10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Yurt » Mersin’de ‘Barış Süreci ve Nefret Söylemi’ Paneli

Mersin’de ‘Barış Süreci ve Nefret Söylemi’ Paneli

Türkiye Barış Meclisi Mersin Barış Girişimi tarafından, ‘Barış Süreci ve Nefret Söylemi’ adıyla organize edilen panelde, son dönemdeki siyasi gelişmeler, Kürt Sorunu’nun barışçıl çözümüne ilişkin atılan adımlar ve BDP’li milletvekillerinin İmralı ile yaptığı son görüşmenin medyaya sızdırılması masaya yatırıldı.

 
 
Mersin’de ‘Barış Süreci ve Nefret Söylemi’ Paneli
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda organize edilen panele, konuşmacı olarak Yazar ve Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz, Strasbourg Üniversitesi Öğretim Üyesi Asst. Prof. Dr. Maya Arakon, Başkent Kadın Platformu Sözcüsü Fatma Bostan Ünsal, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç, Avukat ve Yazar Eşber Yağmurdereli katıldı.

Panele dinleyici olarak, BDP MYK Üyesi Ferhat Tarhan, BDP Mersin İl Eşbaşkanı Halis Ernarinci, Akdeniz Belediye Başkanı M. Fazıl Türk, Aktivist Halil Savda, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler, sivil toplum örgütleri, sendika temsilcileri, üniversite öğrencileri ve yurttaşlar katıldı. Salonun dolduğu ve Moderatörlüğünü Hakan Tahmaz’ın yaptığı panelin açılış ve teşekkür konuşmasını Mersin Barış Girişimi Sözcüsü Ayşe Aydoğan yaptı.



Tahmaz: ‘İmralı tutanaklarını sızdıranlar ortaya çıkarılmalıdır’

Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz da konuşmasında, İmralı görüşmesine ait tutanakların basına sızdırılmasını ele aldı. “Kim, hangi amaç ve niyetle yaparsa yapsın, bunun izahı mümkün olmayan, Türkiye’nin ayağındaki pranganın çözülmesine hizmet etmeyen bir tutum ve davranış olduğunu ve provokasyona yol açacak bir gelişme olduğunu düşünüyorum” diyen Tahmaz, “İyi niyetli olabilme ihtimali yoktur. Basından öğrendiğimize göre metin, BDP’de birileri tarafından hazırlandığı iddia edilen bir metindir. BDP’ye çok büyük bir yük düşüyor. BDP yöneticileri, bunu kim, neden, niçin yaptığına bakmadan açığa çıkarmak zorundadır. Bunu bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Tahmaz, basında yer aldığı biçimiyle, tutanağı yayınlayan Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Hikmet Bila’nın, açıktan, BDP’yi işaret ettiğini kaydederek, “BDP Eş Genel Başkanları da DTK Başkanı da bunun ahlaki bir şey olmadığını, kendileriyle ilgisi olamayacağını söylemişlerdir. Sayın Demirtaş’a, Sayın Kışanak’a, Sayın Türk ve Tuğluk’a önemli bir görev düşüyor. Bu provokasyon, barış umutlarımızı yok etmeye yönelik bu adımı kim, hangi amaçla atmışsa ortaya çıkarılmalıdır. Nasıl ki Fransa’da yapılan katliamın sorumlularının peşini bırakmadıysak, bunun da peşini bırakmayacağımızı Barış Meclisi olarak açıkça ifade ediyorum. Tabi eğer Hikmet Bila’nın söylediği doğru ise… Bunun üzerine gitmemiz gerekiyor” dedi.

Aynı olayla ilgili diğer bir noktanın da AKP ve BDP’nin takındığı tutum olduğunu kaydeden Tahmaz, bu durumun, halkın barış umutlarını arttıran en önemli işaretlerinden biri olduğunu söyledi. Hakan Tahmaz, “Bu tutumların alkışlanması gerekir. AK Parti’nin, bunun üzerine atlayıp sürece zarar verecek bir tutum içerisine girmemiş olması; BDP’nin de cesaretle bunun üzerine gideceğini ifade etmiş olması, bizim barışa dair umutlarımızı, çözüme dair umutlarımızı, sürecin devam edeceğine dair umutlarımızı güçlendiriyor” diye konuştu.



Prof. Dr. Kılınç: ‘Önemli olan kendi dilimizi yaratmaktır’

Barış süreçleri ve Kürt sorununun sosyal boyutları konusunda çalışmaları olan Barış Aktivisti, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç da sunumunda, İmralı tutanaklarının sızdırılmasına değindi. Prof. Dr. Kılınç, “Neyin olup bittiğinden çok, neyi konuştuğumuz önemlidir. Ve şimdi, biz şu veya bu nedenle birileri, bizim konuşmak istemediğimiz bir şeyleri konuşturuyorlarsa onu engellememiz lazım. Yoksa sızdı, sızmadı. Sanal dünyadayız. Bu bilgi (görüşme tutanakları) er-geç çıkacaktı, 3 gün ya da 5 gün. Şimdi, konuşma alanına hangi güçle gireceğimiz önemli. Yani bizi konuşturmak istedikleri gibi mi konuşacağız? Yoksa kendi dilimizi mi yaratacağız? Yani biz, konuşmanın öznesi olacak mıyız, olmayacak mıyız? Önemli olan budur” dedi.



Prof. Dr. Kılınç: ‘Savaş değil, barış diliyle yapılan barış kalıcı olur’

Savaş ve çatışmalı süreçlerde ‘Savaş ‘Dili’ ile ‘Barış Dili’nin kullanımına işaret ederek, barışa omuz veren insanların, bir yandan ‘nefret söylemi’ ile de baş ettiğini kaydeden Prof. Dr. Nilgün Toker Kılınç, Türkiye’de nefret suçuna işaret ederek Sinop ve Samsun örneklerini vererek şöyle konuştu:  “Enteresan bir şekilde, Türkiye tarihinde ilk kez bir siyasi bunun bir nefret suçu olduğunu ilan etti. Ve Başbakan Tayyip Erdoğan, kürsüden bunu söyledi. Açıkça bunun ‘nefret’ suçu olmadığını söylese de bir gruba yönelik özel bir ayrımcı suç olduğunu ilan etti. Bunu, Erdoğan’ı olumlamak için söylemiyorum. Ama tam da barışa irade koyduğunda siyasal irade, bu işlenmiş nefret suçunu, nefret suçu olarak görmek zorunda kaldı. Sanıyorum barış da böyle bir şey. Zaten mevcut olan bir şeyi, başka türden tarif etmemize imkân veren bir şey. Yani barışın, tanımlarımızı değiştiren bir şey olması lazım.”

Sözlerini, “Barış 2 şekilde yapılabilir” diyerek sürdüren Prof. Dr. Kılınç, “Savaşın diliyle de barışı yaparız. Ya da bir barış dili oluşturarak barış yaparız. Ben şimdi çok emin değilim, bunu göreceğiz. Yani savaşın diliyle barış, yani ateşkesten bahsediyorum, savaşmazlık paktı anlamında bir barış yapabiliriz. Ama bir de barışın dilini kuracak, yeniden bir aradılığı tesis etmek anlamında barış yapabiliriz. Bir nefret söylemi ile barışa gidecek olan yol, ikinci söylediğimdir. Yani kartların yeniden açıldığı ve bir arada yeniden yaşamanın imkânı için, yeniden bir bir aradalık tarif etmeye çalıştığımız şey, ancak nefret söylemiyle baş edebilir. Savaşın diliyle yapılacak bir barış, nefretleri olduğu yere çakar. Yeni bir savaşa kadar” diye konuştu.



Prof. Dr. Maya Arakon: ‘Toplumsal barışı yukarıdan emirle sağlayamazsınız’

Strasbourg Üniversitesi Öğretim Üyesi Asst. Prof. Dr. Maya Arakon ise sunumunda, ‘çatışmalı süreçlerde barış nasıl sağlanabilir, altyapı nasıl oluşturulabilir?’ konularını masaya yatırdı. İRA, FARC ve ETA örneklerini veren Arakon, barış süreçlerinin uzun soluklu olduğunun altını çizdi. “Barış sürecinin en zor olan kısmı, siyasal barış değildir. Zor olan, toplumsal barıştır”  diyen Maya Arakon, “ Toplumsal barışı, yukarında bir tek emirle, ‘haydi barışın’ diyerek sağlayamazsınız. O yüzden işte burada bir barış dili, nefret ve şiddet dili konuya dâhil oluyor. Bu noktada devletlerin yapısına bakmak, özelde, modern ulus devletlerin inşa sürecinin, homojenleştirme ve tek tipleştirmeden geçtiğini bilerek devam etmek lazım. Biliyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti’nde yeni konuşmaya başladığımız homojenleştirme ve tek tipleştirme, süreç içinde, devletin karşısında birçok iç düşmanlar yaratma sürecini doğurdu. Bu süreçte devletin eğitim sistemi ve medya gibi ideolojik aygıtları devreye giriyor. Bu tür ideolojik aygıtlar kullanılarak, her dönem belli bir kitle ‘iç düşman’ olarak yansıtıldı. Bir dönem komünistler iç düşmandı, ondan sonra İslamcılar, sonra Kürtler oldu, habire kutuplaşmalar yaratıldı” ifadelerini kullandı.

‘Türkiye’de şiddet ve nefret suçunu en çok siyasetçiler ve medya üretiyor’

Türkiye’de ‘şiddet ve nefret suçunun’ üretilmesi ve topluma işlenmesinde siyasetçiler ve medyanın rolüne işaret eden Prof. Dr. Arakon, “Barış süreçlerinde önemli olan nefret ve şiddet dilini nasıl bertaraf edeceğimizdir. Türkiye’de özellikle son 5 yıldaki siyasetin seviyesi ayak bileğine kadar indi. Gerek siyasilerin birbirlerine karşı kullandıkları üslup, gerekse de yorumcuların birbirlerine kullandıkları üslup, tahammül edilebilir bir üslup değil. Ve oradan itibarla da tabi ki buna karşı bir yasal yaptırım mekanizması oluşturulması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Sunumunda, medya etiğinin önemini de vurgulayan Prof. Dr. Maya Arakon, Türkiye’de ise medyanın, Kürt sorununu yıllarca ‘terör ve eşkıya’ sorunu olarak yansıttığına dikkati çek. Prof. Dr. Arakon, yaptığı çalışmalar ve alan araştırmaları sonucunda, hiçbir ülkede, Türkiye’deki kadar insanları kışkırtan, galeyana getiren, milliyetçi duyguları sürekli tırmandıran ‘medya ifadeleri’ olmadığını da sözlerine ekledi. İki oturum halinde düzenlenen panel, dinleyicilerin sorularına verilen yanıtlarla devam etti.
 
 
5 Mart 2013 Salı 09:46
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:34
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:49
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:47
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1402 - Ankara Savaşı: Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara'nın Çubuk Ovası'nda yapılan savaş.
1871 - British Columbia, Kanada federasyonuna katıldı.
1881 - Amerika Birleşik Devletleri ordularına karşı savaşan son Yerli kabile şefi olan Sioux kabilesi lideri Oturan Boğa teslim oldu.
1903 - Ford ilk arabasını üretti.
1916 - I. Dünya Savaşı: Rus askerleri Ermenistan'ın Gumiskhanek kentini ele geçirdi.
1921 - New York ile San Francisco arasında hava yolu ile posta servisi başladı.
1936 - Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
1940 - Danimarka, Birleşmiş Milletler'den ayrıldı.
1944 - II. Dünya Savaşı: Adolf Hitler'e, Alman ordusundan bir albayın (Claus von Stauffenberg) önderliğinde, başarısız olarak sona eren 20 Temmuz suikasti gerçekleştirildi.
1949 - İsrail ve Suriye, 19 ay süren savaşın ardından barış antlaşması imzaladı.
1951 - Ürdün Kralı I. Abdullah, Cuma namazı sırasında bir Filistinli tarafından öldürüldü.
1960 - Seylan'da (şimdiki Sri Lanka), Sirimavo Bandaranaike, dünyanın seçimle iş başına gelen ilk kadın başbakanı oldu.
1964 - Vietnam Savaşı: Vietkong askeri birlikleri Cai Be'ye saldırdı: 11 Güney Vietnam'lı askeri personel ile 30'u çocuk 40 sivili öldürdü.
1965 - Moskova'ya yaptığı ziyaretten dönen Başbakan Suat Hayri Ürgüplü, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.
1969 - Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı. Apollo 11 Ay yüzeyine indi. Astronot Neil Armstrong Ay'a ilk ayak basan insan oldu.
1973 - Filistinli militanlar, Amsterdam'dan Japonya'ya giden Japon havayollarına ait bir yolcu uçağını kaçırarak Dubai'ye indirdiler.
1974 - Kıbrıs Barış Harekatı: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Garanti Anlaşması'nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın başlangıcı.
1976 - Viking-1, 11 ay süren yolculuktan sonra Mars'a kondu ve Dünya'ya fotoğraflar aktarmaya başladı.
1980 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye ülkelerin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımamaları gerektiğine 14-0 oyla karar verdi.
1984 - Penthouse dergisi çıplak fotoğraflarını yayımlayınca, Miss America yarışması yetkilileri, Vanessa Lynn Williams'tan tacını iade etmesini istedi.
1994 - Kuyruklu yıldız Shoemaker Levy 9'un parçaları Jüpiter'e çarptı.
1996 - İspanya: ETA bir havaalanına bomba attı: 35 kişi öldü.
2001 - Londra Borsası halka açıldı.
2002 - Lima'daki (Peru) bir diskotekte çıkan yangında 25 kişi öldü.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliğe izin veren dördüncü ülke oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
13.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu242728363940
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji