Özdemir,'Pazar Bağımlılığı İhracatçılarımız İçin Büyük Bir Risk Oluşturuyor'

Ana Sayfa » Gündem » Mersin Ergenekon'un ne yanına düşer? -6... Abdullah Ayan yazdı

Mersin Ergenekon'un ne yanına düşer? -6... Abdullah Ayan yazdı

2002 seçimleri yaklaşırken Mersin' i dizayn etme operasyonu iyice belirginleşiyor...

 
 
Mersin Ergenekon'un ne yanına düşer? -6... Abdullah Ayan yazdı
Süreç ne yazık ki, yasaklamaları yöneticilerin işgüzarlığından ibaret olup olmadığını sorgulayan Alaybeyoğlu' nu değil, Mersin'e özel konsept biçildiğini iddia eden Yıldız' ı haklı çıkaracaktı.
Ülke hızla yaklaşan Kasım seçimlerine koşarken seçmen kütükleri üzerinden Muhtarlara yönelik başlatılan operasyon akıl tutulmasının zorladığı sınırları göstermesi bakımından hayli ilginç örnekler sunmaktaydı.
1999 yerel seçimlerinde büyük başarı elde eden ve kimi iddialara göre aslında Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış olmalarına rağmen kapalı kapılar ardındaki sayım oyunlarıyla o Başkanlığın ellerinden alındığı HADEP tarafından sıkça dile getiriliyordu.
Bu iddianın yerelde mi kaldığını yoksa Ankara' ya taşınıp önemli mahfillerde de konuşularak, Mersin için özel bazı görevlendirmeler ve hazırlıklar yapılıp yapılmadığını ne yazık ki MGK kararları açıklanmadığı sürece bilmek mümkün değil.
Ama bilinen bir şey var: Kürtlerin Mersin' deki siyasi ağırlığı ve yerel siyaseti belirleme potansiyeli birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, seçmen listeleri askıya çıkarıldığında ilginç bir operasyon daha başlatıldı kentte.
Akın küçükbarak' ın oluşturduğu ekip seçmen listelerinde yer alan kimi isimlerle ilgili yazılı adresleri kontrol ediyor, buradan veya nüfus formlarından hareketle pek çok muhtar hiç bir gerekçe gösterilmeden Vali emriyle görevden alınıyor, şikayetler üzerine aynı muhtarlar hakkında Emniyetin hazırladığı 'evrakta sahtecilik' fezlekeleriyle davalar açılıyordu.
Vali Tığ' ın görevden alma operasyonundan Kürtlerin yoğun yaşadığı ve 1999 seçimlerinde HADEP adayı Fazıl Türk'ün seçilmesine yol açan Kürtlerin ağırlıkta olduğu 31 mahallenin muhtarları da nasibini aldı.
Şevket Sümer, Hâl, Güneş, Çay, Çilek, Kurdali ve daha nice muhtar hiç bir gerekçe gösterilmeden görevden alınıyor, üstelik haklarında mahkemece kesinleşmiş yargı kararı olmamasına rağmen sanki suç işlemiş mahkûmlarmış gibi kamuoyuna afişe ediliyordu.
Tüm muhtarlar uygulamanın yasa dışılığı iddiasıyla yargıya gitti ve tümü "evrakta sahtecilik" gerekçesiyle hem açılan davalardan beraat ettiler, hem de görevlerine iade kararlarıyla döndüler yerlerine.
Uğradıkları maddi, manevi kayıplar nedeniyle Tığ hakkında suç duyurusunda bulundular ama İç İşleri Bakanlığı o yargılamanın yapılması için gereken izni bir türlü vermedi.
Ama Tığ görevden alındığı güne kadar kenti dizayn etme, karşısına çıkan herkese haddini bildirme kararlılığından vazgeçmedi.
Fazıl Türk' te nasibini alacaktı o dönemden...
8 Marttan nevruza ve 1 Mayıs'a, seyyar satıcılara kentin yasaklanmasından muhtarların sindirilmesine kadar sürdürülen operasyonlara karşı, ö günlerin Büyükşehir Belediye Meclisinde söz alan Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk; Vali ve Emniyet Müdürünün yetki sınırlarını zorladıklarını dile getiren bir konuşma yapmaya kalkınca bakın neler oldu...
Konuşmanın ertesi günü; Büyükşehir Belediye Başkanı Özcan, Yenişehir Belediye Başkanı Zekeriya Özgür, Toroslar Başkanı Mustafa Demirci ve Jandarma alay komutanı ile emniyet Müdür Vekili küçükbarak' ı yanına, 60 köy ile 137 mahalle muhtarını da arkasına alan Tığ basın toplantısı düzenliyor ve Türk'ün "Vali ile Emniyet Müdürü yetkilerini aşıyor" eleştirilerine yanıt veriyordu:
"Ben bu ilin Valisiyim, her şeye karışırım. Kimse yeşillenmesin, kimse kraldan çok kralcı olmasın"
Kimin kraldan çok kralcı olduğu tartışmalı olsa da, yeşillenme konusunda kenti kimseye hele Kürtlere kaptırmama konusunda kararlıydı Vali. Ömrü yetse o günlerdeki 3 merkez ilçeyi ikiye indirip, Müftü deresinin doğusu ile batısından ibaret yeni sınırlarla yeniden oluşturmaya yönelik projeler tasarlıyordu. Kim o aklı verdiyse böylesi bir yapılanma HADEP' in Akdeniz gibi önemli bir Belediyeyi kazanmasına engel olacaktı.
Türk'e yönelik sindirme politikaları bununla da sınırlı kalmadı. 2002 Temmuzunda HADEP Tarsus ilçe kongresine girerken kitleye saygısından çantasına koyduğu ve şoförlüğünü yapan emekli polise emanet ettiği ruhsatlı silahına el koyuldu. Gerekçe çok basitti. Silah ona aitti ve çantasında da olsa bir başkası tarafından silahın yer aldığı çantanın taşınması yönetmeliklere aykırıydı. Savcılığa sevk edilen şoför tutuksuz olarak yargılanmak üzere serbest bırakıldı ama mevzuata aykırı hareket eden Türk' ün 16 yıl süreyle taşıma, bulundurma bir yana silah ruhsatı için başvuruda bile bulunamayacağı haberleri yansıdı medyaya.
Bununla da kalınmadı. Seçim kampanyası sırasında toplantı düzenleyecek tüm siyasi partilere eşit mesafede durması gereken bürokrasi gizli açık uygulamalarla taraf olmayı tercih etti.
Örneğin kimi partilerin yasal konvoylarına katılan ticari araçlara ceza kesilirken, iktidara şirin görünme uğruna koalisyon ortağı partilerin konvoy ve miting alanları düzenlemelerini memur kimliklerini unutan birileri üstlendi.
İç İşleri Bakanlığını zorunlu olarak devreden ve düz Milletvekilliğinden başka sıfatı kalmayan Yücelen' in Emniyet Genel Müdürlüğünce tahsis edilen resmi helikopterle Mersin'in ilçelerine taşındığına bile tanık oldu bu gözler...
Etkili yetkililerin gözü kara kampanyasına aldırış bile etmedi seçmen. Tek başına iktidara geleceklerini söyleyen Yücelen' e o günlerde değerlendirme yaptığım bir televizyon kanalında dile getirdiğim: "İktidar olmak bir yana ANAP barajı aşsın, yoğurt pazarında etek takıp dolaşırım" iddiası bugün gibi aklımda...
Süreç Yücelen, Tığ ve Küçükbarak' larla simgelenen iktidar sahiplerini değil beni haklı çıkardı.
İktidarı paylaşan üç koalisyon ortağı partiyi de bu halk sandığa gömdü. Öyle bir tokat attı ki, sesi on yıldır kulaklardan gitmiyor...
3 Kasım 2002 seçimlerini sisteme kafa tutan AK Parti kazandı. İktidara gelen AK Partinin ilk işi resmi gazetede yayınlanmayan kararnameyle Mersin' e gönderilen Küçükbarak' ı görevden alıp geldiği yere iade etmek oldu. Kısa süre sonra da Tığ' ın Bayburt Valilik atamasıyla ilgili kararname yayınlandı.
Küçükbarak geldiği gibi döndü Ankara' ya...
Tığ ise Bayburt' a gitmektense emekliliğini isteyip Mersine yerleşti.
Bu arada Küçükbarak ayrılırken Tığ onun onuruna bir otelde veda yemeği verdi medya mensuplarına.
Yemeğin ardından henüz İl Valisi sıfatını taşıyan Tığ, mikrofon ve kameraları kapatılmasını istiyor ve cebinden çıkardığı bir gazete kupürünü okumaya başlıyordu. Özenle kesip sakladığı köşe yazısı bana aitti. Ve kendisi ile Küçükbarak’ı bazı uygulamalarından dolayı dikkatli bir dille eleştiren o yazımdan dolayı akıl almaz sözler sarf ediyordu.
Suçlamaları nedeniyle yargıya gidebilirdim, yapmadım. Onun yerine “Yakıştı mı sayın Vali?” başlıklı yazıyı kaleme aldım ama yazı gelen bir telefon ardından yayından çekildi.
Onun yerine Tığ' ın; "Küçükbarak' la uçurumun eşiğine gelmiş Mersin' i nasıl çekip çıkardıkları, kurtardıkları" üzerine methiyelerle dolu başlıklar süsledi ertesi günkü çoğu gazeteyi...
Acıları yanında trajikomik olaylarıyla bir dönem böylece kapandı mı?
Hayır, Mersin'in çilesi ve üzerinde oynanan oyunlar öylece sona ermedi.
Ergenekon sürecine giden yol, 2005' teki bayrak provokasyonuyla açılacak yeni perdede sahneye koyulan oyunla tehlikeli aşamaya geçerken, o karanlık senaryoda Mersin' in omuzlarına sanılandan fazla yük bindirilecekti.
"Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer?" sorusuna cevap bulmaya çalıştığım yazı dizisi o yeni dönemdeki ortaya koyulan eylemler ve eylemleri ortaya koyan aktörlerle sürecek ama kısa bir aradan sonra...

 
 
25 Mart 2013 Pazartesi 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:59
  • Güneş07:41
  • Öğlen12:48
  • İkindi15:19
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:05
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Kasımpaşa
16
5
4
7
19
11
Akhisarspor
15
5
4
6
19
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
16
3
4
9
13
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1631 - Vezüv yanardağı faaliyete geçti: yaklaşık 4.000 kişi öldü.
1707 - Japonya'da Fuji Dağı'nın kayıtlara geçmiş son patlaması gerçekleşti.
1727 - Türkiye'de ilk kitap (Vankulu Lugati) basıldı.
1773 - Boston Tea Party: Amerikan kolonistleri çay vergilerini protesto etmek için Boston limanındaki üç İngiliz gemisine girip 300 den fazla çay sandığını denize döktüler.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051019203839
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
13.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080911172306
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji