Mersin Ticaret Borsası'nda Abdullah Özdemir yeniden başkanlığa seçildi

Ana Sayfa » Güncel » Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Maalesef geçtiğimiz dönemde 11 milletvekilini, kentimizi ilgilendiren herhangi bir sorunda bir arada, beraberlik içerisinde Mersin’in sorunlarını çözerken ve projeleri gerçekleştirmeye uğraşırken göremedik.Başbakan ve Bakanlar geldiği zamanlarda dahi kentin milletvekilleri ve siyasileri bir arada olamadılar.

 
 
Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Son 15 yılda Mersin’de kenti yöneten yerel yöneticinin ve son 5 yıldaki siyasi aktörlerin başarısızlığı ile ilgili kaç yazı yazdığımı artık hatırlamıyorum.

Son yerel seçimlerden sonra seçimi kaybeden Büyükşehir Belediye Başkanı görevinden ayrıldı; daha sonra da dönemin siyasi yöneticileri görevlerinden ayrılmak zorunda kaldılar.

Son beş yılın siyasi aktörlerinin yerel seçimden sonra kendilerini bir şekilde unutturduklarını sanıyorduk.

Artık onlar bir daha Mersin’in gündemine gelmezler, siyasete tekrar girmezler, hatta hiç görünmezler ve bizler de artık onlarla ilgili bir daha yazmayız diye düşünmüştüm.

Bir dönem Mersin’e etkisi olan bu kişiler artık Mersin siyasetinde yok ve Mersin için söz sahibi değil diye düşünürken, birden birinin eğilim yoklamasına girerek milletvekili aday adayı olduğunu, diğer ikisinin de kontenjandan milletvekili aday adaylığı için başvurduğunu öğrendik.

Bu kişilerin hangi hizmetlerini arkalarına alarak hâlâ yeni ve daha ileri düzeyde görevlere talip olduklarını, daha yakın geçmişteki başarısızlıkları ortada iken nasıl bir özgüvenle yeniden ortaya çıktıklarını ben anlamakta zorlanıyorum.

Bu kentte “yeni” kelimesinin giderek daha önem ve değer kazandığı bugünlerde, Mersinlilerin yeni insanlar görmek istemeye, yeni isimler üzerinden geleceğe daha ümitli bakmaya hakları olsa gerek…

Mersin artık yeni Büyükşehir Belediye Başkanı, yeni Valisi, yeni Rektörü ve değişen bazı yeni İl Müdürleri ve STK Başkanları ile yeni bir döneme yeni ümitlerle ve beklentilerle giriyor.

Bu dönemde denenmiş, başarısızlıkları artık kanıtlanmış kişilerin hâlâ bu kentin yönetimine talip olma konusundaki ısrarlarını anlayabilmek ve kabullenebilmek mümkün değil.

Tabii hadise sadece bu üst yönetici kişileri siyaset dışında bırakmakla bitmiyor. Bir de özellikle ”Ak Parti’nin bu güne kadar Mersin’i Türkiye’nin en başarısız ili “yapmakta rol almış kimselerin sorgulanması gerekir.

Bugüne kadar Mersin’de ısrarla bu bölgede yanlış politikalar yürüten, birçok siyasi hata yapan, Mersin’i doğru okuyamayan ve bunun sonucunda da Türkiye ortalamasının çok altında bir başarı grafiği çizilmesinde doğrudan kusurlu siyasiler hep akılda tutulmalı ve Mersin’in önümüzdeki yeni döneminin aktörleri arasında yer almaları önlenmelidir.

Yine siyaseti bir hizmet aracı olarak görmeyip buradan bir kazanç sağlamayı düşünen kişiler bilinmeli ve özellikle bundan önce siyaseti kullanarak ne gibi işler yaptıkları ve bazı devlet işlerinde nasıl kazançlar elde ettikleri araştırılmalıdır.

Sonuç olarak yeni kişilerin görev alması çok önemlidir.

CHP cephesinde iki milletvekili adayı eğilim yoklaması ile belirlendi.

Yeni bir isim” Dr. Hüseyin Çamak” barışçı, uzlaşmacı tavrıyla tanınan, Mersin’de sevilen bir insan.

Kendisi ile kısa bir sohbet yapma fırsatım oldu. Bana bir milletvekilinden ne beklediğimi sordu. Ben de kendisine bir muhalefet milletvekilinin zaten yapabileceği çok şey olmadığını, ancak Mersin’i temsil edecek 11 milletvekilinin bir arada olabilmesinin sağlanmasında katkısı olursa, bunun Mersin adına en büyük isteğimiz olacağını söyledim. Kendisi de bana birinci projesinin 11 milletvekilini bir arada tutmak olduğunu söyledi. Bu sevindirici bir gelişmedir.

Maalesef geçtiğimiz dönemde 11 milletvekilini, kentimizi ilgilendiren herhangi bir sorunda bir arada, beraberlik içerisinde Mersin’in sorunlarını çözerken ve projeleri gerçekleştirmeye uğraşırken göremedik.

Başbakan ve Bakanlar geldiği zamanlarda dahi kentin milletvekilleri ve siyasileri bir arada olamadılar.

Eğer bu birliktelik gerçekleşmiş olsaydı, şimdiye kadar başta Havaalanı olmak üzere Mersin’in birçok projesi tamamlanmış olurdu ve yapılan hizmetler bu kentin insanlarına istihdam ve refah olarak geri dönerdi.

Diğer CHP aday adayı Fikri Sağlar ise “yeni” nitelemesine uymasa da, bazıları gibi eskimiş ve başarısız değil. Şu anda her türlü birikimiyle en verimli döneminde bir siyasetçidir. Mutlaka, yapısı itibarı ile öncelikli olarak siyasi geleceğinde önce Mersin’e hizmeti gözetecektir. Ayrıca şimdiki milletvekilleri gibi doğru /yanlış her türlü eylemin ön safında yer almayacak olgunlukta bir entelektüel donanıma sahiptir..

Kontenjan aday adayı “eski” Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Genel Merkez tarafından aday olarak gösterilme mecburiyeti gibi bir manzara görünüyor. Kendi partisinde de büyük tepki toplayacağı açık olan bu başarısız ismin, yerel seçimlerdeki dramatik yenilgiye rağmen aday gösterilmesinin CHP’ye Mersin’de bir milletvekilliğine mal olabileceğini anlamak için çok da büyük siyasi bir akla gerek yoktur. Yerel seçimi bu adayın dışında herhangi bir adayla kazanma şansı olan CHP Genel Merkez Yönetimi, her ne hikmetse ve adeta bilerek aynı adayda ısrar etti. Bu adaydan dolayı CHP’ye oy vermeyen çok sayıda partili, genel seçimde de aynı eğilimde olabilirler. Bunlar açıkça ortadayken, neden kontenjandan yararlanma ihtimali ciddi olarak konuşulmaktadır? Herhalde Genel Merkez’le bu kişi arasında tahminlerimizin ötesinde bir bağ söz konusudur; ya da Genel Merkez aynı kişide 15 yıl boyunca Mersin halkının farkına varmadığı bir cevher bulmuştur.

Sonuç olarak, bu eski belediye başkanının bizim anlayamadığımız nedenlerle milletvekili yapılması gibi bir mecburiyet varsa, başka bir ilden kontenjan adayı olarak konsa bile, bu karar Mersin’de CHP’yi olumsuz yönde etkileyecektir.

Kavgacı, her projeye itiraz eden, eylemlerin içerisinde olan milletvekilleri yerine uzlaşmacı, diğer parti milletvekilleri ile Mersin’in yararına konularda güç birliği yapacak ve önceliği Mersin olan CHP milletvekillerine ihtiyacımız var.

Genel Merkez artık günümüz anlayışında ve özellikle Mersin’in yapısında yadırgayacağımız ırk, mezhep, yöre anlayışına göre bir kontenjan adayı koyma anlayışından vazgeçmelidir. Ülke çapında tanınan uzlaşmacı, Mersin’deki geleneksel barış ve hoşgörü anlayışına uygun adaylar tercih edilmelidir.

Mersin’in bugüne kadar gerçekleşemeyen projelerinde iktidar partisi milletvekillerinin ne kadar kusuru ve ihmali varsa, CHP milletvekillerinin ve dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da aynı oranda sorumluluğunun olduğunu unutmamak gerekir.

Yalnız Milletvekilleri değil, o dönemin siyasi aktörleri, muhalefettekiler, yalnızca eleştirip katkı vermeyen iktidar partisi milletvekilleri ve yöneticileri, gerekli çabayı göstermeyerek projelerin tıkanmasından sorumludurlar.

Geçtiğimiz dönem kentimizde yapılan en büyük yatırım Akdeniz Oyunları Spor Tesisleridir. Mersin 100 yılda sahip olamayacağı tesislere sahip olmuştur. Bunların gerçekleşmesinde Mersin’deki hiç bir siyasi aktörün katkısı yoktur. Tamamen bir devlet projesi olarak gerçekleşmiştir.

Şu anda atıl durumdaki bu tesisler Ak Parti’ye zarar vermektedir.

(Maalesef bu gün bu tesislerden yetersiz Spor İl Müdürlüğü yöneticileri yüzünden yararlanılamıyor, ulusal ve uluslararası düzeyde yapılabilecek müsabakalar yapılmıyor, yapılan birkaç küçük etkinlik de halka duyurulmuyor.)

Geçtiğimiz dönemin denenmiş, başarısızlığı kanıtlanmış siyasi aktörlerinin Ak Parti’den aday olmaları şu anda Mersin’de en şanslı durumda görünen Ak Parti’ye oy kaybettirecektir.

Mersin Ak Parti’de İl Yönetimleri bugüne kadar Mersin’in yapısına uygun olamamış ve Mersin Ak Partinin en başarısız olduğu İl damgasından kurtulamamıştır.. Bugüne kadar Mersin yapısına uygun olmayan yöneticiler Milletvekili oldukları zaman da başarılı olamayacakları bir gerçektir.

Özellikle geçtiğimiz dönem yerel seçimlerde adeta tüm ilçeleri kaybetme amacındaymış gibi bir izlenim veren Ak Parti yönetimi yalnızca 6 bin nüfuslu bir ilçeyi kazanmıştır. Bu ilçeyi kazanmasında da Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı’nın desteği olduğunu sanırım kimse bilmez…

Dönemin il yöneticileri, kentteki bu başarısızlıkla nasıl bir mesaj vermeyi düşünmüş olabilirdi? Kent ve parti yararına aykırı bir taşra politikasının kirli hesapları mı öne çıkmıştı… sorusu ise yoruma açıktır.

 

HARUN ARSLAN

 

devam edecek …

 

 
 
19 Mart 2015 Perşembe 18:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:09
  • Güneş05:52
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:30
  • Yatsı21:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
30
20
3
7
63
2
Başakşehir
30
19
5
6
62
3
Beşiktaş
29
17
8
4
59
4
Fenerbahçe
29
16
9
4
57
5
Trabzonspor
30
12
10
8
46
6
Sivasspor
30
13
5
12
44
7
Kayserispor
30
12
8
10
44
8
Göztepe
29
12
7
10
43
9
Kasımpaşa
29
11
7
11
40
10
Malatyaspor
29
10
8
11
38
11
Bursaspor
30
10
6
14
36
12
Antalyaspor
29
9
8
12
35
13
Akhisar Bld.Spor
29
9
7
13
34
14
Alanyaspor
30
9
5
16
32
15
Osmanlıspor
30
8
8
14
32
16
Gençlerbirliği
30
7
9
14
30
17
Konyaspor
29
7
8
14
29
18
Karabükspor
30
3
3
24
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak sulh konferansına davet etti.
1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.
1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.
1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.
1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.
1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.
1987 - Dil Derneği kuruldu.
1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.
2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011228303945
 
On Numara
16.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02131417192730333742455253555760657072757780
 
Sayısal Loto
21.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050618414349
 
Şans Topu
18.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080919202510
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji