Mersin’de 23 Nisan Coşkusu

Ana Sayfa » Güncel » Mersin’de Gerçek Alman Yüzü!... Harun Arslan yazdı

Mersin’de Gerçek Alman Yüzü!... Harun Arslan yazdı

Bugün birçok Avrupalıda ve de özellikle Almanlarda Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının henüz unutulmayan anıları üzerinde gelişen dış düşman algısına ek olarak, ortaçağdan kalma katı bir Türk düşmanlığı ve korkusu toplumsal bilinçaltında hala sürmektedir.

 
 
Mersin’de Gerçek Alman Yüzü!... Harun Arslan yazdı

Türkiye’de görev yapan bir Alman konsolos arkadaşım, Güney Amerika’da akrabalarını ziyaretiyle ilgili bir anısını anlatmıştı:

Çocuklar yaramazlık yapınca, akrabaları: “Türkler Geliyor! Sizi Türklere Veririm!” diye onları korkutmuş; Alman arkadaşım çocuklara dönük bu korkutucu tehdidi duyunca çok şaşırmış... Çünkü, o akrabaları hiç Türkiye’ye gelmemişler ve ömürleri boyu bir “Türk”le de tanışmamışlar.

Bunun nedenini sorup, anlamaya çalıştığında, büyükannelerinin de böyle söylediğini ve birkaç yüzyıldır bu terbiye(!) yönteminin böylece süregeldiğini öğrenmiş.

Bugün birçok Avrupalıda ve de özellikle Almanlarda Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının henüz unutulmayan anıları üzerinde gelişen dış düşman algısına ek olarak, ortaçağdan kalma katı bir Türk düşmanlığı ve korkusu toplumsal bilinçaltında hala sürmektedir.

Bununla doğrudan ilişkili olarak da, günümüz koşullarında Türkiye’nin güçlenmesi hâlâ en büyük korkuları arasındadır.

 

Bunun içinde ellerinde iki kozu sürekli kullanırlar ve kullandılar:

-Terörle Türkiye’de karışıklıklar çıkartmak;

-Enerji yatırımlarını engelleyerek ülkenin ekonomik açıdan güçlenmesini önlemek .

Öyleyse ve doğal olarak Türkiye’yi kalkındıracak olan Havaalanı, Köprü, Tersane gibi büyük temel yatırımların da karşısında olurlar.

 

Türkiye son yıllarda ve özellikle “Barış Süreci” sonrasında terör olaylarına kalıcı çözümler sağlamaya başlayınca, bu kez bütün güçleriyle enerji yatırımlarını engelleme çalışmalarına ağırlık verdiler.

 

“Akkuyu” projesiyle ilgili çeşitli engellemelerin içerisinde olan Alman Vakıfları, yurt içindeki politik odakların desteğine rağmen başarısız oldu.

Yine ulusal enerji politikamız açısından zorunlu ve yerinde bir proje olan ve boşa akan suların değerlendirilmesini sağlayacak HES’ lere de karşı çıktı Almanlar.

 

Tarsus’un kardeş şehri Langen Belediye Meclis Üyesi Stefan Lobig Tarsus’ta yapılacak HES’ e karşı bir kampanya başlatmıştır; Tarsus Belediye Meclisi’nde bununla ilgili bir konuşma yapacak kadar da ileri gitmiştir.

 

Yine Taşucu SEKA’da bir Tersanenin yapımına karşı çıkılmasında Alman Heinrich Böll Vakfı öncülük yapmış ve karşıt eylemlere finansör olmuştur.

Bugün tersane ve devamla yat imalatı yapılacak bir Taşucu’nda sektörel bazda on bin kişiye iş imkanı sağlanacaktı.

 

Alaeddin Keykubat’ın Alanya’da yaptırdığı tersaneden sonra, 800 yıl Akdeniz’in Anadolu kıyılarında bir tersane yapılamamıştır. Arıza yapan Türk gemileri Marmara’ya, yabancı gemiler de Kıbrıs Rum Kesimine ve İsrail’e gitmektedir. Akdeniz’de bir tersane yabancı ülkelerin işine gelmemektedir ve yat imalatında da en önemli ülke Hırvatistan rakip istememekte ve bunlar Türkiye’nin güçlenmesini önleme dışında bir başka gerçeği de ortaya çıkarmaktadır.

 

Bugün tüm Almanya’da nehir kenarları dahi tersanelerle dolu iken ve bu tesislerin denizi kirletme oranı çok düşük iken, benzer bir yatırımın Taşucu’na yapılması konusuna “ Çevreci”(!) itirazlarla karşı çıkmışlardır.

 

Alman “Konrad Adenauer Vakfı” ise, nükleer enerjiye karşı yazı yazan yerel yazarları her yıl ödüllendirmektedir!

 

Alman Cumhurbaşkanı’nın son zamanlarda öne çıkan ve Türkiye’nin içişlerine karışmaya varan Türkiye düşmanı sözleri tüm bu olguları desteklemektedir.

 

Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth’un her olayda Türkiye karşıtı söylemlerde bulunduğunu, bazı olaylarda Türkiye’ye gelerek olayların içine militan bir ruhla daldığını de ekleyelim.

 

Şimdi Mersin’in kardeş şehri Oberhausen’a geçtiğimiz haftalarda yapılan anlamsız gezi sonrasında ilişkilerin yoğunlaşacağı, bu sayede ülkemizde yapılacak kimi zorunlu yatırımlar konusunda yine olumsuz eleştirilere fırsat verileceği anlaşılıyor.

 

Uzun yıllar Almanya’da ve Avrupa’nın her yerinde yaşamış ve “Alman Edebiyatı ve Tarihi” eğitimi görmüş bir kişi olarak Avrupa’nın Türkiye ve Türkler üzerindeki olumsuz ön yargılarının ve düşmanlıklarının çok zor ortadan kalkacağını biliyorum.

70’ li yıllardan beri gittiğim Avrupa’da bir İsviçrelinin Boğaz Köprüsü yapıldıktan sonra alaycı bir şekilde “Sonunda Bir Köprünüz Oldu! “ sözünü, Avusturyalıların yakın zamana kadar Viyana girişinde bir kulede Türklerin gelmesini gözleyen bir kişi bulundurduklarını ve Almanya’da o günlerde Türklerin nasıl aşağılandığını üzülerek hatırlarım.

Ancak o günlerde Avrupa’da yaşayanlar, geçmişi bugünle kıyasladıklarında Türkiye’nin aldığı mesafeyi görebilir ve ülkeleriyle gurur duyarlar.

 

Peki; biz Mersin’den kalkıp Almanya’ya gitsek, onların herhangi bir yatırımına, bir tersane inşaatına, nükleer santral yapımına karşı çıksak acaba ne olur?

Tabii bizleri aşağı gören Almanlar buna gülerler ve bizi hiç hesaba almazlar… Ama bizim insanlarımız onlarla birlikte engelleyici eylemler yaparlar; onlar açısından bu karşı çıkışı yorumlamak şöyle dursun, aşağılık kompleksi içerisinde onlara minnettarlıklarını gösterirler.

 

Elbette bütün tablo böyle karanlık değil.

Geçtiğimiz günlerde Tarsus’un Fahri Hemşerisi olan eski Cumhurbaşkanı Sn.Christian Wulff gibi Türk dostu, evrensel değerlerle insancıl ve adil düşünen az sayıda Alman dostlarımızı bu söylediklerimizin dışında tutmak gerekir. Fahri Hemşeriliği gerçekten hak eden eski Cumhurbaşkanı’na hemşerilik beratını vermek çok yerinde olmuştur ve Türkiye adına doğruların, gerçeklerin bilinmesi ve söylenmesi için ciddi bir kazanımdır.

 

Mersin’de bilmeden Alman ulusal politikası yararına onlarla işbirliği içerisinde olan hemşerilerimizin, bütün bu söylediklerimizle ilgili ikna   olmaları için daha ileri olumsuz ve dramatik   örneklere gerek olmayacağını ümit edelim.

 

Önce Langen, şimdi Oberhausen, Silifke’nin Bergkamen, Anamur’un Bingen Alman “Kardeş (!) Şehirler”ini bir de bu açıdan ve yeniden düşünmekte yarar var… İyi niyetli beklentilerle yaygınlaşan bu “Alman Kardeş Şehirler” üzerinden ulusal politikamıza ve ekonomik gelişmemize zarar verecek eylemler ve söylemler artık bir son bulmalıdır.

Terörden ümidini kesen Avrupa devletleri ve özellikle de Almanlar, artık Türkiye’nin kalkınma yatırımlarını önlemede çaresiz kaldıklarını fark edip, son çare olarak iç kargaşalıkları desteklemeye ve Türkiye’deki protesto olaylarının büyümesini sağlamaya çalışacaklarını tahmin etmek için çok akıllı olmak gerekmiyor.

 

Ama ne acıdır ki; biz hâlâ Türkiye’nin finans notunu düşüren, Türkiye’ye özgürlüklerde kötü not veren, Türkiye’ye haksızlık yapan, aşağılayan Avrupalıları ve Almanları hâlâ hayranlıkla izliyoruz, onların kendi politik hesaplarına alet olarak eylemler yapıyor, yatırımlara karşı çıkıyoruz !

 

Bu yazıyı bitirirken:

* Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye ödülünü alan Türk filmini,

* İrlanda Milli Takımını deplasmanda yenen Türk Milli Takımını,

* Türkiye’nin gücünden korkan Alman devi Lufthansa Hava Yollarını,

* Altın piyasasını elinde tutmak için Bergama’da altın çıkarılmasını

   engellemeye çalışan Alman Altın Sektörünü düşünerek kendi insanlarımızın da Türkiye’nin gücünü ve Türkiye’nin artık eski Türkiye olmadığını anlamalarını, bununla gurur duymalarını diliyorum.

 

HARUN ARSLAN

 
 
28 Mayıs 2014 Çarşamba 15:10
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>mehmet türker</p> <p>2014-05-29 12:04:54</p> <p>agzınıza yüreginize saglık.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:06
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:32
  • Yatsı21:03
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
30
20
3
7
63
2
Beşiktaş
30
18
8
4
62
3
Başakşehir
30
19
5
6
62
4
Fenerbahçe
30
17
9
4
60
5
Trabzonspor
30
12
10
8
46
6
Göztepe
30
12
8
10
44
7
Sivasspor
30
13
5
12
44
8
Kayserispor
30
12
8
10
44
9
Kasımpaşa
30
11
7
12
40
10
Malatyaspor
30
10
8
12
38
11
Bursaspor
30
10
6
14
36
12
Akhisar Bld.Spor
30
9
8
13
35
13
Antalyaspor
30
9
8
13
35
14
Konyaspor
30
8
8
14
32
15
Alanyaspor
30
9
5
16
32
16
Osmanlıspor
30
8
8
14
32
17
Gençlerbirliği
30
7
9
14
30
18
Karabükspor
30
3
3
24
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011228303945
 
On Numara
23.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02060811171824262933363940434652575960687278
 
Sayısal Loto
21.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050618414349
 
Şans Topu
18.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080919202510
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji