Mersin Ekonomi Platformunda Kemal Kaçmaz Dönemi

Ana Sayfa » Güncel » Mersin’de Gerçek Alman Yüzü!... Harun Arslan yazdı

Mersin’de Gerçek Alman Yüzü!... Harun Arslan yazdı

Bugün birçok Avrupalıda ve de özellikle Almanlarda Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının henüz unutulmayan anıları üzerinde gelişen dış düşman algısına ek olarak, ortaçağdan kalma katı bir Türk düşmanlığı ve korkusu toplumsal bilinçaltında hala sürmektedir.

 
 
Mersin’de Gerçek Alman Yüzü!... Harun Arslan yazdı

Türkiye’de görev yapan bir Alman konsolos arkadaşım, Güney Amerika’da akrabalarını ziyaretiyle ilgili bir anısını anlatmıştı:

Çocuklar yaramazlık yapınca, akrabaları: “Türkler Geliyor! Sizi Türklere Veririm!” diye onları korkutmuş; Alman arkadaşım çocuklara dönük bu korkutucu tehdidi duyunca çok şaşırmış... Çünkü, o akrabaları hiç Türkiye’ye gelmemişler ve ömürleri boyu bir “Türk”le de tanışmamışlar.

Bunun nedenini sorup, anlamaya çalıştığında, büyükannelerinin de böyle söylediğini ve birkaç yüzyıldır bu terbiye(!) yönteminin böylece süregeldiğini öğrenmiş.

Bugün birçok Avrupalıda ve de özellikle Almanlarda Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının henüz unutulmayan anıları üzerinde gelişen dış düşman algısına ek olarak, ortaçağdan kalma katı bir Türk düşmanlığı ve korkusu toplumsal bilinçaltında hala sürmektedir.

Bununla doğrudan ilişkili olarak da, günümüz koşullarında Türkiye’nin güçlenmesi hâlâ en büyük korkuları arasındadır.

 

Bunun içinde ellerinde iki kozu sürekli kullanırlar ve kullandılar:

-Terörle Türkiye’de karışıklıklar çıkartmak;

-Enerji yatırımlarını engelleyerek ülkenin ekonomik açıdan güçlenmesini önlemek .

Öyleyse ve doğal olarak Türkiye’yi kalkındıracak olan Havaalanı, Köprü, Tersane gibi büyük temel yatırımların da karşısında olurlar.

 

Türkiye son yıllarda ve özellikle “Barış Süreci” sonrasında terör olaylarına kalıcı çözümler sağlamaya başlayınca, bu kez bütün güçleriyle enerji yatırımlarını engelleme çalışmalarına ağırlık verdiler.

 

“Akkuyu” projesiyle ilgili çeşitli engellemelerin içerisinde olan Alman Vakıfları, yurt içindeki politik odakların desteğine rağmen başarısız oldu.

Yine ulusal enerji politikamız açısından zorunlu ve yerinde bir proje olan ve boşa akan suların değerlendirilmesini sağlayacak HES’ lere de karşı çıktı Almanlar.

 

Tarsus’un kardeş şehri Langen Belediye Meclis Üyesi Stefan Lobig Tarsus’ta yapılacak HES’ e karşı bir kampanya başlatmıştır; Tarsus Belediye Meclisi’nde bununla ilgili bir konuşma yapacak kadar da ileri gitmiştir.

 

Yine Taşucu SEKA’da bir Tersanenin yapımına karşı çıkılmasında Alman Heinrich Böll Vakfı öncülük yapmış ve karşıt eylemlere finansör olmuştur.

Bugün tersane ve devamla yat imalatı yapılacak bir Taşucu’nda sektörel bazda on bin kişiye iş imkanı sağlanacaktı.

 

Alaeddin Keykubat’ın Alanya’da yaptırdığı tersaneden sonra, 800 yıl Akdeniz’in Anadolu kıyılarında bir tersane yapılamamıştır. Arıza yapan Türk gemileri Marmara’ya, yabancı gemiler de Kıbrıs Rum Kesimine ve İsrail’e gitmektedir. Akdeniz’de bir tersane yabancı ülkelerin işine gelmemektedir ve yat imalatında da en önemli ülke Hırvatistan rakip istememekte ve bunlar Türkiye’nin güçlenmesini önleme dışında bir başka gerçeği de ortaya çıkarmaktadır.

 

Bugün tüm Almanya’da nehir kenarları dahi tersanelerle dolu iken ve bu tesislerin denizi kirletme oranı çok düşük iken, benzer bir yatırımın Taşucu’na yapılması konusuna “ Çevreci”(!) itirazlarla karşı çıkmışlardır.

 

Alman “Konrad Adenauer Vakfı” ise, nükleer enerjiye karşı yazı yazan yerel yazarları her yıl ödüllendirmektedir!

 

Alman Cumhurbaşkanı’nın son zamanlarda öne çıkan ve Türkiye’nin içişlerine karışmaya varan Türkiye düşmanı sözleri tüm bu olguları desteklemektedir.

 

Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’un her olayda Türkiye karşıtı söylemlerde bulunduğunu, bazı olaylarda Türkiye’ye gelerek olayların içine militan bir ruhla daldığını de ekleyelim.

 

Şimdi Mersin’in kardeş şehri Oberhausen’a geçtiğimiz haftalarda yapılan anlamsız gezi sonrasında ilişkilerin yoğunlaşacağı, bu sayede ülkemizde yapılacak kimi zorunlu yatırımlar konusunda yine olumsuz eleştirilere fırsat verileceği anlaşılıyor.

 

Uzun yıllar Almanya’da ve Avrupa’nın her yerinde yaşamış ve “Alman Edebiyatı ve Tarihi” eğitimi görmüş bir kişi olarak Avrupa’nın Türkiye ve Türkler üzerindeki olumsuz ön yargılarının ve düşmanlıklarının çok zor ortadan kalkacağını biliyorum.

70’ li yıllardan beri gittiğim Avrupa’da bir İsviçrelinin Boğaz Köprüsü yapıldıktan sonra alaycı bir şekilde “Sonunda Bir Köprünüz Oldu! “ sözünü, Avusturyalıların yakın zamana kadar Viyana girişinde bir kulede Türklerin gelmesini gözleyen bir kişi bulundurduklarını ve Almanya’da o günlerde Türklerin nasıl aşağılandığını üzülerek hatırlarım.

Ancak o günlerde Avrupa’da yaşayanlar, geçmişi bugünle kıyasladıklarında Türkiye’nin aldığı mesafeyi görebilir ve ülkeleriyle gurur duyarlar.

 

Peki; biz Mersin’den kalkıp Almanya’ya gitsek, onların herhangi bir yatırımına, bir tersane inşaatına, nükleer santral yapımına karşı çıksak acaba ne olur?

Tabii bizleri aşağı gören Almanlar buna gülerler ve bizi hiç hesaba almazlar… Ama bizim insanlarımız onlarla birlikte engelleyici eylemler yaparlar; onlar açısından bu karşı çıkışı yorumlamak şöyle dursun, aşağılık kompleksi içerisinde onlara minnettarlıklarını gösterirler.

 

Elbette bütün tablo böyle karanlık değil.

Geçtiğimiz günlerde Tarsus’un Fahri Hemşerisi olan eski Cumhurbaşkanı Sn.Christian Wulff gibi Türk dostu, evrensel değerlerle insancıl ve adil düşünen az sayıda Alman dostlarımızı bu söylediklerimizin dışında tutmak gerekir. Fahri Hemşeriliği gerçekten hak eden eski Cumhurbaşkanı’na hemşerilik beratını vermek çok yerinde olmuştur ve Türkiye adına doğruların, gerçeklerin bilinmesi ve söylenmesi için ciddi bir kazanımdır.

 

Mersin’de bilmeden Alman ulusal politikası yararına onlarla işbirliği içerisinde olan hemşerilerimizin, bütün bu söylediklerimizle ilgili ikna   olmaları için daha ileri olumsuz ve dramatik   örneklere gerek olmayacağını ümit edelim.

 

Önce Langen, şimdi Oberhausen, Silifke’nin Bergkamen, Anamur’un Bingen Alman “Kardeş (!) Şehirler”ini bir de bu açıdan ve yeniden düşünmekte yarar var… İyi niyetli beklentilerle yaygınlaşan bu “Alman Kardeş Şehirler” üzerinden ulusal politikamıza ve ekonomik gelişmemize zarar verecek eylemler ve söylemler artık bir son bulmalıdır.

Terörden ümidini kesen Avrupa devletleri ve özellikle de Almanlar, artık Türkiye’nin kalkınma yatırımlarını önlemede çaresiz kaldıklarını fark edip, son çare olarak iç kargaşalıkları desteklemeye ve Türkiye’deki protesto olaylarının büyümesini sağlamaya çalışacaklarını tahmin etmek için çok akıllı olmak gerekmiyor.

 

Ama ne acıdır ki; biz hâlâ Türkiye’nin finans notunu düşüren, Türkiye’ye özgürlüklerde kötü not veren, Türkiye’ye haksızlık yapan, aşağılayan Avrupalıları ve Almanları hâlâ hayranlıkla izliyoruz, onların kendi politik hesaplarına alet olarak eylemler yapıyor, yatırımlara karşı çıkıyoruz !

 

Bu yazıyı bitirirken:

* Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye ödülünü alan Türk filmini,

* İrlanda Milli Takımını deplasmanda yenen Türk Milli Takımını,

* Türkiye’nin gücünden korkan Alman devi Lufthansa Hava Yollarını,

* Altın piyasasını elinde tutmak için Bergama’da altın çıkarılmasını

   engellemeye çalışan Alman Altın Sektörünü düşünerek kendi insanlarımızın da Türkiye’nin gücünü ve Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını anlamalarını, bununla gurur duymalarını diliyorum.

 

HARUN ARSLAN

 
28 Mayıs 2014 Çarşamba 15:10
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>mehmet türker</p> <p>2014-05-29 12:04:54</p> <p>agzınıza yüreginize saglık.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:13
  • Güneş05:56
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:38
  • Akşam19:34
  • Yatsı21:03
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
2
2
0
0
6
2
Kasımpaşa
2
1
1
0
4
3
Beşiktaş
2
1
1
0
4
4
Karabük
2
1
1
0
4
5
Trabzonspor
2
1
1
0
4
6
Akhisar Bld.
2
1
1
0
4
7
Sivasspor
2
1
0
1
3
8
Bursaspor
2
1
0
1
3
9
Malatyaspor
2
1
0
1
3
10
Başakşehir
2
1
0
1
3
11
Kayserispor
2
1
0
1
3
12
Fenerbahçe
2
0
2
0
2
13
Gençlerbirliği
1
0
1
0
1
14
Göztepe
2
0
1
1
1
15
Antalyaspor
2
0
1
1
1
16
Konyaspor
1
0
0
1
0
17
Alanyaspor
2
0
0
2
0
18
Osmanlıspor
2
0
0
2
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1680 - Pueblo kızılderilileri İspanyollarca işgal edilmiş Santa Fe'yi (New Mexico) ele geçirdiler.
1878 - Amerikan Barolar Birliği (ABA) kuruldu.
1888 - William Seward Burroughs, ABD'de ilk başarılı toplama çıkarma makinesinin patentini aldı.
1911 - Mona Lisa tablosu, Louvre Müzesi'nin bir çalışanı tarafından çalındı.
1915 - İkinci Anafartalar Savaşı başladı.
1940 - Sovyet Devrimi liderlerinden Leon Troçki Meksika'da öldürüldü.
1957 - Semiorka adıyla bilinen, günümüzde halen kullanılan Sovyet füzesi R7'nin ilk başarılı uçuşu.
1959 - ABD başkanı Dwight Eisenhower, Hawaii'yi ABD'nin ellinci eyaleti olarak ilan etti.
1968 - Sovyet askerleri Çekoslovakya'yı işgal etti. Romanya devlet başkanı Nicolae Ceauşescu, halkını benzer bir işgale karşı silahlanmaya çağırdı.
1969 - Michael Dennis Rohan adlı bir Avustralyalı, Mescid-i Aksa'yı ateşe verdi.
1983 - Filipinler'de muhalefet lideri Benigno Aquino Jr., Manila uluslararası havalimanında suikast sonucu öldürüldü.
1986 - Kamerun'da Nyos volkanik gölünden çıkan zehirli gazlar yüzünden 1746 kişi öldü.
1990 - Gagavuzlar, Özerk Gagavuz Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ni, güneyde Gagavuzların en yoğun yaşadığı Komrat yöresinde ilan ettiler. Bu karar, Moldova Yüksek Sovyeti tarafından iptal edildi.
1991 - Letonya, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti.
2001 - NATO, Makedonya'ya asker göndermeye karar verdi.
2001 - Kızıl Haç, Tacikistan'daki açlık tehlikesine dikkat çekti.
2008 - Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın 20 mil batısındaki bir silah fabrikasının önünde iki Taliban intihar bombacısı kendilerini havaya uçurdu; 59 kişi öldü, 70 kişi yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
19.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu111516171840
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji