Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Gündem » Lazkiye-Halep-Tarsus ve 1970'li yıllar nostaljisi.. Harun Arslan yazdı

Lazkiye-Halep-Tarsus ve 1970'li yıllar nostaljisi.. Harun Arslan yazdı

Bütün arzum, Tarsus’un bu durumunda kalması ve burada her zaman bir Halep gibi, Lazkiye gibi nostalji yapılabilmesi.

 
 
Lazkiye-Halep-Tarsus ve 1970'li yıllar nostaljisi.. Harun Arslan yazdı
En sevdiğim yıllar 1970 li yıllar. O günün otomobilleri, dükkanları, evleri, sokakları, komşuluk ilişkileri kısacası tüm yaşamı beni çok etkiler. O yılları hep özlemle anarım.

Suriye’ye ilk gittiğimde Lazkiye daha sonrada Halep beni oldukça etkilemişti. Bunun sebebini düşündüğümde, burada 40 yıl öncesini yani 70 li yılları hissettiğimi anladım. Suriye’de eski yapılar, oryantal usulü çarşılar, kahveler, sokaklar, insanlarının güler yüzlülüğü, samimiyeti hepsi bana 70 li yılları yaşatmıştı.
Savaş başlayana kadar sık sık Suriye’ye giderek, orada 70 li yılların nostaljisini yaşadım.

Bu duyguları daha önce Tarsus’ta yaşamıştım. Sık sık da Tarsus’a giderek, her seferinde değişmeyen şekilde 70 li yılları hissederdim.

Son olarak geçtiğimiz hafta Tarsus’a gittiğimde somun ekmeğin üzerindeki fırının adını yazan etiket beni yoğun bir şekilde tekrar 70 li yıllara götürdü. Çocukluğumu hatırladım. O zamanlarda da ekmeğin üzerinde kağıt etiket olur, o kısmı koparırdık. Sanırım artık Türkiye’de hiçbir yerde ekmeğin üzerine etiket yapıştırılmıyor.

Tarsus’ta 70 li yılları yaşatacak gerçekten bir çok güzellik var.
Çarşısını gezdiğinizde burada bakırcıları, kalaycıları, şalvar satan, anında şalvar diken terzileri eskimiş köhne dükkanlarında, tahta mutfak eşyaları yapan ustaları küçük atölyelerinde görürsünüz.

Köşe başlarında seyyar arabalarında yarım asırdır, babadan oğula muhallebi satanlar, seyyar simit, mamul, kurabiye satıcıları her taraftadır.
Değişmeyen yemek kültüründe, fındık lahmacun, humus, kebap, ciğer şiş lokantaları köhne barakalarda, masaları sokaklarda kaldırım üstlerindedir.
Yine meşhur Tarsus ayranı, şalgamı köşe başlarında arabesk müzik çalan seyyar arabalarda açıkta satılır.

Mahalle aralarına gittiğinizde, eski yıkık binaları, bahçe duvarlarının içinde antik işlemeli taşları, yol kenarlarında terkedilmiş sütun başlıklarını, imarsız yapıları, yol üzerine taşmış balkonları, yola akan pis suları görürsünüz.

Tarsus’ta yeni binaların, yeni iş yerlerinin oldukça az olması, özellikle kent merkezinin gelişmeyip neredeyse yarım asırdır aynı kalması sevindirici.
Tarsus’a yatırım yapacak firmaların TİY. Kulübüne yardım etme tavsiyesinden yatırımlarını başka bölgelere yapmaları da Tarsus’un gelişmeyip 70 li yıllarda kalabilmesinde önemli bir etken.

Tarsus’un kent merkezinde bir temel kazısında çıkan eski antik kenti incelediğimizde 2000 yıl önceki yol yapım ve altındaki kanalizasyon sisteminin bu günün Tarsus’undan daha gelişmiş olduğunu ve                                                                                             buradan başlayıp Cleopatra Kapsına doğru bu güne kadar gelen izleri takip ederek bir zaman yolculuğuna çıkarsanız, Tarsus’un 1970 li yıllara gelip buradan öteye gidemediğini görürsünüz.

Belki yüz yılda bir ele geçecek 2008 yılının “Dünya St. Paul Yılı” ilan edilmesi fırsatı Tarsus’ta turizmin ve özellikle inanç turizminin yerleşmesi adına kullanılamadı. Şu anda her türlü imkana sahip olmasına rağmen Tarsus’a gelen yeterli turist yok. Aslında çok fazla turist gelse kentin gelişeceği fakat buna karşılık 70 yıllardan çıkacağı gerçeği de unutulmamalıdır.

Şehir dışında ki kırsal alanlara dahi kaldırım döşeyen, kent içinde ki her boşluğa park yapan Belediyecilik anlayışı da kentin 70 li yıllardan öteye gidememesine katkı vermiştir.

Tarsus’ta 70 li yılların yapısı insanlarına da yansımıştır. Yardımsever, dürüst, misafirperver insanları ile adeta başka bir ülkeye geldiğiniz izlenimini yaşarsınız. Özellikle Mersin’den Tarsus’a geldiğinizde stresten uzak daha hoş görülü bakabildiğinizi, daha sevgi dolu ve samimi olabileceğinizi hissedersiniz.

Durumu iyi olan bir çok Tarsuslunun evinin Mersin’de iş yerlerinin Tarsus’ta olduğu ve her gün Mersin’e gidip geldikleri de bir ilginç  Tarsus özelliğidir.

Bütün arzum, Tarsus’un bu durumunda kalması ve burada her zaman bir Halep gibi, Lazkiye gibi nostalji yapılabilmesi.

Tarsus’un Belediyecilik anlayışı Mersin’e gelmemeli. Bu anlayış Mersin’de kente bir katkı sağlayamayacaktır.
Mersin zaten artık tüm yapısını, tarihsel özelliğini, kimliğini tamamen yitirmiş, düzelme imkanı çok zor olan bir kenttir.
Dolgu alanları ile tüm sahili katledilmiş,
Narenciye bahçeleri kesilip siteler yapılarak, yeşili yok edilmiş,
Sahili anlaması güç farklı yükseklikteki  beton binalarla kapatılmış,
Dolgu alanları üzerine gecekondu çay bahçeleri yapılmış,
Mahkemece durdurulmuş, kentin en son ihtiyacı bir aquaparkı ortada kalmış,
Kent girişine kentin tüm zenginliğini yok sayarak simge olarak bir dev Peribacası konmuş,
Düğün salonu olarak kullanılan bir spor tesisi ve kongre salonu,
Kentin tüm siluetini bozan 52 katlı fonksiyonsuz bir bina……….
Ve tüm bunlarla artık Mersin 1940 lı yılların Kültür Merkezi, Stadyumu, Lisesi ile gökdelenin ve alışveriş merkezlerinin arasında sıkışmış tüm kimliğini kaybetmiş ve sahildeki Adnan Menderes Bulvarı yaşantısı ile varoşların insanları arasındaki uçurum büyümüş, büyükle küçüğün, zenginle fakirin, güzelle çirkinin derin kontrastlarda yan yana tüm olumsuzluklarla göründüğü bir kent haline gelmiş.

Yani Tarsus Belediyeciliği böyle devam etsin. Tarsus 70 li yılların nostaljisinde değişmeden kalsın.

Mersin kadersizliğini kendi içinde Tarsussuz yenmeye çalışsın.

Harun Arslan
 
22 Aralık 2012 Cumartesi 15:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:00
  • Güneş05:45
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:35
  • Akşam19:34
  • Yatsı21:07
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji