İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Mersin Ergenekon'un ne yanına düşer? -6... Abdullah Ayan yazdı

Mersin Ergenekon'un ne yanına düşer? -6... Abdullah Ayan yazdı

2002 seçimleri yaklaşırken Mersin' i dizayn etme operasyonu iyice belirginleşiyor...

 
 
Mersin Ergenekon'un ne yanına düşer? -6... Abdullah Ayan yazdı
Süreç ne yazık ki, yasaklamaları yöneticilerin işgüzarlığından ibaret olup olmadığını sorgulayan Alaybeyoğlu' nu değil, Mersin'e özel konsept biçildiğini iddia eden Yıldız' ı haklı çıkaracaktı.
Ülke hızla yaklaşan Kasım seçimlerine koşarken seçmen kütükleri üzerinden Muhtarlara yönelik başlatılan operasyon akıl tutulmasının zorladığı sınırları göstermesi bakımından hayli ilginç örnekler sunmaktaydı.
1999 yerel seçimlerinde büyük başarı elde eden ve kimi iddialara göre aslında Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış olmalarına rağmen kapalı kapılar ardındaki sayım oyunlarıyla o Başkanlığın ellerinden alındığı HADEP tarafından sıkça dile getiriliyordu.
Bu iddianın yerelde mi kaldığını yoksa Ankara' ya taşınıp önemli mahfillerde de konuşularak, Mersin için özel bazı görevlendirmeler ve hazırlıklar yapılıp yapılmadığını ne yazık ki MGK kararları açıklanmadığı sürece bilmek mümkün değil.
Ama bilinen bir şey var: Kürtlerin Mersin' deki siyasi ağırlığı ve yerel siyaseti belirleme potansiyeli birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, seçmen listeleri askıya çıkarıldığında ilginç bir operasyon daha başlatıldı kentte.
Akın küçükbarak' ın oluşturduğu ekip seçmen listelerinde yer alan kimi isimlerle ilgili yazılı adresleri kontrol ediyor, buradan veya nüfus formlarından hareketle pek çok muhtar hiç bir gerekçe gösterilmeden Vali emriyle görevden alınıyor, şikayetler üzerine aynı muhtarlar hakkında Emniyetin hazırladığı 'evrakta sahtecilik' fezlekeleriyle davalar açılıyordu.
Vali Tığ' ın görevden alma operasyonundan Kürtlerin yoğun yaşadığı ve 1999 seçimlerinde HADEP adayı Fazıl Türk'ün seçilmesine yol açan Kürtlerin ağırlıkta olduğu 31 mahallenin muhtarları da nasibini aldı.
Şevket Sümer, Hâl, Güneş, Çay, Çilek, Kurdali ve daha nice muhtar hiç bir gerekçe gösterilmeden görevden alınıyor, üstelik haklarında mahkemece kesinleşmiş yargı kararı olmamasına rağmen sanki suç işlemiş mahkûmlarmış gibi kamuoyuna afişe ediliyordu.
Tüm muhtarlar uygulamanın yasa dışılığı iddiasıyla yargıya gitti ve tümü "evrakta sahtecilik" gerekçesiyle hem açılan davalardan beraat ettiler, hem de görevlerine iade kararlarıyla döndüler yerlerine.
Uğradıkları maddi, manevi kayıplar nedeniyle Tığ hakkında suç duyurusunda bulundular ama İç İşleri Bakanlığı o yargılamanın yapılması için gereken izni bir türlü vermedi.
Ama Tığ görevden alındığı güne kadar kenti dizayn etme, karşısına çıkan herkese haddini bildirme kararlılığından vazgeçmedi.
Fazıl Türk' te nasibini alacaktı o dönemden...
8 Marttan nevruza ve 1 Mayıs'a, seyyar satıcılara kentin yasaklanmasından muhtarların sindirilmesine kadar sürdürülen operasyonlara karşı, ö günlerin Büyükşehir Belediye Meclisinde söz alan Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk; Vali ve Emniyet Müdürünün yetki sınırlarını zorladıklarını dile getiren bir konuşma yapmaya kalkınca bakın neler oldu...
Konuşmanın ertesi günü; Büyükşehir Belediye Başkanı Özcan, Yenişehir Belediye Başkanı Zekeriya Özgür, Toroslar Başkanı Mustafa Demirci ve Jandarma alay komutanı ile emniyet Müdür Vekili küçükbarak' ı yanına, 60 köy ile 137 mahalle muhtarını da arkasına alan Tığ basın toplantısı düzenliyor ve Türk'ün "Vali ile Emniyet Müdürü yetkilerini aşıyor" eleştirilerine yanıt veriyordu:
"Ben bu ilin Valisiyim, her şeye karışırım. Kimse yeşillenmesin, kimse kraldan çok kralcı olmasın"
Kimin kraldan çok kralcı olduğu tartışmalı olsa da, yeşillenme konusunda kenti kimseye hele Kürtlere kaptırmama konusunda kararlıydı Vali. Ömrü yetse o günlerdeki 3 merkez ilçeyi ikiye indirip, Müftü deresinin doğusu ile batısından ibaret yeni sınırlarla yeniden oluşturmaya yönelik projeler tasarlıyordu. Kim o aklı verdiyse böylesi bir yapılanma HADEP' in Akdeniz gibi önemli bir Belediyeyi kazanmasına engel olacaktı.
Türk'e yönelik sindirme politikaları bununla da sınırlı kalmadı. 2002 Temmuzunda HADEP Tarsus ilçe kongresine girerken kitleye saygısından çantasına koyduğu ve şoförlüğünü yapan emekli polise emanet ettiği ruhsatlı silahına el koyuldu. Gerekçe çok basitti. Silah ona aitti ve çantasında da olsa bir başkası tarafından silahın yer aldığı çantanın taşınması yönetmeliklere aykırıydı. Savcılığa sevk edilen şoför tutuksuz olarak yargılanmak üzere serbest bırakıldı ama mevzuata aykırı hareket eden Türk' ün 16 yıl süreyle taşıma, bulundurma bir yana silah ruhsatı için başvuruda bile bulunamayacağı haberleri yansıdı medyaya.
Bununla da kalınmadı. Seçim kampanyası sırasında toplantı düzenleyecek tüm siyasi partilere eşit mesafede durması gereken bürokrasi gizli açık uygulamalarla taraf olmayı tercih etti.
Örneğin kimi partilerin yasal konvoylarına katılan ticari araçlara ceza kesilirken, iktidara şirin görünme uğruna koalisyon ortağı partilerin konvoy ve miting alanları düzenlemelerini memur kimliklerini unutan birileri üstlendi.
İç İşleri Bakanlığını zorunlu olarak devreden ve düz Milletvekilliğinden başka sıfatı kalmayan Yücelen' in Emniyet Genel Müdürlüğünce tahsis edilen resmi helikopterle Mersin'in ilçelerine taşındığına bile tanık oldu bu gözler...
Etkili yetkililerin gözü kara kampanyasına aldırış bile etmedi seçmen. Tek başına iktidara geleceklerini söyleyen Yücelen' e o günlerde değerlendirme yaptığım bir televizyon kanalında dile getirdiğim: "İktidar olmak bir yana ANAP barajı aşsın, yoğurt pazarında etek takıp dolaşırım" iddiası bugün gibi aklımda...
Süreç Yücelen, Tığ ve Küçükbarak' larla simgelenen iktidar sahiplerini değil beni haklı çıkardı.
İktidarı paylaşan üç koalisyon ortağı partiyi de bu halk sandığa gömdü. Öyle bir tokat attı ki, sesi on yıldır kulaklardan gitmiyor...
3 Kasım 2002 seçimlerini sisteme kafa tutan AK Parti kazandı. İktidara gelen AK Partinin ilk işi resmi gazetede yayınlanmayan kararnameyle Mersin' e gönderilen Küçükbarak' ı görevden alıp geldiği yere iade etmek oldu. Kısa süre sonra da Tığ' ın Bayburt Valilik atamasıyla ilgili kararname yayınlandı.
Küçükbarak geldiği gibi döndü Ankara' ya...
Tığ ise Bayburt' a gitmektense emekliliğini isteyip Mersine yerleşti.
Bu arada Küçükbarak ayrılırken Tığ onun onuruna bir otelde veda yemeği verdi medya mensuplarına.
Yemeğin ardından henüz İl Valisi sıfatını taşıyan Tığ, mikrofon ve kameraları kapatılmasını istiyor ve cebinden çıkardığı bir gazete kupürünü okumaya başlıyordu. Özenle kesip sakladığı köşe yazısı bana aitti. Ve kendisi ile Küçükbarak’ı bazı uygulamalarından dolayı dikkatli bir dille eleştiren o yazımdan dolayı akıl almaz sözler sarf ediyordu.
Suçlamaları nedeniyle yargıya gidebilirdim, yapmadım. Onun yerine “Yakıştı mı sayın Vali?” başlıklı yazıyı kaleme aldım ama yazı gelen bir telefon ardından yayından çekildi.
Onun yerine Tığ' ın; "Küçükbarak' la uçurumun eşiğine gelmiş Mersin' i nasıl çekip çıkardıkları, kurtardıkları" üzerine methiyelerle dolu başlıklar süsledi ertesi günkü çoğu gazeteyi...
Acıları yanında trajikomik olaylarıyla bir dönem böylece kapandı mı?
Hayır, Mersin'in çilesi ve üzerinde oynanan oyunlar öylece sona ermedi.
Ergenekon sürecine giden yol, 2005' teki bayrak provokasyonuyla açılacak yeni perdede sahneye koyulan oyunla tehlikeli aşamaya geçerken, o karanlık senaryoda Mersin' in omuzlarına sanılandan fazla yük bindirilecekti.
"Mersin Ergenekon' un ne yanına düşer?" sorusuna cevap bulmaya çalıştığım yazı dizisi o yeni dönemdeki ortaya koyulan eylemler ve eylemleri ortaya koyan aktörlerle sürecek ama kısa bir aradan sonra...

 
25 Mart 2013 Pazartesi 08:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Alanyaspor
13
4
2
7
14
13
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
14
Trabzonspor
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1492 - Kristof Kolomb, Haiti'yi keşfetti.
1904 - Japonlar Port Arthur'da Rus donanmasını yok etti.
1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi.
1921 - Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı, İrlanda devrimci grubu Sinn Fein ile anlaşmaya vardı ve İrlanda'nın güneyi bağımsız bir devlet oldu.
1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi Ahmet Muhtar Bey güven mektubunu sundu.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.
1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.
1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.
1941 - Birleşik Krallık; Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.
1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.
1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.
1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınırdışı edildi.
1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınırdışı etti.
1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.
1978 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.
1981 - Türkiye Millî Basketbol Takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.
1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.
1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.
1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.
1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.
2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile hükümet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.
2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.
2003 - Türk Telekomünikasyon AŞ hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji