10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Gündem » Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer? -3.. Abdullah Ayan yazdı

Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer? -3.. Abdullah Ayan yazdı

Tığ'ın 2002 Nevruzunu yasaklamasının inanılmaz bilançosu: Dört ölü, dört cenaze...

 
 
Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer? -3.. Abdullah Ayan yazdı
Küçükbarak' ın gelişiyle uyum konusunda sorun kalmayınca ikili ilk iş olarak 8 Mart Emekçi Kadınlar gününü yasaklamakla başladı Mersin' i yeni baştan dizayn etmeye...
İstanbul, Ankara, İzmir, Adana bir yana olağan üstü hal ile yönetilen kentlerde bile yasaklanmayan etkinliklerin Mersin' de yasaklanması demokratik örgütler üzerinde şok etkisi yaratmakla kalmadı. Vali Tığ daha sonra Nevruz kutlamalarında başvuracağı yöntemi ilk kez 8 Martta uygulayarak gelmekte olan kara bulutların ne taşıdığını da haber veriyordu aslında.
EMEP, ÖDP, HADEP, İHD, EKB' den temsilcilerin oluşturduğu Tertip Komitesine izin vermeyen Valilik bununla da kalmadı. Yasaklamaya karşı yaptıkları basın açıklaması nedeniyle Tığ' ın yaptığı suç duyurusu ardından Savcılık zorunlu olarak harekete geçiyor ve dava açmaya hazırlanıyordu.
Yasağın gerekçesini soranlara Vali' nin söyledikleri akıl alır gibi değildi. 81 il içinde tek yasağın uygulandığı Mersin' de Vali şunları söyleyecekti medya mensuplarına:
"Valilikçe düzenlenen kutlama programına katılmayarak alternatif kutlama çerçevesinde ilimizdeki bazı sendika, siyasi parti, dernek yöneticilerinin yaptığı miting başvurusu gösteri yürüyüşleri kanunu 17. madde uyarınca 8.4.2002 tarihine ertelenmiş, Valilik bünyesinde düzenlenen programa alternatif olarak düzenlenmek istenen yasadışı etkinlikler alınan en üst düzeydeki emniyet tedbirleri ile de menfi maksatları belli gruplar amacına ulaşmamıştır"
1940' lardaki Nevzat Tandoğan tipi Valilik anlayışı bu kez Mersin' de hortluyordu. Gözaltına alınan solculara "siz mi kaldınız ulan, bu memlekete komünizm gelecekse de biz getiririz" diyen Ankara Valisinin ruhu 60 yıl sonra Tığ ile bambaşka yerde ortaya çıkacaktı.
Emekçi kadınların direniş gününü resmi olarak kutlamaya kalkan Tığ, o davetine icap etmeyenleri Savcılara şikâyet etmekle kalmıyor, o güne kadar tüm provokasyonlara rağmen oyuna gelmeyen kentin gerginliklerle nereye götürüleceğini de haber verir gibiydi...
8 Mart' ın yasaklanma yöntemi ve gerekçeleri yaklaşmakta olan Nevruz kutlamalarının nasıl bir havada geçeceğini gösteriyordu aslında.
Günler öncesinden hazırlık komitesinin Nevruz etkinlikleri için yaptığı başvuruya Valilik 19 Mart günü "hayır" dedi.
OHAL kapsamındaki Diyarbakır' da bir milyon insanın barış içinde kutladığı gün, Türkiye' de sadece İstanbul ve Mersin' de yasaklanıyordu nevruz ve ne ilginçtir olaylar da yasaklamanın olduğu iki kentte yoğunlaşıyordu.
Valilik tıpkı 8 Mart komitesi gibi Nevruz kutlama başvurusunu geri çevirirken "başvuruyu yapanların yasa dışı örgüt üyeleri olduğu, kamu düzeninin sarsılacağı ve hepsinden önemlisi aynı gün kentte 'RESMİ Nevruz' kutlamasının yapılacağı" gerekçesine dayandırdı.
Valiliğin resmi açıklaması böyleydi ama çıkan olayların ardından inceleme yapan İHD heyetine Tığ rahatlıkla "kutlama için başvuruda bulunan tertip komitesindeki şahısların tümünün yasadışı örgüt bağlantıları olduğunu, aynı tertip komitesinin aslında HADEP adına başvurduğunu tespit ettiklerini" söyleyecekti.
Bununla da sınırlı değildi Valinin faş ettiği perde arkası gerçekler!: "PKK Mersin kenti için birtakım emeller besliyordu ve Newroz’u bu emellerine alet etmek istediğini" tespit etmişlerdi.
Yasağın ardından çeşitli illerden takviye getirilen binlerce güvenlik görevlisinin kentin her noktasını tutmasıyla yaklaşmakta olan Nevruzun nelere gebe olduğunu anlamak için müneccim olmaya gerek yoktu.
Yasaklama haberinin duyulmasıyla kenti kuşatan varoşlardan 20 Mart akşamı yakılan ateşlerin dumanları yükselmeye başladı. Kürtlerin yoğunlukla yer aldığı pek çok mahallede ateşler yakılırken aynı saatlerde Tığ uzatılan mikrofonlara şunları söylüyordu:
"Tertip komitesindeki isimler MLKP, TKPML, PKK terör örgütlerine üye olmak ve faaliyette bulunmak, yardım yataklık ve kılavuzluk yapmak, halkı devlet aleyhine kışkırtmak, yasak yayın bulundurmak ve örgüt propagandası yapma suçu işlenmektedir"
Tığ bunca ağır ithamla da kalmadı. Ellerinde yeterince delil olduğunu iddia ettiği komite üyeleriyle ilgili 21 Marttan 9 gün sonra Emniyet terörle mücadele ekipleri operasyon düzenledi. Tertip komitesinde yer alan ve aralarında Genel İş Şube Başkanı Mithat Fahlioğulları' nın da bulunduğu 7 kişi evlerine yapılan baskın sonucu, göz altına alınacak ardından tutuklanarak Mersin Cezaevine koyulacaklardı... (Fahlioğulları ilk sorgusunun ardından Mahkeme huzuruna çıkarılmadan hatta hakkında dava bile açılmasına gerek görülmeden ve ne ile suçlandığını bilmeden 116 gün Cezaevinde çile dolduracak, tahliyesinin ardından Adana DGM' den aldığı takipsizlik kararı ve Tığ' ın televizyon kayıtlarında yer alan silinemeyecek ifadeleriyle suç duyurusunda bulunacaktır)
Parantezi burada kapatıp 21 Mart sabahına dönecek olursak...
Cumhuriyet Meydanının ortasına yığdırdığı odunları tutuşturarak kamera eşliğinde Devletin resmi Nevruz ateşini tutuşturan ve üzerinden atlayan Tığ, ardından mahallelerdeki lokal korsan gösterilere yönelik operasyonları izlemek üzere Küçükbarak' ın yanına intikal edecekti. Gerginlikler, yer yer çatışmalar, bir sürü yaralı ve 300' den fazla gözaltı ile sınırlı değildi Mersin' in tarihi boyunca daha önce tanık olmadığı savaşı andıran inanılmaz tablo...
Bir gün sonra ortaya çıkan bilançoya göre; ikisi polis, biri ailesinin ekmeğini simit satarak çıkarmaya çalışan ikisi sivil; dört ölü... Mersin dört cenazeyle sabahladı...
Nevruz nedeniyle izinsiz gösteri yapan grupla polis arasındaki çatışmada polis panzeriyle duvar arasına sıkışan simitçi Mehmet Şen ve Ömer Aydın olmak üzere iki gösterici hayatını yitiriyordu ama bununla da bitmeyecekti o gün Mersin' in üzerine çöken kâbus... (Ölen Mehmet Şen' in cesedinin hastane morgundan adeta kaçırılarak ailesinden habersiz Çavuşlu mezarlığına gömülmek istenmesi yaşanan onca acının küçük detayı olarak kalacaktı)
İki polisin ölüm hikâyesi de inanılır gibi değildi.
Ankara'dan Mersin' e takviye gelen güvenlik elemanlarını taşıyan panzer kentin doğu girişindeki üst geçidi hızlı geçmeye kalkınca geçitten aşağı uçacak Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurlarından 28 yaşındaki Hasan Yılmaz olay yerinde, 32 yaşındaki Çetin Ayaz ise hastaneye götürülmek istenirken yolda ölecekti. (Tığ o ölümleri de mühendislik hatası var dediği üst geçite yıkıp çıkacaktı işin içinden)
Akın Küçükbarak ve Akif Tığ ikilisi ya ortaya çıkan vahim tablonun farkında değildi ya da, ikiliye verilen sözler fütursuz davranmalarının gerekçesiydi. (O kadar ki, seçildiği ilin kan gölüne dönmesinin ardından sorumlular hakkında soruşturma başlattığını söyleyen Yücelen' in gerilimin gazını almaya yönelik olduğu, o soruşturmalardan hiç bir sonuç çıkmamasıyla anlaşılacak, Emniyet Müdürü ve ardından Valiye el çektirilmesi ancak 3 kasım seçimleri ertesi iktidarın el değiştirmesiyle mümkün olacaktı)
Ülkenin başka hiç bir yerinde yaşanmayan gerginlik ve onca ölümün, cenazenin ardından Tığ kameraların karşısına geçip, gönül rahatlığıyla duruma hakim olduklarını açıklıyordu.
Yarattığı gerilimin kan gölüne çevirdiği kent "devlet duruma hâkim" diyecek kadar da her eleştiriye cevap yetiştirecek Valisiyle ülke gündemine düşüyor, Filistin benzeri görüntülerin yarattığı ve kolay kolay silinmeyecek sancılı algıyla ünleniyordu Mersin.
Kendisini gaza getirenler dışında kalan yerel, ulusal tüm medyanın, 80 ilde yaşanmayan gerginliğin nasıl olup ta Mersin'i baştan aşağı sarıp sarmaladığını sorgulaması da etkilemiyordu ikiliyi...
BDP' nin yaptığı başvurunun neden ret edildiğini daha önce dile getirdiklerinden çok daha trajikomik gerekçeyle açıklayacaktı Vali:
Hazırlanan etkinlik afişlerinde yer alan 'nevruz' sözcüğündeki 'V' harfinin 'W' olarak yazılması affedilir gibi değildi ve kendisiyle görüşen dönemin BDP il başkanı Muzaffer Akad' a yasaklama kararında o suç unsuru 'W' harfi etkili olduğunu ifade etmişti.
O günlerde kimseye taviz vermeyen Valinin yıllar sonra kent genelinde usulsüz biçimde dağıttığı silah ruhsatları ve bunların kimlere verildiği soruşturma ile ortaya çıkacak ve hep birlikte bilinmeyen bir başka yüzüyle tanışacaktık sürecin. (O silah izinleri nedeniyle Valinin başı epeyi ağrıyacak, ruhsatlarına imza attığı 431 kişinin 76’sının sabıkalı olduğu Yargıtay'da görülen dava sonucunda ortaya çıkacaktı)
Cezanın kesinleşmesi ardından 1 Eylül 2008 tarihinde Aksiyon Dergisi Tığ ile ilgili haberi "Mersin tezgâhında vali parmağı!"çarpıcı manşetle duyuracak ve şu çarpıcı analizle sürdürecekti:
"Türkiye’de sinir uçlarıyla oynanan birkaç şehirden biri Mersin. Türk-Kürt kavgasının ateşlenmek istendiği yer. İlde valilik yaparken 431 kişiye silah ruhsatı veren Akif Tığ’ın çarptırıldığı 11 ay 20 günlük hapis ve 333 YTL’lik para cezasını Yargıtay onayladı.
Tığ, 2002’de valiyken Mersin, tarihinin en büyük Nevruz gerginliğini yaşamış, ikisi polis dört kişinin öldüğü olaylar sonunda değişen iktidarla birlikte Tığ'ın görevden alınması ardından atanan Vali Atilla Osmançelebioğlu, 3 yıl boyunca sadece 10 kişinin ruhsat talebini imzalayacaktı."
21 Mart 2002 nevruzunda yaşananların, Kürtleri sindirmeye hatta Mersin' den uzaklaştırmaya yönelik büyük projenin adımlarından biri olduğu o kanlı günün ardından çok daha iyi anlaşılacaktı.
Demokratik kitle örgütleri Vali Tığ' ın nevruzda yaşanan olaylarla ilgili bilgileri bilinçli olarak çarpıttığını, kendisini Mersin' in gardiyanı gören Vali eliyle kentin hapishaneye çevrilmek istenmesinin kimseye yarar getirmeyeceğini açıklayadursun, Tığ ve Küçükbarak olaylara lojistik destek verdikleri gerekçesiyle seyyar satıcıları yok etmeye yönelik yeni adımları atmaya girişti.
Kanlı 21 Mart ile yeni yasaklara ve olaylara gebe 1 Mayıs arasında seyyar satıcılık üzerinden işsiz, aşsız Kürtlere yönelik operasyonu anlatarak sürecek yazı dizisi...






 
14 Mart 2013 Perşembe 09:11
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:35
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:48
  • Akşam20:03
  • Yatsı21:41
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji