Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Mehmet Tekkanat ile Sanat Söyleşileri 'Ali Pehlivan'

Mehmet Tekkanat ile Sanat Söyleşileri 'Ali Pehlivan'

Pehlivan "Tiyatro insanı yaşamaktır, doğruyu, en doğruyu var etmektir. Bir kent insanlarının pusulasıdır, pusulası şaşanlara yol gösterendir. İnsanın kendini bulmak, görmek, tanımak için gittiği mekândır, dürüstlüğün soluğudur. İnsan gibi insan olmanın vazgeçilmez unsurudur."

 
 
Mehmet Tekkanat ile Sanat Söyleşileri 'Ali Pehlivan'

MERSİN’DE BİR TİYATRO DERVİŞİ: ALİ PEHLİVAN

Anadolu’da sanat yapmaya çalışmanın ne olduğunu, zorluklarını İstanbul’daki meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu bilmez, anlayamaz.

Beynelmilel filminin galasında, yönetmen arkadaşım Yüksel Aksu ile sohbet ederken, yanımıza Sayın Erkan Can geldi. Yüksel, beni “Mersin’den tiyatrocu arkadaşım Çeto” diye tanıtınca, Sayın Erkan Can, kollarını açıp bana sarıldı ve unutmadığım şu cümleyi kullandı. “Anadolu’da tiyatro yapmaya çalışan sizler gerçek kahramanlarsınız!”

Sözü fazla uzatmadan, bu söyleşimizde sizleri Anadolu’da tiyatroya yıllarını vermiş bir “Tiyatro Dervişi” olan Sayın Ali Pehlivan’la tanıştırmak istedim.

Keyifle ve biraz da hüzünlenerek okuyacağınızı sanıyorum.

Mehmet Tekkanat / MERSİN

TAŞRA TİYATROLARINDA YARIM ASIR…

- Sayın hocam; sizin anlatımınızla tanıyalım sizi. Ali Pehlivan kimdir? Neler yapmıştır?

A.P- 1965 yılında tiyatro hastalığına yakalandı ve hiçbir zaman tedavi olmayı düşünmedi… Yani; TAŞRA TİYATROSUNDA YARIM ASIRDIR var olmaya çalışan, tabirinizle bir tiyatro Dervişi. Neler yaptığına gelince; 40 oyun, 12 senaryo ve bir roman yazdı. Mersin SHÇEK(Eski adıyla) Sokak Çocukları projesini hayata geçirdi, SOKAKLARIN ÇATISI YOK adlı oyununu, Mersin Gençlik ve spor Müdürlüğü, Gençlik projesine verdi, sahneledi. Çukurova Sanat Tiyatrosu’nu kurdu, sayısız öğrenci yetiştirdi (Bazıları halen tiyatro sanatıyla uğraşıyor) Mersin Devlet Hastanesi’nde ilk kez uygulanan Beyaz Melekler Projesi’ne can verdi, orada iki oyun yazdı, sahneledi. Şişe Cam (ACS) gibi bir sanayi kuruluşuna tiyatro sanatını sevdirdi, işçilerle oyunlar sahneledi. Bu arada, oyunları Türkiye’nin her tarafında sahnelenmeye başlandı. 1981 yılında Kültür Müdürlüğü’nün isteği üzerine, “YÜZLEŞME- Tarihin Yazdığı Kader” adlı oyunu yazdı. İçel Bölge Tiyatrosu’nda oyunun sahnelemesini sağladı. Mersin Halk Eğitimi Merkezi Tiyatrosu’nu kurdu. Burada tiyatro eğitimi vererek sayısız öğrenci yetiştirdi. (Geçmiş dönem Mersin Şehir Tiyatrosu’nun müdürlüğünü yapan şahıs da Halk Eğitim Mrkz kökenlidir) Mask adlı dernek tiyatrosuna katkı sağladı, oyunlar verdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin daveti ve Sivas BİZİM ÇOCUKLAR derneğinin çağrısıyla, Maraş’ta SOKAKLARIN ÇATISI YOK adlı oyununu sahneledi. Gaziantep Toplum Merkezi’nin projesine ve Urfa Belediyesi Şehir Tiyatrosu’na, Muğla Emniyet Müdürlüğü’ne, Düzce Gençlik Müdürlüğü’ne, SOKAKLARIN ÇATISI YOK‘un sahnelenmesine katkı sağladı. Mersin Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğünün “Yenigün.biz” adlı projeleri için, madde bağımlığının yıkıcı tehlikesini anlatan 7 oyun yazdı. Bu oyunlarla 6 yıl Mersin’i, Bütün Türkiye’de POLİS TİYATROSU ile temsil etti. Sayısız plaket ve teşekkür belgesi ile ödüllendirildi. Mersin Toroslar Belediye Tiyatrosu’nun kurulmasına destek verdi. Burada, üç oyunu sahnelendi. MERSİN KAMUSEN tiyatrosunun sahnelediği oyunları yazdı, yönetmen olarak turnelere katıldı. Mersin İl Müftülüğü’nün projesine AYIN GÖLGESİ adlı oyunuyla katıldı. TİKA’nın desteğiyle, Kosova Türk Uğur Böceği Tiyatrosu, 3 oyununu balkanlarda sahneledi, SARI GELİN adlı oyunun onur konuğu olarak, Priştine ve Prizren’e gitti. Oyunun prömiyerinde, Kosova Nato Barış Gücü komutanı tarafından bir plaketle taltif edildi. (Okuyucunun sıkılmaması açısından özür dileyerek bir kısmına daha atlamak durumunda kalacağım

Mersin Üniversitesi’nin Gençlik Tiyatrosu’na iki oyun verdi, yönetmenliklerini yaptı. 30 Mart öncesi, şimdiki Mersin Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz’ın sponsorluğunda ve Kamusen’in destekleriyle, bir ay müddetince, AVRATLAR KÖYÜ adlı oyunu sahneledi, turnelere çıktı. Şu anda kendine ait Tiyatro atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

“TİYATRO; İNSAN GİBİ İNSAN OLMANIN VAZGEÇİLMEZ UNSURUDUR”    

-Tiyatro; sizin için, bir şehir için ve ülke için ne anlama geliyor, neden gereklidir?

A.P-Tiyatro insanı yaşamaktır, doğruyu, en doğruyu var etmektir. Bir kent insanlarının pusulasıdır, pusulası şaşanlara yol gösterendir. İnsanın kendini bulmak, görmek, tanımak için gittiği mekândır, dürüstlüğün soluğudur. İnsan gibi insan olmanın vazgeçilmez unsurudur. Hızlı akan ve kendinden olmayan kütükleri, kıyısına atan bir nehirdir tiyatro. Bunlar insan için gerekliyse, kenti var eden insanın olduğu yerde, kente de gereklidir tiyatro. Hatta çoğu kurumdan daha çok faydalı olduğu için gereklidir…

“YERELDE TİYATROYAPMAK, TEKEDEN SÜT SAĞMAYA BENZER”

-Biliyorum, bir söyleyeceğim bin dinleyeceğim, ama kısaca yerelde tiyatro yapmanın zorluklarından bahsedelim mi?

A.P-Ben yarım asırdır bu zorlukları yaşıyorum. Gün geldi zor beni aştı, gün geldi zoru ben aştım. Siz söylenenlere bakmayın. Siz yalnızlığı sevecekseniz, yılmamayı benimsiyorsanız, ”Caklara cuklara” kulak asmayacaksanız yolunuza devam edersiniz. Zira yerelde düşmanınız çok olacaktır. Hayatında tiyatro oyunu seyretmemiş olup, duayen takılandan tutun da, siyasi tiyatrocu olanlara kadar herkes sizin karşınızdadır. Sözüm meclisten dışarı; seçimlerden önce size canım gülüm deyip de, seçimden sonra tanımamaları sizi şok edecektir. Hiç bir zaman kurumlara kapağı atmayı düşünmeyiniz. Her seçim sonrası, yerel bağlamda sizinle yüz metre koşmaya hazır kötürümlerle (Engelli kardeşlerimden özür dilerim) karşılaşacağınız bir ortamın nasıl olacağını, siz benden daha iyi bilirsiniz Sayın Tekkanat. Tek kelimeyle; siz kendinize güveneceksiniz, eğer alt yapınız sağlam, birikiminiz bereketliyse, siz kendinize ve kendiniz gibi düşünenlere güveneceksiniz. Yerelde Tiyatro yapmak, tekeden süt sağmaya benzer…

Bir gün adı lazım değil, bir belediye başkanımızla (büyükşehir) aynı ortamda bulundum. Yanındaki (Sanırım yardımcısı) bana dönüp, “Ali Pehlivan senin için bir şey yapamadık” dedi. Ben de “Hayır ben sizden bir şey istemedim, lakin kadere bakın bu güne kadar ne başkanlar gelip geçti, Ali Pehlivan halen tiyatro yapıyor” dedim. Hazretlerin zoruna gitmiş. Ne yapacaksınız; doğrular, doğru olmayan insanların hep zoruna gitmiştir.

“YEREL SANATÇILARIN EN BÜYÜK SORUNU: KENDİNE GÜVEN VE BİRLİK YOKSUNLUĞU”    

-Bu sorunlarla baş etmek için biz tiyatroculara düşen şeyler ne olmalı?

A.P-Kendine güven ve birlik. Bugüne dek, ben birliği görmedim. Unutulmasın ki; doğru isimler, doğru projelere imza atarsa, uluslararası barıya ulaşırlar…

- Bir şehrin tiyatrosu dendiği zaman, özellikle belediye şehir tiyatrosu akla geliyor. Mersin ayarındaki şehirlere baktığımda gıpta ediyorum. Size göre, Mersin neden çok geride kaldı? Ne yapmalı? Biz neler yapmalıyız?

A.P-Çok geride. Mersin çok geride… Yıllarca sahne alan arkadaşlara bakıyorum, İstanbul’a gidip figüranlık dileniyorlar. Bu, kurumların başındakilerin suçudur. Yerel yönetimler, vatandaşın suyundan, kanalizasyonundan, yolunun temizliğinden sorumlu olduğu kadar, sosyal, kültürel, sanatsal açlığından da sorumludur. Bu açlığı gidermek belediyelerin görevlerinin başında gelir. Mersin’in bir kültür sanat kenti olduğu söyleyip duruyorlar. Bir kentin kültür sanat kenti olması için, o kent sanatçılarının korunarak, desteklenerek, kültür sanat üretimine katkıları sağlanmalıdır. İstanbul’dan sanatçı getirerek, bu kenti kültür sanat kenti yapamazsınız. Örneğin; Mersin’e bir sürü markanın ürettiği otomobiller getirilip satılıyor, Eee; biz otomotiv sanayi kenti mi oluyoruz? Olmamız için bu otomobillerin Mersin’de üretilmesi lazım. Yani siz başka kentlerden sanatçı ithal edip, kucak dolusu para ödeyerek, Mersin’i sanat kenti yapamazsınız, Ancak; Mersin’in parasını başka kentlere aktarılmasını sağlarsınız… Mersin Şehir Tiyatrosu, günü yakalayan oyunlar hazırlayarak, neden Türkiye’nin diğer kentlerine gidip Mersin’i kültür sanatta temsil etmesin? Bunu Mersin İl Emniyet Müdürlüğü uyguladı, yedi oyunla Türkiye sahnelerini gezerken; polisin de sahneye çıkabileceğini, tiyatro sanatını, Mersin adına başka illere götürüp. “BİZ DE VARIZ” dedi Mersin’i alkışlattı. Altan Erkekli Sahnesi olarak kısıtlı bütçenizle siz de yaptınız. (Tekkanat yaramı kanattın işte) Mersin Büyük Şehir Tiyatrosu bunu yapamaz mıydı? O tiyatronun başındaki her kimseler, kişisel yararlarına değil de, Mersin’i düşünerek hizmet etseydi, ya da ettirilseydi, Mersin’i Türkiye gündemine taşıması çok mu zordu? Ali Pehlivan olarak, sadece ve sadece arkadaşlarımın destekleriyle kimseden yardım almadan Tiyatro’yu bu güne taşırken, koca bir Mersin, hem de Büyük Şehir Belediyesi, bunun kat kat fazlasını yapamaz mıydı? ŞİMDİ; hemen şimdi yeni belediyemiz, “Ahbap çavuş” ilişkilerine girmeden, geçmişinde çok şey başarmış (Belgeli)doğru isimleri, o çatı altında buluşturmalıdır. İlk soracağı soru “DAHA ÖNCE NE YAPTIN” sorusudur…    

-Biraz da SANEV’den bahsedelim. Neden gerek duydunuz? Ne zaman kuruldu, çalışmaları nelerdir?

A.P- SANEV; Turgut Şahin, Ferit Sağlam, Ercan Güneş, Şahdi Özdemir, Şevket Coşkun, Ekrem Tamer, Tamer Güven ve şu anda isimleri aklıma gelmeyen birçok kişiyi yetiştiren, ÇUKUROVA SANAT TİYATROSU’NUN misyonunu yaşatan atölyedir… Şu anda SANEV, malumunuz Proje Geliştirme ve Senaryo Üretim Merkezi olarak yoluna devam ediyor. Biz isteyen kurumlara, KADINA ŞİDDET, MADDE BAĞIMLILIĞI, OTİZM, ALZAHEİMER, Sokak çocukları vb. bağlamda, oyunlarımızı sahneliyoruz. Şu anda yeni bir oyun gelecek inşallah BELA diye. “SEÇMİYORUM SENİ ARTIK OYLARIMI GERİ VER” oyunlar serisinde mücadelesini yürütmektedir. Oyunlarımın tercih edilmesi, alışılmışın dışında olmaları ve gündemi taşımalarıdır.

“YAZMADIĞIM ZAMANLAR, KANIM DAMARLARIMDAN ÇEKİLİYOR”

- Üretken biri olduğunuzu biliyoruz. Oyun yazma çalışmalarınız nasıl gidiyor? Mersin’de bu alanda en üretken iki kişiden birisiniz. (Diğeri de Sayın Erdinç Aydın’dır) Yazım alanındaki çalışmalarınızdan bahsedelim.

A.P- Oyun ya da senaryo yazmadığım zamanlar kanım damarlarımdan çekiliyor sanki. Bazı kurumlar gelip oyunun konusunu veriyorlar, onu çalışıyorum, ya da beklemediğiniz bir anda toplumda bir olayla karşılaşıyorsunuz, olay size “Beni yaz, beni yaz” diye feryat ediyor. Oturup onu yazıyorsunuz. Bu aralar İstanbul a birkaç oyun ve senaryo verdim, arkadaşlarımız görüşmeleri sürdürüyorlar.

“PİŞMAN OLMADIM, AMA PİŞMAN ETTİLER”

-Ali Hocam, Mersin’de çok tiyatrocu yetiştirdiniz. (Özel bir soru bu, yanıt vermek zorunda değilsiniz). Pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

A.P-Ben arkadaşlarıma hep “Beni sevmeyebilirsiniz, lakin tiyatroyu, yani insanı sevmek durumundasınız, Sizi artist yapmayabilir veya dizilerde rol verdirmeyebilirim, lakin oyun sonunda sizi ayakta alkışlatabilirim” sözünü verdim. Şükürler olsun hiç mahcup olmadık.

Ha bazı isimler için pişman oldum mu? “Pişman ettiler” Örneğin, sahneye adımını attığı zaman elinden tuttuğum birkaç kişi, inkârcı oldu, onlardan önce tiyatro yapan arkadaşlarına karşı saygısızca davrandılar. Yani açıkçası pişmanlık duyduğum oldu…

“TİYATRO; SANATLARIN ANASIDIR”

- Kısa yoldan ünlü olma yolları varken, gençler; sanata, özellikle tiyatroya neden yönelsinler?

A.P-Bak bu güzel. Ünlü olmak PARA demektir. Para sevenlerin tiyatroda barınacaklarını sanmıyorum. Ünlü olabilecekleri de. Onlar; tiyatroyu sevseler de, tiyatro’nun onları seveceğini sanmıyorum. Bu, yemek yemeden büyümeyi beklemek gibi bir şeydir. Ha nasıl ünlü olacaklar! Mankenleri ele alalım, sahnede durmayı bilmeyen, adım atmayı bilmeyen, denge kurmayı bilmeyenin ünlü olması olası mı, bu saydıklarımın hepsi, tiyatro sanatının basamakları değil mi? Tiyatro eğitimi almayanların, insana sıcak bakabildiklerine tanık oldunuz mu? Onun içindir ki; TİYATRO sanatların anasıdır. Yolları tiyatrodan geçenlerin çok başarılı oldukları ortadadır. Onun için, herkesin, hatta ev kadınlarının bile tiyatro sanatıyla tanışmaları şarttır…

-Aileler, çocuklarını sanata yönlendirmiyorlar. Bunun nedenleri nelerdir? Anne babalara neler söylemek istersiniz?

A.P-Bir kere tiyatro, çocuklara kişilik kazandıran mekanlardır. Çocuğun kendisini ifade etmesini, toplumda bir birey olmanın keyfini yaşamasını istiyorlarsa kesinlikle tiyatro sanatıyla tanıştırmaları gerekmektedir. Öz güveni olmayanların hayatta başarılı olacaklarını kimse iddia edemez. Öz güvense kendini ifade etmesidir, bu da ancak ve ancak tiyatro çatıları altında sağlanır. Ailelerin çocuklarını tiyatro sanatıyla buluşturmalarını kesinlikle tavsiye ediyorum.

“HİÇBİR ŞEY DEMEM, SÖZE YAZIK OLUR”

-Okumayan, yazmayan, düşünmeyen, üretim özürlüsü olan, ama tiyatrocuyum diyenlere neler önerirsiniz?

A.P-Hiçbir şey demem, söze yazık olur.

-Yeni sezonda, Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’ndan beklentileriniz nelerdir?

A.P- Beklentiler, beklenerek ortaya çıkar, biz de bekleyip göreceğiz. Şunu eklemekte yarar var “Ayinesi iştir âdemin, lafa bakılmaz” Ya da; “Lafla peynir gemisi yürümez”

-Tiyatro Gazetesi adına ve şahsım olarak, tiyatroya katkılarınız ve bu içtenlikli söyleşi için teşekkür ederim.

AP- Tiyatronun, özellikle Anadolu’daki tiyatro emekçilerinin sesi olduğu için, Tiyatro Gazetesi’ne, İnovatifhaber’e, Yeni Güney Gazetesi’ne ve özellikle sana çok teşekkür ederim.

 

 

 
19 Ekim 2014 Pazar 12:05
 
 
(3 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Vahap Kokulu</p> <p>2014-10-20 15:39:02</p> <p>Değerli kardeşim,iş arkadaşım Sn.Ali Pehlivan’ın bir “Tiyatro dünyasının dervişi” olmakla beraber kendisini “Amatör tiyatro dünyasının kahramanı “olarak değerlendiriyorum. Amatör tiyatroya adanmış bir yaşamın kendisidir Ali Pehlivan. Devletimizin ,Belediyelerimizin ve Türk tiyatro profesyonel dünyasının ülkemizde Ali Pehlivan ve onun gibi tiyatro emekçilerini sadece ve kuru bir takdir etmenin ötesinde sosyal güvencelerini güçlendirmek ,tiyatro’ya daha fazla zaman,mekan ve emek ayırmaları adına onları motive edebilmeleri ve bu kahramanların ülkemizin her köşesinde çoğalmalarını sağlama konusunda kamusal düzenlemelerin yapılmasını diliyorum.Kendisine başarılar diliyorum. </p> <p>Ali PEHLİVAN</p> <p>2014-10-19 18:05:11</p> <p>Sevgili Mehmet Tekkanat'ın sayesinde taşrada tiyatro sanatı adına tarihi bir not düşülmüş oldu...Emeği geçen geçecek olan herkese teşekkürler....</p> <p>Ali PEHLİVAN</p> <p>2014-10-19 18:05:03</p> <p>Sevgili Mehmet Tekkanat'ın sayesinde taşrada tiyatro sanatı adına tarihi bir not düşülmüş oldu...Emeği geçen geçecek olan herkese teşekkürler....</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:53
  • Güneş07:34
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1787 - Delaware, ABD anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.
1836 - Martin Van Buren (1782-1862), Amerika Birleşik Devletleri'nin sekizinci başkanı seçildi.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti.
1920 - Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası kuruldu.
1921 - Kilis düşman işgalinden kurtuldu.
1923 - İngiltere'de yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti 257, İşçi Partisi 191, Liberal Parti 158 milletvekilliği aldı.
1932 - Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" filmi gösterime girdi.
1934 - Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kutladı.
1941 - II. Dünya Savaşı: Kanada; Finlandiya, Macaristan, Romanya, ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1941 - Pearl Harbor Saldırısı: Japon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor'u bombaladı. 5 savaş gemisi, 14 gemi, 200 uçak yok edildi, 2400 kişi öldü.
1944 - Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü çıktı.
1958 - İstanbul sokaklarında "hula-hoop" çevirmek yasaklandı.
1961 - MGK Başbakan İsmet İnönü'nün başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1972 - Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı.
1975 - Endonezya, Doğu Timor'u işgal etti.
1979 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü. Olay yerine "Anti Terör Birliği" imzalı bir bildiri bırakıldı.
1983 - İber havayollarına ait bir Boeing-727 ile bir DC-9 yoğun siste Madrid havaalanının pistinde çarpıştı: 93 kişi öldü.
1987 - Paso Robles-Kaliforniya'da bir yolcu uçağı düştü: 43 kişi öldü.
1988 - Ermenistan'da 6,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi: 25.000'in üzerinde ölü, 15.000'den fazla yaralı, 400.000 kişi evsiz kaldı.
1996 - TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.
1999 - Düzce,Türkiye'nin 81. ili oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji