Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Güncel » Masumları faşizme götüren maceralar veya Jones deneyinin hatırlattıkları... Abdullah Ayan yazdı

Masumları faşizme götüren maceralar veya Jones deneyinin hatırlattıkları... Abdullah Ayan yazdı

Jones deneyi ve kitlelerin faşizme yatkınlık tehlikesi...

 
 
Masumları faşizme götüren maceralar veya Jones deneyinin hatırlattıkları... Abdullah Ayan yazdı

Palo Alto San Francisco körfezinde 65 bin nüfuslu bir beldenin adı.

Son yıllarda Silikon Vadisi şirketlerine ev sahipliğiyle tanınıyor ama anlatacaklarımız son yıllardaki bilişimle ilgili gelişmeler değil, 1967’ de Palo Alto’ daki Cubberley lisesinde yaşanan bir deney…

Sonradan tüm dünyanın ilgisini çekecek deneyin kahramanı Ron Jones adlı öğretmen…

Deney tarih dersi kapsamında gerçekleştirilir. “Nazi Almanya’sından esinlenerek gerçekleştirilen deneyle öğretmen Jones demokratik toplumların dahi faşizme meyilli olduklarını ispat etmeyi amaçlamaktadır.

Jones deney kapsamında bir kaç basit kural getirir sınıfına: Ders zili çalmasıyla birlikte öğrenciler yayılarak sınıfa girme alışkanlıklarından vazgeçip, 30 saniyede sıralarına oturacak, parmak kaldırıp söz almadan ve ayağa kalkmadan konuşmayacaklardır. Söz alan ise söyleyeceklerini üç beş kelimeyi geçmeyecek cümleyle özetleyecek, her konuşmayı “Bay Jones” diye bitirecektir.

İkinci gün Jones mevcut sınıfın özel olduğunu, diğer sınıflardan ayırdığını belirtir ve öğrencilerini disiplinin sağlanmasından sorumlu kılarak her birine özel misyon yükler.

Aslında Jones, sınıfını laboratuvara çevirip Nazi ortamına dönüştürmeyi amaçlamakta ve öğrencilerin bu ortamın ne denli tesiri altına gireceklerini yaşayarak görmelerini istemektedir. Bu amaçla, dersin işleniş şeklini radikal biçimde değiştirir. Örneğin kendisi sınıftan içeri girdiğinde herkes ayağa kalkacak, ders işlenirken dik oturulacak, konuşmak isteyen öğrenciler, söz istemeden ve ayağa kalkmadan konuşmayacaklardır.

Jones, bu otoriter yapıyı grup aidiyeti, lider kültü ve tek tipleştirme ile de destekler. Grup için bir isim belirler ve logo seçer. Disiplin, birlik ve güç eksenli kavramları öğrencilerine benimsetmeye başlar. O güne kadar okula sivil kıyafetlerle gelen öğrencilere, üniforma niyetine ve kara gömlekli Nazi gençlerine nazire yaparcasına beyaz gömlek giyme zorunluluğu getirirken, gruptakiler birbirlerini Nazi selamıyla selamlamaya başlar. Disiplin kuralları tavizsiz uygulanır, muhbir ajanlıkla görevlendirilen üç öğrenci, heyecanla gizli polis rolünü gönüllü olarak üstlenir ve kuralları ihlal edenleri Lider Jones' a jurnallemeye başlar.

Üç günün sonunda ortaya çıkan tablo inanılmazdır:

Öğrenciler özgürlüklerine gem vuran dayatmalara direneceklerine itirazsız benimserler. Deney kısa süre içerisinde bir sosyal harekete dönüşür. 30 kişiyle başlayan sınıfın mevcudu ikinci gün 43’e, üçüncü gün sonunda yeni katılımlarla 200' e ulaşır. Asıl etkileyici olan ise, bir oyunla ve şaka gibi başlayan bu yeni sınıf ortamının mizansenden ibaret olduğunun kısa sürede unutulması ve kurgunun yerine hakim olan davranışların zihinleri esir almasıdır. Örneğin, Lider Jones deney kapsamında, uygulattığı ‘otoriter yapıyı’ sorgulayan üç öğrenciyi dersten atıp bir daha sınıfa girmelerini yasakladığında tepki göstereceklerine inandığı diğer öğrencilerin kılı kıpırdamadığını şaşkınlıkla gözler. Dahası, polislikle görevlendirilmeyen pek çok öğrenci, gönüllü olarak ispiyonlama işine soyunarak arkadaşlarını Lider gördükleri Jones'a ihbar etmeye başlarlar.

Ron Jones, deneyin kontrolden çıktığını görüp beşinci gün öğrencilere onları manipüle ettiğini açıklar ve bütün bu uygulamalara bakarak Nazi Almanya'sında yaşananların nasıl mümkün olabildiğini anlamaya çalışmalarını ister. Çünkü yaşanan deneyin etkileri inanılır gibi değildir. Tüm öğrenciler, kısa zaman içinde bir lider bularak ona bağlanmış, üniformayı severek giymiş, gücü ve disiplini yüceltmiş ve seçkin bir grup inşa edebileceklerine yürekten inanmışlardır. Daha da önemlisi şemsiye altında toplanan Grup, bir aidiyet yaratıp bağlılık yemini etmiş, grubun kurallarına uymayanlar susturulduğunda ve o ‘ayrık otları’ farklı haksızlıklara uğratıldıklarında sessiz kalmayı seçmişlerdir.

Jones, öğrencilerin projeyi gereğinden fazla benimsediklerini, disiplin kurallarına görülmemiş bir liyakatle bağlandıklarını fark edip te, olayların kontrolden çıkacağını sezerek deneyi durdurmaya kalktığında asıl zorluğu görür. Öğrencilerine faşizmi ders anlatarak değil pratikte göstermek için yaptığı deneyin parçası olduğuna ikna etmesi ancak bir Nazi belgeseli izletmesiyle mümkün olur.

Çocukların olayı velilerine söylemesinden sonra gerçekleşenler ilginçtir: Gelişmeyi duyan bir haham velilerin kaygılarını iletmek için Jones’u aramış, Jones’ un anlattıklarını dinledikten sonra sonra haham velilerin kaygılarını giderme işini üstleneceği sözünü verir.

Ya sonra?

Sonrasında Jones çalıştığı okuldan kovulur ama kovulma gerekçesinin bu deney olduğu resmen açıklanmaz.

Deney daha sonra televizyon dizilerine, Almanya’ da çevrilen bir film senaryosuna ilham vermekle kalmamış, Dalga ismiyle kitaplaştırılarak acımasız deney sonuçlarının kulaklara küpe olmasına çalışılmıştır.

İşte o kitapta ortaya çıkan gerçekler aslında pek çok ülkede tanık olduğumuz siyasi deneyimleri de “ben bu filmi izlemiştim” jargonuyla çağrıştırıyor.

Bir grup lise öğrencisinin farkına varmadan, eşit öğrenci olma hayalinin nasıl faşizan bir dalgaya dönüşebileceğini ortaya koyan çarpıcı bir deneydir bu.

Lise öğrencilerinin aynı Hitler gençliği gibi güçlü ve disiplinli bir kişi karşısında kısa sürede nasıl değiştikleri ve gruplarına nasıl bağlandıkları Dalga isimli kitapta çarpıcı biçimde anlatılmakta.

Sınıfta deney yapmaya karar verene kadar rahat kıyafetlerle okula gelen bay Ross ( Ross aslında deneyi gerçekleştiren Jones’ u temsil etmektedir) deney günü takım elbise giyiyor ve öğrencilerine sorularına cevap vermeden önce “Bay Ross” demeleri gerektiğini söylüyor. Öğrencilerine disiplinin önemini, cevap verirken nasıl ayağa kalkacaklarını gösteriyor ve kısa bir süre sonra sloganları haline gelecek kısacık cümleleri ezberletmeye, hap niyetine yutturmaya başlıyor: “Disiplin aracılığıyla güç” ve “Toplum aracılığıyla güç” zihinlerine kazıdığı cümlelerden ikisi.

Esasında bir gençlik romanı olarak görünen Dalga pek çok açıdan toplumların demokrasi vaadiyle gelip, faşist uygulamaları dayatan hükümetlere boyun eğdiklerini de oldukça iyi gösteriyor. Güçlü bir lider figürünün altında birleşen gençler kısa süre sonra ne öğretmenlerinin ne de yarattıkları dalga hareketinin sorgulanmasına tahammül ediyorlar.

 

İşin ilginç yanı, Dalga’nın tehlikesini öğrencilere ve velilere anlatanın okul gazetesi olması. Doğal olarak dalga hakkında olumsuz bir sayı hazırlanması grup üyelerinin hoşuna gitmiyor ve buna bir son verilmesi gerektiği düşünülüyor.

Aslında Jones deneyi 1967’de gerçekleştirilmişti. Ve günümüz gençliğinin neredeyse tamamı Nazi Almanyası’nda yaşananları pek bilmiyor, üstelik bu konuda duyarlılık da giderek azalıyor. Yaşananların benzerlerinin olmaması için gereken toplumsal refleks ise son ekonomik krizlerden gördüğümüz kadarıyla geri kalmışlar bir yana, demokraside vardıkları doruklarla övünen ülkeler için bile hayli zor.

Jones deneyini romanlaştıran Strasser’in kitabında anlattığı faşist dalgaya karşı en etkili muhalefeti okulda bir avuç öğrencinin yayınladığı gazetenin üstlendiğini görmek elbette hikâyenin en olumlu yanı.

Jones deneyi ışığında kaleme alınan Dalga romanı ve romandan esinlenerek çevrilen Welle isimli filmden çıkarılacak ders aslında basit; öğrencilerin popüler olmak için yarıştığı bir okulda başlarda herkesin özgür olduğu bir düzen hayal edilirken süreç beklentinin aksine çok acı bir yöne evrilebiliyor.

Bizden ırak, bazı ülkelerde yıllarca ezilmiş vatandaşların ekonomik kalkınma ile yeniden söz söyler konuma gelmesi, dışlandıkları dış çevreden merkeze yürümeye başlamalarıyla ortaya çıkan olumlu tablo bir süre sonra kendilerini daha iyi bir geleceğe taşıyacaklarına inandıkları liderin peşine düşmeleriyle çıkmaz sokaklara sapabilir, deneyden anlaşılacağı gibi sapıyor da zaten.

Hitler, Musolloni, Franko ve diğerleri… Mr. Jones’ un öğrencilerine yaşattığı deney, tarihteki örnekleri ve sonuçlarını bilen birinin gözler önüne serdiği çarpıcı bir tablodur ve özetle şunu anlatır aslında; Örgütlenen grubu oluşturanlar bir süre sonra disiplin içinde hareket etmeyi ve liderin söylediği her şeyi tartışmasız doğru kabul edip itaatla boyun eğmeyi tek doğru gerçek olarak benimseyebiliyor.

Bu itaat sonrası çorap söküğü gibi geliyor:

Kötüsü bir yana iyi niyetli liderler bile zaman içinde gücün çekiciliğine kapılır, liderliği bırakması gereken yerde, yüklendiği misyonun neredeyse kutsallığına inanarak, grubun çıkarının aslında kendi çıkarı olduğuna, ne yapıyorsa aslında ardına düşen sürüsü adına yaptığını düşünmektedir artık. Sürü ve çoban fenomeninde de çoban hep sürüsünü kurtarmaya çalışan, sürü yanlış yollarda ve yanlış ellerde telef olsa da çobanın asla yanlış yaptığına inanmadığı bir tablo…

Ne zamana kadar?

İnsanlar taptıkları liderlerin kendilerini daha iyiye götürmediğini görecekleri ana kadar.

İşte o yıkıcı durakta liderliğinizi beş yaşındaki çocuklar bile sorgulamaya, “kral çıplak” diye bağırmaya başlarlar ki, bu gerçekten bittiğinizin resmidir…

Abdullah Ayan

 

 
5 Ocak 2015 Pazartesi 09:00
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji