Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Mersin ve Belediyecilik anlayışı... Bedrettin Gündeş yazdı

Mersin ve Belediyecilik anlayışı... Bedrettin Gündeş yazdı

Mersin, geçmişten günümüze taşınan problemlerini iktidar sarhoşluğuyla değil, kentli olmayla, demokratik davranmayla, katılımcılığa inanmayla, farklılıklara eşit hizmet götürmekle çözebilir.

 
 
Mersin ve Belediyecilik anlayışı... Bedrettin Gündeş yazdı
Devleti yurttaşın hizmetine sunma, toplumu güçlendirme alanı olan YEREL YÖNETİM anlayışı; demokratik ve özgür yaşamın temelini oluşturmaktadır. Bu süreç katılımcı, kapsayıcı, inandırıcı ve beklenen ciddiyette bir mücadeleyi gerekli kılmaktadır

Yerel yönetimler; kentsel ve toplumsal olarak inşa sürecinin esasını oluşturan alanların başında geliyor. Bu esas, Öz yönetim olgusunun kendisi oluyor. Toplumun yaşamı, bugünü ve geleceği hakkında doğru, iyi ve güzel işler bulma, kararlar alma, hizmet üretme ve bunu hayata geçirmenin yeridir Yerel Yönetimler.

Bunu yaparken doğal yaşam ve toplumsal doğa arasında adaletsiz modernitenin yarattığı yıkımın, kırımın, sağlıksız ve çarpık yapılanmanın telafisi üzerinden bir kurgu geliştirmek gerek. Geleceği insan yaşamına uygun alanlar olarak planlamak ve yaşamsallaştırmak, zihniyetimizin ve sistem çalışmalarımızın temelini oluşturmalıdır.

Bir yandan bu dengeyi doğa ve toplum lehine yeniden kurarken, doğasından uzaklaştırılan parçalarının kendini bütünlemesi için onarıcı bir tarz geliştirilmelidir. Aynı zamanda, güçlendirici ve yeniden kendi özüne kavuşturucu toplumsal bir çalışma içinde olma bilinciyle, bu alanlara yeniden varlık ve yaşam kazandırılmalıdır. Bu kazanım kapsayıcı, bütünleştirici, üretken bir bakışın vicdani, insani temelde zenginleşmesi, cep ve yüreğin ahlaki temizliğiyle değerini ve anlamını bulmasıdır.
Merkezci zihniyet dışında da yaşamın, toplumun örgütlenebileceğini, bunun binlerce yıllık deneyiminin olduğu bilinmektedir. Özellikle yüz yılın yeni paradigması olarak demokratik modernite, evrenin, doğanın, toplumun ve insanlığın tüm değerlerinin yeniden tanımlanmasında bir doruk noktasıdır. Özgür yaşam ve demokratik toplum anlayışıyla, Yaşamı ve toplumu kendi öz değerleriyle buluşturma ve hizmet üretme yaklaşımı, insanlığa sunulabilecek en büyük ganimettir..

Demokratik Yönetim anlayışı, eğitiminden, sağlığına, ekonomisinden doğayı ve insanı koruyacak, güçlendirecek bütün boyutları içeren bir toplumsal örgütlenme düzeyidir. Yukarıdan ve dışarıdan belirlenen bir toplum değil, özünden gelen, varlığını her alanda korumayı bir varlık gerekçesi haline getiren yaşamsal gerçekliktir bu anlayış.

Demokratik Yerel Yönetim anlayışı olarak Öz Yönetim, topluma ait olanın yeniden topluma kazandırılma mücadelesidir. Başkalarına ihtiyaç duymadan kendi yaşamını sürdürmenin tüm ihtiyaçlarını belirleyecek, sorunlarını tespit edecek ve gidermenin mekanizmalarını yaratacak bir toplumsallık düzeyini yakalamayı içermektedir.

Bu olgunlaşmış toplumsal düzey birlikte örgütlenme, birlikte üretme, birlikte kalkınma ve birlikte mutlu olma tercihidir. Bu tercih tüm toplumsal kesimlerin, kültürlerin, dinlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir yaşamsal alanın yaratılması doğrultusunda olmalıdır. Demokrasinin özü budur. Bu özü barış ve huzur içinde çağdaş ve demokratik Moderniteyi yaratarak yaşamsallaştırmak esas olmalıdır.

Her türlü toplumsal ve kültürel yapılar bu demokratik modernitenin, çağdaş yaşamın bütün gereklerinden yeterince istifade edebilmelidir. Çocukları koruyan ve geliştiren, gençlerin dinamizmini yaşamla bütünleştiren, kadının özgürlük ve üretken doğasını açığa çıkararak ve kadını yaşamın öncü gücü yapan bir yönetme tarzının hayat bulmasını sağlamak, yine esas olmalıdır.

Bu esas alma anlayışı, statükocu devletçi sistemin yabancılaşmaya yol açan, toplumu toplum olmaktan çıkaran tüm uygulamalarının karşısında duran ve katılımcılığı esas alan yerel yönetimlerin özünü oluşturmaktadır. Çünkü yerinden yönetim topluma aittir olmakla birlikte, toplumun ortak ama renkli kimliği ve kişiliğiyle özdeştir.

Bu da katılımcılığı klasik bir siyaset söylemi olmaktan çıkarıp, yerinden yönetimi sivil toplumla, halkla birlikte geliştirmenin yollarını zenginleştirmek, ardından da özyönetimi birlikte geliştirmeye sonuna kadar açık olmakla mümkündür.

Geçmişten günümüze İnsanlar giderek ruhsuzlaşmakta, silikleşmekte, nesneleşmekte ve yaşama dair idealleri bireycilik sınırlarında tükenmektedir. Bu tükenişi durdurmanın yeri, yaşam yerleri, yaşama dair fikir, zikir ve eylemin yarıştığı yerlerdir. Yani; Demokratik, Ekolojik, çağdaş ve uygar bir yaşamın geliştiği Kentler ve bu kentlere yön veren yerel yönetim anlayışıdır.

Yerel yönetimleri bu eksende şekillendirmek, ideallerin yaşam bulduğu platformlar haline getirmek, yaşamı yeniden tanımlamak, yorumlamak ve kurmakla mümkündür. Bu eksen şekillenmesi, İnsanın insanca yaşama koşullarının yaratılmasıdır.

İnsanca yaşam koşullarının yaratılması için eko sistem, sürdürülebilir kent, kaliteli, örgütlü bir dokuyu sosyal yaşama uyarlamak kaçınılmaz olmalıdır. Temel felsefe rant, çıkar, kayırma, öteleme ve örseleme anlayışını terk ederek, katılımcılığı, korumacılığı, kent bilimi ışığında insanı esas alan bir özgürlükçü anlayışın yaşamsallığıdır.

Mersin, renkli kimliğiyle, farklılıklarıyla önümüzdeki günlerde kendiyle yüzleşme sürecini yaşayacaktır. Ya demokratik bir evrilmeyle kendini yaşayacak ve yaşatacak. Ya da Mesleki ve sivil toplum kurumlarının sessizliğiyle kimliğinden uzaklaşarak belirsiz bir sürecin örselenmiş hezimetini yaşayacaktır.

Mersin, geçmişten günümüze taşınan problemlerini iktidar sarhoşluğuyla değil, kentli olmayla, demokratik davranmayla, katılımcılığa inanmayla, farklılıklara eşit hizmet götürmekle çözebilir.

Bu konuda önyargılı olmadan, Yeni seçilen yerel yönetimlerin bakış açılarını, yönetme tarzlarını, ufuklarının ne kadar geniş olduğunu, yüreklerinin ve ceplerinin ne kadar temiz olduğunu görmek lazım.

Hizmetlerin uygulanma biçimi, farklılıklara bakış açısı, öncelikli sorunların ele alınışı, halkın yaşam alanına müdahale kaygısı, kentin anayasası olarak bilinen planların hazırlanışında katılımcılığın esas alınıp alınmayacağı, kadrolaşmada uzmanlığa mı yoksa ideolojik yapılanmaya mı öncelik verileceği gibi beklentiler, algıların oluşumuna yerleşmesine vesile olacaktır.

Kenti yönetmede olumlu yaklaşımlar yönetenleri övgüyle onurlandıracak ve gururlandıracaktır. Aksi durumda, hiç var olmamış gibi tarihin belirsiz süreçlerinde yok olup gideceklerdir.

Mersin’i yönetenleri şimdiden eleştirmek, haksız algılar geliştirmek, ön yargılı karar vermek doğru olmayacağı gibi, Mersin bileşenlerinin de duyarlılıkları, kente sahip çıkma duyarlılıkları ve tutumları belirleyici olacaktır.
 
 
17 Nisan 2014 Perşembe 10:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:19
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:20
  • Akşam17:37
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1783 - Paris'te, Jean-François Pilâtre de Rozier ve Marquis d'Arlandes sıcak hava balonuyla ilk uçuşu gerçekleştirdiler.
1789 - Kuzey Karolina, ABD'nin 12. eyaleti oldu.
1791 - Albay Napoléon Bonaparte generalliğe terfi ettirildi.
1877 - Edison, fonografı (ses kayıt cihazı) icat ettiğini duyurdu.
1905 - Albert Einstein'ın, enerji ile kütle arasındaki ilişkiyi meşhur E=mc2 denklemi ile ifade ettiği "Cismin ataleti içerdiği enerji miktarına bağlı mıdır?" adlı makalesi "Annalen der Physik" dergisinde yayımlandı.
1919 - Mardin şehrinin kurtuluşu.
1927 - Samsun-Amasya Demiryolu hattı işletmeye açıldı.
1938 - Atatürk'ün naaşı, törenle Etnografya Müzesi'ndeki geçici istirahatgâhına getirildi.
1940 - Tüm Türkiye'de hava saldırılarına karşı karartma uygulamasına başlandı.
1941 - Yüksek öğretimde Türk İnkılap Tarihi dersi zorunlu tutuldu.
1952 - ABD, ilk hidrojen bombasını pasifik'te patlattı.
1955 - Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere'nin katılımıyla Bağdat Paktı kuruldu.
1961 - Kemal Kurdaş ODTÜ Rektörü oldu.
1972 - Ankara Radyosu, yurdun her yerine yayın yapmaya başladı.
1980 - Las Vegas-Nevada'da bir otelde çıkan yangında 87 kişi öldü, 650'den fazla yaralı var.
1980 - ABD'de tahminen 83 milyon TV izleyicisi, Dallas dizisinde, JR'ı kimin vurduğunu öğrenmek amacıyla televizyonlarının karşısına geçti.
1985 - ABD başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov Cenevre'de buluştu. Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.
1990 - Kadınların karşı çıktığı, fahişelere tecavüzde ceza indirimi öngören Türk Ceza Kanunu 438. maddesi kaldırıldı.
1994 - RTÜK, televizyon kanallarında 900'lü telefon hatlarının reklamlarını yasakladı.
1996 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) antlaşması Paris'te imzalandı.
2002 - Prag'taki NATO zirvesi'nde Litvanya, Letonya, Estonya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Slovenya'ya, ittifaka katılmaları çağrısı yapıldı.
2002 - Dünya güzellik yarışmasının yapılacağı Nijerya`da bir gazetede Muhammed hakkında yayınlanan yazı yüzünden çıkan çatışmalarda 100 kadar kişi öldü, 500 civarında kişi de yaralandı.
2005 - Türkiye'nin, Oscar ödüllerinin En İyi Yabancı Film dalındaki temsilcisi Gönül Yarası, New York'ta düzenlenen Uluslararası Queens Film Festivali'nde En İyi Film ödülünü aldı.
2009 - Çin'in Heilongjiang eyaletinin Hegang şehrindeki bir maden ocağında meydana gelen patlamada 104 kişi öldü.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji