Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Gündem » Kürt sorununu Sri Lanka modeliyle 'hal' etmek...Abdullah Ayan yazdı

Kürt sorununu Sri Lanka modeliyle 'hal' etmek...Abdullah Ayan yazdı

Kürt sorununu Sri Lanka gibi çözelim diyenlere o kanlı modelin maliyetini ve bedelini anlatmak

 
 
Kürt sorununu Sri Lanka modeliyle 'hal' etmek...Abdullah Ayan yazdı
AK Parti barış sürecini ilk telaffuz ettiğinde de  "Kürt sorununu Tamil Modeliyle çözelim" önerisi sıkça duyulmuş, ciddi uzmanlar alternatif olarak önermişti.

Son günlerde de Milliyetçi kesimden kimi modelistler yeniden ısıtıp masaya getirmekte beis görmüyor.

İyi de nedir bu Sri Lanka'nın Tamil modeli?

Hikaye hayli uzun ve derin ama ben köşe yazısı sınırlarını zorlayarak özetlemeye çalışacağım:

Sri Lanka Hindistan açıklarında ve sanki Hindistan'ın güneyinden kopmuş gibi duran bir ada ülkesi...

Uzun yıllar İngiliz sömürgesi olarak ünlü Seylan çaylarını yetiştirip lordların sofrasına sunan ülke.

Hindistan' la aynı yıllarda 1948' de bağımsızlığını kazanıyor ama Sri Lanka Cumhuriyeti adını alması 1972'yi buluyor...

Ülkede Sinhali dilini konuşan çoğunluk Budizme inanıyor, bir de Hindistan'dan göçüp gelmiş daha koyu renkli Hindu dinine mensup Tamiller var. (%10 civarında Müslüman da var ama onlar bu yazının konusu değil)

21 milyon nüfuslu ülkenin %74'ü kendisini ülkenin kurucusu, asli unsuru sayan Sinhaliler ve %10-15 arası olduğu iddia edilen Tamilleri hep ikinci sınıf olarak görüyorlar. (Tamil dilini konuşanların oranı %18 ancak etnik olarak kendisini Tamil sayanlar %10,5 civarında)

Sinhaliler ile Tamiller arasındaki kavga çok eskilere dayanıyor ama ilk ses getiren Tamil eylemi ülkenin Başbakanını suikast sonucu öldürülmesi, yıl 1959...

Ama asıl kopma 1972' de ülkenin Seylan' dan Sri Lanka Cumhuriyeti haline dönüşüyle başlayan yeni anayasal dönemle başlıyor.

Budizmin resmi din ilan edilmesi, Tamilce'nin resmi dil kabul edilmeyip neredeyse silinmeye çalışılması, Tamil'li gençlerin üniversitelere girişinin neredeyse imkânsız hale getirilmesi, Tamiller'e yönelik kamusal alandaki ayrımcılık gibi nedenler birikti ve sonunda bir araya gelen Tamil grupları 1976'da Tamil Kaplanları (LTTE) örgütünü kurdu. Başlangıçta hedef, ülkenin kuzeyinde kalan %30'luk kısmını zaten kontrol ettikleri topraklar üzerinde bağımsız devlet kurmaktı.

Sadece kontrol ettikleri bölgede ordu güçleriyle savaşmadı Tamiller, büyük şehirlerde de ses getiren, devlet yetkililerini hedef alan büyük saldırılar, suikastlar da düzenledi.

1983' te ise kaplanlar Sri Lanka' ya savaş ilan etti.

Gittikçe şiddetlenen savaş boyunca uluslararası insan hakları örgütleri, Sri Lanka ordusunun LTTE militanları yanında sivil Tamilleri de hedef aldığı eleştirilerini sıklıkla dile getirdi.

Gerçekten de iç savaşın en büyük mağduru siviller özellikle de hem örgüt hem devletin baskı ve zulmünü üzerinde yoğun hisseden Tamil kadınlarıydı.

El altından savaşın durdurulması, kimi hakların verilmesi karşılığında silahların susması için yürütülen temaslar 1985 yılından itibaren hayli gizli görüşmelere yol açtıysa da, hayal edilen her ateş kes, taraflardan birinin şiddet saldırısıyla başka baharlara ertelendi.

Şiddet şiddeti besledi ve özellikle Tamil Kaplanlarının bağımsız devlet talebinin tavsamasıyla anlamını yitiren silahlı mücadelenin son bulması için taraflar üzerinde halklardan gelen baskı süreci müzakere masalarına taşıdı.

Aralık 2001' de yapılan seçimler ülke için bir dönüm noktasıydı.

Ulusal Birlik Partisi (UNP) öncülüğünde seçime giren cephe, iktidara geldiklerinde ateşkes ilan edileceği ve Tamil Kaplanları'yla masaya oturulacağını beyan ederek çıktı halkın karşısına.

Özgürlük Partisi (Freedom Party) adayı ve dönemin Başbakanı Ratnasiri Wickremanayake ise seçim kampanyası boyunca  'UNP' nin iktidara gelmesi halinde, ülkenin bölünüp bir bölümünün Tamil Kaplanları'na verileceğini' dile getirip durdu.

Ancak çatışma yorgunu halk bölünme paranoyasına değil, silahları susturup, barış masasına oturacağını söyleyen UNP' ye oy verdi.

70 yaşındaki rakibine fark atan 50 yaşındaki Ranil Wickremasinghe Başbakanlık makamına geçer geçmez, Tamil Kaplanları ateşkes ilan edeceklerini açıkladılar, bir kaç gün sonraysa yeni hükümet de ateşkes ilan ettiğini bildirdi ve barış süreci başlamış oldu. Bir sonraki adımda taraflar arasında bir ateşkes anlaşması imzalandı. Barış görüşmelerinin başlaması sadece iç dinamiklere dayanmıyordu. Uluslararası konjonktür, özellikle ABD açısından kritik bir dönemdi.

Kritikti çünkü; ABD Irak işgaline hazırlanıyordu ve ABD gemilerinin pasifikten körfeze güvenli geçişi için Sri Lanka çok stratejik bir noktadaydı.

Özellikle de ülkenin doğu kıyılarındaki istikrar NATO ve ABD için hayatı önem taşıyordu. İstikrar ise ancak savaşan tarafların barışmasıyla mümkün olacaktı. Bush ve çevresi o günlerde 'Eğer askeri olarak bölgeyi kontrol edemiyorsanız, barışarak çözün ve kıyı güvenliğimizi sağlayın" diye düşünüyordu.

Toplam dört tur süren görüşmelerin ardından 9 Ocak 2003'te imzalanan geçici barış anlaşmasının ucu açıktı ama iki temel üzerine oturuyordu: Sri Lanka'nın ulusal bütünlüğü (üniter yapısı korunacak ve Tamiller' e çeşitli siyasal ve kültürel hakların verilecek...

Kısaca iki taraf "kazan, kazan" olarak algılanacak bir tabloyla kalktı masadan.

Halklar hatta dünya Sri Lanka' da barışın gelmesi için elinden geleni yapıyordu ama savaş tanrısının daha hesabı kapanmamış olmalı, 2004 nisanında barışı savunan UNP seçimleri kaybetti yerine "barış görüşmeleriyle ülkeyi bölecekler" diyen FP iktidar oldu. Yetmedi, bölge dünya tarihinin en büyük tsunami felaketlerinden birini yaşadı. Sumatra adasını vuran dalgalar Endonezya'dan sonra en büyük zararı Sri Lanka' da Tamillerin yaşadığı bölgeye verirken, halk yardım ulaşmaması nedeniyle bir kez daha açlıkla cezalandırılmış oldu.

Dünyanın dört bucağından ülkeye gönderilen yardımlar adil dağıtılmaması nedeniyle Tamiller arasındaki gerginlik büyüdü, barış süreci bir kez daha kopma noktasına geldi. Tehlikeyi gören Hükümet örgütle yardım dağıtımını da içeren bir anlaşmaya vardı.

Ancak süreci dinamitleme sırası yargıdaydı. Yardım dağıtma anlaşması mahkemeler eliyle iptal edildi.

Dış konjonktür de değişmişti, Irak işgali sırasında bölgeden güvenli geçiş için barış sürecini destekleyen Bush ve neoconları dünyadaki tüm terör gruplarına karşı küresel savaş ilan edilmesi gerektiğini dillendirmeye başladı.  ABD Tamil Kaplanlarını uluslararası terör örgütleri listesine dâhil ederek zaten patladı patlayacak savaş bombasının pimini çekti.

2004'ten sonra iki yıl boyunca" barış süreci bitti mi, sürüyor mu" sorusunun net yanıtlanmadığı gel-gitlerle süren suskunluk döneminin ardından 2005 kasımında yapılan seçimleri FP kazanmakla kalmadı. Başbakan kim oldu dersiniz? UNP' nin "barış görüşmelerini başlatacağız" vaadiyle seçimleri kazandığı 2001' de "ülkeyi bölüyorsunuz" suçlamasını yönelten Ratnasiri Wickremanayakeka...

Herkesin ateşi söndürmeye koştuğu dönem sona ermişti, içerideki savaş lobisi ve dışarıda Neoconlar ellerinden geleni yaparken Tamil Kaplanları da boş durmadı. 2006'da Savunma Bakanı ve üst düzey bir ordu yetkilisine suikast düzenlediler.

Film yeniden başa sarıldı...

2008 başında hükümet, her yıl yeniden yürürlüğe soktuğunu açıkladığı ateşkesi, Tamil Kaplanları'nın ''terör faaliyetlerini'' gerekçe göstererek bu kez iptal ettiğini açıkladı ve Sri Lanka ordusu, Tamil Kaplanları'na yönelik havadan, denizden ve elbette karadan tarihte eşine az rastlanır saldırıya girişti.

Militan, masum dinlemeden karşılarına çıkan herkesi yok ettiler. Tarafsız kuruluşlar o savaşta 50 bin civarında sivilin öldüğünü açıklayacaktı. En büyük zulmü savaşan iki tarafın da tecavüzüne uğrayan kadınlar gördü.

Savaşın sonunda örgütün yönetici kadrosu, lideri dâhil öldürüldü.

19 Mayıs 2009'da ordu ve hükümet zaferlerini ilan etiller, yetkililer 'terörizmin askeri yollarla da bitirilebileceğini dünyaya gösterdiklerini açıkladılar.

Ya sonra?

Kendisi de Sinhalili olmasına rağmen yıllardır barışı savunan, o nedenle de ülkesini terk etmek zorunda kalan insan hakları savunucusu Prof. Fernando özetliyor varılan son durağı;

"Savaş bitmedi, farklı araçlarla devam ediyor"

 
 
25 Temmuz 2013 Perşembe 08:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji