Mersin'in Yeni Valisi Ali İhsan Su Oldu

Ana Sayfa » Güncel » Markakent... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Markakent... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Marka Kent öyle tabelalara yazılmak ile olacak bir iş değildi. Belediye başkanından Vali'sine ne işe yaradığı belli olmayan konseylerinden ve üyelerinden, dizi dizi platformlarına herkesi ilgilendirip hatta her hane sahibinin bu süreçte yeri vardı. Birde bu şehrin simgesi o yamuk palmiyeler olmamalıydı.

 
 
Markakent... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!

Düşüncemizin katlanması mı güzel, zalim kaderin yumruklarına,

Oklarına yoksa diretip bela denizlerine karşı dur, yeter demesi mi?

Ölmek, uyumak, sadece düşünün ki uyumakla yalnız bitebilir bütün acıları yüreğin çektiği bütün kahırlar insanoğlunun...

Uyumak ama düş görebilirsin uykuda, o kötü...
Çünkü, o ölüm uykularında sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,

ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
                    BU DÜŞÜNCEDİR FELAKETLERİ YAŞANIR YAPAN

                                                                                                      William Shakespeare
       

         Son günlerde her yanımız MARKA oldu, marka ile yattık, marka ile kalktık. Şehrin her yanını janjanlı, allı güllü billboardlar ile dolup taşırdık. Güzel bir işin çıkıp çıkmadığı, şehre her zaman ki gibi bir katkısı olup olmadığı ise tartışılır...   

        Oturduğunuz deri koltuklardan Mersin nasıl gözüküyor bilmiyorum ama; Halkın gördüğü, yaşadığı ve hissettiği mesafeden bakabilmeyi görebilseydiniz ,Mersin'in ne kadar yanlış bir yolda ilerlediğini görürdünüz. Mersin'i gelişmekte olan bir ergene benzetirsek; başında ne ana var ne de baba. Sağdan soldan duyduğu bilgiler ile kendini şekillendirmeye çalışan genç bir birey var karşımızda. Ne acı ki nemden bunalan şehir gibi o da sizin bu vurdum duymazlığınızdan bunalmaya başladı artık. Televizyon ekranlarını kasıp kavuran ne olduğu belirsiz sözde moda programları gibi sosyalleşmeye çalışan bir Mersin var karşımızda.  

        Bir şehre değer katmaya çalışmak, uğraşmak ve onu podyuma çıkarmak tabi ki çok güzel bir çalışma. Altın Palmiye ödülleri ile adeta yedi düvele sarı palmiyeler dağıttık. Bu organizasyonun arkasında ki ekibi ayrıca tebrik etmek lazım gece gündüz ödül dağıttılar setten sete, evden eve koştular. Yapılan iş güzel midir GÜZELDİR. Memleketin adı Beyaz Show'a kadar duyulmuş mudur? EVET DUYULMUŞTUR.  Gelelim bu işin devamında yakalanmak istenen sinerjinin akım gücü Mersin'e dönmüş mü?, dönmemiş mi?sorusuna.   

         İşte burada çocukluğumuzun oyunu başlıyor: KÂĞIT,TAŞ,MAKAS... oyuna makas ile başladık, karşı rakip taşı koydu ve makası kırdı. Oysa ki TAŞ ile başlasaydık makasla kesemeyip, kâğıt ile sarıp bizi taşımak zorunda kalacaktı.

         Reklamcılıkta bir sonraki safhaya taşımak çok önemlidir. "Wov" (ağızdan ağıza yayılan reklam) ile başarmak  ve anlatmak istediklerimizi sağlam bir biçimde gerçekleştiririz. Millet olarak; satıcıya değil de kullanıcı yorumları ve mahalle dedi kodusuna daha çok önem verdiğimiz için, bu işleri böyle yürütmek bazen daha kolay olur.

            BİR DELİ KUYUYA TAŞ ATAR, KIRK AKILLI ÇIKARTMAYA ÇALIŞIR.

         Kim ne derse desin, Mersin'de işler şuan böyle yürütülüyor.  

    Tüketici araştırmalarına para harcamak yerine, "biz biliriz ne gerek var" mantalitesi.

    Yatırım yapamadan çok para kazanma isteği.

    Ürünü satana kadar çabalayıp, sattıktan sonra arkasında durmamak.

    Az insanla çok iş yapıp, ekiplerin görev ve yetkinliklerini doğru kullanamamak, herkesten her şeyi beklemek.  

         

       Deniz, beton, güneş üçlüsünün pişirdiği Mersin'de kum öldü, gömdük onu arsızca...

         Geçen akşam deniz kenarına ineyim dedim  .Hem akşam yemeğimi yerim diye düşündüm hem de deniz havası alırım dedim, Marina bölgesine indim. Teknelere paralel restoranların birinde oturdum. Siparişimi alacak olan şefe menüden yiyeceğim yemeği söyledim, şef geldi nazikçe kulağıma eğildi, ("-efendim menü içinde ki çoğu yemek yok, ben size sayayım.) dedi ve başladı yol lokantası edasıyla saymaya. Bir an için kendimi bir komedi filminin içinde hissettim. Şehrin en marka! Yerlerinden birindeydim ve keyifli bir ortamı yaşamak istiyordum. Şefe saydığı menü için teşekkür ettim ,aslında kalkıp gitmek istedim o mekândan ama denize karşı manzaram çok güzeldi. Sırf o manzara hatırına oturdum. sipariş verdim, şöyle olsun böyle olsun istek ve arzu kısmından sonra,Uzunca bir bekleme merasimi yaşadık ve sonunda beklenen yemeğim buz gibi geldi. Aynı şefi kibarca çağırdım ve bir çatal daha isteyip,  lütfen yemeğimden tadar mısınız dedim.yabancı dilde konuşuyormuşum gibi şaşkınlıkla yüzüme baktı şef. Belki anlar diye şu an bulunduğumuz konumun önemini ve bu lokasyonda bir işletmenin nasıl olması gerektiğini anlattım. Adamcağız suçluluk duygusu içerisinde özürler dileyerek sözüme ortak olmaya  çalışıyordu fakat asıl istenilen özür dilenilmesi değildi...

        Mersin'de müşteri memnuniyeti sıfır noktasında. Popüler olmuş birçok mekanın çalışanları laubali hareketleri ile müşterinin yanında diğer garsonlara el şakasına varan hareketlerle öyle rahat davranıyorlardı ki; Marka Kent olmaya aday şehre olumlu yönde ki bakış açımı değiştirmeye başlamıştım. Öyle tatlı sözler, güzel renkler ile tanıtım kitaplarında bizim hiç görmediğimiz Mersin'den bahsediliyordu ki aslında kendi kendimizi kandırıyorduk farkında olarak...   

        Marka Kent öyle tabelalara yazılmak ile olacak bir iş değildi. Belediye başkanından Vali'sine ne işe yaradığı belli olmayan konseylerinden ve üyelerinden, dizi dizi platformlarına herkesi ilgilendirip hatta her hane sahibinin bu süreçte yeri vardı. Birde bu şehrin simgesi o yamuk palmiyeler olmamalıydı. Allah aşkına nereden dikildiği belli olmayan ecüş bücüş çirkin şeyleri Mersin'in simgesi yapmışlar. Mersin'e simge ve koku arıyorsanız limon çiçeği ve turunç derim üstüne basa basa. İzmir nasıl begonvilleri ile meşhur olmuşsa Mersin'de limon çiçekleri ve turunç ağaçları ile yer bulmalıydı.

       Evvel Zaman içinde,tarih sahnesinde bir çok başarılı medeniyete ev sahipliği yapmış antik Soli Pompei Polis kentinde doğmuş ve yaşamış olan Aristotales, Athenador, Khrysippos gibi düşünce adamlarına VATAN! Olmuş bir şehir MERSİN...

Hidayet Gürsel

 

 
17 Mayıs 2015 Pazar 21:05
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:12
  • Güneş05:16
  • Öğlen12:54
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1633 - Engizisyon mahkemesince mahkum edilen Galile Kopernik'çi görüşlerini inkar etmek zorunda kaldı.
1812 - Napolyon Rusya'ya savaş açtı.
1846 - Adolphe Sax, saksofonun patentini aldı.
1911 - V. George, taç giyerek resmen İngiltere kralı oldu.
1919 - Amasya Genelgesi yayınlandı.
1925 - 20 Haziran'da İstanbul'da tutuklanan gazeteciler Doğu İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Diyarbakır'a gönderildi.
1939 - Adana Elektrik Şirketi satın alınarak devletleştirildi.
1941 - Almanya SSCB`yi istila etmeye başladı.(Barbarossa Harekatı)
1941 - Hırvatistan'da ilk silahlı anti faşist örgüt kuruldu.
1942 - Erwin Rommel, Tobruk'u ele geçirdikten sonra Mareşal rütbesine terfi ettirildi.
1945 - İller Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi.
1954 - Devlet Malzeme Ofisi kuruldu.
1976 - Kanada'da idam cezasının kaldırılması
1978 - Plüton'un uydusu Charon keşfedildi.
2002 - İran'da meydana gelen, Richter ölçeğine göre 6.5 şiddetindeki depremde 261'den fazla kişi öldü.
2006 - Makedonya'nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü'ne kabulü
2008 - MEB `ìn hazırlamış olduğu 7. sınıf SBS(Seviye Belirleme Sınavı)ilk kez yapıldı.
2010 - Apple iPhone HD(4G) piyasaya sürülecek.
217 - Eski Mısır ordusu Antiochos III idaresindeki Selevkos ordusunu Filistin'de bozguna uğrattı.
431 - Üçüncü Ekümenik Konsil olan Efes konsilinin İskenderiye patriği Cyrille tarafından açılışı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091317234851
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji