Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Maalesef geçtiğimiz dönemde 11 milletvekilini, kentimizi ilgilendiren herhangi bir sorunda bir arada, beraberlik içerisinde Mersin’in sorunlarını çözerken ve projeleri gerçekleştirmeye uğraşırken göremedik.Başbakan ve Bakanlar geldiği zamanlarda dahi kentin milletvekilleri ve siyasileri bir arada olamadılar.

 
 
Mersin Ak Parti Ve Chp'de Kontenjan Tehlikesi... Harun Arslan yazdı.

Son 15 yılda Mersin’de kenti yöneten yerel yöneticinin ve son 5 yıldaki siyasi aktörlerin başarısızlığı ile ilgili kaç yazı yazdığımı artık hatırlamıyorum.

Son yerel seçimlerden sonra seçimi kaybeden Büyükşehir Belediye Başkanı görevinden ayrıldı; daha sonra da dönemin siyasi yöneticileri görevlerinden ayrılmak zorunda kaldılar.

Son beş yılın siyasi aktörlerinin yerel seçimden sonra kendilerini bir şekilde unutturduklarını sanıyorduk.

Artık onlar bir daha Mersin’in gündemine gelmezler, siyasete tekrar girmezler, hatta hiç görünmezler ve bizler de artık onlarla ilgili bir daha yazmayız diye düşünmüştüm.

Bir dönem Mersin’e etkisi olan bu kişiler artık Mersin siyasetinde yok ve Mersin için söz sahibi değil diye düşünürken, birden birinin eğilim yoklamasına girerek milletvekili aday adayı olduğunu, diğer ikisinin de kontenjandan milletvekili aday adaylığı için başvurduğunu öğrendik.

Bu kişilerin hangi hizmetlerini arkalarına alarak hâlâ yeni ve daha ileri düzeyde görevlere talip olduklarını, daha yakın geçmişteki başarısızlıkları ortada iken nasıl bir özgüvenle yeniden ortaya çıktıklarını ben anlamakta zorlanıyorum.

Bu kentte “yeni” kelimesinin giderek daha önem ve değer kazandığı bugünlerde, Mersinlilerin yeni insanlar görmek istemeye, yeni isimler üzerinden geleceğe daha ümitli bakmaya hakları olsa gerek…

Mersin artık yeni Büyükşehir Belediye Başkanı, yeni Valisi, yeni Rektörü ve değişen bazı yeni İl Müdürleri ve STK Başkanları ile yeni bir döneme yeni ümitlerle ve beklentilerle giriyor.

Bu dönemde denenmiş, başarısızlıkları artık kanıtlanmış kişilerin hâlâ bu kentin yönetimine talip olma konusundaki ısrarlarını anlayabilmek ve kabullenebilmek mümkün değil.

Tabii hadise sadece bu üst yönetici kişileri siyaset dışında bırakmakla bitmiyor. Bir de özellikle ”Ak Parti’nin bu güne kadar Mersin’i Türkiye’nin en başarısız ili “yapmakta rol almış kimselerin sorgulanması gerekir.

Bugüne kadar Mersin’de ısrarla bu bölgede yanlış politikalar yürüten, birçok siyasi hata yapan, Mersin’i doğru okuyamayan ve bunun sonucunda da Türkiye ortalamasının çok altında bir başarı grafiği çizilmesinde doğrudan kusurlu siyasiler hep akılda tutulmalı ve Mersin’in önümüzdeki yeni döneminin aktörleri arasında yer almaları önlenmelidir.

Yine siyaseti bir hizmet aracı olarak görmeyip buradan bir kazanç sağlamayı düşünen kişiler bilinmeli ve özellikle bundan önce siyaseti kullanarak ne gibi işler yaptıkları ve bazı devlet işlerinde nasıl kazançlar elde ettikleri araştırılmalıdır.

Sonuç olarak yeni kişilerin görev alması çok önemlidir.

CHP cephesinde iki milletvekili adayı eğilim yoklaması ile belirlendi.

Yeni bir isim” Dr. Hüseyin Çamak” barışçı, uzlaşmacı tavrıyla tanınan, Mersin’de sevilen bir insan.

Kendisi ile kısa bir sohbet yapma fırsatım oldu. Bana bir milletvekilinden ne beklediğimi sordu. Ben de kendisine bir muhalefet milletvekilinin zaten yapabileceği çok şey olmadığını, ancak Mersin’i temsil edecek 11 milletvekilinin bir arada olabilmesinin sağlanmasında katkısı olursa, bunun Mersin adına en büyük isteğimiz olacağını söyledim. Kendisi de bana birinci projesinin 11 milletvekilini bir arada tutmak olduğunu söyledi. Bu sevindirici bir gelişmedir.

Maalesef geçtiğimiz dönemde 11 milletvekilini, kentimizi ilgilendiren herhangi bir sorunda bir arada, beraberlik içerisinde Mersin’in sorunlarını çözerken ve projeleri gerçekleştirmeye uğraşırken göremedik.

Başbakan ve Bakanlar geldiği zamanlarda dahi kentin milletvekilleri ve siyasileri bir arada olamadılar.

Eğer bu birliktelik gerçekleşmiş olsaydı, şimdiye kadar başta Havaalanı olmak üzere Mersin’in birçok projesi tamamlanmış olurdu ve yapılan hizmetler bu kentin insanlarına istihdam ve refah olarak geri dönerdi.

Diğer CHP aday adayı Fikri Sağlar ise “yeni” nitelemesine uymasa da, bazıları gibi eskimiş ve başarısız değil. Şu anda her türlü birikimiyle en verimli döneminde bir siyasetçidir. Mutlaka, yapısı itibarı ile öncelikli olarak siyasi geleceğinde önce Mersin’e hizmeti gözetecektir. Ayrıca şimdiki milletvekilleri gibi doğru /yanlış her türlü eylemin ön safında yer almayacak olgunlukta bir entelektüel donanıma sahiptir..

Kontenjan aday adayı “eski” Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Genel Merkez tarafından aday olarak gösterilme mecburiyeti gibi bir manzara görünüyor. Kendi partisinde de büyük tepki toplayacağı açık olan bu başarısız ismin, yerel seçimlerdeki dramatik yenilgiye rağmen aday gösterilmesinin CHP’ye Mersin’de bir milletvekilliğine mal olabileceğini anlamak için çok da büyük siyasi bir akla gerek yoktur. Yerel seçimi bu adayın dışında herhangi bir adayla kazanma şansı olan CHP Genel Merkez Yönetimi, her ne hikmetse ve adeta bilerek aynı adayda ısrar etti. Bu adaydan dolayı CHP’ye oy vermeyen çok sayıda partili, genel seçimde de aynı eğilimde olabilirler. Bunlar açıkça ortadayken, neden kontenjandan yararlanma ihtimali ciddi olarak konuşulmaktadır? Herhalde Genel Merkez’le bu kişi arasında tahminlerimizin ötesinde bir bağ söz konusudur; ya da Genel Merkez aynı kişide 15 yıl boyunca Mersin halkının farkına varmadığı bir cevher bulmuştur.

Sonuç olarak, bu eski belediye başkanının bizim anlayamadığımız nedenlerle milletvekili yapılması gibi bir mecburiyet varsa, başka bir ilden kontenjan adayı olarak konsa bile, bu karar Mersin’de CHP’yi olumsuz yönde etkileyecektir.

Kavgacı, her projeye itiraz eden, eylemlerin içerisinde olan milletvekilleri yerine uzlaşmacı, diğer parti milletvekilleri ile Mersin’in yararına konularda güç birliği yapacak ve önceliği Mersin olan CHP milletvekillerine ihtiyacımız var.

Genel Merkez artık günümüz anlayışında ve özellikle Mersin’in yapısında yadırgayacağımız ırk, mezhep, yöre anlayışına göre bir kontenjan adayı koyma anlayışından vazgeçmelidir. Ülke çapında tanınan uzlaşmacı, Mersin’deki geleneksel barış ve hoşgörü anlayışına uygun adaylar tercih edilmelidir.

Mersin’in bugüne kadar gerçekleşemeyen projelerinde iktidar partisi milletvekillerinin ne kadar kusuru ve ihmali varsa, CHP milletvekillerinin ve dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da aynı oranda sorumluluğunun olduğunu unutmamak gerekir.

Yalnız Milletvekilleri değil, o dönemin siyasi aktörleri, muhalefettekiler, yalnızca eleştirip katkı vermeyen iktidar partisi milletvekilleri ve yöneticileri, gerekli çabayı göstermeyerek projelerin tıkanmasından sorumludurlar.

Geçtiğimiz dönem kentimizde yapılan en büyük yatırım Akdeniz Oyunları Spor Tesisleridir. Mersin 100 yılda sahip olamayacağı tesislere sahip olmuştur. Bunların gerçekleşmesinde Mersin’deki hiç bir siyasi aktörün katkısı yoktur. Tamamen bir devlet projesi olarak gerçekleşmiştir.

Şu anda atıl durumdaki bu tesisler Ak Parti’ye zarar vermektedir.

(Maalesef bu gün bu tesislerden yetersiz Spor İl Müdürlüğü yöneticileri yüzünden yararlanılamıyor, ulusal ve uluslararası düzeyde yapılabilecek müsabakalar yapılmıyor, yapılan birkaç küçük etkinlik de halka duyurulmuyor.)

Geçtiğimiz dönemin denenmiş, başarısızlığı kanıtlanmış siyasi aktörlerinin Ak Parti’den aday olmaları şu anda Mersin’de en şanslı durumda görünen Ak Parti’ye oy kaybettirecektir.

Mersin Ak Parti’de İl Yönetimleri bugüne kadar Mersin’in yapısına uygun olamamış ve Mersin Ak Partinin en başarısız olduğu İl damgasından kurtulamamıştır.. Bugüne kadar Mersin yapısına uygun olmayan yöneticiler Milletvekili oldukları zaman da başarılı olamayacakları bir gerçektir.

Özellikle geçtiğimiz dönem yerel seçimlerde adeta tüm ilçeleri kaybetme amacındaymış gibi bir izlenim veren Ak Parti yönetimi yalnızca 6 bin nüfuslu bir ilçeyi kazanmıştır. Bu ilçeyi kazanmasında da Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı’nın desteği olduğunu sanırım kimse bilmez…

Dönemin il yöneticileri, kentteki bu başarısızlıkla nasıl bir mesaj vermeyi düşünmüş olabilirdi? Kent ve parti yararına aykırı bir taşra politikasının kirli hesapları mı öne çıkmıştı… sorusu ise yoruma açıktır.

 

HARUN ARSLAN

 

devam edecek …

 

 
 
19 Mart 2015 Perşembe 18:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:10
  • Güneş06:44
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:45
  • Akşam18:10
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1867 - ABD, Alaska'yı Rusya'dan 7,2 milyon dolar karşılığında alarak topraklarına kattı.
1892 - Chicago ve New York arasında ilk uzun telefon hattı açıldı.
1898 - ABD, Porto Riko'nun sahibi oldu.
1908 - Belçika Kongo Hür Devletini ilhak etti.
1912 - I. Balkan Savaşı başladı.
1912 - Trablusgarp Savaşı'nı sona erdiren Uşi Antlaşması imzalandı.
1920 - Saimbeyli'nin kurtuluşu
1920 - Türkiye Komünist Fırkası, Ankara'da resmen kuruldu.
1922 - İngiliz yayın kuruluşu BBC (British Broadcasting Company, sonradan British Broadcasting Corporation) kuruldu.
1936 - Atatürk, Ankara Hipodromu'nda at yarışlarını izledi.
1943 - Ulvi Cemal Erkin ve Necil Kazım Akses, Berlin'de başarılı bir konser verdi.
1944 - Sovyetler, Çekoslovakya'yı işgal etti.
1954 - Texas Instruments şirketi ilk transistörlü radyoyu üretti.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta yapıldı. Türkiye serbest güreş milli takımı 8 sıklette birinci oldu.
1967 - Sovyetler Birliği'nin fırlattığı Venera 4 uzay aracı Venüs gezegenine ulaştı ve Dünya dışında bir gezegenin atmosferini inceleyen ve gezegenler arası yayın yapan ilk araç oldu.
1968 - Dünya Olimpiyat Komitesi, iki zenci atleti (Tommie Smith ve John Carlos) madalya töreni sırasında kara güç selamı verdikleri gerekçesiyle cezalandırdı.
1976 - Başbakan Süleyman Demirel, Fırat nehri üzerindeki Karakaya Barajı ve hidroelektrik santralının temelini attı.
1977 - Filistin'li gerillaların Somali'nin Mogadişu havaalanına kaçırdığı Lufthansa yolcu uçağını basan GSG-9 Alman anti-terör timi, korsanları öldürüp 86 rehineyi kurtardı.
1979 - Balgat katliamının iki sanığı Mustafa Pehlivanlı ve İsa Armağan idama mahkum edildi. 10 Ağustos 1978'de Ankara Balgat'ta solcuların gittiği 4 kahve taranmış, 5 kişi ölmüş, 11 kişi yaralanmıştı.
1982 - 574 sanıklı Ankara Dev-Yol davası başladı: 186 kişi idam istemiyle yargılanıyor.
1988 - Tuzla'da 7 Ekim'de Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) üyesi olduğu öne sürülen dört kişi öldürüldü. Olaya karışan 16 polise 56'şar yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
1989 - Doğu Almanya lideri Erich Honecker istifa etti.
1991 - Azerbaycan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti. İlk defa 28 Mayıs 1918'de bağımsız olan dünya Azerileri, bugünü "Cumhuriyet günü" olarak kutluyorlar.
1993 - Yunanistan'da Andreas Papandreou'nun ikinci başbakanlık dönemi başladı.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin gözaltında dövülerek öldürülmesiyle ilgili dava Aydın'da başladı.
1996 - Yargıtay, Yaşar Kemal'e verilen 1 yıl 8 aylık hapis cezasını onadı.
2002 - Fildişi Sahili'nde bir ay süren çatışmaların ardından isyancılarla hükümet birlikleri arasında ateşkes yürürlüğe girdi.
2007 - Eski Pakistan başbakanı Benazir Butto, 8 yıllık sürgünün ardından döndüğü ülkesinde bombalı bir saldırıya hedef oldu. 126 kişinin öldüğü ve 248 kişinin yaralandığı saldırıdan Butto yara almadan kurtuldu.
2008 - güzel bir cumartesi günüydü ve bundan sonra hayatıma çıkmamacasına girecek olan insanı o gün tanıdım 599 gün geçmesine ramen ohala ilk günkü gibi hayatımın en güzel yerinde
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
11.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080913303409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji