Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Kuvvetler ayrılığı mı dediniz?.. Abdullah Ayan yazdı

Kuvvetler ayrılığı mı dediniz?.. Abdullah Ayan yazdı

Türkiye'de Cumhuriyetin ilk gününden beri Kuvvetler ayrılığı yoktur, liderlerin ağzına bakan ve birbirinden kopmayan yasama-yürütme ortaklığı vardır

 
 
Kuvvetler ayrılığı mı dediniz?.. Abdullah Ayan yazdı
Türkiye ilginç ülke...
Erdoğan' ın ortaya attığı "yargı bizi frenliyor" iddiasıyla gelişen süreçte herkes meşrebine göre tavır aldı.
Son zamanlarda sıkça gördüğümüz tablo bir kez daha ortaya çıktı: Erdoğan' a karşı olanlar "kuvvetler ayrılığını" dile getirmeye, tüm tezlerini bu argüman üzerinden savunmaya başladılar.
Her zaman ki gibi toz duman içinde meselenin özüne girilmedi. Kuvvetler Birliği veya ayrılığının tarih içinde geçirdiği evreler bir yana günümüz dünyasındaki uygulamalar da masaya yatırılmadı.
Ana muhalefetin başını çektiği cephe Türkiye' de "kuvvetler ayrılığı" ilkesinin sonuna kadar savunulacağını dillendirirken, iktidar tek somut adımın atılmadığı, bundan sonrası için de en küçük umut kırıntısı taşımayan yeni anayasa uzlaşma komisyonuna "Erdoğan'ın başkanlığına özgü ve tek kişiye özel" Başkanlık modelini besleyecek taslağı sundu.
İki cephenin de kendince haklı olduğu yanlar var ama böylesine ciddi bir tartışma daha bağımsız ve özgür biçimde üçüncü gözle ele almaya, Türkiye'nin dünden bugüne yaşadıkları ve dünyadaki uygulamalar üzerinde kafa yormaya ihtiyacımız var.
Öncelikle iki cepheye de sormamız gerekiyor: "Gerçekten Türkiye' de kuvvetler ayrılığı var mı?"
Türkiye' de Cumhuriyetin kurulduğu günden beri hiç bir zaman kuvvetler ayrılığı ilkesi olmadı, kağıt üzerinde tüm anayasalarda yazılı olsa da işletilmedi.
Örneğin yasama ve yürütme hep iç içe oldu.
Atatürk' ten İnönü'ye, Demirel'den Ecevit'e, Özal'dan Erdoğan'a hangi dönemi ele alırsanız alın, güçlü liderin ve onun Meclise taşıdığı dolayısıyla halka karşı sorumluluktan çok liderlere bağlı Vekillerle yasama faaliyeti adı altında lider ve yakın çevresinin dikte ettiği yasaları onaylayan ucube bir sistemle yönetildi ülke.
Mustafa Kemal Bakanları da sofrasında belirledi, kanunları ve halkın yaşamını baştan aşağı değiştiren, adına devrim dediği düzenlemeleri de o sofradaki dar kadroyla konuşup hayata geçirdi.
Bugün de çok partili demokrasiye sahip olduğumuzu sanıyoruz ama, "kuvvetler ayrılığını" savunan muhalefetimize, Meclisteki tüm Vekillerimize sormakta yarar var: "Hükümetin Meclise taşımadığı bir tasarının yasalaşması mümkün mü?"
Milletvekillerinin oturup hazırladıkları kanun tekliflerinin akıbetini bilmeyen var mı?
Yasadan geçtik, Meclis bugünkü anlayış ve iç tüzük işleyişiyle herhangi bir denetleme görevini yerine getirebilir mi?
Sorunun cevabını bilmek için Milletvekili olmaya da gerek yok. Sokaktaki vatandaş Türkiye'deki sistemin çarpık işleyişini, gerçeği tüm çıplaklığıyla görüyor.
Sorunun Başkanlıkla, parlamenter sistemle de ilgisi yok.
Bugün ABD' de Başkanlık sistemi var ama dünyanın en acımasız kavgaları "Kuvvetler ayrılığına" herkesin uymak zorunda olduğu bu ülkede yaşanıyor.
Başkanlığı Padişahlık sananlara, iktidarı muhalefetiyle şu son günlerde ABD' nin tartıştığı bir kaç konuyu hatırlatıp, yaşananlara göz atmalarını öneririm.
Çok basit gibi görünen bir kaç gelişmeyi sıralayayım hemen:
-Obama sağlık sistemini Kongreden geçirmek için oradaki temsilcilerden çok kamuoyu desteği aradı. Türkiye'de oturan ve ABD vatandaşı olmayan benim gibi milyonlarca insana elektronik posta üzerinden mesajlarla destek istedi. O desteği isterken yasanın önemini, getirip götüreceklerini sadece ABD' li seçmenle değil, dünya üzerinde ulaşabildiği herkesle paylaştı.
-İkinci dört yıllık başkanlık dönemine hazırlanan Obama' nın, Hillary Clinton' dan boşalacak Dış İşleri Bakanlığına kimi getireceği tüm dünyanın merak ettiği bir soru. Obama Başkan ama dilediği ismi Bakan yapamıyor. Sadece öneriyor onay makamı Kongrenin Senato kanadı.
Örneğin çok istemesine rağmen BM daimi temsilciliği görevini sürdüren Susan Rice' i getiremedi. Cumhuriyetçilerin tepkisi üzerine aday olarak bile önermedi. Obama şu an Senatörlere eski Başkan adaylarından John Kerry' i Bakan olarak önerdi. Senato'da demokratlar çoğunlukta ama Başkan dengeleri gözeterek, Cumhuriyetçilerin de karşı çıkmayacağı bir ismi ortaya atmak zorunda.
-Mali uçurumun önüne geçecek; zenginlerin vergilerini arttıracak yasal düzenleme konusunda da hem ülke hem Obama tedirgin.
Yazıyı kaleme aldığım saatlerde bile Cumhuriyetçilerle, Demokratlar arasında uzlaşma sağlanamamış ve yılsonuna kadar Kongreden geçmesi gereken yasal düzenleme konusunda somut adım atılamamıştı.
-ABD' deki sistemin nasıl işlediğine ve ister Temsilciler Meclisi ister Senato olsun yer alan temsilcilerin partilerinden bağımsız kendi kanaatleriyle hareket ettiklerine son somut örnek, 28 çocuğun ölümüyle başlayan sivillere silah satışının sınırlanmasını dile getiren Obama' nın yalnızlığı...
Obama yalnız çünkü ABD' de yasal düzenlemeler Başkanın veya iktidar partisinin dilediği biçimde gerçekleşmiyor. Bu konuda en ciddi güç büyük parasal bütçelerin desteğiyle faaliyet gösteren lobiler.
313 milyon nüfusa sahip ülkede 288 milyon silahın satıldığı gerçeği pazarın büyüklüğünü yeterince anlatıyor. Yaşlı ve çocukları saymazsak her bireye 2 silahın düştüğü ABD' de silah üreticilerinin ne iştahı, ne de parası bitecek gibi değil.
Başkan Obama, "silah satışlarına sınır getirilmeli" dediği anda hemen lobi faaliyete geçti. Vatandaşın güvenliği için silahlı tehdide karşı en güçlü savunmanın silahtan geçtiğini iddia ediyor silah sektörünün parayla sahaya sürdüğü lobi.
Sonuç; Başkanlığı, başbakanlığı "kuvvetler ayrılığı" ilkesiyle savunmanın, eleştirmenin ne mantığı var ne de geçerliliği...
Temel soru, Meclise gönderdiğimiz Vekillerin partilerinden ve onları var ettiklerine inandıkları liderlerinden bağımsız gerçekten vicdanlarıyla hareket edebilmelerinin nasıl sağlanacağı?
Bunun ise yolu dar bölgeli seçim sistemiyle halkın özgür biçimde kendi adayını seçeceği bir sistemden geçiyor.
Kısaca Türkiye başkanlıktan, "kuvvetler ayrılığı" gibi Türkiye' de hiç bir zaman uygulama şansı olmayan tartışmalardan önce Parlamentoya göndereceğimiz Milletvekillerini lider sultasından kurtarıp, gerçekten halkın Vekilleri yapmak.
Aksi takdirde liderler dün cinayet işleyen katilleri bile Milletvekili* yapmışlardı, yarın da aday olarak karşımıza çıkarıp "kırk katır, kırk satır" misali seçtirmeyeceklerinin garantisi yok.
*Hâkimiyeti Milliye gazetesinin ve matbaalarının sahibi Recep Zühtü Soyak Sinop milletvekili iken 10 Şubat 1935 günü birlikte yaşadığı hattat Mehmet Sabri Bey'in kızı “Fatma Medine Hanımı" kendisini aldattığı gerekçesiyle öldürür. Recep Zühtü yargılanır mı? Hayır, Manastır'dan beri Mustafa Kemal'in yanından ayrılmayan Zühtü' nün akıl hastası olduğuna dair düzmece rapor tutulur. Kısaca cinayet örtbas edilir. Delidir denilen adamı 1925'ten beri Mecliste tutan irade cinayetin ardından da o çatı altında ve dokunulmazlık zırhıyla oturtmayı sürdürür. (Deli raporu tutması istenen Mazhar Osman 'madem deli, mecliste ne işi var?' diye red eder rapor düzenlemeyi, bunun üzerine iş Mazhar beyin asistanı Fahrettin Kerim Gökay' a verilir. Gökay hizmetinin karşılığını kısa zaman sonra profesör, İstanbul Belediye Başkanı hatta Sağlık Bakanı yapılarak fazlasıyla alacaktır)
 
27 Aralık 2012 Perşembe 09:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:55
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:05
  • Yatsı20:30
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1655 - Satürn'ün en büyük Ay'ı Titan, Christian Huygens tarafından keşfedildi.
1752 - İngiltere'de yılın ilk günü. İngilizlerde 1 Ocak ile başlayan ilk yıl 1752'dir.
1807 - İngiltere Parlamentosu köle ticaretini yasakladı.
1811 - Percy Bysshe Shelley "Tanrıtanımazlığın Gerekliliği" adlı makalesinden dolayı Oxford Üniversitesi'nden atıldı.
1821 - Yunanistan Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını ilan etti.
1912 - Ahmet Ferit Tek, Türk Ocağı'nı kurdu.
1918 - Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.
1929 - İtalya'da faşist yönetim genel seçimlerde oyların yüzde 99'unu kendilerinin aldıklarını açıkladı.
1935 - Prof. Afet İnan, Türk Tarih Kurumu As Başkanlığı'na seçildi.
1936 - Saatlerin doğru olarak ayarlanabilmesi için İstanbul Rasathanesi'nce hazırlanan iki bildiriyi Bakanlar Kurulu onayladı.
1941 - Yugoslavya, Mihver Devletleri'ne katılma kararı aldı.
1944 - Heykeltraş Zühtü Müritoğlu ve Hadi Bara'nın yaptıkları Barbaros Hayrettin Paşa Anıtı törenle açıldı.
1947 - Illinois'deki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 111 kişi öldü.
1949 - Sovyet hükümetinin kararıyla Litvanya, Estonya ve Letonya'dan 92.000 kişi sürgün edildi.
1950 - Türk Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı Ankara'da düştü, 15 kişi öldü.
1951 - Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri, solcu öğretmenlerin tasfiyesinin sürdüğünü açıkladı.
1951 - İstanbul'da Neve Şalom Sinagogu açıldı.
1957 - Roma'da bir araya gelen Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Komisyonu'nun kurulmasına ilişkin Roma Antlaşması'nı imzaladı.
1959 - Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu dergisinde yayımlanan "Menderes'in Kalesi" başlıklı yazısında Fuad Köprülü'ye yayın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada bir yıl hapse mahkum oldu. Büyük Doğu dergisi de bir ay süreyle kapatıldı.
1960 - Güney Afrika Johannesburg'da tüm siyah politik örgütler feshedildi.
1960 - İtalya'da Fernando Tambroni başbakan oldu.
1961 - Adalet Bakanlığı idam cezalarının cezaevi bahçelerinde infaz olunması hakkında karar aldı.
1962 - EOKA'cılar Kıbrıs'ta iki camiye bomba attı.
1968 - Şair Metin Demirtaş Türk Solu dergisinde yayımlanan "Guevara" adlı şiirinde komünizm propagandası yaptğı gerekçesiyle tutuklandı.
1975 - Suudi Arabistan Kralı Faysal, akli dengesi bozuk yeğeni prens Faysal bin Musad tarafından Riyad'da öldürüldü.
1982 - Ankara Sıkıyönetim Savcılığı halkevleri hakkında kapatılma istemiyle dava açtı.
1982 - Tutuklu İsmail Beşikçi, cezaevinden yazdığı bir mektup nedeniyle 10 yıl ceza aldı.
1986 - İşkence yaptığını itiraf eden polis memuru Sedat Caner ile bu itirafları yayımlayan 'Nokta' dergisine dava açıldı.
1986 - 14. Strasbourg Film Festivali'nde Muammer Özer'in "Bir Avuç Cennet" ve Ali Özgentürk'ün "Bekçi" isimli filmleri ikinciliği paylaştı.
1988 - İstanbul'daki Metris Askeri Cezaevi'nden 29 tutuklu ve hükümlü kaçtı.
1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.
1992 - Kozmonot Sergei Krikalev, Mir Uzay İstasyonu'nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.
1994 - Aydın Ortaklar Öğretmen Lisesi'nde evci çıkan dört kız öğrenciden birinin, emniyet yetkilileri tarafından yakalanarak bekaret kontrolüne gönderilmesi kadınlar tarafından protesto edildi.
1996 - Türkiye'de Emek Partisi kuruldu.
1998 - Manisalı Gençler Davasında, Yargıtay'ın bozma kararından sonra beş tutuklu genç tahliye edildi. Davada tutuklu sanık kalmadı.
1999 - Sırbistan, NATO'ya savaş ilan edip BM'ye bildirince, NATO üyesi Türkiye de bu ülkeyle resmen savaşa girmiş oldu.
2009 - Büyük Birlik Partisi'ne ait parti lideri Muhsin Yazıcıoğlu dahil 6 kişinin bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ta düştü. 3 gün sonra ulaşılan helikopterde, helikopterde bulunan 6 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji