Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Mersin ve Belediyecilik anlayışı... Bedrettin Gündeş yazdı

Mersin ve Belediyecilik anlayışı... Bedrettin Gündeş yazdı

Mersin, geçmişten günümüze taşınan problemlerini iktidar sarhoşluğuyla değil, kentli olmayla, demokratik davranmayla, katılımcılığa inanmayla, farklılıklara eşit hizmet götürmekle çözebilir.

 
 
Mersin ve Belediyecilik anlayışı... Bedrettin Gündeş yazdı
Devleti yurttaşın hizmetine sunma, toplumu güçlendirme alanı olan YEREL YÖNETİM anlayışı; demokratik ve özgür yaşamın temelini oluşturmaktadır. Bu süreç katılımcı, kapsayıcı, inandırıcı ve beklenen ciddiyette bir mücadeleyi gerekli kılmaktadır

Yerel yönetimler; kentsel ve toplumsal olarak inşa sürecinin esasını oluşturan alanların başında geliyor. Bu esas, Öz yönetim olgusunun kendisi oluyor. Toplumun yaşamı, bugünü ve geleceği hakkında doğru, iyi ve güzel işler bulma, kararlar alma, hizmet üretme ve bunu hayata geçirmenin yeridir Yerel Yönetimler.

Bunu yaparken doğal yaşam ve toplumsal doğa arasında adaletsiz modernitenin yarattığı yıkımın, kırımın, sağlıksız ve çarpık yapılanmanın telafisi üzerinden bir kurgu geliştirmek gerek. Geleceği insan yaşamına uygun alanlar olarak planlamak ve yaşamsallaştırmak, zihniyetimizin ve sistem çalışmalarımızın temelini oluşturmalıdır.

Bir yandan bu dengeyi doğa ve toplum lehine yeniden kurarken, doğasından uzaklaştırılan parçalarının kendini bütünlemesi için onarıcı bir tarz geliştirilmelidir. Aynı zamanda, güçlendirici ve yeniden kendi özüne kavuşturucu toplumsal bir çalışma içinde olma bilinciyle, bu alanlara yeniden varlık ve yaşam kazandırılmalıdır. Bu kazanım kapsayıcı, bütünleştirici, üretken bir bakışın vicdani, insani temelde zenginleşmesi, cep ve yüreğin ahlaki temizliğiyle değerini ve anlamını bulmasıdır.
Merkezci zihniyet dışında da yaşamın, toplumun örgütlenebileceğini, bunun binlerce yıllık deneyiminin olduğu bilinmektedir. Özellikle yüz yılın yeni paradigması olarak demokratik modernite, evrenin, doğanın, toplumun ve insanlığın tüm değerlerinin yeniden tanımlanmasında bir doruk noktasıdır. Özgür yaşam ve demokratik toplum anlayışıyla, Yaşamı ve toplumu kendi öz değerleriyle buluşturma ve hizmet üretme yaklaşımı, insanlığa sunulabilecek en büyük ganimettir..

Demokratik Yönetim anlayışı, eğitiminden, sağlığına, ekonomisinden doğayı ve insanı koruyacak, güçlendirecek bütün boyutları içeren bir toplumsal örgütlenme düzeyidir. Yukarıdan ve dışarıdan belirlenen bir toplum değil, özünden gelen, varlığını her alanda korumayı bir varlık gerekçesi haline getiren yaşamsal gerçekliktir bu anlayış.

Demokratik Yerel Yönetim anlayışı olarak Öz Yönetim, topluma ait olanın yeniden topluma kazandırılma mücadelesidir. Başkalarına ihtiyaç duymadan kendi yaşamını sürdürmenin tüm ihtiyaçlarını belirleyecek, sorunlarını tespit edecek ve gidermenin mekanizmalarını yaratacak bir toplumsallık düzeyini yakalamayı içermektedir.

Bu olgunlaşmış toplumsal düzey birlikte örgütlenme, birlikte üretme, birlikte kalkınma ve birlikte mutlu olma tercihidir. Bu tercih tüm toplumsal kesimlerin, kültürlerin, dinlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir yaşamsal alanın yaratılması doğrultusunda olmalıdır. Demokrasinin özü budur. Bu özü barış ve huzur içinde çağdaş ve demokratik Moderniteyi yaratarak yaşamsallaştırmak esas olmalıdır.

Her türlü toplumsal ve kültürel yapılar bu demokratik modernitenin, çağdaş yaşamın bütün gereklerinden yeterince istifade edebilmelidir. Çocukları koruyan ve geliştiren, gençlerin dinamizmini yaşamla bütünleştiren, kadının özgürlük ve üretken doğasını açığa çıkararak ve kadını yaşamın öncü gücü yapan bir yönetme tarzının hayat bulmasını sağlamak, yine esas olmalıdır.

Bu esas alma anlayışı, statükocu devletçi sistemin yabancılaşmaya yol açan, toplumu toplum olmaktan çıkaran tüm uygulamalarının karşısında duran ve katılımcılığı esas alan yerel yönetimlerin özünü oluşturmaktadır. Çünkü yerinden yönetim topluma aittir olmakla birlikte, toplumun ortak ama renkli kimliği ve kişiliğiyle özdeştir.

Bu da katılımcılığı klasik bir siyaset söylemi olmaktan çıkarıp, yerinden yönetimi sivil toplumla, halkla birlikte geliştirmenin yollarını zenginleştirmek, ardından da özyönetimi birlikte geliştirmeye sonuna kadar açık olmakla mümkündür.

Geçmişten günümüze İnsanlar giderek ruhsuzlaşmakta, silikleşmekte, nesneleşmekte ve yaşama dair idealleri bireycilik sınırlarında tükenmektedir. Bu tükenişi durdurmanın yeri, yaşam yerleri, yaşama dair fikir, zikir ve eylemin yarıştığı yerlerdir. Yani; Demokratik, Ekolojik, çağdaş ve uygar bir yaşamın geliştiği Kentler ve bu kentlere yön veren yerel yönetim anlayışıdır.

Yerel yönetimleri bu eksende şekillendirmek, ideallerin yaşam bulduğu platformlar haline getirmek, yaşamı yeniden tanımlamak, yorumlamak ve kurmakla mümkündür. Bu eksen şekillenmesi, İnsanın insanca yaşama koşullarının yaratılmasıdır.

İnsanca yaşam koşullarının yaratılması için eko sistem, sürdürülebilir kent, kaliteli, örgütlü bir dokuyu sosyal yaşama uyarlamak kaçınılmaz olmalıdır. Temel felsefe rant, çıkar, kayırma, öteleme ve örseleme anlayışını terk ederek, katılımcılığı, korumacılığı, kent bilimi ışığında insanı esas alan bir özgürlükçü anlayışın yaşamsallığıdır.

Mersin, renkli kimliğiyle, farklılıklarıyla önümüzdeki günlerde kendiyle yüzleşme sürecini yaşayacaktır. Ya demokratik bir evrilmeyle kendini yaşayacak ve yaşatacak. Ya da Mesleki ve sivil toplum kurumlarının sessizliğiyle kimliğinden uzaklaşarak belirsiz bir sürecin örselenmiş hezimetini yaşayacaktır.

Mersin, geçmişten günümüze taşınan problemlerini iktidar sarhoşluğuyla değil, kentli olmayla, demokratik davranmayla, katılımcılığa inanmayla, farklılıklara eşit hizmet götürmekle çözebilir.

Bu konuda önyargılı olmadan, Yeni seçilen yerel yönetimlerin bakış açılarını, yönetme tarzlarını, ufuklarının ne kadar geniş olduğunu, yüreklerinin ve ceplerinin ne kadar temiz olduğunu görmek lazım.

Hizmetlerin uygulanma biçimi, farklılıklara bakış açısı, öncelikli sorunların ele alınışı, halkın yaşam alanına müdahale kaygısı, kentin anayasası olarak bilinen planların hazırlanışında katılımcılığın esas alınıp alınmayacağı, kadrolaşmada uzmanlığa mı yoksa ideolojik yapılanmaya mı öncelik verileceği gibi beklentiler, algıların oluşumuna yerleşmesine vesile olacaktır.

Kenti yönetmede olumlu yaklaşımlar yönetenleri övgüyle onurlandıracak ve gururlandıracaktır. Aksi durumda, hiç var olmamış gibi tarihin belirsiz süreçlerinde yok olup gideceklerdir.

Mersin’i yönetenleri şimdiden eleştirmek, haksız algılar geliştirmek, ön yargılı karar vermek doğru olmayacağı gibi, Mersin bileşenlerinin de duyarlılıkları, kente sahip çıkma duyarlılıkları ve tutumları belirleyici olacaktır.
 
17 Nisan 2014 Perşembe 10:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:44
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji