Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Gündem » Kürt sorununu Sri Lanka modeliyle 'hal' etmek...Abdullah Ayan yazdı

Kürt sorununu Sri Lanka modeliyle 'hal' etmek...Abdullah Ayan yazdı

Kürt sorununu Sri Lanka gibi çözelim diyenlere o kanlı modelin maliyetini ve bedelini anlatmak

 
 
Kürt sorununu Sri Lanka modeliyle 'hal' etmek...Abdullah Ayan yazdı
AK Parti barış sürecini ilk telaffuz ettiğinde de  "Kürt sorununu Tamil Modeliyle çözelim" önerisi sıkça duyulmuş, ciddi uzmanlar alternatif olarak önermişti.

Son günlerde de Milliyetçi kesimden kimi modelistler yeniden ısıtıp masaya getirmekte beis görmüyor.

İyi de nedir bu Sri Lanka'nın Tamil modeli?

Hikaye hayli uzun ve derin ama ben köşe yazısı sınırlarını zorlayarak özetlemeye çalışacağım:

Sri Lanka Hindistan açıklarında ve sanki Hindistan'ın güneyinden kopmuş gibi duran bir ada ülkesi...

Uzun yıllar İngiliz sömürgesi olarak ünlü Seylan çaylarını yetiştirip lordların sofrasına sunan ülke.

Hindistan' la aynı yıllarda 1948' de bağımsızlığını kazanıyor ama Sri Lanka Cumhuriyeti adını alması 1972'yi buluyor...

Ülkede Sinhali dilini konuşan çoğunluk Budizme inanıyor, bir de Hindistan'dan göçüp gelmiş daha koyu renkli Hindu dinine mensup Tamiller var. (%10 civarında Müslüman da var ama onlar bu yazının konusu değil)

21 milyon nüfuslu ülkenin %74'ü kendisini ülkenin kurucusu, asli unsuru sayan Sinhaliler ve %10-15 arası olduğu iddia edilen Tamilleri hep ikinci sınıf olarak görüyorlar. (Tamil dilini konuşanların oranı %18 ancak etnik olarak kendisini Tamil sayanlar %10,5 civarında)

Sinhaliler ile Tamiller arasındaki kavga çok eskilere dayanıyor ama ilk ses getiren Tamil eylemi ülkenin Başbakanını suikast sonucu öldürülmesi, yıl 1959...

Ama asıl kopma 1972' de ülkenin Seylan' dan Sri Lanka Cumhuriyeti haline dönüşüyle başlayan yeni anayasal dönemle başlıyor.

Budizmin resmi din ilan edilmesi, Tamilce'nin resmi dil kabul edilmeyip neredeyse silinmeye çalışılması, Tamil'li gençlerin üniversitelere girişinin neredeyse imkânsız hale getirilmesi, Tamiller'e yönelik kamusal alandaki ayrımcılık gibi nedenler birikti ve sonunda bir araya gelen Tamil grupları 1976'da Tamil Kaplanları (LTTE) örgütünü kurdu. Başlangıçta hedef, ülkenin kuzeyinde kalan %30'luk kısmını zaten kontrol ettikleri topraklar üzerinde bağımsız devlet kurmaktı.

Sadece kontrol ettikleri bölgede ordu güçleriyle savaşmadı Tamiller, büyük şehirlerde de ses getiren, devlet yetkililerini hedef alan büyük saldırılar, suikastlar da düzenledi.

1983' te ise kaplanlar Sri Lanka' ya savaş ilan etti.

Gittikçe şiddetlenen savaş boyunca uluslararası insan hakları örgütleri, Sri Lanka ordusunun LTTE militanları yanında sivil Tamilleri de hedef aldığı eleştirilerini sıklıkla dile getirdi.

Gerçekten de iç savaşın en büyük mağduru siviller özellikle de hem örgüt hem devletin baskı ve zulmünü üzerinde yoğun hisseden Tamil kadınlarıydı.

El altından savaşın durdurulması, kimi hakların verilmesi karşılığında silahların susması için yürütülen temaslar 1985 yılından itibaren hayli gizli görüşmelere yol açtıysa da, hayal edilen her ateş kes, taraflardan birinin şiddet saldırısıyla başka baharlara ertelendi.

Şiddet şiddeti besledi ve özellikle Tamil Kaplanlarının bağımsız devlet talebinin tavsamasıyla anlamını yitiren silahlı mücadelenin son bulması için taraflar üzerinde halklardan gelen baskı süreci müzakere masalarına taşıdı.

Aralık 2001' de yapılan seçimler ülke için bir dönüm noktasıydı.

Ulusal Birlik Partisi (UNP) öncülüğünde seçime giren cephe, iktidara geldiklerinde ateşkes ilan edileceği ve Tamil Kaplanları'yla masaya oturulacağını beyan ederek çıktı halkın karşısına.

Özgürlük Partisi (Freedom Party) adayı ve dönemin Başbakanı Ratnasiri Wickremanayake ise seçim kampanyası boyunca  'UNP' nin iktidara gelmesi halinde, ülkenin bölünüp bir bölümünün Tamil Kaplanları'na verileceğini' dile getirip durdu.

Ancak çatışma yorgunu halk bölünme paranoyasına değil, silahları susturup, barış masasına oturacağını söyleyen UNP' ye oy verdi.

70 yaşındaki rakibine fark atan 50 yaşındaki Ranil Wickremasinghe Başbakanlık makamına geçer geçmez, Tamil Kaplanları ateşkes ilan edeceklerini açıkladılar, bir kaç gün sonraysa yeni hükümet de ateşkes ilan ettiğini bildirdi ve barış süreci başlamış oldu. Bir sonraki adımda taraflar arasında bir ateşkes anlaşması imzalandı. Barış görüşmelerinin başlaması sadece iç dinamiklere dayanmıyordu. Uluslararası konjonktür, özellikle ABD açısından kritik bir dönemdi.

Kritikti çünkü; ABD Irak işgaline hazırlanıyordu ve ABD gemilerinin pasifikten körfeze güvenli geçişi için Sri Lanka çok stratejik bir noktadaydı.

Özellikle de ülkenin doğu kıyılarındaki istikrar NATO ve ABD için hayatı önem taşıyordu. İstikrar ise ancak savaşan tarafların barışmasıyla mümkün olacaktı. Bush ve çevresi o günlerde 'Eğer askeri olarak bölgeyi kontrol edemiyorsanız, barışarak çözün ve kıyı güvenliğimizi sağlayın" diye düşünüyordu.

Toplam dört tur süren görüşmelerin ardından 9 Ocak 2003'te imzalanan geçici barış anlaşmasının ucu açıktı ama iki temel üzerine oturuyordu: Sri Lanka'nın ulusal bütünlüğü (üniter yapısı korunacak ve Tamiller' e çeşitli siyasal ve kültürel hakların verilecek...

Kısaca iki taraf "kazan, kazan" olarak algılanacak bir tabloyla kalktı masadan.

Halklar hatta dünya Sri Lanka' da barışın gelmesi için elinden geleni yapıyordu ama savaş tanrısının daha hesabı kapanmamış olmalı, 2004 nisanında barışı savunan UNP seçimleri kaybetti yerine "barış görüşmeleriyle ülkeyi bölecekler" diyen FP iktidar oldu. Yetmedi, bölge dünya tarihinin en büyük tsunami felaketlerinden birini yaşadı. Sumatra adasını vuran dalgalar Endonezya'dan sonra en büyük zararı Sri Lanka' da Tamillerin yaşadığı bölgeye verirken, halk yardım ulaşmaması nedeniyle bir kez daha açlıkla cezalandırılmış oldu.

Dünyanın dört bucağından ülkeye gönderilen yardımlar adil dağıtılmaması nedeniyle Tamiller arasındaki gerginlik büyüdü, barış süreci bir kez daha kopma noktasına geldi. Tehlikeyi gören Hükümet örgütle yardım dağıtımını da içeren bir anlaşmaya vardı.

Ancak süreci dinamitleme sırası yargıdaydı. Yardım dağıtma anlaşması mahkemeler eliyle iptal edildi.

Dış konjonktür de değişmişti, Irak işgali sırasında bölgeden güvenli geçiş için barış sürecini destekleyen Bush ve neoconları dünyadaki tüm terör gruplarına karşı küresel savaş ilan edilmesi gerektiğini dillendirmeye başladı.  ABD Tamil Kaplanlarını uluslararası terör örgütleri listesine dâhil ederek zaten patladı patlayacak savaş bombasının pimini çekti.

2004'ten sonra iki yıl boyunca" barış süreci bitti mi, sürüyor mu" sorusunun net yanıtlanmadığı gel-gitlerle süren suskunluk döneminin ardından 2005 kasımında yapılan seçimleri FP kazanmakla kalmadı. Başbakan kim oldu dersiniz? UNP' nin "barış görüşmelerini başlatacağız" vaadiyle seçimleri kazandığı 2001' de "ülkeyi bölüyorsunuz" suçlamasını yönelten Ratnasiri Wickremanayakeka...

Herkesin ateşi söndürmeye koştuğu dönem sona ermişti, içerideki savaş lobisi ve dışarıda Neoconlar ellerinden geleni yaparken Tamil Kaplanları da boş durmadı. 2006'da Savunma Bakanı ve üst düzey bir ordu yetkilisine suikast düzenlediler.

Film yeniden başa sarıldı...

2008 başında hükümet, her yıl yeniden yürürlüğe soktuğunu açıkladığı ateşkesi, Tamil Kaplanları'nın ''terör faaliyetlerini'' gerekçe göstererek bu kez iptal ettiğini açıkladı ve Sri Lanka ordusu, Tamil Kaplanları'na yönelik havadan, denizden ve elbette karadan tarihte eşine az rastlanır saldırıya girişti.

Militan, masum dinlemeden karşılarına çıkan herkesi yok ettiler. Tarafsız kuruluşlar o savaşta 50 bin civarında sivilin öldüğünü açıklayacaktı. En büyük zulmü savaşan iki tarafın da tecavüzüne uğrayan kadınlar gördü.

Savaşın sonunda örgütün yönetici kadrosu, lideri dâhil öldürüldü.

19 Mayıs 2009'da ordu ve hükümet zaferlerini ilan etiller, yetkililer 'terörizmin askeri yollarla da bitirilebileceğini dünyaya gösterdiklerini açıkladılar.

Ya sonra?

Kendisi de Sinhalili olmasına rağmen yıllardır barışı savunan, o nedenle de ülkesini terk etmek zorunda kalan insan hakları savunucusu Prof. Fernando özetliyor varılan son durağı;

"Savaş bitmedi, farklı araçlarla devam ediyor"

 
25 Temmuz 2013 Perşembe 08:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:05
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:31
  • Yatsı21:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji