Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Güncel » Mersin su müzesi… Bilinenler, bilinmeyenler (2)... Abdullah Ayan yazdı

Mersin su müzesi… Bilinenler, bilinmeyenler (2)... Abdullah Ayan yazdı

Su zengini Mersinin su fukaralığı ve 55 yıl süren su hasreti...

 
 
Mersin su müzesi… Bilinenler, bilinmeyenler (2)... Abdullah Ayan yazdı

Bir önceki yazıda kurulduğu günden beri suya hasret Mersin’ in bu önemli ve tarihi sorununu kökten çözmeyi hedefleyen “arıtılmış ve dezenfekte edilmiş” su tesisinin ihale sürecine kadar olan gelişmeleri anlatmaya çalışmıştım.

Mersin’in o suyu nasıl beklediğini, halkın bir damla suya hasretliğini anlatmak için filmi biraz geriye sarıp 1932 Ağustosunun “susuz yazına” kısa bir dönüş yapmakta fayda var.

Torosların bereketli sularının dört bir yandan dereler, nehirlerle denize akıp durduğu Çukurova’ nın bu bereketli topraklarının yıllarca ya sel sularına teslim olmasını veya susuzluktan yanıp kavrulmasını bugünkü koşullara bakıp anlamak, anlatmak hayli güç.

Mersinin sağlıklı suya kavuşma özlemini giderecek filtreli su tesisinin yapım sürecinde yaşananlara geçmeden önce, o yıllara ait gazetelere yansıyan ve feryadı andıran birkaç örnekle tabloyu yansıtmaya çalışayım yine de:

Takvimler Ağustos 1932’ yi göstermekte ve bırakın Mersin’ i deli dolu Berdan ırmağı ve kanallarıyla Venedik’e taş çıkaran Tarsus bile kavrulmaktadır.

10 Ağustos 1932 günü Yeni Mersin gazetesinde Maraşlı Oğlu mahlasıyla Valiye hitaben başköşede yer alan bir mektup yayınlanır. O mektuptaki feryat bir yana dile getirilen çözüm önerisinin ancak 1984’ te hayata geçmiş olması inanılır gibi değil ama gerçek…

Bakın özetin özetiyle o hayli uzun ve kapsamlı mektupta ne diyor Maraşlı Oğlu!:

“Mersin ve Tarsus, bilhassa bu sene susuzluktan kuruyan tarlaları gibi kalpleri kurumuş, dimağları durmuş, hazin ve elim bir felaket içinde yüzüyor.

Ziraatte emsaline az rastlanır Tarsus o kadar fena vaziyete düşmüştür ki, bu emsalsiz ve zengin kazamızda varlık içinde bugünkü yoksunluğuna acımamak ve onun dertleriyle alakadar olmamak mümkün mü? (…)

Bir zamanlar fukaraya melce (sığınak) ve iaşe olan Tarsus bugün içinden çıkılması gayri mümkün bir çıkmaza girmiştir.

Tarihi bizce meçhul bir devre ait Adana ve Tarsus ırmaklarının binlerce yıllık arazi sulama kanalları ortada dururken nesli hazırda bu yoldan çıkmanın cezasını anlamamış görünmek büyük ve ödenemez bir kabahat olur.

Vali Beyefendi;

Kimseye serzenişte bulunmak istemiyorum. Çünkü olan olmuştur. Maksat bundan sonra olacaklara çare arayalım.

Adana sulama idaresi Tarsus bataklıklarını kurutmak için sarf ettiği para ile Tarsus ırmağı sularıyla arazileri sulayıp Mersin’ e de buradan bir kanal açmış olsaydı bunun çok daha büyük faydası olacaktı. Fakat bu kabahat sulama idaresinden çok ahalinindir. Çünkü ahali şimdiye kadar servetinin neden ve ne için mahvolduğunu tetkik ederek Hükümetten kati bir şey istemiş değildir.

Farzı mahal olarak söylüyorum; kurutulan arazi neye yaradı ve bunu kim alıp ekecek? Çiftçi diyeceksiniz, hangi çiftçi? Çiftçin hali malum. Demek oluyor ki programsızlık Hükümet paralarının sarfedileceği yerlere kati şekilde tespit edilmemesi memleketi bu hale getirmiş bulunuyor.

Ben bütün Mersin ve Tarsuslular namına sizden ovalarımıza feyz-ü bereket getireceği tabii olan “SUYU” istiyorum. Bu mukaddes maddeyi bizden esirgemeyin. Elinizde vilayet ve kaza mahpushanelerinde 350 mahpus vardır. Bunların nafia işlerinde istihdamına müsaade edilmiştir. Bundan başka suya hasret ve susuzluktan mahvolmuş büyük bir halk kitlesi var, salahiyet var, hülasa her şey var…

Vali Beyefendi;

Çiftçiyi normal çiftçi yapabilmek için onu yağmur duasından kurtarmak ancak arazisini sulamakla kabildir. (…)

Memlekette buhran yoktur, fukaralık vardır. Satılmamış tütünlerimizden başka neyimiz var? Şu halden anlıyoruz ki, memlekete iki şey hakimdir. Birincisi yol ve ikincisi sudur. Bu siyaseti takip ve devamda uğurunuz açık olsun muhterem Vali Beyefendi…”

İlginç değil mi?

Hayata geçirilen hiç bir projenin derde derman olmadığı Mersin ve Tarsus, Berdan ırmağından bol ve kaliteli suyu 365 gün kesintisiz sağlayacak öneriye kulaklarını tıkadığı 55 yılın ardından ancak 1970’lerin ortalarında Devlet Planlama Teşkilatındaki görevini bırakıp Mersin’e Belediye Başkanı olan Kaya mutlu zamanında Berdan’ dan su sağlayacak yatırıma kafa yormaya başlayacak ve 1932 hayalini 1984’ te gerçekleştirecektir.

Açık mektup gibi naif girişimler yanında aynı gazeteler Valiliğe çok vahim kimi suç vukuatlarını da duyurmaya çalışır o günlerde…

Örneğin “Tece, Davultepe köylerine akmakta olan suların çeltik ekenler tarafından tutulan silahlı bekçilerce kesildiği ve köylere su verilmediği, kuraklık nedeniyle zaten yeterince zarar görmüş köylerin son umut olarak ekecekleri baklaya su veremedikleri takdirde çok daha kötü durumda kalacaklarına” ilişkin 4 Eylül 1932 tarihli Yeni Mersin gazetesinde yer alan haber…

Örnekleri her yıl tekrarlanan trajik öykülerle çoğaltmak mümkün ama biz susuzluk çığlıklarına ara verip kent halkını susuzluktan kurtaracağı varsayılan arıtılmış su tesisi öyküsüne dönelim:

Her ne kadar bitirilmesi için 18 aylık bir süre öngörülse de, Mersinlinin umutla, hasretle beklediği tesisin hizmete açılması iki yılı biraz aşar.

Mersin’ e kazandırılmaya çalışılan tesisle ilgili en detaylı bilgiyi Dâhiliye Vekâleti (günümüzdeki karşılığıyla iç işleri bakanlığı) Belediyeler İmar Heyeti içme su tesisleri kontrol mühendisi Aslan Turdoğan 7 Eylül 1937 günü yayınlanan kapsamlı makalesinde anlatır.

Turdoğan Yeni Mersin gazetesindeki yazıda özetle şu bilgilere ulaşıyoruz:

“Tesise alınacak su, Mersin’ in 3,5 km kuzeyindeki Uselli köyü yakınından geçip köy değirmenine giden kanaldan sağlanacaktır. Filtre istasyonundan geçip Sülfat Alumin deposuna aktarılacak su, tesis içinde fıskiyelerle havalandırılacak, süzüldükten sonra klor gazıyla tüm bakterilerden arındırılması sağlanıp şebekeye verilir hale getirilecektir. Tesisten içilecek kalitede alınan su her biri 750 m3’ lük iki depoya aktarılacak ve bu depolardan kente dağıtılacaktır.(…)

… Şehir şebekesine verilecek su daimi olarak 2,5 atmosfer tazyik altında bulunacak, böylece hangi noktadan alınırsa alınsın, 25-30 metre yüksekliğe kadar ulaşması sağlanacaktır.”

Turdoğan yazısının sonunda Ankara içme suyu tesisiyle aynı sisteme sahip Mersin’ deki tesisin önemli kısmının tamamlandığını, montajı beklenen parçaların da gelmesiyle Mersin halkının lezzetli, temiz ve sıhhatli suya kavuşacağı müjdesini verirken kısa zamanda içme suyunu kullanmak isteyenlerin abonelik işlemlerine* başlanacağı detayına dikkat çekmekte. (Mersin’ de 1939’da hizmete giren temiz içme suyu tesisinin Türkiye’de bir ilk olduğu iddiası doğru değildir. Örneğin Ankara ve daha başka kentler çok daha önce ve çok daha büyük, modern su tesislerine kavuşturulmuştur)

Gerçekten de eksik bölümlerdeki montaj işi kısa zamanda tamamlanır.

Artık sıra zaten bir süredir bağlantısı olan abonelerine içecek sağlıklı su veren tesisin resmi açılışına gelmiştir.

Açılış töreni, yapılan konuşmalar ve çiçeği burnunda tesisin daha ilk günden ihtiyaca cevap veremeyişi nedeniyle genişletme çabaları, Ankara’ ya yeniden başlayan ziyaretler…

Bir sonraki yazıda da bunları anlatmaya çalışayım.

*Abonelik demişken tesisin hizmete girmesiyle dönemin Belediyeler Bankasına borçlanan Mersin Belediyesine bağlı Su İşleri Müdürlüğü adıyla bir kurumun mevcut olduğunu belirtmeliyim. Müdürlük o günlerde de tıpkı bugünkü MESKİ gibi abonelik hizmeti vermekte, evlere bağlanan suları taktığı sayaçlarla belirleyip, hem döşenen tesisattan hem de kullanılan sudan ücret almaktadır. Su ücretleri günümüzün aksine kullanılan su arttıkça kademeli olarak indirilmektedir. Örneğin 1942 Su nizamnamesine göre evlere verilen suyun ilk 15 m3’ ü için 15 kuruş/m3 alınırken, bunun üzerinde su tüketenlere toplam sarfiyat üzerinden %10 indirim yapılmaktadır. Okul ve mabetlerden m3 başına 10 kuruş tahsil edilmekte. Yine o dönemden kalma ilginç bilgi: Sayaçlar için her ay maktu ücret alınmakta. Bu ücret sayaçtan geçen suyun çapına göre 20 ile 80 kuruş arasında değişmekte.

Fikir vermesi bakımından Nisan 1942’de Meclisin onayladığı Mersin Belediye bütçesinin yıllık 278 bin, Su İşleri Müdürlüğü bütçesinin de 84 bin lira olduğunu belirtmeliyim. (Yine basit bir hesapla ihalesi yapılan içme suyu tesis maliyetinin Su İşleri Müdürlüğünün iki yıllık toplam bütçesine yakın olduğunu bilmekte yarar var)

Abdullah Ayan

 
 
2 Mayıs 2016 Pazartesi 08:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:24
  • Güneş05:21
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:57
  • Yatsı21:39
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1844 - ABD'li mucit Samuel Morse, ABD Senatosu üyelerinin hazır bulunduğu bir deneyle ABD Kongre binasından Baltimore'da bir tren istasyonuna kendi icadı olan mors alfabesiyle ilk mesajı gönderdi.
1883 - Yapımı 14 yıl süren New York City'deki Brooklyn Köprüsü trafiğe açıldı.
1921 - Mustafa Kemal Paşa'ya suikast için Ankara'ya geldiği kanıtlanan İngiliz casusu Mustafa Sagir idam edildi.
1921 - ABD'de Sacco ve Vanzetti'nin yargılanmalarına başlandı.
1924 - Yabancı şirketlerce işletilen Anadolu Demiryolları Şirketi'nin millileştirilmesi için Anadolu-Bağdat Demiryolları Müdiriye-i Umumiyesi kuruldu.
1940 - Igor Sikorsky ilk başarılı tek rotorlu helikopter uçuşunu gerçekleştirdi.
1941 - Danimarka Kanalı Savaşı'nda, İngiliz zırhlısı Hood, Bismark tarafından batırıldı.
1943 - Polonya'daki Auschwitz toplama kampında ölüm meleği adıyla anılan doktor Josef Mengele göreve başladı. Mengele tutuklular üzerinde yaptığı korkunç deneylerle biliniyordu.
1945 - Krasnodar Kray'da Karadeniz kıyısındaki Şapsığ Ulusal Rayonu lağvedildi.
1956 - İlk Eurovision Şarkı Yarışması, İsviçre'nin Lugano kentinde düzenlendi. 7 ülkenin katıldığı yarışmayı evsahibi İsviçre'nin şarkısı kazandı.
1961 - İmralı Adası'ndaki 2 bin mahkumun barındığı cezaevinde çıkan isyan bastırıldı.
1963 - Afrika Birliği Teşkilatı kuruldu.
1964 - Peru'da bir futbol maçında kargaşa çıktı: 135 kişi öldü.
1976 - Londra'dan Washington, D.C.'ye ilk Concorde seferi başladı.
1978 - Kesire Yıldırım ile Abdullah Öcalan evlendi.
1979 - Yüzde 85'i yerli malzeme ile üretilen ilk Türk uçağı 'Mavi Işık 79-XA', Kayseri İkmal Merkezi'nde başarılı bir deneme uçuşu gerçekleştirdi.
1983 - Bulvar gazetesinin düzenlediği yarışmada Türkiye güzeli seçilen Hülya Avşar'ın evli olduğu ortaya çıkınca ikinci güzel Dilara Haraççı kraliçe ilan edildi.
1989 - Bulgaristan'dan Türkiye'ye zorunlu göç başladı.
1991 - İsrail, Süleyman Operasyonu adını verdiği bir askeri operasyonla Etiyopyalı Yahudileri İsrail'e getirmeye başladı.
1993 - Eritre, Etiyopya'dan bağımsızlığını kazandı.
1993 - Bingöl-Elazığ karayolunda pusu kuran PKK militanları 33 silahsız askeri kurşuna dizdi.
2000 - İsrail, Güney Lübnan'da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.
2003 - Letonya'nın başkenti Riga'da gerçekleştirilen 48. Eurovision Şarkı Yarışması'nı Türkiye adına yarışan Sertab Erener kazandı.
2004 - Kuzey Kore'de cep telefonları yasaklandı.
2008 - Dima Bilan Eurovision'da Rusya'ya ilk 1. getirdi
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji