Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » 'Meclis Toplantıları İkinci Dönem' Öncesi Durum…Harun Arslan yazdı

'Meclis Toplantıları İkinci Dönem' Öncesi Durum…Harun Arslan yazdı

Şurası tartışılmaz bir gerçektir: Sn.Kocamaz önceden karşılaşacağını bildiği ve ona göre hazırlık yaptığı yüz farklı sorun beklerken, hesapta olmayan belki de bin sorunla karşılaştı.

 
 
'Meclis Toplantıları İkinci Dönem' Öncesi Durum…Harun Arslan yazdı

Özellikle geçmiş dönemdeki bütün İl Genel Meclisi ve Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarını düzenli izledim.

Buna ilişkin olarak da, çeşitli yazılarımda geçtiğimiz dönemlerdeki “Büyükşehir Belediye Meclisi” ve “ İl Genel Meclisi” toplantılarının ne kadar ciddiyetsiz, faydasız ve hatalı yapıldığını belirtmiştim.

İl Genel Meclisi kapandıktan sonra özellikle bu dönem Büyükşehir Belediye Meclis toplantıları daha önem kazandı; bu nedenle tamamını daha fazla bir dikkatle izledim; Meclis üyelerinin birçoğu ile görüştüm; gündemdeki tüm konuları da inceledim.

Büyükşehir Belediye Meclis toplantılarının ilk günden bugüne, geçen 6 ayının bir değerlendirmesini yapmak, kimi gözlemlerimi kent yararına bir yorumla ve özel bir politik yöne sapmadan sizlerle paylaşmak istiyorum.

Üzücüdür; ama ilk toplantı Sn. Burhanettin Kocamaz’la Ak Partili Meclis üyesi Mustafa Turan arsındaki bir gerginlikle başladı ve bu gergin hava Başkanla diğer bazı üyelerin ilişkisine de yansıdı; son toplantıya kadar, sınırlı olsa da bazı gerginliklere neden oldu.

Meclis üyeleri genelde Başkan Sn.Kocamaz’ın üslûbunun sertliğinden ve üyelere karşı davranışından şikayet etmekteydiler.

Burada özellikle Sn. Kocamaz suçlansa da ve dışarıdan bakıldığında bu açıdan kısmen kusurlu görülse de, onun içinde bulunduğu durumu psikolojik açıdan göz önünde bulundurmak, sert tepki gösterdiği meselelerdeki haklılık payına dikkat etmek gerekir. Anladığım kadarıyla sorun, Sn. Kocamaz’ın gündeme ilişkin konularda haklı olsa da üslûpta sert davrandığı yönündedir. Öyleyse bu noktada oyalanalım ve bu sert üslûp meselesinin gerisindeki psikolojiyi anlamaya çalışalım:

Şurası tartışılmaz bir gerçektir:

Sn.Kocamaz önceden karşılaşacağını bildiği ve ona göre hazırlık yaptığı yüz farklı sorun beklerken, hesapta olmayan belki de bin sorunla karşılaştı. Bu beklenmedik sorunların kapsamı, derinliği ve kirlenmenin boyutu karşısında hepimiz gibi o da şaşkınlık ve öfke içinde kaldı.

Kendisini 15 yıldır tanırım. İddialıdır, hırslıdır, hiçbir sorunu atlamadan üstesinden gelmek ister, verdiği kararları ve talimatları takip eder, sonucunu görmek ister; bunun için de sonuna kadar mücadele eder. Her tarafa yetişmeye çalışır, her işi bizzat kontrol etmek ister, her konuyu kendince bir özenle izler.

Bu yapıda bir kişinin, beklediğinin on katı sorunla karşılaşınca gergin ruh halini düşünmeye çalışalım. Kendimizi bir an onun yerine koyalım, ki eminim ki kimse bu açıdan onun yerinde olmak istemeyecektir, gerçekten altından kalkılması zor bir stres ve baskı altında olan Sn.Başkan’ın içinde bulunduğu durumu anlamak gerekiyor.

Yapı itibarı ile de geçiştirme, üstünü örtme, erteleme, perde gerisi hesaplar yapma gibi özellikleri olmayan Sn. Kocamaz, bu yüzden kendisini de bir baskı altına sokuyor.

Gelelim Ak Parti’li ve CHP’ li Meclis üyelerinin durumuna ve nasıl seçildiklerine…

Bu üyeler genelde Özcan ve Salt tarafından kendilerine yakın olan kişiler arasından seçilmiştir.

Ak Parti eski İl Başkanı Salt’ı bazı konularda eleştirsem de, dürüstlüğüne ve insancıl duyguları üzerine en ufak bir şüphe duymadım ve duymam. Salt’ın dürüst ve siyasetle iş ilişkilerini ayıran bu yapısından dolayı onun tarafından seçilen Ak Parti’li üyelerin de   dürüstlüklerinden ve kentle ilgili içten sevgilerinden kendim kadar eminim. Yeni İl Başkanı İsmail Taşpınar da dürüst yapısı ile bu durumu destekleyecektir.

Meclis üyelerinin Mersin’le ve sorunları ile ilgili bilgileri, donanımları yetersiz olabilir; ki bu durum birçok Meclis oturumunda görülmüştür. Bunu ilk altı aylık dönemin acemiliğine bağlamak gerekir. Elbette ikinci dönemde kendilerini yetiştirecekler, kentle ilgili daha fazla bilgi sahibi olacaklar ve çözüm odaklı çalışma yapacaklardır. Dileğimiz ve beklentimiz budur. Bunun için elbette kentle ve Belediye hizmetleriyle ilgili konularda kendilerini yetiştirmeleri gerekir. Bazı Belediye Birliklerinin bu konuda eğitimler verdiklerini ve seminerler düzenlediklerini biliyoruz. Bunlara katılarak kendilerini geliştirmeye başlayabilirler. Böylece toplantılarda ortaya çıkan kimi anlamsız tartışmalarla zaman kaybedilmeyecektir.

CHP’li Meclis üyeleri üzerinde çok fazla yorum yapmak istemiyorum. Onlar genelde sessizler, çok konuşmuyorlar. Eleştiren ya da konuşan bir CHP’li üyeyi incelediğiniz zaman şunu görüyorsunuz: Kendisi ya da bir yakını daha önce Belediyede çalışmıştır; ya da bir şekilde Belediye ile bir bağlantısı olmuştur. Onlar biraz da geçmiş dönemin ezikliğini ve suçluluğunu hissediyorlar. 15 yıllık Özcan döneminin nice kirli, yetersiz ve yanlış işleri karşısında sırf parti disiplini için ya da özel yararları dikkate alarak sustular; bu sıkıntılarını yüz yüze konuştuğunuz çoğu CHP’liden dinleyebilirsiniz. Bu elbette politik hayatta en istenmeyen bir durumdur. Bundan kurtulmaları ve yeni düzene alışmaları, kent yararına çalışmalarda katkı vermeleri biraz zaman alacak gibi görünüyor.

CHP yeni İl Başkanı ile geçtiğimiz hafta tanıştım, kısa da bir sohbet yapma fırsatım oldu. Hakkında birçok olumlu şeyler duydum. Belediyedeki eski usulsüzlük iddialarının açığa çıkmasında ve Mersin CHP’de temiz bir sayfa açılmasında öncü olacağını sanıyorum; kendi üyeleri üzerinde etkili olabilirse Belediye Meclis toplantılarında kent yararına katkı verebileceğini sanıyorum ve ümit ediyorum.

BDP li Meclis üyesi Mustafa Güler her konuyu araştıran ve donanımıyla Meclis toplantılarında en çok fikir üreten, temennide bulunan ve yararlı çalışmalar yapan bir Meclis Üyesidir.

Umarım diğer Meclis üyeleri de aynı duyarlılık ve sorumlulukla davranırlar; gelecek dönem için bilgilerini ve ilgilerini arttırırlar.

                                      *                 *                 *  

Gelelim son Meclis toplantısına:

İlk toplantıda Sn. Başkan’la gerginlik yaşayan Mustafa Turan’ın önemli bir konu üzerinde söz alarak konuştuğunu görüyoruz. Bu defa Başkanla ilk seferin aksine olumlu, verimli bir diyalog kurdular ve Mustafa Turan’ın gündeme getirdiği önemli konuda Sn. Başkan da aynı görüşte idi ve gereğinin yapılacağını söyledi.

Son toplantı karşılıklı bir anlayış ve hoşgörü ortamında geçti, gelecek için bize ümit verdi.

Bundan sonra, yani gelecek dönemde Sn. Kocamaz’ın Meclis üyelerini daha kucaklayıcı davranacağına, onların görüşlerini dinlemeye daha fazla zaman ayıracağına inanıyorum. Geçtiğimiz dönemdeki gergin çalışma ortamının her açıdan verimi düşürdüğünü söylemeye gerek var mı? Böyle bir verimsiz sürecin, başta Sn. Kocamaz olmak üzere tek tek her Meclis üyesini üzdüğünü yakından biliyorum.

Sn. Kocamaz’ın deneyimi, yönetim iradesi ve konulara hakimiyeti bu kent için bir şanstır ve her Meclis üyesi bu ön kabülle davranmalı, kimi zaman zihinsel yorgunlukla ya da psikolojik gerginlikle ortaya çıkabilecek olumsuzlukları anlayışla karşılamalıdır. Düşünün ki, bir Meclis üyesi kendi özel işinden ayırdığı zamanı kullanıyor; Sn. Başkan ise hizmetin olanca ağırlığı, gerilimi ve sıkıntısı içinde bu toplantıları yönetiyor.

Tabii bugünkü Büyükşehir Meclisinin oluşumunun ve yeni Büyükşehir statüsünün Mersin tarihinde ilk olduğu ve bunun çalışmaya getirdiği zorluklar unutulmamalıdır. Yeni yapılanmanın ortaya çıkardığı işleyiş sıkıntıları süreç içinde aşılacaktır. Herkes yeni statü içinde kendi görev ve sorumluluğunu daha yakından görecek ve ona göre bir pozisyon alacaktır. Bunun da en başta kent yararına bir hizmet dönemi anlamına geleceği açıktır.

Sonuç olarak herkes bir orta yol bularak Mersin için çalışacaktır.

Mersin’de 15 yıllık Belediyecilik anlayışının bu kente verdiği zarar ve bu kentin geri kalmasında ve gelişememesindeki etkisi tahmin edilenden çok fazladır. Şimdi hem bu eksikleri tamamlama, yapılmayanları yapma ve yanlışları onarma zamanıdır. Dar politik hesaplar, kısır tartışmalar, bilgisizce yapılan engellemeler doğrudan kente zarar verdiği gibi, ilgili kişilere de partilere de vebal yükler.

Sonuç olarak: Bu hizmet dönemi Mersin açısından yepyeni bir vizyon, çaba, anlayış ve demokratik bir yerel yönetim iradesi gerektiriyor. Sn. Kocamaz’ın kişiliği, donanımı ve seçimden bu yana ortaya koyduğu yüksek enerjisi hepimizin daha iyi bir Mersin için inancımızı güçlendirmiştir. Değerli Meclis üyelerimizin de bu inanç, beklenti ve iyi niyetlerinden kuşkum yoktur. Ancak, bu ikinci dönemde Büyükşehir hizmetlerinin daha verimli ve işler kılınması gerekir. Küçük alınganlıklarla, dar politik hesaplarla kente hizmet aksatılmamalıdır.

Yeni Büyükşehir yönetiminin politik hesapların çok ötesinde bir hizmet vizyonuna sahip olduğunu görüyorum, biliyorum. Öyleyse Mersin için çaba gösteren hepimizin, elbette eleştirel bir ahlakın sınırları içinde kalarak, bu çabaları desteklemesi ve bilinçli katkılarda bulunması gerekir.

HARUN ARSLAN

 

 
5 Kasım 2014 Çarşamba 22:20
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji