Bakan Elvan’dan Emeklilere TOKİ Müjdesi

Ana Sayfa » Gündem » Mersin’de “ Suriyeli Konuklar” ve Önceliğimiz : Barış- Hoşgörü... Harun Arslan yazdı

Mersin’de “ Suriyeli Konuklar” ve Önceliğimiz : Barış- Hoşgörü... Harun Arslan yazdı

Mersin’li olmanın, bu kentin tarihine ve hayatına sinmiş insanlık değerlerinin öne çıkarılması gereken günlerden geçiyoruz.

 
 
Mersin’de “ Suriyeli Konuklar” ve  Önceliğimiz : Barış- Hoşgörü... Harun Arslan yazdı

Başta Esnaf Odası Başkanı’nın, Suriyeli işyerlerinden dolayı Mersinli esnafın kötü durumda olduğu ve kepenk kapattığı açıklaması haberleri tüm ulusal ve yerel basında yer aldı.

70 bin esnafın bulunduğu Mersin’de 200’ü dahi bulmayan Suriyelilerin işyerleri adeta Mersin ekonomisini çökerttiği imajı verildi.

Esnaf Odası Başkanından sonra MTSO Başkanı’nın da Suriyelilerin Mersin ekonomisine zarar verdiği haberleri günün konusu oldu.

Ve adeta Suriyelilere karşı aleyhte bir kampanya başlatıldı.

Son günlerde Maraş, Antep ve Adana’da ki provokasyon olduğu açıkça görülen olayları üzülerek izledik (tabii bu tür olayların Mersin’e de sıçramamasını ümit edelim… ve gereğini yapalım).

Yıllardır kentin önemli köşelerinde görev alan “Değişmez Başkanlar”ın artık bu kenti doğru tanımış olmaları gerekiyor.

Bulundukları konum itibarı ile verdikleri her demeçte çok dikkatli olmalılar ve sebep olabilecekleri olayları ve olumsuzlukları önceden hesap edebilmeliler.

Yöneticilik, İdarecilik, Başkanlık, Liderlik bunu gerektiriyor.

Çok şükür ki olabilecekleri önceden görebilen, önemli durumlarda anında müdahale edebilen, öngörüsü güçlü, akılcı, belki de umulmadık tehlikelerin önceden önlemini alabilecek yöneticilerimiz de var. Valimiz sn. Hasan Basri Güzeloğlu bu durumu görerek ve hissederek önce kentteki resmi ve sivil yetkililerle bir araya geldi, konuyu gündeme getirdi, sonra da Büyükşehir Belediye Başkanı, MTSO ve Esnaf Odası Başkanlarını da yanına alarak bir basın toplantısı yaptı.

Büyükşehir Belediye Başkanı artık Mersin’i daha iyi tanımış, kentteki barış dengelerini daha iyi anlamış olarak barış ve huzuru destekleyici mesajlar verdi.

Konuyu ilk başlatan Esnaf Odası Başkanı da konunun yanlış anlaşıldığını, yalnızca Suriyeli işyerlerinin ve çalışanların gerekli prosedürleri yerine getirmeleri gerektiğini belirtti. En azından bu şekilde konuyu yeniden değerlendirmesini hatadan dönme ve olumlu bir gelişme olarak kabul edelim.

MTSO Başkanı da son söylediklerini değiştirerek 2013 yılında 109, 2014 te 170 Suriyeli şirketin kurulduğunu ve özellikle bu şirketler sayesinde Suriye’ye ihracatın % 330 arttığını söyleyerek, bu kez Suriyelilerin Mersin ekonomisine katkı verdiğini belirtti.

Sn. Valimiz konuşmasında Esnaf Odası’nın belirttiği 200 bin gibi abartılı rakama karşılık, resmi olarak Mersin’de 41.800 Suriyelinin yaşadığını söylüyor. Gerçek rakam bu…

Yani Başkanlarımızın söylediği gibi bu kadar çok Suriyeli Mersin’de yok ve de gerçekte Antep, Maraş ve Adana’dan farklı ticaret erbabı orta ve yüksek gelirli bir Suriyeli kesim Mersin’de yaşıyor; bunlar Mersin ekonomisine ciddi katkı veriyor…

Unutulmamalıdır ki, Mersin iki asırdır göçle gelen insanlara kucak açmış, onlara iş ve aş vermiş, ekmeğini paylaşmıştır. Mersin, Barış ve hoşgörünün hakim olduğu bir kenttir ve insanlarında yardımseverlik ve dayanışma duygusu çok gelişmiş ve yerleşmiştir. Kuruluşundan itibaren bu kente gelen herkes, yerleşik ahaliden destek ve yardım görmüştür. Mersin’de bugüne kadar hiç kimsenin dini, dili, mezhebi, ırkı ile ilgili bir ayrımcılık yapılmamıştır.

Yine 2 asır önce Arap ülkelerinden Mersin’e göç edenlere kimse mezhebini sormamış, böyle ötekileştirmeye gidilmemiştir.

Mersin Milletvekili Vahap Seçer’in, Meclis’te Suriyelilerle ilgili verdiği soru önergesi ise farklı bir ayrımcılığı ve suçlamayı içermektedir; Mersin’in geleneksel barış ve hoşgörü anlayışına uymamaktadır.

Savaşın sebepleri, sorumluları vardır ve elbette bu farklı bir konudur. Öncelikli olan ölüm korkusu ile yurtlarını terk edip bizim ülkemize, kentimize sığınmak zorunda kalanlar için göstereceğimiz insanlık sorunudur. Her kim olursa olsun, kapınıza gelen yoksula, muhtaca ve hele can korkusu taşıyanlara bunun nedenini soramazsınız! Kapınızı açmak, ekmeğinizi ve suyunuzu paylaşmak zorundasınız. Ahlak, töre, inanç ve insanlık değerleri bunu gerektirir. Ötesini sonra konuşursunuz !

Maalesef konu siyasi bir mecraya da çekilmek isteniyor. Bu daha çirkin ve tehlikeli bir durumdur; politik bir çaresizliği ve çirkinliği işaret etmektedir

Mersinliler hiçbir kışkırtmaya gelmeden, sosyal medyadaki utanç verici ve Mersinlilere yakışmayan düşmanlık ve nefret söylemlerine asla önem vermeyerek geleneksel barış, hoşgörü ve konukseverliğini göstereceklerdir.

Avrupa ülkeleri Türkiye’ye vize uygulamasına başladıktan sonra bir daha Avrupa’ya gitmeme kararı almıştım.

Bu zaman içerisinde birçok Arap ülkesine geziler yaptım ve defalarca Suriye’ye gittim. Şam’ın o zamanlar da dünyanın en güvenli ve olaysız kentlerinin başında geldiğini biliyorum. Bu zaman içerisinde hiçbir olayla karşılaşmadım. Suriyeliler mantalite olarak da son derece barışçı insanlardır. Mersin’de de bu güne kadar karıştıkları önemli bir olay olmamıştır.

Valimiz Mersin ile Suriye arasında geçmişten gelen karşılıklı çok güçlü bir bağ ve ticari ilişki olduğunu, Suriyeli misafirlerimize gönlünü, kapısını açan, yetime baba olan, sorunların aşılmasında yüreklerini koyan Mersinli vatandaşlarımızın duyarlılığını saygıyla anmıştır; bu çabanın konuyla ilgili çalışmalarda en önemli manevi ve itici bir güç ve en büyük zenginliğimiz olduğunu belirtmiş ve katkı verenlere teşekkür etmiştir.

Temel dayanağımızın Mersin insanının hoşgörüsü, misafirperverliği ve gönül seferberliği olduğunu söylemiştir..

Suriyelilerle ilgili gündeme gelen konularla ilgili kapsamlı ve detaylı açıklamaların ve bilgilerin paylaşıldığı toplantıyı Sn.Valimiz şu sözlerle kapattı: “Mersin’e yakışan gönül zenginliğini yansıtan, milletin değerlerinin özü olan ve Mersin’in ortaya koyduğu ev sahipliği ve misafirperverliğinin resmi, sivil ve ticari kesimi temsil eden Başkanlarımız tarafından ifade edilmesinden mutluluk duydum. Özellikle de sosyal medya aracılığıyla vatandaşlarımız yanlış yönlendirilmesin. Bizi biz yapan değerlerimizin, insani yönlerimizin, manevi duygularımızın yoğunlaştığı Ramazan ayında kardeşlik duygusuna aykırı davranışlara asla tahammül etmeyiz. Mersin olarak her zaman bu duygularımızla geliştik öyle olmaya da devam edeceğiz.

Bu bizim için büyük bir onur ve gururdur. İnsanı kainatın özü olarak görmekteyiz. Suriyelilerin ötekileştirilmesine, dışlanmasına, haksız tutumlara konu edilmesine izin vermeyeceğiz. İlk sözümü yeniden son sözüm olarak paylaşmak istiyorum. İlk gelen Suriyeli misafirden itibaren Mersin’in güzelliğini yansıtan, evini, sofrasını açan, elindekini onlara aktaran, onlarla dertlenen tüm vatandaşlarımıza içtenlikle teşekkürlerimi sunuyorum.”

Şimdi kentimizdeki tüm kent dinamiklerine ve sivil toplum örgütlerine düşen görev, Valimizin bu son derece anlamlı ve olumlu çağrısı doğrultusunda kentimizde herhangi bir olumsuzluğun olmamasında ve Mersin’in geleneksel barış, hoşgörü anlayışına uyumda üzerlerine düşen görevi yerine getirmeleridir.

Artık Başkanlarımızdan da kimin daha önce ne söylediği, ne yazdığı, ne düşündüğü önemli olmamalıdır. Şu anda kentin önemli dinamikleri Mersin’de ki huzur ve barış adına ortak bir amaçta birleşmişlerdir. Bundan sonra önemli olan Mersin’de huzurun bozulmaması ve bir olay olmamasıdır. Bunun zararı tüm Mersin olarak hepimize dokunacaktır.

Mersin’li olmanın, bu kentin tarihine ve hayatına sinmiş insanlık değerlerinin öne çıkarılması gereken günlerden geçiyoruz.

Sn. Valimizin son basın toplantısı, bu anlamda bir hafıza tazelemiştir; çok ciddi bir sorunun aşılabilmesi yolunda sahiplenmemiz gereken asli değerleri hatırlatmıştır.

Bizler de bunun gereği için daha özenli ve dikkatli davranmalıyız.

 

Harun Arslan

 

 
18 Temmuz 2014 Cuma 14:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:57
  • Güneş06:32
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:28
  • Akşam19:04
  • Yatsı20:29
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1394 - Timurlenk Diyarbakır'ı işgal etti.[kaynak belirtilmeli]
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu. Bu buluşuyla 1905 yılında Tıp alanında Nobel ödülünü alacaktır.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, Time dergisine kapak oldu.
1923 - Yunanistan'da cumhuriyet ilan edildi.
1926 - Türkiye'de petrol arama ve işletilmesinin devletçe yönetilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı yatı olarak satın alınan Savarona'ya, İngiltere'nin Southampton Limanı'nda törenle Türk bayrağı çekildi. 1 Haziran'da İstanbul'a getirilen Savarona, Dolmabahçe önüne demir attı. Atatürk, yatı gezerek incelemede bulundu.
1976 - Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi. Jorge Rafael Videla, Emilio Eduardo Massera ve Orlando Ramon Agosti'den oluşan cunta iktidara el koydu, yedi yıllık diktatörlük döneminde 30 bine yakın kişi kaybedildi.
1978 - Savcı Doğan Öz öldürüldü.
1998 - Hindistan'da çıkan fırtınada 250 kişi öldü 3000 kişi yaralandı.
1999 - NATO, Kosova'daki Sırp saldırılarının sürmesi ve Batı Temas Grubu'nun anlaşma taslağını reddetmeleri üzerine, Yugoslavya'ya karşı hava harekâtı başlattı. Bu NATO'nun egemen bir ülkeye yaptığı ilk saldırı olarak tarihe geçti.
2000 - Varan Turizm'e ait otobüs, yolcularıyla kaçırıldı. Olaydan sonra yakalanan üç kişi, 36'şar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
2000 - Genelkurmay Başkanlığı, Talat Aydemir'in idamıyla sonuçlanan 1963'teki darbe girişimine katılan 1459 Harp Okulu öğrencisinin haklarını 37 yıl sonra iade etti.
2001 - Apple şirketi Mac OS X 10.0 (Cheetah)'ı piyasaya sürdü.
2006 - İspanya'daki ETA örgütü süresiz ve kalıcı ateşkes ilan etti.
2007 - Türkiye Euro 2008 elemelerinde Yunanistanı futbol maçında 4-1 mağlup etti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
18.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121628374649
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji