CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Gündem » Mersin' de festival etkinlikleri yeni baştan, yeni bir anlayışla ele alınmalı... Abdullah Ayan yazdı

Mersin' de festival etkinlikleri yeni baştan, yeni bir anlayışla ele alınmalı... Abdullah Ayan yazdı

Mersin bir avuç elite değil, halka inen ve buram buram Akdeniz kokan bir müzik festivaline kavuşmalı

 
 
Mersin' de festival etkinlikleri yeni baştan, yeni bir anlayışla ele alınmalı... Abdullah Ayan yazdı

Mersin şu an bir değil bir kaç festival düzenlemeye çalışıyor ama hepsini toplasanız Adana' nın 'Altın Koza', hele Antalya' nın 'Altın Portakal' ları yanında isimleri okunur mu, Türkiye medyasına ses anlamında yansımaları var mı? Yok...

Hele festivaller içinde biri var ki, konuşulmasa olmaz...

Müzik alanında yıllardır düzenlenen festivalden söz ediyorum.

Mersin' deki kurumların, kaynak aktaran belediyelerin oluşturduğu havuzda biriken paralar ve buna karşın bırakın uluslararası olmak gibi iddiaları, hatta ülke bir yana Mersin'de bile sesi duyulmayan cılız etkinlikler.

O kadar ki, bazı konserlerde sahnede yer alan orkestra elemanlarının dinleyici sayısından daha fazla olduğuna bile tanık olduğumuz, halktan habersiz nice dinleti.

Hani "halka rağmen, halk için" deyimi vardır ya, deyimine örnek ver deseler Mersin Müzik Festivali cuk oturur...

Sonuncusu bu ay icra edilecek o festival, birileri koşturacak, birileri dinleyici sıralarında yer alıp yalandan mest olmuş tavrı takınıp dinler gibi yapacak ama onca maddi manevi çabadan geriye bu kentin hanesine ne düşer derseniz, üzgünüm ama kocaman bir sıfırdan öte hiç bir şey...

İyi de ne yapılmalı diye sorarsanız, yıllardır benzer sorulara benzer cevapları veren biri olarak hemen anlatayım:

Mersin' deki tüm festivalleri teke indirin. Kentin kıt kaynaklarını optimum yarar ilkesi doğrultusunda en şekilde değerlendirecek, daha da önemlisi önce Türkiye ardından da zaman içinde çevre ülkelerin ilgisini çekecek daha geniş, halkın ilgisini, katılımını sağlayacak bir festival amaçlayın.

Örneğin elit bir avuç zümreye hitap eden klasik batı müziği yerine Akdeniz/Ortadoğu sentezi kent Mersin' deki tüm kesimlerin ve bölge ülkelerinin ilgisini çekecek müziğin ağırlıkta olduğu etkinlikleri narenciye ile buluşturan kısaca müzik festivali ile narenciye festivalini bir potada birleştirecek tek festival.

Daha da önemlisi festivallerin bütçelerini, gelir ve giderleriyle şeffaflaştırmak. Düzenlemeleri hesapları herkese açık kaynaklarıyla birlikte daha kurumsal bir yapıya belki de kurulacak bir Vakfa devretmek.

Narenciye Festivalinin lokomotifliğini üstlenen Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir etkinliği gelenekselleştirme yanında her yıl festival ardından gelir ve giderleri tüm çıplaklığıyla paylaşıyor ama aynı şeyi müzik festivali için söylemek mümkün değil.

Hangi kurum ne kadar katkı yapıyor, Bilgi vermekle yükümlü Belediyelerden sormasak bilmiyoruz, daha da önemlisi nakit yerine daha farklı destek veren kişi ve kurumların katkısının boyutlarından gerçekten haberimiz yok.

Festival komitesi de böyle bir hesap verebilirliğin ya öneminin farkında değil, ya da biz onca çaba gösterirken bir de hesap soranların sitemleriyle mi karşılaşacağız alınganlığındalar.

Oysa gerek Belediyeler, gerekse STK' ların katkısıyla oluşan bütçeler aslında hepimizin parası.

Özel Kurum ve kuruluşlara gelince; Bu kentte para kazanan, kimisi havamızı, suyumuzu, toprağımızı, denizimizi kullanmasına rağmen bu kente çok övündükleri istihdam dışında tek kuruşluk katkı vermeyenlerin, bir festivalin belli bölümlerinde sponsorluk yapmaları borçlarını ödedikleri anlamına gelmez, gelmemeli.

Çimentocularından gübrecilerine, akaryakıtçılarından kimyasalcılarına çevremize yeterince sorun yaşatan nice tesisin zekat bir yana fitre bile sayılmayacak katkılarla sorumluluklarını yerine getirdiklerine dair kamuoyu yaratma gayretlerine de artık dur denmeli.

Konuyu yıllardır her fırsatta dile getiren, yazıp çizen, perde arkasındaki akçalı konulara kadar sorgulayan* biri olarak, Burhanettin Kocamaz' ın Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmesini yeni bir festival atağı için şans ve fırsat olarak görüyorum*.

Yeni bir anlayışla, yeni bir vizyonla, çok daha farklı ve sadece Türkiye' de değil, bölgede ses getirecek bir festival düzenleyebiliriz.

Unumuz, şekerimiz, yağımız yıllardır vardı, artık helvayı pişirme zamanıdır diye düşünüyorum.

Kentin tanıtımına çok önemli katkısı olacağına inandığım konuyla ilgili daha detaylı önerileri yazmaya, anlatmaya devam edeceğim.

*Önceki yıllarda kaleme aldığım "Mersin için nasıl bir festival?" yazısının linkine aşağıdaki adresten ulaşıp bu konuyla ilgili geçmişte kaleme aldığım yazılardan bazılarına ulaşabilirsiniz.

http://abdullahayan.wordpress.com/2012/08/24/mersin-icin-nasil-bir-festival/

Bu yazı kaleme alındıktan sonra Mersin Müzik Festivalinin tanıtımı nedeniyle bir basın toplantısı düzenlendi. Bu toplantıda söz alan Büyükşehir Başkanı Kocamaz' ın dile getirdiği "festivalin halkla bütünleşmesi" ve kamuoyunun 'Kentte festivalin sanki birkaç kişinin egosunu tatmin etmek için düzenlediği' kanısını seslendirmesi yıllardır anlatmaya çalıştığım görüşlerimle birebir örtüşmesi bakımından kendi adıma çok olumlu ve sevindirici gelişme.

Umarım Kocamaz' ın görüşleri; gelecek yıllarda Mersinin, daha şeffaf, daha kurumsal, daha Akdenizli ve halkın daha çok ilgi gösterdiği bir festivale kavuşmasına da vesile olur.

 

 

 

 

 
 
8 Mayıs 2014 Perşembe 08:17
 
 
(2 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Vahap Kokulu</p> <p>2014-05-08 09:55:32</p> <p>Mersin'de Klasik Batı Müziğini sevenleri bir avuç elit zümre gibi tarif etmek haksızlıktır.Mersin Uluslararası Müzik Festivali kurumsal yapısı ile asla klasik müziğe ilgi duyan ve sevenlerin "zümre"si de olmamıştır.Sanat Etkinlikleri Derneği'nin bir etkinliğinden ibaret ama emek verilen ve korunması ve zenginleştirilmesi gereken bir yapıdır..Bunun için sanatseverler,sanat eleştirmennleri,sanat ustaları muhakkak eksiğini tamamlıyacaklardır.</p> <p>Hidayet Gürsel</p> <p>2014-05-08 09:13:15</p> <p>Abdullah Bey; yazılarınızı takip eden bir okuyucunuz olarak, bazen katılmadığım görüşleriniz olmuştu. Ama bu yazınız bence hergün yazılmalı. Üzerine basa basa hatta sayın Başkana özel bir sayı halinde ulaştırılmalı. </p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:25
  • Güneş05:22
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:38
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji