Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Gündem » Kurvaziyer Fiyaskosunun Ardından -2...Harun Arslan yazdı

Kurvaziyer Fiyaskosunun Ardından -2...Harun Arslan yazdı

Biz Mersin’i ve tarihi geçmişini tanımayan kişilerle ve Mersin’e uzak Mersin Üniversitesi anlayışı katkısıyla sondan başladık.

 
 
Kurvaziyer Fiyaskosunun Ardından -2...Harun Arslan yazdı
150 kişinin karaya çıktığı ilk gemiden bir gün önce yapılan 400 kişilik basın toplantısında ki sunumda gelen turistlerin beklentileri şöyle anlatılıyordu;
•    Kültür
•    Macera ve farklılık
•    Alışveriş
•    Güzel yemek mekanları
•    Konfor rahatlık
•    Güvenlik

İlk gemi ile gelen Club MED yetkilisinin beklentileri ise daha farklıydı;
•     Güzel bir plaj
•    Geminin açıkta kalabilmesi,
•    Gemi arka kapağının açılarak denizde spor aktiviteleri yapabilmeleri,
•    Cazibeli turlar yapabilmeleri,
•    Ve bazı küçük ayrıntılar

Bizim kent dinamiklerimizin hazırladıkları rapor ve gerçekte turu sağlayacak kişinin beklentisi. Daha başından bu anlayış farklılığı ile sanki oyunu kaybediyoruz.
Şimdi fuarlara giden, görüşmeleri yapan kişilere bakalım.Acaba bunların içerisinde bir tek uzman yada Avrupa’yı ve Dünyayı tanıyan, onların mantalitesini ve beklentilerini bilen bir kişi var mı. Şimdi gidenlerin meslek ve uzmanlık alanlarını (yada olmadığını) açıklayıp, olayın nasıl yanlış başladığını anlatmak istemiyorum.
Eğer siz bunu yapamıyorsanız, o zaman konu üzerine uzman kişileri gönderir ve turizm bilgisi olan bu kişilere raporlar hazırlatırsınız.

Artık yıllarca fuarlara gidip cezerye dağıttık diyen zihniyetle bu işin olmayacağını anlamalıyız.

Ayrıca bu sürekli sığındığımız cezerye, tamamen Avrupalıların damak zevkine uymayan bir yiyecektir. Avrupalı damak zevki ve tatlı menüsü bu kadar şekerli ve tatlı yiyecekleri içermez. Siz eğer bir Arap ülkesine ait fuara giderseniz cezerye verebilirsiniz, onların damak zevkine uyar. Cezeryenin kuvvet verdiği saçmalığı da ancak oryantal mantalite de kuvvete öncelik veren anlayışta cazip gelebilir.

Daha yeni bir Belediye Başkanının Torosland adı altında bir Disneyland saçmalığı projesi hafızalarımızda. Avrupa’dan Torosland’a turistlerin gelmesi iddiasındaydı. Böyle bir saçmalık gerçekleşmediğinden şanslıyız.
Şimdide Aquaparkın bir cazibe olacağı ve kurvaziyer gemiyle gelen turistlerin oradan kente girecekleri anlatılıyor. Bir yabancı turistin herhalde en son görmek istediği bir aquaparktır. Özelliklede ortalama 60 yaş üzeri gelecek turistler için. Belki bir çocuk gemisi için cazip gelebilir.
MTSO Başkanının böyle bir fikri ortaya atması hem kendi hem de danışmanları açısından üzücü ve Avrupa’yı ne kadar tanıdıklarını gösteriyor.

Mersin kent merkezine turistleri getirmek istiyorsanız, burada onlar için en bir ilginç nokta eski kentten arta kalan Balık Pazarıdır. Üç yıl önce “Çamlıbel ve Kent Merkezi Nasıl Kurtulur” başlıklı bir yazı dizimde bunu tüm olabilirliğiyle ayrıntılı olarak yazmıştım. Kentin turizmi öncelikli bir çalışma yapıyorsanız, bunu şimdiki restorasyonunu başlattığınız turizme bu gün için bir katkısı olmayacak bölge yerine, önce Balık Pazarı’ndan başlatmalıydınız. Balık Pazarı rahatlıkla İstanbul Çiçek Pasajı şeklinde yapılabilirdi. Çevresi genişletilerek restoranlar, hediyelik eşya mağazaları, baharatçılar, antikacılar ve benzerleri buraya getirilebilirdi. Ayrıca Hurmalı Çarşı ve geçmişte içinde koruyamadığımız bir Sinagogun bulunduğu Bit Pazarı bu alana dahil edilebilirdi. İşte burası Kurvaziyer turistleri için, yürüyerek dahi ulaşılabilecek mesafede önemli bir cazibe noktası olabilirdi. Burada yeme içme ve alışveriş dahil en az üç dört saat geçirebilirler.
Antep kent merkezini inceleyin, aynı şekilde hazırlanmış ve şu anda dahi her gün 150 kişilik Mersin kurvaziyer turistinden daha fazla turist var.

Gelelim Soli’ye, kent içinde en yakın ve kolay ulaşabilecekleri bir yer.
Burası en azından geniş bir alan halinde otlardan ve çalılardan  temizlenerek dev bir açık hava müzesi haline getirilebilir. Mersin Müzesi depolarında kaderine terk edilmiş binlerce eser buraya taşınıp sergilenebilir ve şu anda müze olarak kullanılabilecek bir binada mevcuttur.
Maalesef Mersin’in bu kadar zenginliğine ve sahip olduğu eserlere karşılık bir müzesi yok.                                                                  
Kurvaziyer gemilerin yanaşamadığı, denizi olmayan Antep’e şu anda her gün çok sayıda turist grubunun uğradığı ve ziyaret edecekleri 9 müzenin bulunduğu gerçeğini unutmayalım.
Antalya ile yarışma iddiasında olan kent dinamikleri önce Antep’i görmeliler.
Soli hazırlanabilirse kentin içerisinde, deniz kıyısında, önemli kısımları çok iyi muhafaza edilebilmiş, Hititlerden başlayıp günümüze gelen bir tarihin görülebileceği dünyadaki ender noktalardan biri olacaktır.
Mersin’in tahrip edilmemiş son doğal sahili olan bu bölge, deniz kıyısı boyunca da çeşitli hediyelik eşya dükkanları ve kafelerle zenginleştirilip bir cazibe merkezi haline getirilebilir.

Yalnızca bu iki noktayı kısa zamanda bitirebilir, turizmin hizmetine sunabiliriz.
Ama biz Mersin’i ve tarihi geçmişini tanımayan kişilerle ve Mersin’e uzak Mersin Üniversitesi anlayışı katkısıyla sondan başladık.
Maalesef buradaki uzmanlarımızda fuarlara giden kişiler gibi.

Anadolu Medeniyetler Korosu’nu izleyen MSC Cruises güzergah sorumlusu bu tür etkinliklerin kurvaziyer yolcuları için çok değerli unutamayacakları anılar olacağını belirtmiştir.
Şimdi Mersin’de Ticaret Borsası önderliğinde Devlet Opera ve Balesi, Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, Kilise Korosu ve çeşitli müzik oluşumları ile kurulması planlanan koroda kurvaziyer turizminin Mersin’de başarılmasında önemli bir katkı sağlayacaktır.

Eğer gerçekten kurvaziyer turizminin bir an önce Mersin’de gerçekleşmesini istiyorsak, doğruları görüp, eleştirileri dinleyip yeni bir eylem planı yapmalıyız.
Eğer bir turizmcinin, kurvaziyer gemi ile gelenler Mersin’i beğenip tekrar gelecekler ve bu sefer otellerde kalacaklar hayali ile kendimizi kandırırsak ve şimdiden Kasım ayında Marsilya’da gerçekleşecek fuarın katlım hazırlıklarını ve gezi planlarını yapmaya başlarsak henüz gerekli dersi almamışız demektir.   

Harun Arslan
 
 
5 Eylül 2012 Çarşamba 17:59
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:05
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:31
  • Yatsı21:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji