İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Mersin' i Avrupa Kültür Başkenti yapma hayali... Abdullah Ayan yazdı

Mersin' i Avrupa Kültür Başkenti yapma hayali... Abdullah Ayan yazdı

Mersini Avrupa Kültür başkenti yapma iddiasının sosyoekonomik temeli, bedeli nedir? Fanteziye ayıracak 400 milyon dolarımız var mı?

 
 
Mersin' i Avrupa Kültür Başkenti yapma hayali... Abdullah Ayan yazdı

Sakın başlığa bakıp, sanki Avrupa kültür Başkenti olma fırsatı ayağımıza gelmiş te, eleştiriyorum gibisinden bir kanaat oluşmasın.

Mersin' i seven dünyada güzellik adına ne varsa bu kente kazandırılmasını isteyen, istemekle de kalmayıp taş üstüne taş koymaya çalışan biri olarak, böylesine iddialı bir hayale çomak sokacak son kişi herhalde benim.

Ama Mersin' i hak ettiği yere taşımak başka, anlamını, içeriğini, zorluklarını ve hepsinden önemlisi ekonomik boyutlarını bilmeden, herkesin aklına düşeni, kulaklara hoş gelecek sloganları gerçekmiş gibi sunması başka...

Son örneği Mersin' deki bir derneğin düzenlediği Avrupa gezisini, Mersin' i Avrupa Kültür Başkenti ilan etme çabası gibi kamuoyuna duyurmaya kalkması.

Umarım böylesine iddialı hedef için çalıştıklarını, görüşmeler yaptıklarını, destek bulduklarını açıklayan arkadaşlar bu kültür başkenti olmanın ne menem bir şey olduğunu, bir kentin gerçek anlamda Avrupa Başkenti olmasının önündeki yol haritasının ne olduğunun farkındalar.

Ve yine o dostlarım, bugün Kızkalesi gibi tarihi zenginliğimizin bir parçası olan beldeye gidenlerin dönmeye kalkması halinde yarım günlük yol çilesini göze almaları gerektiğini de biliyorlardır.

Allah korusun (!) gerçekten birileri bize "hadi bakalım beş yıl sonra sizi Kültür Başkenti ilan edeceğiz" dese, milyonlarca insandan geçtim, bin kişiye aynı anda yemek yedirecek mekanı, yatıracak yeri olmayan bir kentin düşeceği durumu düşünsenize...

Arkadaşlar moda slogan olarak dillere sakız olan ve önüne gelenin kendisini Avrupa kültür Başkenti ilan etmesinden yola çıkıp, bizim neyimiz eksik diye düşünüyorsa o başka. Her ilin, ilçenin hatta her beldenin kendisini "dünya kenti" ilan ettiği Türkiye' de bazı iller de Kültür başkentliğine soyunacak elbet. (Örneğin Avrupa kültür Başkenti yerine Türk dünyası Kültür Başkenti gibisinden yerli paye geliştirip Eskişehir' i Türk Dünyasının 1. Kültür Başkenti ilan edildiğine tanık olmadık mı? Hadi Eskişehir Bakanlık desteğiyle böyle iddialı işe kalkmış. Ya Kültür Turizm Müdürünün müze müdürüyle el ele verip Mardin' i Avrupa kültür Başkenti ilan etmeye kalkmasına ne demeli? Bunun ünlü bir markanın bir harfini değiştirip veya logosuyla oynayıp çakmasını pazarlamaktan ne farkı var?)

Taklitlerle, sahtelerle işimiz olmayacağına göre gelelim şu kültür Başkenti olmanın koşullarına, nasıl başlayıp, nasıl gelişeceğine, hepsinden önemlisi parasal anlamdaki boyutlarına, gelir ve giderlerine, getirip götüreceklerine...

Avrupa Kültür Başkenti fikrinin babası (daha doğrusu anası) film aktrisi, aktivist, Albaylar cuntasının hedefindeki en önemli düşmanlardan biri olarak vatandaşlıktan atılan Melina Merkuri' dir. Darbeci albayların çanına ot tıkandıktan sonra ülkesine dönen sanatçı 1981' de Başbakan Papandreu tarafından Kültür Bakanlığına getirilince 'ülkemi dünyaya nasıl bir projeyle tanıtırım?" sorusuna kafa yormuş ve 1985 yılında ortaya attığı kavram Atina' yı ilk Avrupa kültür Başkenti olarak kabul edilmesini sağlamıştır.

Proje başta Atina olmak üzere Yunanistan' ın kültürel ve sosyo-ekonomik gelişmesine inanılmaz katkı yapmış ve kent tüm dünyanın cazibe merkezi haline gelmiştir.

Olumlu etkinin farkına varan Avrupa Birliği kavramı kurumsallaştırmış, 1999 yılına kadar sürdürülen Avrupa Kültür Kenti tanımı bu tarihten itibaren Avrupa Kültür Başkenti olarak değiştirilirken 2000 yılından itibaren Birlikçe finanse edilmeye başlanmıştır. 2005-2019 arasında ise yeni seçim sistemi ve seçilecek kentlerle ilgili kriterler aktarılan kaynak nedeniyle daha sıkı takip edilen kriterlere bağlanır. Değişen statü gereği 2005'e kadar Kültür Başkenti her yıl sadece bir kentle sınırlı kalırken sonraki seçimlerde unvanın birden fazla kente verilmesi kararlaştırılır...

Unvanı alan kentler de Atina' ya sihirli dokunuş gibi gelen seçilmişliği avantaja dönüştürmek için farklı projeler, kendilerine özgü dinamikleri öne çıkaran çalışmalar içine girer.

Örneğin 1996' da Avrupa kültür Başkenti olma şansını yakalayan Kopenhag 280 milyon Euro olan bütçesini kenti ve etrafındaki bölgeyi yeniden canlandırmak için harcarken 1997' de bayrağı kapan Selanik AB destekli 500 milyon dolar tutarındaki (300 milyon Euro) bütçeyi Selanik’ i balkanların kültür merkezi yapma hayaline savurur. (AB paralarını Ağustos böceği misali harcayan Yunanistan' ın bugün kapısını çalan alacaklı karıncalar karşısındaki pür melal halini hatırlatmama sanırım gerek yok)

1998'in şanslısı Stockholm' dür, tüm bütçeyi Unesco tarafından korumaya alınan eski kent merkezini dünya kültür dostlarına kazandırmaya sarf eder. Bu sayede Mersin il nüfusu civarında insanın yaşadığı kent her yıl bir milyondan fazla insanın gezdiği 100'ü aşkın müzenin ev sahibi olur.

Ve 1999' da ünvan 65 bin nüfuslu küçücük Weimar' a verilir. Kentin ortalama semt büyüklüğü yanıltmasın. Weimar; Lizt, Göethe, Schiller gibi dünyanın önünde şapka çıkardığı sanatçıların ve Bauhaus Üniversitesinin kentidir. Ve Weimar 485 milyon Euroluk bütçesini Kültür Başkenti hedefi doğrultusunda kenti turizm merkezi yapmaya hasreder. (Başarılı olup olmadığı ayrı araştırma konusudur)

Liste uzun ve unvanı alan her kentin farklı hikayesi var.

2001 yılında Porto 400 milyon dolara yakın bütçeyle uluslararası profilini yükseltmek, kenti uluslararası cazibe merkezine dönüştürme hedefine odaklanır.

2010 yılına geldiğimizde Avrupa kültür başkenti seçilen üç ayrı kent ve iki kentin birinin başarı, diğerinin hüsran öyküleri var karşımızda. Essen 320 milyon Euroluk bütçeyle Ruhr havzasını ekonomik canlılığa kavuşturmayı hedef olarak seçerken 400 milyon Euroluk bütçeyle havanda su döven İstanbul...

İstanbul 2005'te sivil toplum girişimi olarak bazı STK' ların hedeflediği projeyi Hükümetin yasal zemine oturtmak amacıyla aynı yılın aralık ayında yayınlanan kararnameyle resmiyet kazanmış, AB fonları dışında oluşturulacak bütçeye Maliye Bakanlığının özel ödenek ayırması dışında kullandığımız her damla akaryakıttan biz farkına varmadan kesilen paralar kaynak olarak aktarılmıştır. (Her litre benzinden 1,5 ve motorinden 1 kuruş İstanbul Kültür Başkenti proje havuzuna ilaç olsun diye dökülür)

2010 yılına gelindiğinde Süleymaniye' nin dünya kültürüne kazandırılmasından, tarihi çeşmelerin restorasyonuna, kimi cami ve külliyelerin yeni baştan ayağa kaldırılmasından bazı eserlerin ışıklandırılmasına kadar. Binlerce proje, trilyonlarca harcama ve elle tutulur, İstanbul' un geleceğine damgasını vuracak dişe dokunur, akıllarda kalır hiç bir şey çıkmaması...

Yukarıda dünyanın dört bucağından başarılı, başarısız ve hatta İstanbul masalında görüldüğü gibi sonu hüsran örneği boşuna vermedim.

Bütün bunlara bakıp, Mersin' i bir yerlere koymaya çalışanlar ya projelerin gelişme sürecinden habersiz veya biliyorlar da, hazır gezmeye gitmişken kente de bu etkinlik vesilesiyle bir şeyler anlatalım düşüncesindeler.

Bırakın oturup konuşmayı, hayali bile başımızı ağrıtmaktan öte yaramıza merhem olmayacak bir proje bu.

Üstelik 2033'e kadar Avrupa Kültür Başkenti olacak kentleri önerecek ülkeler şimdiden tüm kompartımanları işgal etmiş, unvanı belirleyen AB Ajansının 2034'e kadar tüm ajandası çoktandır dolmuş durumda.

Örnek mi: Yakın gelecek bir yana 2030 Kıbrıs ve Belçika, 2031 Malta/İspanya, 2032 Bulgaristan/Danimarka, 2033 Hollanda/İtalya arasında parsellenmiş ve şimdiden ilan edilmiş bulunuyor.

Şu dökülmekte olan pejmürde Mersin'i birilerinin Kültür Başkenti yapma hayallerine bakıyorum da tek cümle geliyor aklıma: "Kel başa şimşir tarak"

O başta sırma saç biteceğini sananlar olamaz mı?

Kendi paralarını harcadıkları sürece mahzuru yok ama asıl mesele şu:

Umut fakirin ekmeği oldukça önüne gelen karnını doyurduğunu sansın da, bilmem farkında mısınız? Ekmek yiyorum hayali kurarak açlık defolmuyor...

 
2 Haziran 2014 Pazartesi 07:57
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Vahap Kokulu</p> <p>2014-06-02 10:24:03</p> <p>Şimdilik mesela Kültür mahallemize emek vererek adına yakışır yapılanmalar yaratalım ve Çamlıbel'e hayat verecek projeler geliştirelim.İş dünyasına görev düşüyor...Kültür Başkenti hülyamızda öylece dursun.zarar gelmez.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:30
  • Öğlen12:41
  • İkindi15:17
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1409 - Leipzig Üniversitesi kuruldu.
1804 - Napolyon Bonapart, Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde, Papa'nın da katıldığı törende taç giydi ve Fransa İmparatoru oldu.
1848 - Fransuva Jozef, Avusturya imparatoru oldu.
1852 - III. Napolyon, Fransa'da İmparator ilan edildi.
1873 - Türkiye'nin ilk borsası sayılan Dersaadet Tahvilat Borsası açıldı.
1901 - King Camp Gillette tarafından jiletin patenti alındı.
1908 - Çin'de çocuk İmparator Pu Yi 2 yaşındayken tahta çıktı.
1909 - Fransız Baron Cathers, Osmanlı'daki ilk uçak gösterisini yaptı. Uçak, Şişli Hürriyeti Ebediye tepesinden Bulgar Hastanesine indi.
1909 - Leo Baekland ilk yapay plastik bakalitin patentini aldı.
1914 - Avusturya, Belgrad'ı işgal etti.
1918 - Ermenistan, Osmanlı devletinden bağımsızlığını ilan etti.
1920 - Türkiye ile Ermenistan arasında Gümrü Antlaşması imzalandı. Kars Ermenistan'dan alındı.
1928 - Celal Sahir Bey'in (Erozan) hazırladığı "İmla Lügatı" yayımlandı.
1940 - Kağıt sıkıntısı nedeniyle gazetelerin sayfa sayısına kısıtlama getirildi.
1942 - Chicago'lu bilim adamları ilk kontrollü zincirleme atomik reaksiyonu gerçekleştirdiler.
1943 - Yüzde 87'si gayri Müslüm azınlıklar olan Varlık Vergisi'ni ödeyemeyen mükellefler borçlarını "bedenen çalışarak ödemeleri" için çalışma kamplarına gönderilmişti. Kamplarda bulunanların serbest bırakılması karar verildi.
1949 - Yunanistan'dan gelen bir tiyatro topluluğu, İstanbul'da Cevat Fehmi Başkut'un Paydos adlı oyununu sahneledi.
1956 - Fidel Castro, Grama yatıyla Küba'ya çıktı.
1956 - Ankara'nın 120 km kuzeydoğusunda yer alan Sarıyar Barajı açıldı.
1961 - Küba lideri Fidel Castro, kendisini, Küba'yı komünizme taşıyacak bir Marksist-Leninist olarak ilan etti.
1963 - Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon'da açıldı.
1963 - Türkiye'nin ilk koalisyon hükümetinin başkanı İsmet İnönü 24 yıl sonra ilk kez üstlendiği başbakanlık görevinden istifa etti.
1965 - Ankara'da hava kirliliği tehlikeli boyutlarda: Bilim çevreleri Ankara'da 20 yıl yaşayan birinin kanser riskinin çok yüksek olduğunu açıkladı.
1974 - Keban ve Gökçekaya santralleriyle, Seyitömer termik santralinin üç ünitesinin birden aynı anda arızalanması üzerine tüm Türkiye'de her gün 1.5 saatlik elektrik kısıtlamasına başlandı.
1981 - Hülya Koçyiğit, Fransa'da düzenlenen 3 Kıta Film Festivali'nde, "Kurbağalar" filmindeki rolüyle "En iyi kadın oyuncu" ödülünü aldı.
1981 - İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 450 öğretim üyesi Yüksek Öğretim Kanunu'na karşı açıklama yaptı.
1982 - Dr. Robert K. Jarvik tarafından geliştirilen ilk yapay kalp, Barney Clark adlı hastaya takıldı.
1983 - Türkan Şoray ile Cihan Ünal evlendi.
1988 - Benazir Butto, Pakistan başbakanı olarak yemin etti.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Meddelin'de güvenlik güçlerince öldürüldü.
2002 - Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 3 Kasım 2002'de Siirt'te yapılan milletvekili seçimini iptal etti. Seçim işlemlerindeki eksikliğin seçim sonuçlarında etkili olduğu sonucuna varan YSK, Siirt'teki seçimin yenilenmesine oybirliğiyle karar verdi.
2003 - Yargıtay 11. Ceza Dairesi kayıp trilyon davasında kapatılan RP'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'a özel belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını oybirliğiyle onayladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji