CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Güncel » Mardin izlenimlerim… -1- (Bardağın dolu tarafı)... Abdullah Ayan yazdı

Mardin izlenimlerim… -1- (Bardağın dolu tarafı)... Abdullah Ayan yazdı

Öyle ya, yöneten muktedirler de unutmuştu, bu küçük ve bir köşeye sıkışmış, binlerce yılın birikimini imbiklerinde demleyip, sabır küplerinde saklayan dervişlerin,isyanı törpüleyerek yerine tevekkülü genlerine işleyen ermişlerin şehrini.. Ve birden bire ve apansız bir an geldi ki, tıpkı benim gibi neredeyse tüm ülke, unuttuğu kenti yeniden keşfetmeye çıktı.

 
 
Mardin izlenimlerim… -1- (Bardağın dolu tarafı)... Abdullah Ayan yazdı

Mardin benim ana kucağım, baba ocağım…

Kadim şehrim…

Doğduğum, masallara taş çıkartan sokaklarında koşuşturduğum, abbaralarında devlerin gölgelerine daldığım, elimde bir hurma evimizin toprak damına çıkıp komşu minareden iftarı müjdeleyen Ramazan ezanlarını beklediğim efsanem…

Altmış yıl önce yedi yaşında iken ayrıldığım Mardin' e; hasret giderme, helalleşme, vuslat olarak ta adlandırılacak buluşmayı elli yıl sonra ancak 2008' de gerçekleştirebilmiştim..

Bugün dingin zihinle düşünüyorum da, sabırları zorlayan bunca uzun ayrılığı, yoğun iş hayatımın zaman fukaralığıyla izah etmek, işin kolayına kaçmakmış.

Sanıyorum, zamanın durduğu, hiçbir olumlu gelişmenin yaşanmadığı, açık hava müzesini beklemeyi kader seçmiş bir avuç sabır küpü dışında neredeyse tüm insanlarını iç ve dış göçlerle dünyanın her yanına savurmuş bir şehirde gidip te bulacağım fazla şey yoktu diye düşünmüş te olabilirim.

Aslında şaşacak bir şey de yok, şehrime bakış anlamında ülkemle aynı durumdaydık.

Öyle ya, yöneten muktedirler de unuttuğu bir beldeden söz ediyoruz, bu küçük ve bir köşeye sıkışmış, binlerce yılın birikimini imbiklerinde demleyip, sabır küplerinde saklayan dervişlerin beldesini…

İsyanı törpüleyerek yerine tevekkülü gergefine işleyen ermiş kaderine razı kadınların şehrini..

Ve birden bire ve apansız öylesine bir an geldi ki, tıpkı benim gibi neredeyse tüm ülke, unuttuğu bu taşa işlenmiş sabır müzesini yeniden keşfetmeye çıktı.

Evlerine hapsolmuş insanların bayram niyetine meydanlara akması nasıl bir patlamaysa, bir dönem onu yaşadı Mardin…

Ve Mardin, aslında yıllarca süren ihmal edilmişliğin, gelişmeye uygun olmayan topografyanın sağladığı doğal korumanın üzerine bir şal gibi serdiği unutulmuşluğu, o tozlu ve terk edilmiş müzenin üzerindeki ölü toprağını silkelemeye çalışarak ayağa kalkmaya çalışırken zincirlerinden kurtulan eski zaman mahkumunu andırıyordu.

İlk çağlardan beri varlığını korumuş taştan sokakların; yer yer ruhu dinlendiren, yer yer bedeni çürüten labirentlerinde, taşa işlenmiş konaklara açılan daracık sokaklarında kaybolsa da, tüm ölümcül darbelere direnen bir hali vardı Mardinin…

O direnişin altında, resmi ideolojinin kenti terk edip gelişmeye uygun başka alanlara taşıma dışında Mardinin ve Mardinlinin hasletlerine yer vermeyen dayatmacı projelerine kafa tutan, bir avuç köklerine sahip gönüllü ve sevdalı 'müze bekçisinin' akıl almaz tutkusu, günümüzün yozlaşmış ölçülerine ve o ölçülerin getireceği ekonomik getirilerin kantarına vurulursa akılsızlığı! yatıyordu.

İster akılsızlık, ister taşa sevdalı tutku deyin sonunda haklı çıkanlar, yaşadığı şehrin taşına, dokusuna, kokusuna sevdalı bir avuç insan oldu.

Ve insanlar sayesinde, bambaşka ufuklara yelken açan yeni paradigmalarla tanıştı Mardin…

Hakkını vermek lazım, tek başına bir televizyon dizisi bu yeni pencerelerin anahtarı oldu ama benzer dizilerin benzer etkilerinden çok farklı yansımaları, sonuçları olduğu gerçeğini de vurgulamak lazım.

Gerçekten de Sıla isimli dizinin Mardin' in ülkeye hatta Ortadoğu başta olmak üzere dünyaya tanıtılmasında yadsınamaz rolü oldu ama benzer dizilerin benzer kadim yörelere etkisi Mardin' e göre geçici sabun köpüğünden farksızdı…

Bir ara bölgenin tümünü etkisi altına alan çatışma iklimi nedeniyle sendelese de, Mardin çabuk toparlandı.

Ziyaretçi hareketliliğine bakıp, büyük/küçük pek çok konaklama yapımına girişen yatırımcıların yaşadığı hayal kırıklığının yıkıcı etkisi oldu ama bu yıl Nisan sonunda yeniden kucaklaştığım Mardin yaralarını sarmakla kalmamış, krizden dersler çıkarmış izlenimler bıraktı bende…

Önce bu olumlu izlenimlerime değineyim…

Gelen ziyaretçileri isyan ettiren konaklama fiyatları normal seviyeye dönmüş. Artan yatak kapasitesinin de etkisiyle rekabet hem kaliteyi getirmiş, hem de makul ve herkesin kesesine göre kalabileceği mekan sayısı büyük rahatlık sağlamış…

Daha da önemlisi esnafın gelen ziyaretçilerle etkileşiminde geçen sekiz, on yıl içinde inanılmaz gelişme yaşandığına tanık oldum.

Bu anlamda Mardinliler, yakaladığı yabancının eline, yakasına yapışan çekiştirip duran aşina olduğumuz esnaf anlayışını elinin tersiyle itip, tüm ülkeye örnek olacak olgunlukta ve herkes rızkına razı olacak kadar vakur yepyeni bir anlayış, davranış modeliyle çıkıyor karşımıza.

Daha da anlamlısı, bu modeli çıkarcı hesaplarla değil, gönülden benimsemiş olması…

Bir şey almak için girdiği dükkanda aradığını bulamayan gezginin önüne düşüp, en uygununu bulacağı komşusuna götüren, yardımcı olan esnaf görmek isteyenin Mardin' e gitmesini öneririm.

Eminim herkes Gördüklerinden dersler çıkaracak, bu yeni anlayışı besleyen eski zaman hasletleriyle ilgili epeyi tahliller yapacaktır.

Ve bir izlenimimi daha gururla itiraf etmeliyim, gözlemim ana caddesiyle de sınırlı kalsa şaşırtıcı biçimde bu kez çok temiz buldum Mardin' i…

Rehberlik etmeye çalıştığım dostlarımın sınırlı zamanı, benim kadar taşa ve eski zaman mekanlarına fazla ilgi duymaması nedeniyle ana arter dışına çıkmayıp sokaklarını görmediğim için tüm Mardin aynı temizlikte miydi? Sorusuna doyurucu yanıt veremem ama belli yerlerle de yetinsem gördüğüm temizlik çok mutlu etti beni…

Temizlikte en büyük payı, tıpkı ziyaretçilerle olan ilişkilerinin güzelliği kadar temizliğe de önem veren o 'müze şehir' esnafına versem de, Belediyenin bu alandaki çabalarını unutmamak gereğine inanıyorum. Sonuçta temizlik tek ayakla sağlanacak bir olgu değil. Yaşayanlar kadar, yönetenlerin de katkı vereceği bir hizmet…

Ziyaretçiler açısından zaten tek caddeye hapsolmuş bir kentte günde birkaç kez çöpleri toplayan araçların katkısı inkar edilmez. Ama esnafın da bu konuda önceki yıllara göre inanılmaz düzeyde bilinçlendiğini görmek kent adına umut kendi adıma gurur verici gelişme…

Bunlar Mardin' le ilgili olumlu izlenimlerim…

Olumsuzluktan da öte bu kez Mardin' i bekleyen çok büyük bir hatta birkaç tehlikeyi hissettim, çoğunu da hissetmenin ötesinde gözledim.

Sevdalı da olsam, ileride ortaya çıkma olasılığı hayli yüksek olumsuzlukları yazmak boynumun borcu…

Bir sonraki yazıda da onlara değinmeye çalışayım…

 Abdullah Ayan

 

 
 
10 Mayıs 2018 Perşembe 08:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:26
  • Güneş05:22
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:37
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1176 - Selahaddin Eyyubi'ye Halep'te suikast girişimi.
1766 - 1766 Büyük İstanbul Depremi
1927 - Çin'in Xining vilayetinde deprem: Yaklaşık 200.000 ölü.
1942 - Meksika II. Dünya Savaşı'nda müteffiklere katıldı.
1950 - İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanlığı süresinin bitmesi, Celâl Bayar'ın cumhurbaşkanı seçilmesi.
1960 - Büyük Şili Depremi: Richter ölçeğine göre 9,5 büyüklüğündeki depremde 4.000 ile 5.000 arasında insan hayatını kaybetti. Bugüne kadar ölçülmüş en şiddetli depremdir.
1963 - A.C. Milan Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazandı.
1990 - Kuzey ve Güney Yemen birleşti.
1990 - Microsoft, Windows 3.0'ü piyasaya sürdü.
M.Ö. - 334 Büyük İskender'in orduları III. Darius'u Granikos Savaşı'nda yendi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji