Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Mersin’i Geliştirmeyenler Ve Gelişen Mersin

Mersin’i Geliştirmeyenler Ve Gelişen Mersin

Mersin’in özellikle son 15 yılına baktığımız zaman kentin belli önemli noktalarında dönüşümlü olarak bulunan görevli değişmeyen 100 kişi görürüz.

 
 
Mersin’i Geliştirmeyenler Ve Gelişen Mersin
Bunlar sürekli olarak aynı görevde olmasalar da hep kentin karar verici bir önemli farklı noktasındadırlar.

Bu kişiler bazen bir siyasi patinin yönetiminde, bazen bir belediye başkanının danışmanlığında veya bir sivil toplum örgütünün başkanlığında yada yönetimindedirler. Bir süre sonra aynı kişiyi başka bir siyasi partinin yönetiminde görürsünüz. Sonra da bir odanın başkanı yada yönetim kurulundadır.

Kentimizde sürekli konsey, platform, kurul gibi oluşumlar görülür.

Bu kişileri yine bu oluşumlardan birinin içerisinde görürsünüz.

Genel seçimlerde her hangi bir partiden Milletvekili aday adayı yada İl Genel Meclisi üyesi adayıdırlar. Yerel seçimlerde belediye başkan aday adayı veya belediye meclis üyesi adayıdırlar.

Bu kişiler hemşericiliğe ve o çevreden güç almaya önem gösterirler. Mersin’de yaşadıklarına, kazandıklarına rağmen dedelerinin yada babalarının geldiği kentin hemşeri derneğinin yönetimindedirler.

Öncelikle kendi geldikleri yörenin takımını tutarlar, hatta daha ileri giderek o kentin önemli günlerini dahi Mersin’de kutlarlar.

Bir süre sonra bu kişiler için ülke, kent ve kentin insanlarından önce kendi mevkileri, güçleri, etkileri gelir. Kimi menfaat, kimi güç, kimi isim, kimi de yükselme peşindedir ve bunlara alışanlar hırsa kapılırlar ve herhangi bir mevkide olmadan yapamazlar. Mevkide olmak hizmet için değil maddi veya manevi menfaat yada yalnızca tatmin içindir.

Bir an bunları ve çevrenizdeki insanları düşünün, hemen aklınıza birkaç isim gelecektir, hep birlikte kentin son iki on yılına baktığımızda hep önemli bir mevkide olup kente yarar sağladığını düşünüp, aslında hiçbir yarar sağlamayan bu yüz kişiyi kolayca ortaya çıkarabiliriz.

Yine bu kişiler bir gün Mersin’e yapılacak havaalanına karşıdırlar, yapılacak yerdeki verimli tarım arazilerini öne sürerler. Mersin’in sahillerine, narenciye ağaçları kesilip yerlerine belki yüz havaalanı alanı kadar araziye sahil siteleri yapılırken seslerini çıkarmayanlar havaalanına karşı çıkarlar. Bir süre sonra dengeler değişince havaalanının yapılmasına taraftar olurlar.

Bir gün nükleer santralin zararlarından söz edip karşı çıkarlar, arkasından ülkenin enerji ihtiyacından söz edip gerekliliğini anlatırlar.

Başarısız Akdeniz Oyunları alınması girişimi için İtalya’ya giden ekibin içindedirler. Tüm dış gezilerdeki heyetlerin içerisine bir şekilde girerler. Akdeniz Oyunları alınınca, kendi katkılarını dillendirirler.

Yıllardır sürekli söylendiği halde, Mersin’de yalnızca birkaç kurumun birleşip gerçekleştirebileceği ve tüm Mersin esnafını kurtaracak Lazkiye – Beyrut deniz otobüsü seferlerini gerçekleştiremeyenler,

şimdilerde kurvaziyer turizminin gerçekleşeceği görülünce, Mersin’in deniz kıyısında olduğunu hatırlayıp faydasını anlatan zamansız demeçler vermekte fakat bir kısımda ya gerçekleşirse, yada kimin gerçekleştireceği endişesi ile suskun kalmaktadır.



Önce hükümetin yoğunluğu kaldıramaz hale gelip sanayi bölgesi olarak dolan Marmara’nın yerini Çukurova’nın, turizm bölgesi olarak da dolan Antalya’nın yerini Mersin sahillerinin alacağı kararlılığı bilinmelidir.

Artık önüne büyük hedefler koyan Türkiye başarılı 2013 Akdeniz Oyunları’nın sonucunda 2020 Olimpiyatlarını alma hedefi içerisindedir ve bunun içinde hükümet Mersin için engelleme ve yavaşlatma çalışmalarına ve kenti geliştirmeyenlere rağmen devlet gücü ile mükemmel organizasyonu ve gerekli alt yapıyı ve tesisleri yapacaktır.



Tüm bu olumluluklarla birlikte Mersin’de -tesadüf olmadığına inandığım- Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’na görev verilmiştir.

Gerektiğinde 20 saat çalışabilen, kentin gelişmesinden başka bir şey düşünmeyen ve uyum içerisinde çalışan bu iki kişi büyük bir çaba ile Mersin’in 30 yıllık kaderini değiştirmeye çalışıyorlar.

Özellikle resmi kurumların ve resmi organizasyonların başında olan kişilerin kendi çalışma tempolarına ayak uydurmalarını ve bölgeyi sahiplenmelerini istiyorlar ve onları buna zorluyorlar.

Geçtiğimiz kısa dönemde önce Akdeniz Oyunları Koordinatörünün sonra da Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri’nin değiştirildiğini hatırlarız.

Maalesef biz Mersin halkı olarak aynı duyarlılığı gösteremiyoruz. Yıllardır kentin kilit noktalarında oturup bu kentin gelişmemesi ve aynı kalması için ellerinden geleni yapan insanları değiştiremiyoruz. Kenti geliştirmeyenler kendi aralarında bir dayanışma içerisindeler ve yerlerini korumaktalar.

Bunlara karşı birde kenti geliştirmek isteyenler ve kısık bir sesle de olsa bu kişilere karşı mücadele edenler var. Maalesef bu kişiler çok azınlıkta kalmaktalar. Bunların bir kısmı da umutsuzluğa kapılarak artık vazgeçmiş, köşelerine çekilmiş, kentin kaderine razı olmuş durumdalar.

Bütün bu olumsuzluklar tüm kentte bir ümitsizliğe ve inançsızlığa sebep olmuş ve hala insanlar yapılacaklara inanamamakta ve öneme almamaktalar.

Akdeniz Oyunları alındı. Hala bunun anlamı anlaşılamamakta.

Dört spor tesisinin temeli atıldı, başlandı, haftaya diğer tesisler başlayacak. Havaalanının ihalesi yapıldı, başlıyor. Turizm bölgesinin yolunun önemli bir bölümü bitirildi, başlanıyor. Marina açıldı. Sanayi tesisleri yeni yatırımlar yapıyor. Organize sanayi bölgeleri doluyor, yeni organize sanayi bölgeleri açılıyor. Yeni nesil serbest bölgeler ilk kez Mersin’de açılacak. Bu yıl bazı kurvaziyer gemilerin Mersin’e uğrayacağı kesinleşti. Mersin İstihdam artışı açısından Türkiye ikincisi oldu. Tüm bu gözle görünen gelişmelere rağmen Mersinliler hala inanmıyorlar.

Kenti geliştirmeyen bu yüz kişi kentin her yerinde, kentin her noktasına hakim. İnanılmamasına, güvenilmemesine istekliler, değişime, gelişime karşılar.

Fakat sonuçta iş bulamayan, işsiz kalan, evine ekmek götüremeyen, kazancı azalan, yokluk fakirlik ümitsizlik içerisinde olan halk bundan zarar görüyor ve Mersin gibi bir hazinenin üzerinde bundan yararlanamadan oturuluyor.

Artık Mersin’de bir dönemin kapandığının kentin 30 yıllık gelişmesiz bekleyişinin sonuna gelindiğinin farkına varılabilmelidir ve bu tüm çevremizi kaplayan siyasi partilerde, konseylerde, platformlarda, odalarda, derneklerde hatta sanat ve kültürle, müzikle ilgili sivil oluşumlarda bulunan kenti geliştirmeyenlerin zamanının dolduğunu ve kurum ve kuruluşlar ve kişilerle ilgili bir değerlendirme yapma ve karne verme zamanının geldiğini düşünüyorum.

Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan ve Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu’nun yoğun çalışmalarının arasında birde dernekler, konseyler, platformlar, odalar, birliklerin ziyaretleri var. Onların zamanlarını almakta ve her yeni yönetim her seferinde bu ziyareti yapmakta.

Valimize son geçtiğimiz hafta yapılan ziyaretlere baktığımızda bunların içinde - hala hatırımda Havaalanının iptali için açtığı dava olan - bir oda, bir yardım kurumu ve de bir oyun kulübü var.

Bu yönetimler daha sonra yine bir heyetle Ekonomi Bakanımızı ziyaret edeceklerdir.

Basında yer alacak ama zaman kaybı ve çalışanları meşgul etme dışında sonuçta ne getireceğini düşünmek gerek.

Yine Mersin’e Ekonomi Bakanı’nın her gelişinde mutlaka yoğun bir program var ve açılışlar, çalışma toplantıları yapılıyor.

Yıllar sonra Mersin’de ilk kez bu kadar yoğun bir Valinin Mersin’de olduğu neredeyse her gün kentin gelişmesine, kurumlar arasında işbirliğine, sivil toplum örgütlerini çalışmaya yönlendirici toplantılar ve etkinlikler yapılıyor.

Valimizin görevli olarak kent dışında olduğu ve Ekonomi Bakanımızın Mersin’de olmadığı bir dönemde kent adeta suskun bir şekilde yine kaderine terkedilmiş durağan haline dönüyor. Bu dönemde kentin her tarafına dağılan kenti geliştirmeyenlerin içinde olduğu çeşitli parti, örgüt, konsey, platform, dernek, kurum ve odalardan adeta hiçbir hareket yok.

Şimdi Mersin’de yalnızca iş yapma, üretme, katkı verme zamanı olduğunun bilincinde, yakın zamanda ülke ve bölgede önemli yerini alacak Mersin’de kenti geliştirenler ve bu önemli dönemde kenti geliştirenlerin arasına girenlerin Mersin geleceğinde unutulmayacağı bilinmelidir.


Harun Arslan
 
 
27 Ocak 2012 Cuma 07:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:45
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:43
  • Akşam17:59
  • Yatsı19:28
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji