Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Gündem » Mersin limanı ve rekabetçilik...Abdullah Ayan yazdı

Mersin limanı ve rekabetçilik...Abdullah Ayan yazdı

"Mersin dediğiniz bir limandır aslında..."

 
 
Mersin limanı ve rekabetçilik...Abdullah Ayan yazdı
OECD "Küresel liman şehirlerinin rekabetçiliği: Mersin örneği" başlığını taşıyan çok iddialı bir çalışmaya imza atmış.

Kuruluş proje kapsamında dünyadaki 10-12 liman şehrini inceliyor. Limanların kentler üzerindeki etkisi yanında olumlu yanlarının geliştirilip, olumsuzlukların asgariye indirilmesi yönünde önerilerde bulunuyor.

Çalışmada seçilen şehirler de ilginç: Marsilya,  Rotterdam ve Amsterdam, Hamburg, Helsinki gibi Avrupa limanlarına ev sahipliği yapanlar yanında Güney Afrika'daki Durban ve Çin' in Hong Kong ile Shenzen...

Daha da ilginci Mersin' in programa alınmış olması...

İlginç çünkü Mersin mevcut haliyle ve bugünkü işletmecisinin anlayışıyla ne kadar geliştirilirse geliştirilsin gelecekte de "küresel liman" konumuna gelemez. Küresel liman olmanın evrensel kriterleri var ve onun yolu mevcuda ilave gerçekten bölgesinin en önemli hub limanını yaratmaktan geçiyor.

Bugün ulaştığı 1,2 milyon konteynır/yıl elleçleme kapasitesine sahip bir liman, üstelik hacmi radikal biçimde arttırma düşüncesinden uzak bir işletmeci vizyonuyla hangi küresel denklemin içinde yer alabilir ki? (Elbette işletmeci şirketin hedefleri var ama bunlar Mersin' i küresel oyuncu yapmaktan çok, bir an önce ve mümkün olduğunca çok para kazanma hesaplarının ötesine geçmiyor)

Bir başka biçimde ifade edeyim: Yılda 10 milyon konteynır hacmine ulaşmayan limanların küresel olarak tanımlanması "dünya kenti" sloganından farksız...

Üstelik çok değil 10 yıl sonra 500 milyar doları ihracattan olmak üzere 1,2 trilyon dolarlık dış ticaret yapma hedefini önüne koyan bir ülkenin bugünkü liman kapasiteleriyle bunu yakalaması olanaksız.

2012' de 10 milyon ve üzeri konteynır işlem hacmine sahip küresel olarak tanımlanan 12 liman var dünya üzerinde. Bunların sekizi Güney doğu Asya'da ve sekizin altısı Çin, biri Güney Kore biri de Mersin limanını Akfen grubuyla işletmeye çalışan Singapur*...

Bu durumda mevcut haliyle ve yılda ortalama %5 civarında büyüyen Mersin limanı ne bu yarışta yer alabilir ne de Mersin bölgesinin aktarma merkezi olarak anılabilir...

Oysa küresel krizin ardından dünyanın yaşamakta olduğu deprem gösteriyor ki, özellikle orta doğuda tüm kartlar yeniden dağıtılacak, oyunun tüm kuralları sil baştan belirlenecek.

Mersin özellikle de Kuzey Irak ile geliştirmekte olduğu ticaret nedeniyle sadece hinterlandı içinde kalan şehirlerin değil, komşunun da dünyaya açılan kapısı özelliğini artan biçimde koruyacak.

Peki, Mersin limanı bugünkü işletmecilik anlayışıyla erişilmesi imkânsız "küresel liman şehri" konumuna gelmek için ne yapmalı?

Sorunun cevabı hatta sihirli çözümü OECD' nin "Küresel liman şehirleri ve rekabetçilik" adıyla tanımladığı başlığın rekabetçilik sözcüğünde saklı...

Mersin liman işletmecisinin rekabetçilikle ilgili bir sorunu yok ki, o konuda hedefi, beklentisi, projesi olsun.

Burada özelleştirmeyi savunan benim gibiler başta olmak üzere hepimizin vebali var ama asıl sorumluluk hukuktan ödün vermeyen ülkelerin taviz vermeden koşulsuz olarak yerine getirdiği "düzenleme, denetleme" görevini hakkıyla yerine getirmeyen Türkiye bürokrasisi...

Tüm dünyada özelleştirilen limanlarda iki gelişme öne çıkıyor:

a)kapasite artışı zaman içinde on kata kadar çıkıyor. (Malezya Tanjung limanı 2000 yılında özelleştirildiğinde 400 bin konteynırlık yük miktarını 4 yıl içinde 4 milyona çıkardı. 2011' de 7,5 milyona ulaştı)

b)Fiyatlar yarı yarıya hatta daha da aşağıya düşüyor... (Buenos Aires limanı 1991' de özelleştirilmeden önce konteynır başına alınan ortalama ücret 450 dolar iken özelleştirmenin ardından 1997' de aynı hizmet bedeli 120 dolara indi. Özelleştirme sonunda verimlilik dört kat arttı, hizmet alanın ödediği ücret ise %73 düştü )

Mersin kapasite artışında beklentilerin altında kalsa da gösterdiği performans fena değil, ama hizmet alanların ödemek zorunda kaldığı ücretler bakımından özelleştirmeden önceki fiyatlar mumla aranmakta...

Bunun da tek sebebi var: Alternatifsizliğin yarattığı çaresizlik nedeniyle ihracat ve ithalatçı dayatılan fiyatları ve daha da önemlisi icat edilen bir sürü ek masrafı sineye çekiyor. Bunu denetlemesi, piyasayı düzenlemesi gereken bürokrasi ise hiç bir şey yapmıyor ve sadece izliyor!

Bugünlerde yeni baştan özelleştirilmeye hazırlanan İzmir limanı vesilesiyle İzmir' in ihracatçısından, ithalatçısına, Odalarından birliklerine, tüm dinamiklerine Mersin' de yaşadığımız ve belli ki daha uzunca süre yaşayacağımız tarife kaynaklı olumsuzluklardan aldığımız derslerle naçizane bir önerim olacak:

Bütün dünyada limanlar özelleştirilirken kamu otoritesi rekabetçiliği yaratmak için regülâsyonlarla yetinmemiş, diğer alternatifleri de değerlendirmiş. Örneğin çeşitli rıhtımların farklı işletmecilere verilerek aynı liman içinde bile rekabetin yaratılması sağlanmış...

İzmir' in iptal edilen önceki özelleştirmelerin aksine bugünlerde ilan edilecek yeni sürecinde belki de küresel deneyimlerden yararlanılarak daha önce tek parça olarak ihaleye çıkarılan liman bu kez yük ve kurvaziyer olmak üzere ikiye (hatta son rötuşlarda pasaport iskelesi de yat alanı olarak ayrı ihale konusu) ayrılmış ama yetmez. Mutlaka ticari yük limanı ikiye ayrılarak satılmalı.

Böylece piyasa düzenlemenin çok ta işlemediği Türkiye gibi ülkede rekabet kendi içinde yaratılmalı.

Dile getirdiğim öneri işe yarar mı, birileri duyar mı? Bilemem.

Ama buza da yazsam, izi kalsın diye ve Mersin' de sessizce sineye çekilen bir koyundan bir kaç post çıkarma fırsatçılığını paylaşmak amacıyla söylüyorum bunları...

Mersin için böyle bir şans şimdilik yok gibi görünüyor ama bu çaresiz olduğumuz anlamına gelmemeli.

Neyi nasıl yapmamız gerektiğine ilişkin önerileri de anlatacağım.

Ama bir sonraki yazıda...

*Küresel limanlar 2012 konteynır ölçeğinde işlem hacimleri:

Liman adı

Kont milyon adet/yıl

Shanghai Çin

31,7

Singapur

30

Hong Kong Çin

24

Shenzen Çin

23

Busan  G.Kore

16

Ningbo Çin

15

Guangzhou Çin

14,2

Qingdao Çin

13

Jebel Ali Dubai

13

Rotterdam

12

Tianjin Çin

12

Kaohsiung, Tayvan

9,6

Port Kelang Malezya

9,6

Hamburg

9,4

Antwerp Belçika

8,66



 
21 Şubat 2013 Perşembe 08:25
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Çocukların festival coşkusuGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:07
  • Güneş05:50
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:30
  • Yatsı21:02
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji