'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Güncel » Mersin su müzesi… Bilinenler, bilinmeyenler (2)... Abdullah Ayan yazdı

Mersin su müzesi… Bilinenler, bilinmeyenler (2)... Abdullah Ayan yazdı

Su zengini Mersinin su fukaralığı ve 55 yıl süren su hasreti...

 
 
Mersin su müzesi… Bilinenler, bilinmeyenler (2)... Abdullah Ayan yazdı

Bir önceki yazıda kurulduğu günden beri suya hasret Mersin’ in bu önemli ve tarihi sorununu kökten çözmeyi hedefleyen “arıtılmış ve dezenfekte edilmiş” su tesisinin ihale sürecine kadar olan gelişmeleri anlatmaya çalışmıştım.

Mersin’in o suyu nasıl beklediğini, halkın bir damla suya hasretliğini anlatmak için filmi biraz geriye sarıp 1932 Ağustosunun “susuz yazına” kısa bir dönüş yapmakta fayda var.

Torosların bereketli sularının dört bir yandan dereler, nehirlerle denize akıp durduğu Çukurova’ nın bu bereketli topraklarının yıllarca ya sel sularına teslim olmasını veya susuzluktan yanıp kavrulmasını bugünkü koşullara bakıp anlamak, anlatmak hayli güç.

Mersinin sağlıklı suya kavuşma özlemini giderecek filtreli su tesisinin yapım sürecinde yaşananlara geçmeden önce, o yıllara ait gazetelere yansıyan ve feryadı andıran birkaç örnekle tabloyu yansıtmaya çalışayım yine de:

Takvimler Ağustos 1932’ yi göstermekte ve bırakın Mersin’ i deli dolu Berdan ırmağı ve kanallarıyla Venedik’e taş çıkaran Tarsus bile kavrulmaktadır.

10 Ağustos 1932 günü Yeni Mersin gazetesinde Maraşlı Oğlu mahlasıyla Valiye hitaben başköşede yer alan bir mektup yayınlanır. O mektuptaki feryat bir yana dile getirilen çözüm önerisinin ancak 1984’ te hayata geçmiş olması inanılır gibi değil ama gerçek…

Bakın özetin özetiyle o hayli uzun ve kapsamlı mektupta ne diyor Maraşlı Oğlu!:

“Mersin ve Tarsus, bilhassa bu sene susuzluktan kuruyan tarlaları gibi kalpleri kurumuş, dimağları durmuş, hazin ve elim bir felaket içinde yüzüyor.

Ziraatte emsaline az rastlanır Tarsus o kadar fena vaziyete düşmüştür ki, bu emsalsiz ve zengin kazamızda varlık içinde bugünkü yoksunluğuna acımamak ve onun dertleriyle alakadar olmamak mümkün mü? (…)

Bir zamanlar fukaraya melce (sığınak) ve iaşe olan Tarsus bugün içinden çıkılması gayri mümkün bir çıkmaza girmiştir.

Tarihi bizce meçhul bir devre ait Adana ve Tarsus ırmaklarının binlerce yıllık arazi sulama kanalları ortada dururken nesli hazırda bu yoldan çıkmanın cezasını anlamamış görünmek büyük ve ödenemez bir kabahat olur.

Vali Beyefendi;

Kimseye serzenişte bulunmak istemiyorum. Çünkü olan olmuştur. Maksat bundan sonra olacaklara çare arayalım.

Adana sulama idaresi Tarsus bataklıklarını kurutmak için sarf ettiği para ile Tarsus ırmağı sularıyla arazileri sulayıp Mersin’ e de buradan bir kanal açmış olsaydı bunun çok daha büyük faydası olacaktı. Fakat bu kabahat sulama idaresinden çok ahalinindir. Çünkü ahali şimdiye kadar servetinin neden ve ne için mahvolduğunu tetkik ederek Hükümetten kati bir şey istemiş değildir.

Farzı mahal olarak söylüyorum; kurutulan arazi neye yaradı ve bunu kim alıp ekecek? Çiftçi diyeceksiniz, hangi çiftçi? Çiftçin hali malum. Demek oluyor ki programsızlık Hükümet paralarının sarfedileceği yerlere kati şekilde tespit edilmemesi memleketi bu hale getirmiş bulunuyor.

Ben bütün Mersin ve Tarsuslular namına sizden ovalarımıza feyz-ü bereket getireceği tabii olan “SUYU” istiyorum. Bu mukaddes maddeyi bizden esirgemeyin. Elinizde vilayet ve kaza mahpushanelerinde 350 mahpus vardır. Bunların nafia işlerinde istihdamına müsaade edilmiştir. Bundan başka suya hasret ve susuzluktan mahvolmuş büyük bir halk kitlesi var, salahiyet var, hülasa her şey var…

Vali Beyefendi;

Çiftçiyi normal çiftçi yapabilmek için onu yağmur duasından kurtarmak ancak arazisini sulamakla kabildir. (…)

Memlekette buhran yoktur, fukaralık vardır. Satılmamış tütünlerimizden başka neyimiz var? Şu halden anlıyoruz ki, memlekete iki şey hakimdir. Birincisi yol ve ikincisi sudur. Bu siyaseti takip ve devamda uğurunuz açık olsun muhterem Vali Beyefendi…”

İlginç değil mi?

Hayata geçirilen hiç bir projenin derde derman olmadığı Mersin ve Tarsus, Berdan ırmağından bol ve kaliteli suyu 365 gün kesintisiz sağlayacak öneriye kulaklarını tıkadığı 55 yılın ardından ancak 1970’lerin ortalarında Devlet Planlama Teşkilatındaki görevini bırakıp Mersin’e Belediye Başkanı olan Kaya mutlu zamanında Berdan’ dan su sağlayacak yatırıma kafa yormaya başlayacak ve 1932 hayalini 1984’ te gerçekleştirecektir.

Açık mektup gibi naif girişimler yanında aynı gazeteler Valiliğe çok vahim kimi suç vukuatlarını da duyurmaya çalışır o günlerde…

Örneğin “Tece, Davultepe köylerine akmakta olan suların çeltik ekenler tarafından tutulan silahlı bekçilerce kesildiği ve köylere su verilmediği, kuraklık nedeniyle zaten yeterince zarar görmüş köylerin son umut olarak ekecekleri baklaya su veremedikleri takdirde çok daha kötü durumda kalacaklarına” ilişkin 4 Eylül 1932 tarihli Yeni Mersin gazetesinde yer alan haber…

Örnekleri her yıl tekrarlanan trajik öykülerle çoğaltmak mümkün ama biz susuzluk çığlıklarına ara verip kent halkını susuzluktan kurtaracağı varsayılan arıtılmış su tesisi öyküsüne dönelim:

Her ne kadar bitirilmesi için 18 aylık bir süre öngörülse de, Mersinlinin umutla, hasretle beklediği tesisin hizmete açılması iki yılı biraz aşar.

Mersin’ e kazandırılmaya çalışılan tesisle ilgili en detaylı bilgiyi Dâhiliye Vekâleti (günümüzdeki karşılığıyla iç işleri bakanlığı) Belediyeler İmar Heyeti içme su tesisleri kontrol mühendisi Aslan Turdoğan 7 Eylül 1937 günü yayınlanan kapsamlı makalesinde anlatır.

Turdoğan Yeni Mersin gazetesindeki yazıda özetle şu bilgilere ulaşıyoruz:

“Tesise alınacak su, Mersin’ in 3,5 km kuzeyindeki Uselli köyü yakınından geçip köy değirmenine giden kanaldan sağlanacaktır. Filtre istasyonundan geçip Sülfat Alumin deposuna aktarılacak su, tesis içinde fıskiyelerle havalandırılacak, süzüldükten sonra klor gazıyla tüm bakterilerden arındırılması sağlanıp şebekeye verilir hale getirilecektir. Tesisten içilecek kalitede alınan su her biri 750 m3’ lük iki depoya aktarılacak ve bu depolardan kente dağıtılacaktır.(…)

… Şehir şebekesine verilecek su daimi olarak 2,5 atmosfer tazyik altında bulunacak, böylece hangi noktadan alınırsa alınsın, 25-30 metre yüksekliğe kadar ulaşması sağlanacaktır.”

Turdoğan yazısının sonunda Ankara içme suyu tesisiyle aynı sisteme sahip Mersin’ deki tesisin önemli kısmının tamamlandığını, montajı beklenen parçaların da gelmesiyle Mersin halkının lezzetli, temiz ve sıhhatli suya kavuşacağı müjdesini verirken kısa zamanda içme suyunu kullanmak isteyenlerin abonelik işlemlerine* başlanacağı detayına dikkat çekmekte. (Mersin’ de 1939’da hizmete giren temiz içme suyu tesisinin Türkiye’de bir ilk olduğu iddiası doğru değildir. Örneğin Ankara ve daha başka kentler çok daha önce ve çok daha büyük, modern su tesislerine kavuşturulmuştur)

Gerçekten de eksik bölümlerdeki montaj işi kısa zamanda tamamlanır.

Artık sıra zaten bir süredir bağlantısı olan abonelerine içecek sağlıklı su veren tesisin resmi açılışına gelmiştir.

Açılış töreni, yapılan konuşmalar ve çiçeği burnunda tesisin daha ilk günden ihtiyaca cevap veremeyişi nedeniyle genişletme çabaları, Ankara’ ya yeniden başlayan ziyaretler…

Bir sonraki yazıda da bunları anlatmaya çalışayım.

*Abonelik demişken tesisin hizmete girmesiyle dönemin Belediyeler Bankasına borçlanan Mersin Belediyesine bağlı Su İşleri Müdürlüğü adıyla bir kurumun mevcut olduğunu belirtmeliyim. Müdürlük o günlerde de tıpkı bugünkü MESKİ gibi abonelik hizmeti vermekte, evlere bağlanan suları taktığı sayaçlarla belirleyip, hem döşenen tesisattan hem de kullanılan sudan ücret almaktadır. Su ücretleri günümüzün aksine kullanılan su arttıkça kademeli olarak indirilmektedir. Örneğin 1942 Su nizamnamesine göre evlere verilen suyun ilk 15 m3’ ü için 15 kuruş/m3 alınırken, bunun üzerinde su tüketenlere toplam sarfiyat üzerinden %10 indirim yapılmaktadır. Okul ve mabetlerden m3 başına 10 kuruş tahsil edilmekte. Yine o dönemden kalma ilginç bilgi: Sayaçlar için her ay maktu ücret alınmakta. Bu ücret sayaçtan geçen suyun çapına göre 20 ile 80 kuruş arasında değişmekte.

Fikir vermesi bakımından Nisan 1942’de Meclisin onayladığı Mersin Belediye bütçesinin yıllık 278 bin, Su İşleri Müdürlüğü bütçesinin de 84 bin lira olduğunu belirtmeliyim. (Yine basit bir hesapla ihalesi yapılan içme suyu tesis maliyetinin Su İşleri Müdürlüğünün iki yıllık toplam bütçesine yakın olduğunu bilmekte yarar var)

Abdullah Ayan

 
2 Mayıs 2016 Pazartesi 08:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:05
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:47
  • Akşam18:03
  • Yatsı19:32
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Konyaspor
18
7
6
5
27
6
Bursaspor
18
8
3
7
27
7
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
8
Antalyaspor
17
7
4
6
25
9
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
10
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
11
Trabzonspor
17
6
3
8
21
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1517 - Osmanlı ordusu Ridaniye Savaşında Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından, halifelik Osmanlılara geçti.
1580 - İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.
1771 - Falkland Adaları İspanya tarafından Britanya'ya bırakıldı.
1842 - Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.
1873 - Kasımpaşa tersanesi işçileri greve gitti.
1889 - Columbia Phonograph plak ve müzik şirketi Washington, D.C.'de kuruldu.
1905 - Birinci Rus devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray'a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmaları ve Kanlı Pazar diye anılan günde, 500 işçiyi öldürmeleri üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.
1924 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi lideri Ramsay Mac Donald başbakanlığa atandı.
1930 - Gazi ve Türklük aleyhine" yayın yapmaktan dolayı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı.
1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.
1938 - Yalova'da Termal Oteli açıldı.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı uranyum atomunu parçalamayı başardı.
1942 - İmla Kılavuzu'nun tüm okul ve işyerlerinde kullanılması hakkında genelge yayımlandı.
1946 - Ampul satışları serbest bırakıldı.
1947 - Fransa'da yeni kabineyi sosyalist Paul Ramadier kurdu.
1949 - Mao'nun orduları Pekin'i aldı.
1950 - İstanbul grekoromen güreş takımı İstanbul'da Paris takımını 7-1 yendi.
1952 - Dünyanın ilk jet yolcu uçağı olan de Havilland Comet, BOAC havayolu şirketinin filosunda hizmete girdi.
1953 - Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.
1957 - İsrail ordusu Sina Yarımadası'ndan çekilmekle birlikte Gazze Şeridi'ndeki işgalini sürdürdü.
1959 - İzmir Toplu Basın Mahkemesi, Demokrat İzmir gazetesi yazı işleri müdürü Şeref Balçık'a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci'ye 1 yıl mahkûmiyet cezası verdi.
1959 - Kadın avukatlar, Refik Erduran'a "Bir Kilo Namus" adlı yapıtı nedeniyle açtıkları davadan vazgeçtiler.
1961 - İstanbul'da 300 cam işçisi kapalı salon toplantısı yaptı.
1965 - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu milli bakiye sistemini ve birleşik oy pusulası kullanımını öngörüyor.
1969 - Teksif Sendikası'na bağlı işçiler Defterdar Fabrikası'nda grev başlattı.
1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun "Türk halkına mektup" başlıklı bildirisi toplatıldı.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.
1972 - Brüksel Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Birleşik Krallık, İrlanda, Danimarka ve Norveç 1 Ocak 1973'ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üye olacak.
1973 - 12 Mart dönemi başbakanlarından Nihat Erim İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Yargıçlığı'na adaydı. Çok tepki görünce adaylıktan çekildi.
1977 - İstanbul'da Saraçhane-Sultanahmet arasında "Faşizme Ölüm" yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe 5 bin kişi katıldı.
1980 - Güvenlik güçleri arama yapmak için TARİŞ (İzmir, İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) işletmelerine girmek istedi; 50 kişi yaralandı, 600 işçi gözaltına alındı. TARİŞ'e bağlı işyerlerinde işçiler direnişe geçti.
1980 - Nükleer fizikçi Dr. Andrei Sakharov, SSCB'de ülke içi sürgüne gönderildi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) yöneticilerinin tümü serbest bırakıldı.
1984 - Kullanıcı dostu grafik ara yüzü ve faresi ile bilgisayarı kullanıcılara sevdiren ilk ticari bilgisayar olan Apple Macintosh, ünlü "1984" televizyon reklam kampanyası ile tanıtılmaya başlandı.
1987 - Türkiye-Yunanistan Uyum Antlaşması Avrupa Topluluğu (AT) adına parafe edildi.
1987 - Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.
1988 - Nazım Hikmet'e vatandaşlık haklarının geri verilmesi için kampanya başlatıldı.
1989 - Sovyetler Birliği'nde ilk kez "Uluslararası Güzellik Yarışması" düzenlendi. Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.
1990 - Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan'a yollandığını açıkladı.
1991 - Bir Irak scud füzesi İsrail'e düştü,üç kişi öldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'yi öldürdükleri iddiasıyla biri emniyet amiri 24 polis gözaltına alındı.
1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Doç. Dr. Ufuk Uras seçildi.
1997 - Amerika Birleşik Devletleri senatosu, Madeleine Albright'ın ülkenin ilk kadın dışişleri bakanı olarak atanmasını onayladı.
2000 - Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü ile ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu'nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkum etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın ise beraatine karar verildi.
2006 - BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Yemen açıklarında kaçakları taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 22 kişinin öldüğünü bildirdi.
2006 - Mersin'de 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
2006 - Profesyonel basketbol ligi olan NBA'in şu andaki en iyi oyuncusu olan Kobe Bryant Toronto Raptors karşısında 81 sayı atarak NBA tarihinin Wilt Chamberlain'den (100) sonra bir maçta en çok sayı atan oyuncusu oldu.
2007 - Vikipedi Altın Örümcek 2006 "En İyi İçerik" ödülünün sahibi oldu.
2007 - Bağdat'taki bombalı saldırılarda 73 kişi öldü, 138 kişi yaralandı.
2007 - Bolu Tüneli'nin sağ tüpü açıldı.
871 - Basing Savaşı Danimarkalı istilacı vikingler anglosaksonları ( Anglosakson kralı:Ethelred of Wessex ) Basing'de yendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji