Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Mersin’de 1700. Dernek “MEBİDER” ve Mersin’in sivil ve resmi kent dinamikleri..Harun Arslan yazdı

Mersin’de 1700. Dernek “MEBİDER” ve Mersin’in sivil ve resmi kent dinamikleri..Harun Arslan yazdı

Şu anda kente gerçekten katkı sağlayan çok az oluşum var. Bazı oluşumlarda şu anda eski yönetimlerinin olumsuz imajlarını silmekle meşgul ve kendi çalışmalarına başlayamamakta.

 
 
Mersin’de 1700. Dernek “MEBİDER” ve Mersin’in sivil ve resmi kent dinamikleri..Harun Arslan yazdı
Mersin’de dernek sayısı  “MEBİDER” ile 1700 olmuş.
1.700 inanılmaz bir rakam. Buna Konsey, Şura, Platform, Birlik, Oda, Kulüp gibi oluşumları da ilave etmeliyiz.   O zaman sayıları 2.000 i geçen kente, insanlarına katkı vermek adına kurulmuş oluşumun olduğunu düşünebiliriz.Genelde en çok dernek adı altında kurulan bu oluşumları kısaca inceleyip, neden kurulur, amaçları nedir, kimler kurar, neye hizmet ederler ve diğer sebepleri irdeleyip anlamaya çalışalım;                                     

Bu derneklerin bir çoğu hemşeri derneği. Kendi aralarında birlik beraberliği ve dayanışmayı sağladığı iddia edilen hemşeri dernekleri. Aslında ayrışmayı, yaşadığı kentten uzaklaşmayı, yaşadığı kentteki insanlarla iletişim kuramamayı sağlayan, kendi aralarındaki birlik ve beraberliği fakat Mersinlilik adına kenti sahiplenememeyi, aidiyet duygusunun yerleşememesini sağlayan hemşeri dernekleri.Mersin’de doğsalar dahi Mersinliyim diyemeyen insanlar.
Ve bu dernekleri seçimlerde oy olarak gören ve bunlara haksız yere önem ve destek veren Belediye Başkanları ve siyasiler.

Bir büyük grup dernekte kanarya, horoz, ağaç, çiçek v.s adı altında kurulup,  bir lokal açma ve burada serbest vakit geçirme sağlayan dernekler. Kente hiçbir katkısı olmayan tembelliği, boş vermişliği, verimsizliği arttıran dernekler.

Birde resim, şiir, fotoğraf, müzik, dağcılık, sanat, kültür adına kurulan dernekler var. Sevindiricidir ki bunlardan bir çoğu amacı içerisinde, fakat bir diğer kısmı da amacı dışına çıkmış, kişilerin kendini gösterme yeri olarak yada farklı amaçlarda faaliyet gösteren dernekler. Kimi sanat ve kültürün dışına çıkmış adeta bir gazino olmuş, kimi oyun salonu olmuş. Üyeleri dışında da alakasız kişilerin içlerine girdiği kurallara uymayan dernekler.

Geri kalan en önemlisi iş adamlarının kurduğu ticaret, ekonomi, iş kapsamlı dernekler.
Bunların tamamı başlangıçta kentin ekonomisine, gelişimine katkı vermek için kurulmuş. Fakat birçoğu başkanın gölgesinde kalarak, başkanın kendini gösterdiği ve bu şekilde bir mevki elde etmiş olduğu bir oluşum olmuş. Bazılarında Başkan ve yönetim  derneği kendi çıkarları için kullanırlar, bir süre sonra bu tür dernekler sadece tabela olarak kalır ve fonksiyonsuz olarak Başkanın adıyla anılan bir oluşum olur.
Bazen bu duruma tahammül edemeyen gerçekten kent için bir şeyler yapmak isteyen kişilerde maalesef bulundukları dernekten ayrılıp yeni bir dernek kuruyor ve çalışmalarını burada sürdürüyorlar.

Daha önceki yazılarımda sıklıkla söz ettiğim Mersin’de öteden beri gelen “Kenti Geliştirmeyen Yüz Kişi” var. Bu kişiler her zaman kentin köşe noktalarında, bazen bir siyasi parti de, bazen başka bir siyasi partide, bazen bir kurumda, bazen bir dernekte, yada Konsey, Platform, Şura, Oda dediğimiz oluşumların başında yada yönetiminde olurlar. Bu yüz kişinin içerisinde olduğu oluşumlar genelde başarılı olamazlar, kentin durağan ve gelişemeyen yapısına uyarak içinde bulundukları oluşumun ilerlemesine mani olurlar. Onlar için öncelikli olan durumlarını korumalarıdır. Bu yüz kişi kendi aralarında da durumlarını koruma ortak amacında birleştiklerinden birbirlerine destek olurlar.

Maalesef kentimizde bu yıla kadar son çeyrek asırlık dönemde ne çok önemli bir yatırım ne de bir başarı elde edilmiş.
Mersin özellikle son 10 yıldır resmi ve sivil kent dinamiklerinin elinde daha fazla ileri gitmemeye, gelişememeye, elindeki zenginliği kullanamamaya itilmiştir.

Şu anda kente gerçekten katkı sağlayan çok az oluşum var.
Bazı oluşumlarda şu anda eski yönetimlerinin olumsuz imajlarını silmekle meşgul ve kendi çalışmalarına başlayamamakta.

Mersin’de yakın bir zaman önce kurulan iki derneği incelersek buradan bazı ipuçları çıkarabiliriz.
Uzun yıllardır Mersin’de bir kadın girişimciler derneği varken, buradan ayrılan bir grup kadın aynı amaçlı ikinci bir dernek kurdu.
Yine yeni kurulan “Irak Sanayici ve İş adamları Derneği” varken hemen bunun arkasından bu sefer “Irak Sanayici ve Yatırımcı İşadamları” adı altında ikinci bir dernek kuruldu.
Böylece kentte birbirinin çalışmasını olumsuz etkileyen, birbirine rakip, gücü bölünerek kente katkı veremeyen oluşumlar ortaya çıkıyor.

Kentimizde bu derneklerin doğru, verimli ve kurallara uygun çalışmasını denetleyen bir denetim mekanizması da yok.
Ayrıca bu derneklerin başarılarını sorgulayan ve somut olarak “ Bu güne kadar ne yaptınız ?” sorusunu soran da yok.

Kentin bazı gereksinimleri oldukça bu boşluğu duyarlı birileri doldurmaya çalışıyor.

Kentin eski Üniversitesi kente karşı görevini yapamayınca bir özel üniversite bu eksikliği doldurmaya çalışıyor.
Son olarak bu özel Üniversite bir siyasi parti başkanının önemli bir televizyon kanalı ile yaptığı programın Mersin’de kendi Üniversitelerinde olmasını sağlıyor ki, Mersin Üniversitesi’nin bu güne kadar bu düzeyde bir çalışması yok.

Mersin’de bir Kent Müzesi mevcut değil. Mersin’de duyarlı bir Mersin sevdalısı bir eski Mersin evini kendi imkanları ile Kent Müzesi haline getirip bu boşluğu dolduruyor. Ayrıca bu binanın salonunda on beş günde bir kent için önemli konularda konuşmacı getirerek dinleyicileri bilgilendiriyor. Mersin’de dolmayan büyük salonlarda yapılan formalite konferanslara karşı Kent Müzesi’nin küçük salonu gerçekten ilgi duyanlarla tamamen doluyor ve verimli olarak bir ihtiyacı karşılıyor.

İlk duyduğumda ve basın toplantısına gittiğimde yeni kurulan MEBİDER’ i  (Mersin Bürokrat ve İşadamları Derneği) tam olarak anlayamamış ve çok da gerekli olduğunu düşünmemiştim. Bir bürokratlar ve iş adamları beraberliği bana çok mantıklı gelmemişti. Sanki sosyal hizmet amacı ve kulüp adı altında üyelerine menfaat ve güç sağlayan diğer oluşumlar gibi düşünmüştüm. Yani bürokratlara terfi ve iyi görevler, iş adamlarına da daha fazla iş ve kar sağlayacaktı.
Fakat yakından tanıyınca, üyelerinin kimler olduğunu görünce ve yapabileceklerini düşününce böyle bir derneğin gerekliliğine ve yukarıdaki konular gibi kentte bir ihtiyacı karşılayacağını,  bir boşluğu dolduracağını düşündüm.
Bu durumda bir eksikliği ve bunun sonucunda da bu eksikliğin doldurulmasını düşünen insanların birlikteliğiyle MEBİDER kurulmuş oluyordu.Ayrıca Türkiye’de ilk kez denenen ve başarılı olursa diğer illere de örnek olacak  bir model.
Yaptıkları basın toplantısında Başkan açıklıkla tüm sorulara cevap vermeye çalıştı. Burada bir çok dernekte görmediğim farklı bir durumu tespit ettim. Başkan öne çıkmamaya çalışıyordu. Gelen soruların cevaplanmasında ve cevapların paylaşılmasında diğer arkadaşlarına söz vermeye çalışıyordu.

Basın toplantısı dışında üyeler hemen dağılacakları yerde bu toplanma fırsatından yararlanıp bir üyeler arası toplantı yaptılar. Bu toplantılarına katılarak biraz daha fikir sahibi olabildim. Bu kısa zamanda hep Mersin’in sorunlarından söz ettiler ve burada ellerindeki resmi ve sivil güçle kentin sorunlarını çözmede ve kente katkı vermede başarılı olabileceklerine inandım.
Bu kısa toplantılarında Mersin’de bir gemi atık toplama gemisinin ( sintine gemisi) olmadığını öğrendim.
Bu gerçekten Mersin’de pek söz edilmeyen gizli, derin ve büyük bir sorun.
(O günden beri Antalya, İskenderun, Kocaeli Belediyeleri ve Deniz Ticaret Odası ile bağlantı kurup Mersin’in bu deniz kirliliğini etkileyecek sorununu inceleyip bir rapor haline getirmeye çalışıyorum.)

MEBİDER çok değerli üyeleri ile gerçekten ümit veriyor. Umarım bu yapılarını korurlar, yeni üye almakta çok titiz davranırlar, özellikle bu kenti geliştirmeyen, her oluşumun içerisinde olmaya çalışan yüz kişinin içlerine sızmasına müsaade etmezler.

Son olarak da yine ümidimi koruyarak, tüm bu oluşumların içerisinde bulunan  kenti ve bulundukları oluşumu geliştirmeyen “Kenti Geliştirmeyenler” in Mersin’in bu şanslı, yatırımların ve fırsatların olduğu dönemde değişmelerini ve bu kentin iş, aş bekleyen insanlarını, işlerini kaybeden, zor durumda olan esnaflarını, refah seviyesi yüksek, düzenli bir kentte yaşamak isteyen insanlarını düşünerek bu yaşadıkları kente ve çevrelerine faydalı olma yönünde değişeceklerini ümit ediyorum. 

Harun Arslan
 
 
25 Haziran 2012 Pazartesi 16:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:57
  • Güneş06:32
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:04
  • Yatsı20:29
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1394 - Timurlenk Diyarbakır'ı işgal etti.[kaynak belirtilmeli]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu. Bu buluşuyla 1905 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü alacaktır.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.
1923 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.
1926 - Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 Haziran'da İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu.
1976 - Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi. Jorge Rafael Videla, Emilio Eduardo Massera ve Orlando Ramon Agosti'den oluşan cunta iktidara el koydu, yedi yıllık diktatörlük döneminde 30 bine yakın kişi kaybedildi.
1978 - Savcı Doğan Öz öldürüldü.
1998 - Hindistan'da çıkan fırtınada 250 kişi öldü 3000 kişi yaralandı.
1999 - NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı. Bu NATO'nun egemen bir ülkeye yaptığı ilk saldırı olarak tarihe geçti.
2000 - Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
2000 - Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti.
2001 - Apple şirketi Mac OS X 10.0 (Cheetah)'ı piyasaya sürdü.
2006 - İspanya'daki ETA örgütü süresiz ve kalıcı ateşkes ilan etti.
2007 - Türkiye Euro 2008 elemelerinde Yunanistanı futbol maçında 4-1 mağlup etti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji