevesinde o barış umudunu yakan da işte bu "Türk tipi Başkanlık" hayalidir.

Düne kadar Erdoğan' ın yanında yer alan ve HSYK' den, AYM' ye dilediği yapılanmaların yolunu açan 2010 referandumunda "yetmez ama evet" diyen liberalleri, barış sürecini tüm Anadolu'ya anlatmak üzere yola çıkan "âkil adamları" bir kalemde harcayan da aynı hesabın bir başka parçasıdır.

Erdoğan' ı çileden çıkaran bir başka olgu kurulduğu günden beri AK Partiye oy veren muhafazakar Kürtlerin 7 Haziran seçimlerinde HDP' ye yönelmesidir. Bunların yaklaşık oranı %4' tür ve HDP' nin barajı aşarak, Erdoğan' ın başkanlık hayallerini berhava eden bu %4 civarındaki muhafazakar Kürt tabanıdır.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın, AK Parti 7 haziranda bırakın 330 ları 276 ile iktidar olsa, Erdoğan Başkanlık umutları kaybolsa bile devirdiği müzakere masasını kendi eliyle yeniden kurar, çözüm sürecini kaldığı yerden devam ettirirdi.

Erdoğan ve yakın çevresini asıl yıkan, oyunu bozan Demirtaş ve onunla birlikte kampanyayı yürütenlerin şike maç beklentisi içindeki karşı takım teknik direktörü Erdoğan'a hayal kırıklığı yaşatan agresif maça asılma halidir. Ve Erdoğan bu girişimi affedecek biri değildir. Daha da önemlisi kendisi için hayat memat meselesi anlamına gelen iktidarda kalma çabasının önündeki en büyük engel olarak ne MHP ne CHP' yi görmektedir. Asıl hedefi Demirtaş' lı HDP' dir ve en kısa zamanda gidilecek bir erken seçimle bu hesabı bir daha açılmamak üzere kapatma derdindedir.

Peki bu hesap tutar mı?

O sorunun cevabı ve 90' lardaki filmin tekrarı anlamına gelen bugünlerdeki kan revan manzaranın ne yöne evirileceği bir başka yazının konusudur...

 Abdullah Ayan

 
6 Ağustos 2015 Perşembe 12:08
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji