Mehmet Deniz MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığına seçildi.

Ana Sayfa » Güncel » Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Maalesef geçtiğimiz dönemde 11 milletvekilini, kentimizi ilgilendiren herhangi bir sorunda bir arada, beraberlik içerisinde Mersin’in sorunlarını çözerken ve projeleri gerçekleştirmeye uğraşırken göremedik.Başbakan ve Bakanlar geldiği zamanlarda dahi kentin milletvekilleri ve siyasileri bir arada olamadılar.

 
 
Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Son 15 yılda Mersin’de kenti yöneten yerel yöneticinin ve son 5 yıldaki siyasi aktörlerin başarısızlığı ile ilgili kaç yazı yazdığımı artık hatırlamıyorum.

Son yerel seçimlerden sonra seçimi kaybeden Büyükşehir Belediye Başkanı görevinden ayrıldı; daha sonra da dönemin siyasi yöneticileri görevlerinden ayrılmak zorunda kaldılar.

Son beş yılın siyasi aktörlerinin yerel seçimden sonra kendilerini bir şekilde unutturduklarını sanıyorduk.

Artık onlar bir daha Mersin’in gündemine gelmezler, siyasete tekrar girmezler, hatta hiç görünmezler ve bizler de artık onlarla ilgili bir daha yazmayız diye düşünmüştüm.

Bir dönem Mersin’e etkisi olan bu kişiler artık Mersin siyasetinde yok ve Mersin için söz sahibi değil diye düşünürken, birden birinin eğilim yoklamasına girerek milletvekili aday adayı olduğunu, diğer ikisinin de kontenjandan milletvekili aday adaylığı için başvurduğunu öğrendik.

Bu kişilerin hangi hizmetlerini arkalarına alarak hâlâ yeni ve daha ileri düzeyde görevlere talip olduklarını, daha yakın geçmişteki başarısızlıkları ortada iken nasıl bir özgüvenle yeniden ortaya çıktıklarını ben anlamakta zorlanıyorum.

Bu kentte “yeni” kelimesinin giderek daha önem ve değer kazandığı bugünlerde, Mersinlilerin yeni insanlar görmek istemeye, yeni isimler üzerinden geleceğe daha ümitli bakmaya hakları olsa gerek…

Mersin artık yeni Büyükşehir Belediye Başkanı, yeni Valisi, yeni Rektörü ve değişen bazı yeni İl Müdürleri ve STK Başkanları ile yeni bir döneme yeni ümitlerle ve beklentilerle giriyor.

Bu dönemde denenmiş, başarısızlıkları artık kanıtlanmış kişilerin hâlâ bu kentin yönetimine talip olma konusundaki ısrarlarını anlayabilmek ve kabullenebilmek mümkün değil.

Tabii hadise sadece bu üst yönetici kişileri siyaset dışında bırakmakla bitmiyor. Bir de özellikle ”Ak Parti’nin bu güne kadar Mersin’i Türkiye’nin en başarısız ili “yapmakta rol almış kimselerin sorgulanması gerekir.

Bugüne kadar Mersin’de ısrarla bu bölgede yanlış politikalar yürüten, birçok siyasi hata yapan, Mersin’i doğru okuyamayan ve bunun sonucunda da Türkiye ortalamasının çok altında bir başarı grafiği çizilmesinde doğrudan kusurlu siyasiler hep akılda tutulmalı ve Mersin’in önümüzdeki yeni döneminin aktörleri arasında yer almaları önlenmelidir.

Yine siyaseti bir hizmet aracı olarak görmeyip buradan bir kazanç sağlamayı düşünen kişiler bilinmeli ve özellikle bundan önce siyaseti kullanarak ne gibi işler yaptıkları ve bazı devlet işlerinde nasıl kazançlar elde ettikleri araştırılmalıdır.

Sonuç olarak yeni kişilerin görev alması çok önemlidir.

CHP cephesinde iki milletvekili adayı eğilim yoklaması ile belirlendi.

Yeni bir isim” Dr. Hüseyin Çamak” barışçı, uzlaşmacı tavrıyla tanınan, Mersin’de sevilen bir insan.

Kendisi ile kısa bir sohbet yapma fırsatım oldu. Bana bir milletvekilinden ne beklediğimi sordu. Ben de kendisine bir muhalefet milletvekilinin zaten yapabileceği çok şey olmadığını, ancak Mersin’i temsil edecek 11 milletvekilinin bir arada olabilmesinin sağlanmasında katkısı olursa, bunun Mersin adına en büyük isteğimiz olacağını söyledim. Kendisi de bana birinci projesinin 11 milletvekilini bir arada tutmak olduğunu söyledi. Bu sevindirici bir gelişmedir.

Maalesef geçtiğimiz dönemde 11 milletvekilini, kentimizi ilgilendiren herhangi bir sorunda bir arada, beraberlik içerisinde Mersin’in sorunlarını çözerken ve projeleri gerçekleştirmeye uğraşırken göremedik.

Başbakan ve Bakanlar geldiği zamanlarda dahi kentin milletvekilleri ve siyasileri bir arada olamadılar.

Eğer bu birliktelik gerçekleşmiş olsaydı, şimdiye kadar başta Havaalanı olmak üzere Mersin’in birçok projesi tamamlanmış olurdu ve yapılan hizmetler bu kentin insanlarına istihdam ve refah olarak geri dönerdi.

Diğer CHP aday adayı Fikri Sağlar ise “yeni” nitelemesine uymasa da, bazıları gibi eskimiş ve başarısız değil. Şu anda her türlü birikimiyle en verimli döneminde bir siyasetçidir. Mutlaka, yapısı itibarı ile öncelikli olarak siyasi geleceğinde önce Mersin’e hizmeti gözetecektir. Ayrıca şimdiki milletvekilleri gibi doğru /yanlış her türlü eylemin ön safında yer almayacak olgunlukta bir entelektüel donanıma sahiptir..

Kontenjan aday adayı “eski” Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Genel Merkez tarafından aday olarak gösterilme mecburiyeti gibi bir manzara görünüyor. Kendi partisinde de büyük tepki toplayacağı açık olan bu başarısız ismin, yerel seçimlerdeki dramatik yenilgiye rağmen aday gösterilmesinin CHP’ye Mersin’de bir milletvekilliğine mal olabileceğini anlamak için çok da büyük siyasi bir akla gerek yoktur. Yerel seçimi bu adayın dışında herhangi bir adayla kazanma şansı olan CHP Genel Merkez Yönetimi, her ne hikmetse ve adeta bilerek aynı adayda ısrar etti. Bu adaydan dolayı CHP’ye oy vermeyen çok sayıda partili, genel seçimde de aynı eğilimde olabilirler. Bunlar açıkça ortadayken, neden kontenjandan yararlanma ihtimali ciddi olarak konuşulmaktadır? Herhalde Genel Merkez’le bu kişi arasında tahminlerimizin ötesinde bir bağ söz konusudur; ya da Genel Merkez aynı kişide 15 yıl boyunca Mersin halkının farkına varmadığı bir cevher bulmuştur.

Sonuç olarak, bu eski belediye başkanının bizim anlayamadığımız nedenlerle milletvekili yapılması gibi bir mecburiyet varsa, başka bir ilden kontenjan adayı olarak konsa bile, bu karar Mersin’de CHP’yi olumsuz yönde etkileyecektir.

Kavgacı, her projeye itiraz eden, eylemlerin içerisinde olan milletvekilleri yerine uzlaşmacı, diğer parti milletvekilleri ile Mersin’in yararına konularda güç birliği yapacak ve önceliği Mersin olan CHP milletvekillerine ihtiyacımız var.

Genel Merkez artık günümüz anlayışında ve özellikle Mersin’in yapısında yadırgayacağımız ırk, mezhep, yöre anlayışına göre bir kontenjan adayı koyma anlayışından vazgeçmelidir. Ülke çapında tanınan uzlaşmacı, Mersin’deki geleneksel barış ve hoşgörü anlayışına uygun adaylar tercih edilmelidir.

Mersin’in bugüne kadar gerçekleşemeyen projelerinde iktidar partisi milletvekillerinin ne kadar kusuru ve ihmali varsa, CHP milletvekillerinin ve dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da aynı oranda sorumluluğunun olduğunu unutmamak gerekir.

Yalnız Milletvekilleri değil, o dönemin siyasi aktörleri, muhalefettekiler, yalnızca eleştirip katkı vermeyen iktidar partisi milletvekilleri ve yöneticileri, gerekli çabayı göstermeyerek projelerin tıkanmasından sorumludurlar.

Geçtiğimiz dönem kentimizde yapılan en büyük yatırım Akdeniz Oyunları Spor Tesisleridir. Mersin 100 yılda sahip olamayacağı tesislere sahip olmuştur. Bunların gerçekleşmesinde Mersin’deki hiç bir siyasi aktörün katkısı yoktur. Tamamen bir devlet projesi olarak gerçekleşmiştir.

Şu anda atıl durumdaki bu tesisler Ak Parti’ye zarar vermektedir.

(Maalesef bu gün bu tesislerden yetersiz Spor İl Müdürlüğü yöneticileri yüzünden yararlanılamıyor, ulusal ve uluslararası düzeyde yapılabilecek müsabakalar yapılmıyor, yapılan birkaç küçük etkinlik de halka duyurulmuyor.)

Geçtiğimiz dönemin denenmiş, başarısızlığı kanıtlanmış siyasi aktörlerinin Ak Parti’den aday olmaları şu anda Mersin’de en şanslı durumda görünen Ak Parti’ye oy kaybettirecektir.

Mersin Ak Parti’de İl Yönetimleri bugüne kadar Mersin’in yapısına uygun olamamış ve Mersin Ak Partinin en başarısız olduğu İl damgasından kurtulamamıştır.. Bugüne kadar Mersin yapısına uygun olmayan yöneticiler Milletvekili oldukları zaman da başarılı olamayacakları bir gerçektir.

Özellikle geçtiğimiz dönem yerel seçimlerde adeta tüm ilçeleri kaybetme amacındaymış gibi bir izlenim veren Ak Parti yönetimi yalnızca 6 bin nüfuslu bir ilçeyi kazanmıştır. Bu ilçeyi kazanmasında da Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı’nın desteği olduğunu sanırım kimse bilmez…

Dönemin il yöneticileri, kentteki bu başarısızlıkla nasıl bir mesaj vermeyi düşünmüş olabilirdi? Kent ve parti yararına aykırı bir taşra politikasının kirli hesapları mı öne çıkmıştı… sorusu ise yoruma açıktır.

 

HARUN ARSLAN

 

devam edecek …

 

 
 
19 Mart 2015 Perşembe 18:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:38
  • Güneş07:12
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:14
  • Akşam18:39
  • Yatsı20:02
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
23
15
2
6
47
2
Başakşehir
22
14
4
4
46
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Akhisarspor
23
8
6
9
30
10
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
11
Malatyaspor
22
7
7
8
28
12
Bursaspor
23
7
6
10
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Alanyaspor
22
6
3
13
21
16
Konyaspor
23
5
6
12
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1848 - Fransa'da geçici hükümet kurularak II. Cumhuriyet ilan edildi.
1908 - Dr. Galip Üstün, "Topkapı Fukaraperver Cemiyeti"ni kurdu.
1910 - Sanayi-i Nefise Mektebi 'nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ) kurucusu ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey öldü.
1912 - İtalya'nın zaferiyle sonuçlanan Beyrut Muharebesi' yapıldı.
1918 - Estonya, Rusya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1918 - Osmanlı Devleti'nde, Trabzon işgalden kurtuldu.
1920 - Almanya'da Nazi Partisi kuruldu.
1922 - Elazığ'da, Milli Mücadele yanlısı "Satvet-i Milliye" adlı gazete çıkmaya başladı.
1942 - Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Franz Von Papen'e, Ankara'da suikast girişiminde bulunuldu. Büyükelçi ve eşi olaydan yara almadan kurtuldu; suikastçının [ugoslav göçmeni Ömer Tokat olduğu belirlendi.
1942 - 769 Romanyalı Yahudiyi taşıyan "Struma" vapuru, Karadeniz'de batırıldı; yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
1945 - Mısır devlet başkanı Ahmet Mahir Paşa parlamentoda öldürüldü.
1946 - Juan Perón, Arjantin devlet başkanı oldu.
1946 - CHP'nin "Parti Sanat Mükafatı" adıyla düzenlendiği yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı "Otuz Beş Yaş" şiiriyle birinci oldu.
1951 - Kırşehir'de Atatürk büstü saldırıya uğradı. Saldırıyı kınamak için 5 Mart'ta büyük bir miting düzenlendi.
1954 - Tuna Nehri'nden Karadeniz'e, oradan da İstanbul Boğazı'na inen buz parçaları, tabakalar halinde tüm Boğaz'ı ve limanı kapladı; deniz trafiği durdu.
1955 - Türkiye ile Irak arasında karşılıklı işbirliği antlaşması (CENTO), Bağdat'ta imzalandı. Daha sonra Birleşik Krallık, İran ve Pakistan üye olarak, Amerika Birleşik Devletleri de gözlemci sıfatıyla katıldı.
1955 - Türkiye'nin ilk özel dedektiflik bürosu, İstanbul'da, Avukat Fethi İnder tarafından kuruldu.
1975 - Led Zeppelin, klasik "Physical Graffiti" albümünü çıkardı.
1976 - Küba anayasası ilan edildi.
1977 - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1977 - Türk fizikçi Prof.Dr. Feza Gürsey, Oppenheimer Ödülü'ne ve Einstein Madalyası'na değer bulundu. Gürsey, ödülünü ABD'li fizikçi S. Glashow ile paylaştı.
1981 - Buckingham Sarayı, Prens Charles ile Lady Diana'nın nişanlandıklarını duyurdu.
1981 - Atina'da Richter ölçeğine göre 6,7 şiddetinde bir deprem meydana geldi. 16 kişi öldü.
1983 - Necmettin Erbakan'a 4 yıl hapis ve 1 yıl 4 ay sürgün cezası verildi.
1984 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Kabe'yi ziyaret etti.
1987 - Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov ilk kez "Glasnost"tan (açıklık politikası) söz etti.
1989 - Ayetullah Humeyni, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rüşdi'nin ölüsünü getirene 3 milyon dolar ödül vereceğini açıkladı.
1992 - Nirvana solisti Kurt Cobain Courtney Love ile evlendi.
1993 - Danıştay,Nazım Hikmet'in vatandaşlığa alınması için kardeşi Samiye Yaltırım'ın açtığı davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı.
1995 - Tüketiciyi Koruma Yasası kabul edildi.
1999 - Çin havayollarına ait Tupolev TU-154 tipi bir yolcu uçağı Wenzhou havaalanına inişe geçtiği sırada düştü: 61 kişi öldü.
2002 - Salt Lake City'de (Utah, ABD) düzenlenen Kış Olimpiyatları sona erdi.
2003 - Bas gitarist Robert Trujillo, Jason Newsted'in 17 Ocak 2001'de Metallica'yı terketmesinin ardından gruba katıldı.
2005 - Penguen dergisinin Tayyipler Alemi adlı kapağı sebebiyle Dergisi'nin sahibi olan Erdil Yaşaroğlu ile Pak Yayıncılık'tan 40 bin YTL'lik manevi tazminat talep edildi.
2008 - 80. Akademi Ödülleri, Kodak Tiyatrosunda sahiplerini bulacak.
2009 - DTP'nin Grup toplantısında Kürtçe krizi yaşandı. Ahmet Türk'ün Kürtçe konuşmaya başlaması ile konuşmayı canlı veren TRT yayınını kesti.
303 - Diocletianus'un Hıristiyanlara karşı ilk fermanı yayımlandı ve buna göre imparatorluk içindeki Hıristiyan kitapları ve ibadet yerleri yok edilecekti.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041722274347
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
21.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091015273103
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji