Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Mersin' in sellerle imtihanı -5- (1936 seli denizde ve karada can pazarı)... Abdullah Ayan yazdı

Mersin' in sellerle imtihanı -5- (1936 seli denizde ve karada can pazarı)... Abdullah Ayan yazdı

5 Aralık 1936 Cumartesi günü kötü haber Mersin' e telefon uyarısıyla ulaşır. Saat 16' da dağdaki ormancılardan Valiliğe gelen telefonda Eferenk' in azgın halde kente doğru akmaya başladığı bildirilmektedir. Yetkililer ve halk hemen harekete geçer. Risk taşıyan mahallelerdeki evlerin öncelikle alt katları boşaltılır. Beklenen olur. Gecenin ilerleyen saatlerinde özellikle Yeni Mahalle ve Müftü Köprüsü civarı sel sularıyla kaplanır. Ve her kış yaşananlar, her yağmurun ardından çekilen çileler bir kez daha depreşir. ...

 
 
Mersin' in sellerle imtihanı -5- (1936 seli denizde ve karada can pazarı)... Abdullah Ayan yazdı

Her yıl Mersin' i vurmayı alışkanlık haline getiren aşırı yağmurlar, 1936' da ziyareti biraz erkene alır.

1 Aralık salı günü yoğunlaşan bulutlar çarşamba günü şiddetli yağışla kenti yoklar.

Gece yarısına doğru afet şiddetlenen lodosla birleşince patlayan fırtına evlerin çatılarını uçurur, ağaçları söker.

Fırtına asıl etkisini denizde gösterir.

Yağmurun başladığı ilk gün gelmekte olan fırtınadan habersiz denize açılan balıkçı kayığı alabora olur, içindeki 8 kişi şans eseri sığındıkları mavnada geceyi geçirdikten sonra can kurtaran ekiplerince son anda kurtarılır. Ertesi sabah karaya çıkarılan kazazedeler, hamama götürülür ve ardından tedavi altına alınırlar.

Ancak fırtına ve yağmur dinecek gibi değildir. 3 Aralık günü Limanda bulunan Rus bandıralı İstiyamiski, Alman bandıralı Tinos ve Türk bayraklı Necat vapurları çareyi açığa kaçmakta bulur.

Cuma sabahı gelen Vatan vapuru demir atmaya fırsat bulmadan tehlikeyi sezip yeniden denize açılır.

Karadaki iskelelerden gemilere mal taşıyan liman şirketine ait tam 29 mavna ve şat karaya vurup kullanılmaz hale gelir. (şat ve ondan daha büyük mavna Mersin limanının hizmete girdiği 1960 yılına kadar, iskelelere yanaşamayan büyük gemilere karadan mal taşımakta kullanılan altı düz deniz araçlarıdır)

Denizi kaplayan sis dağıldığında felaketin boyutları daha iyi anlaşılır. Sahildeki balıkçı kayıklarıyla sandalların tamamı parçalanmıştır.

Kaçmaya fırsat bulamayan 60 tonluk Alanya' lı Hasan' a ait yelkenli dalgaların etkisiyle karaya fırlayıp büyük hasar görür.

6 Aralık Pazar günü yayınlanan Yeni Mersin gazetesi denizdeki son durumu şöyle özetleyecektir:

"Karaya vuranlar dışında kalan denizdeki vesaitten henüz malumat alınamamaktadır. Fırtına bütün şiddetiyle devam ediyor.

Şimdiye kadar insanca zayiat yoksa da, vapurlara aktarılmak üzere mavnalara yüklenmiş tüccar mallarının bir kısmı fırtınayla karaya fırlatılmıştır"

Dört gün soluksuz yağan yağmur ve fırtınadan kentin payına yine sel, yükselen derelerin mahalleleri basması gibi artık kader diye her yıl sineye çekilen dramatik tablolar düşer.

Dağlardan gelen suları denize ulaştıracak kanalizasyon ağızları kapandığından bütün sokaklar göle döner.

Yağmurun dinmemesi ve dağlarda şiddetini arttırması perşembe gününden itibaren Mersin' i daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakır.

Korkunun kaynağı her zaman olduğu gibi kent ortasından denize ulaşan Eferenk (Müftü) deresinin taşma riskidir.

5 Aralık Cumartesi günü kötü haber Mersin' e telefon uyarısıyla ulaşır.

Saat 16' da dağdaki ormancılardan Valiliğe gelen telefonda Eferenk' in azgın halde kente doğru akmaya başladığı bildirilmektedir.

Yetkililer ve halk hemen harekete geçer. Risk taşıyan mahallelerdeki evlerin öncelikle alt katları boşaltılır.

Beklenen olur. Gecenin ilerleyen saatlerinde özellikle Yeni Mahalle ve Müftü Köprüsü civarı sel sularıyla kaplanır.

Ve her kış yaşananlar, her yağmurun ardından çekilen çileler bir kez daha depreşir.

Beş gün süren felaketin daha ikinci gününde Yeni Mersin gazetesinin o günlerdeki başyazarı Rıza Atilâ köşesinde dile getirdiği sorunlar ve Belediyeye yönelttiği eleştirilerle hayli çarpıcı tespitlerde bulunur.

İşte kendi kaleminden Atilâ' nın o afet vesilesiyle ortaya koyduğu gözlemleri:

"...

Yapmak vazifesi kime ait olursa olsun ortada yapılmadığı, bakılmadığı, benimsenmediği için şehir halkına ıstırap veren şehri gerileten, bir çok haller var. Belediye bunları üstüne almadığına göre başka bir teşkilata ait demektir.

Düne kadar bunlardan bir çoğu göze çarpmıyordu. Evelki gece başlayan ve halâ devam eden yağmur şehrin badanasını sildi, süpürdü; imar, inşa, tamirat ve daha benzeri neler varsa bünyelerini ortaya çıkardı.

Bu arada bazı esnafın insaf terazisi de kırıldı:

Kömür evelki gün iki buçuk kuruştu, dün sabah dört, öğleden sonra da beşe kadar fırladı. Sebze fiyatları iki mislini buldu. Şu şehirde halis süt acaba kimin midesine giriyor? Dün süt fiyatları da bir buçuk misline çıktı. Aşağı yukarı zaruri ihtiyaç hükmünde olan bütün maddeler böyledir ama tek vazifeli kimse çıkıp ta ne oluyoruz demedi ve demiyor.

(...) Hadi diyelim ki, bu ihtikar mevzuu ile alakalıdır, her yerde böyle oluyor. İyi de şu hali hangi tevil çevresine sığdıracağız:

Bir kaç aydan beri şehirde su borularının döşenmesi için sokaklar baştan başa yarıldı. Böyle olması zaruretti. İş biten yerlerde ham toprak açılan çukurlara dolduruldu, bir kaç araba kum dökülerek üzerinden silindir geçirme zahmeti ihtiyar edilmedi.

Yağmurdan önce tarlada gezer gibi yumuşak toprak yığınlarının üzerinden gidip gelmek mümkündü ama yağmurla beraber iş değişti. Şimdi her sokak pençe söken bir çamur deryası halinde bir çok sokaklara araba ve otomobillerin girmesine girdikten sonra da çıkmasına imkan yok.

Bilmem kaç bin metrelik meşhur yaya kaldırımlarının yapılış şekli metaneti ve bugünkü hali zaten malum. En büyük ve en iyi caddelerde şimdiye kadar göze çarpmayan çukurlar bir göl halinde. Çarşı içinde bile çamurdan çıkılmıyor. Çamura batmamak için hamal sırtında sokak geçmek bugün Mersinde çok tabii görülüyor.

Bütün bu manzaraların telkin ettiği sorgu ise şudur:

"Bu şehirde 300 bin lira bütçeli ve mevzuu Halk için çalışmak olan Belediyenin vazifesi nedir acaba?"

Rıza Atilâ' nın merak ettiği sorunun cevabı elbette gelmez...

Ve yeni bir afete kadar o felaketi can kaybına uğramadan atlattığına sevinip normal yaşamına döner Mersin...

Ancak Adana o kadar şanslı değildir.

Adana' da yaşanan ve yıllarca hafızalardan silinmeyen felaketi bir sonraki yazıda anlatayım...

 

Abdullah Ayan

 

Mersinin sellerle imtihanı -1

Mersin'in sellerle imtihanı -2

Mersin'in sellerle imtihanı -3

Mersin'in sellerle imtihanı -4

 

 
9 Şubat 2017 Perşembe 10:45
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:10
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:09
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
6
3
1
2
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Alanyaspor
6
2
1
3
7
12
Konyaspor
6
2
0
4
6
13
Sivasspor
5
2
0
3
6
14
Karabükspor
5
1
2
2
5
15
Malatyaspor
5
1
1
3
4
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji