Mersin Ekonomi Platformunda Kemal Kaçmaz Dönemi

Ana Sayfa » Gündem » Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer? -5... Abdullah Ayan yazdı

Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer? -5... Abdullah Ayan yazdı

2002 Nevruz'unun ardından 1 Mayıs kutlamaları da akıl almaz gerekçelerle yasaklanıyor

 
 
Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer? -5... Abdullah Ayan yazdı
8 Mart Emekçi Kadınlar günü ile 21 Mart nevruzunu kimi bahanelerle yasaklanıp görevin ilk iki perdesi başarıyla kapanınca sıra üçüncü perdeye, tüm kısıtlamalara rağmen son on yıldır kazasız kutlanan1 Mayıs' ı yasaklamaya geldi.
Önceki etkinlikleri "bölücülerin provokasyonu" gerekçesiyle yasaklayan anlayış için 1 Mayıs' a mazeret üretmek zor olmadı.
Günler öncesinden hazırlıklar yapan ve yaptığı kutlama başvurusuna cevap bekleyen Emek Platformuna hayli zengin! içerikli ve epeyi kapsamlı "her türlü etkinliğin yasaklandığı" kararı 24 saat öncesinden tebliğ edildi.
Valilik kararında "8 Mart emekçi kadınlar günüyle 21 Marttaki nevruzu provoke eden bölücülerin 1 Mayısta da  benzer tavrı sürdürecekleri" iddiası, bir başka ifadeyle henüz gerçekleşmemiş kutlamalara yönelik niyet okumayla yasaklanıyordu etkinlikler ama bununla sınırlı değildi gerekçe...
Tertip Komitesine gönderilen ibretlik belgede sadece bölücüler değil, irticai gruplar da 1 Mayısı karıştıracak potansiyel tehlike suçlamasından nasibini almıştı.
Kısaca tek tip konseptine uymayan ne kadar kesim varsa hedef tahtasına oturtulmuştu, Ankara' nın siparişini yerine getirmeye çalışan kadro tarafından.
Aşağıdaki cümleler Valiliğin 1 Mayıs 2002 etkinliklerini yasaklama kararından bir bölüm;
“Bugüne kadar yapılan 1 Mayıs yürüyüş ve mitinglerinin yukarıda da arz edildiği üzere yasadışı gruplarca provoke edildiği, her türlü yasadışı sloganın atıldığı ve tertip komitesince görev alan şahısların da yasaya göre bildirimde bulunup yürüyüş ve miting düzenledikleri halde aynı yasanın kendilerine yüklediği sorumluluklarını yerine getirmedikleri, hükümet komiserinin ikazlarına duyarsız kaldığı görülmüştür.
Amacı görünürde masumane istekleri birtakım tavizler koparmak ve nihayetinde ülkeyi bölmek olan yasadışı unsurların, taraftarlarını ya da demokratik haklarını kullanan kitleleri devlete karşı kışkırtarak, istekleri doğrultusunda kendilerince planlanmış hedeflerine doğru kanalize edip, yapılan yasadışı eylemleri taraftar kazanmak için propaganda malzemesi olarak kullandıkları ve olayların sorumlusu olarak güvenlik kuvvetlerini ve dolayısıyla devleti gösterdikleri sık görülen davranışlar haline gelmiştir...
İlimizin kozmopolit yapısı göz önüne alınarak 8 Mart 2002 günü ve 21 Mart 2002 günü emellerine ulaşamayan bölücü, yıkıcı ve irticai gruplar 1 Mayıs 2002 günü yapılmak istenilen yürüyüş ve mitinge katılmak suretiyle masum vatandaşlarımızı provoke ederek olayların içine çekebilecekleri, genel asayiş ve kamu düzeninin bozulabileceği, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün tehdit edilebileceği, halk arasında telafisi mümkün olmayan bir gerginliğe sebebiyet verebileceği muhtemel provokasyonlara karşı doğabilecek bir olayın şehrin muhtelif yerlerine sıçrayabileceği ve telafisi mümkün olamayan kanunsuz her türlü eylemin önlenmesi açısından..."
Bunca zengin gerekçeyi hükümle taçlandırıyordu Valilik: "bu gerekçeler ışığında 1 Mayıs kutlamalarına izin verilmeyeceğine"
2002' de Olağanüstü hal bölgelerinden İstanbul' a kadar tüm yurtta kutlanan 1 Mayıs etkinliklerini 1992'den beri coşkuyla kutlayan Mersin, 10 yıl sonra Vali Tığ emriyle yasaklamaya tanık olacak ve mitinglere kapatılan Cumhuriyet meydanı yaşanan nice gerginlik, acının ardından ancak 2010 yılında yeniden açılacaktı kitlelere...
Yasaklama ardından Tığ-Küçükbarak dönemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerden birini sendikacı  Adil Alaybeyoğlu yapacak ve şunları söyleyecekti:
" Mersin Türkiye'de en demokratik illerin başında geliyordu. Çok değişik kültürlerin kaynaştığı bir bölge ama son 1.5 yıldır Mersin üzerinde bir oyun oynanıyor. Mersin'in yapısına yönelik bir saldırı gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Değişik kültürlerin birbiriyle anlaşarak yaşadığı ilimizde provokasyonlar yaratılmaya çalışılıyor. Geçmişte de bunlar denendi. Ama tutmadı. Bizce kabul edilebilir bir yanı bulunmayan yasaklamalar başladı. 1980 sonrası ilk 1 Mayıs'ın kutlandığı Mersin, bu yıl 1 Mayıs kutlamalarının yasaklandığı ender yerlerden biri oldu. Sanki adı konulmamış bir olağanüstü hal ilanı ile karşı karşıyayız. Mersin'in geleceği açısından karamsar bir tablo bu. Eğer yapılanlar bilinçli değilse, Mersin'in bu çok kültürlü yapısıyla oynanmamalı.
Uygulamalar şüphelerimizi artırıyor. İçişleri Bakanı'nın bu ilden olması da düşündürücü. Bunların bilinçli bir politika olmamasını diliyoruz. Uygulamaların kabul edilebilir bir yanı yok."
alaybeyoğlu yasaklamanın "bilinçli" olup olmadığı sorusuna yanıt arıyordu ama sahneye konulanları çok daha açık biçimde dillendirenler de vardı.
Bir başka sendikacı Ünsal Yıldız Vali ve Emniyet Müdürünün gelişiyle başlayan yeni süreci algılamıştı ve ilginç tespitlerde bulunuyordu:
"Mersin'de daha önceden de çok olumlu bir ortam yoktu, ama özellikle üst düzey yöneticiler değiştikten sonra çok farklı, mevcut hukuku, anayasayı aşan uygulamalara maruz kaldık. Bu 8 Mart'la başladı, Nevruzla da çok ilginç bir noktaya geldi. Oysa bugüne kadar hem 8 Mart'lar hem de Nevruz çok büyük katılım ve coşkuyla yapılır, hiçbir olumsuz olay da yaşanmazdı. Anlaşılan o ki, herkesin dillendirdiği gibi Mersin'de özel bir konsept adı verebileceğimiz bir politika üzerinde uzlaşılmış bir hukuk dışılık var. Bu hukuk dışılığın sadece Vali ile sınırlı olmadığını, onu da aşan bir merkezden planlandığını düşünüyoruz.
Biz, Mersin'deki bu özel politikanın iki nedeni olduğunu düşünüyoruz. Birincisi son yıllarda ilimizdeki demokrasi mücadelesinin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların vermiş olduğu haklar ve özgürlükler mücadelesinin çok direngen ve güçlü bir şekilde yaşamda yer bulmasının yönetenleri rahatsız etmesi. İkinci neden ise Mersin'in çok yoğun bir iç göç alması sonucunda demografik yapısının değişmesi. Valinin basında yer alan "Bu kenti gerçek Mersinlilere teslim edeceğiz" şeklindeki söylemi doğru ise, bu söylemin asıl kendisi hukuk dışıdır. Söylemi suç duyurusu olarak kabul etmek gerekir"
Sendikacıların dikkat çektiği Mersin' e özgü 'özel konseptin' adım adım hayata geçirilmesi ve bu konsept için üzerinde uzlaşılmış hukuk dışılığa çok daha çarpıcı bir örnekle tanık olacaktı Mersin...
Üç önemli, anlamlı etkinliğin yasaklanması yetmezmiş gibi, yaklaşmakta olan 3 Kasım seçimleri öncesinde özellikle Kürt ağırlıklı mahallelerin muhtarlarına yönelik operasyonlar ve tam 31 muhtarın göz altıyla sonuçlanacak görevden alınma operasyonu...
Bir sonraki yazıda da onu kaleme alıp, 2002 dönemini noktalamak istiyorum...

 
 
21 Mart 2013 Perşembe 09:00
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:10
  • Güneş05:54
  • Öğlen12:56
  • İkindi16:40
  • Akşam19:38
  • Yatsı21:08
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
1
1
0
0
3
2
Malatyaspor
1
1
0
0
3
3
Kasımpaşa
1
1
0
0
3
4
Beşiktaş
1
1
0
0
3
5
Trabzonspor
1
1
0
0
3
6
Akhisar Bld.
1
1
0
0
3
7
Başakşehir
1
1
0
0
3
8
Fenerbahçe
1
0
1
0
1
9
Göztepe
1
0
1
0
1
10
Gençlerbirliği
1
0
1
0
1
11
Karabük
1
0
1
0
1
12
Konyaspor
1
0
0
1
0
13
Bursaspor
1
0
0
1
0
14
Sivasspor
1
0
0
1
0
15
Alanyaspor
1
0
0
1
0
16
Osmanlıspor
1
0
0
1
0
17
Antalyaspor
1
0
0
1
0
18
Kayserispor
1
0
0
1
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1235 - Lozan'da büyük yangın.
1789 - Liège'de (Belçika) ihtilal.
1868 - Fransız astronom Pierre Jules César Janssen helyum elementini keşfetti.
1877 - Asaph Hall, Mars'ın uydusu Phobos'u keşfetti.
1917 - Büyük Selanik yangını: şehrin %30'dan fazlası harab oldu, 70.000 kişi evsiz kaldı.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.
1944 - Yahudiler Fransa'daki toplama kampı Drancy'den kurtuldular.
1950 - Belçika Komünist Partisi başkanı Julien Lahaut, suikast sonucu öldürüldü.
1958 - Vladimir Nabokov'un romanı Lolita ABD'de yayımlandı.
1964 - Türk güreşçiler Tokyo Olimpiyatları'nda 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazandılar.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.
1983 - Alicia kasırgası Texas sahillerini vurdu; 22 kişi öldü.
1989 - Tadeusz Mazowiecki Polonya'da Doğu Avrupa'nın komünist olmayan ilk hükümetinin ilk başbakanı oldu.
1998 - Ekonomik krize düşen Rusya bütün dış borç ödemelerini durdurma kararı aldı.
1999 - 17 Ağustos Depremi
2007 - Atlas Jet'e ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Hiçbir can ve mal kaybının olmadığı kaçırma eyleminin ABD' yi protesto etmek amacıyla yapıldığı belirlendi. Uçak Antalya Havalimanı'na indirildi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji