CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Güncel » Mersin’den Bir “Koalisyon Yazısı” Denemesi... Harun Arslan yazdı

Mersin’den Bir “Koalisyon Yazısı” Denemesi... Harun Arslan yazdı

Çok kritik bir dönem geçiren ülkemizde içinde bulunduğumuz çağı doğru okuyamayan, Türkiye’nin 70 yıl öncesindeki bir anlayışla yaşayan, herhangi bir yönetim deneyimi olmayan CHP’nin içinde olduğu bir koalisyonun ülkeyi felakete götüreceği açıkça görülüyor.

 
 
Mersin’den Bir “Koalisyon Yazısı” Denemesi... Harun Arslan yazdı

Ulusal yazı yazmak pek adetim değil; haddimi de aşmak istemem ama Mersin’le bağlantı kurarak bir deneme yapmak istedim.

Şimdi unuttuğumuz bazı olayları hatırlamaya çalışıyorum .

13 yıldır tek başına iktidar olan hükümeti düşürmek ve zor durumda bırakmak için bugüne kadar yapılanları bir sıralayalım:

  • Şeriat gelecek iddiası,
  • Türkiye Malezya olacak korkusu,
  • Başörtüsü ve kadınların kapanacağı konusu,
  • İçkinin yasaklanacağı iddiası,
  • Cumhuriyet Mitingleri telaşı,
  • Darbe düşünceleri ve darbe korkusu,
  • Dolaylı dolaysız askeri baskı ve müdahale teşebbüsleri,
  • Gezi Olayları,
  • Dinlemeler,
  • 17-25 Aralık Operasyonları,
  • Paralel yapı,
  • Avrupa organlarına yapılan Türkiye’yi şikayetle    vs.

13 yıldır mücadele içinde tüm bu tehdit, iddia ve suçlamalardan kurtulmuş ve birçok diğer tehlikeyi bertaraf etmiş hükümetin ancak daha bir yıldır, tam olmasa da kısmen iktidarda gerçek bir Hükümet olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir yıldır kendisine bağlı olan birimlerin büyük çoğunluğunu çeşitli baskılar altında kalmadan kontrol edebilecek ve emir verebilecek iktidar gücünde.

Gelelim son Genel Seçim öncesi, seçim dönemi ve seçim sonrası gelişmelere;

  • Seçimlerden 15 gün önce Bursa’da genelde Almanya bağlantılı olduğunu düşündüğüm bazı otomobil firmalarında başlatılan grevler,
  • Seçim öncesi Alman, İngiliz ve Amerikan basınında Ak Parti aleyhine yapılan yayınlar,
  • Seçimden sonra 3. Köprü ile ilgili engellemeler,
  • Havaalanına karşı yaptırımlar,
  • Avrupa Parlamentosu’nun Akkuyu Nükleer Santrali’ne karşı çıkması.
  • İşadamları oluşumlarından ısrarla CHP ile koalisyon tavsiyeleri,
  • Doğan Medyasında daha önce farklı görüşteki programcıların CHP ile koalisyonda ısrar etmeleri,
  • Anadolu’da da çeşitli işadamı örgütlerinin CHP ile koalisyon yapılmasını destekleyen demeçleri,
  • Avrupa basınında CHP koalisyonuna destek,

Neredeyse yarım asırdır bir başarı elde edememiş ve oylarını arttıramamış CHP’nin ne pahasına olursa olsun bir koalisyon içerisinde olmak istediğini görüyoruz. Yönetim kadrolarının da bir bakanlık kapma hayalleri içinde oldukları belli.

İş dünyası CHP koalisyonunda ısrarlı. Onlar 13 yıldır süren Ak Parti yönetiminde yaptıramadıklarını kısmen de olsa CHP koalisyonunda yaptırabileceklerini düşünüyorlar. İş dünyası artık küresel bir bakış açısı içerisinde olduğu için onları Türkiye’nin geleceğinden çok kendi kazançlarının artması ilgilendiriyor.

Gelelim Mersin yerelinde olayın nasıl göründüğüne:

Ülkemizdeki doğa katliamı, kadın cinayetleri, yoksulluk gibi tüm olumsuzluklar Avrupalıları asla ilgilendirmez. Onlar ancak Türkiye’ye başta enerji sağlayacak kalkınma projelerine karşı çıkarlar ve engellemeye çalışırlar.

En büyük korkuları Türkiye’nin güçlenmesidir ve Türkiye’nin kalkınmasında en büyük gereksiniminin enerji olduğu gerçekliğini iyi bilmektedirler.

Bunun için en başta Akkuyu Nükleer santraline karşı çıkmışlardır. Burada öncülük yapan Greenpeace Örgütü, Kondrad Adenauer ve Heinrich Böll Alman Vakıflarıdır.

Aynı örgüt ve Vakıflar Silifke’ye SEKA limanına yapılacak ve 10 bin kişiye istihdam sağlayacak tersane projesine de karşı çıkmışlardır. Tüm Akdeniz’deki yerli ve yabancı gemilere hizmet edecek bir pazar İsrail ve Rumlara bırakılmıştır.

Denizi kirleteceği sebep gösterilse de Almanya’nın nehir ve deniz kıyılarında onlarca tersanesinin bulunduğu unutulmamalıdır.

SEKA ile ilgili olumsuz rapor veren bilirkişinin Bergama altın madeni için de olumsuz rapor verdiği ortaya çıkmıştır. Bu raporun yanlışlığından dolayı Alman Vakıfları ile de ilişkisi tespit edilen bu kişi hapis cezası ile yargılanmaktadır.

Bir Alman Meclis üyesinin Cehennemdere’de yapılacak HES’e karşı çıkması, Almanya’da bir lisenin öğrencilerinin Akkuyu’ya karşı Almanya’da eylem yapmalarını acaba nasıl izah edebiliriz.

Mersin’de de bazı iş çevrelerinin basına verdikleri demeçlerde CHP koalisyonunu tavsiye ettiklerini görüyoruz.

Ülkemizde sosyal medyada twitter ve facebook ile bir çok kişinin fikirlerini ortaya koyan yazılar yazmasına fırsat doğdu. Yani tek cümlelik ya da tek paragraflıkta olsa bir çok siyasi yazar ortaya çıktı.

Gezi olaylarında sosyal medyada bu tür yazıları çok sık gördük.

Mersin’de daha yoğun gördüğümüz o günkü yazılarda çevremizde tanıdığımız dost, barışçı, saygıdeğer iş adamı, STK Başkanı, Holding ortağı ve yabancı oluşum temsilcisi gibi kişilerin nasıl halkı isyana teşvik ettiklerini, nasıl nefret söylemleri geliştirdiklerini hayretle ve ibretle izledik. O günlerde konuştuğum birçok tanıdığıma olayların Türkiye’yi adeta bir iç savaşa sürükleyerek zarar vereceğini söylesem de, onlar “Türkiye yıkılsa da biz tekrar Cumhuriyeti kurarız, yeter ki Ak Parti gitsin” diyordu…

O günlerde yine Hükümeti eleştirme fırsatı olarak kullanılan Mersin’deki Suriyelilere karşı sosyal medyadaki düşmanca söylemler içinde olanlara baktığımızda, onlarda genel de daha önce ataları Suriye’den göç etmiş farklı bir gruba ait olan Arap kökenli Mersinliler ve Suriyeli düşmanlığı politikasını destekleyen CHP’lilerdi.

Tüm Avrupa’nın Suriyeli mültecilere karşı duyarsız kalması da Türkiye’yi bir başka yönden zor durumda bırakma çabası…

Şimdi genel seçimlerden sonra yine benzer paylaşımları görüyoruz.

15 yıllık CHP yerel yönetimi ile Mersin’de Türkiye genelinden çok daha fazla düşmanlığa giden bir Ak Parti karşıtlığının olduğunu biliyoruz. Bu karşıtlık bazen öyle fanatik boyutlara ulaşmıştır ki Mersin’e yapılacak Hastane, Havaalanı gibi hayati projelere dahi karşı çıkılmış, engellenmiştir.

Şimdi Türkiye’nin her yerinden farklı olarak Mersin’de sosyal medya paylaşımlarında önce Ak Parti’nin kaybettiği ile ilgili bir memnuniyet hissediliyor ve CHP’nin herhangi bir koalisyon içinde olması temennisi vurgulanıyor. Sahnedekilerin birçoğu yine gezi olaylarından tanıdığımız kentimizin saygıdeğer kişileri!

Bugün Mersin’in en önemli projesi Havaalanıdır.

Bundan önceki son koalisyon Mersin’in bir havaalanı kaybetmesine yol açmıştır. O günkü Mersinli Ulaştırma Bakanının projesini yaptırıp, ödeneğini çıkarttığı Kumkuyu Havaalanına bir başka Mersinli bakan, kendi bölgesi ile ilgili siyasi çıkar hesabına girerek karşı çıkmış ve engellemiş ve bu kentin geleceğini turizm yönünden karartmıştır.

Şimdi % 30 u tamamlanmış olan ve Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın sözünü verdiği ve bunun takipçisi olacak mücadeleci Milletvekillerinin olduğu koşullarda, Türkiye’nin 2. Büyük Havaalanının normal şartlarda iki yıldan kısa bir sürede bitirileceği kesin. Bunun içinde en büyük engelin yine bir koalisyon olacağı muhakkak.

Türkiye’nin, dünyayı gezip görerek ve yerinde yaşayarak tespit ettiğim ve yıllar sonra yeniden tüm dünyada kazandığı saygınlığını, önemini, gücünü tekrar kaybetmeyeceğini umuyorum. Türkiye’nin dünyadaki gücünü birçokları kabul etmese de bu bir gerçektir ve bununla gurur duymamak ve hala ülkemizi küçük görmek üzücüdür.

Ekonomik yönden komşumuz Yunanistan’ın durumunu görmemiz ve

siyasi yönden de Suriye, Irak ve Mısır’da yaşananları izleyip gerçeği anlamamız ve bu güne kadar bu karmaşık coğrafyanın içerisinde Türkiye’nin nasıl ekonomik yönden çökmeden, savaşın içinde olmadan kaldığının sebebini görebilmemiz gerekir.

 Bu gün ülkemizde 1974 te planlanan Akkuyu Nükleer santrali ve bununla beraber tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi daha başka nükleer santraller kurulmuş olsa idi, ayrıca Akdeniz’de bir tersane yapılsaydı herhalde şu anda Türkiye Dünyada ve Ortadoğu’da çok daha farklı ve avantajlı bir konumda olurdu.

40 yıl sonra ilk kez bir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti batının yaptırımlarına karşı bir dik duruş gösterebilmiştir.

Tarihimizde ülkemizin dış tehlikelerden çok içteki siyasi oyunlar, dış düşmanların içimizde çıkarmaya çalıştıkları kargaşalar, yabancı güçlerin ülkemizdeki yoğun etkileri ve onlara inanan iyi niyetli ülkemiz insanlarının işbirliği ile zarar gördüğü biliniyor.

Kendi insanlarımızın Türkiye aleyhine nasıl zarar verici, haince söylemlerde ve iftiralarda bulunduklarını da ibretle izliyoruz.

 Ömürlerinin sonuna kadar siyasi bir mevkie gelemeyecek birkaç siyasetçinin Bakanlık hevesine,

Yurt dışında da yatırımları olan, her an Türkiye’yi terk edebilecek iş adamlarının daha fazla kazanç hırsına,

Sebebini kendilerinin de tam olarak açıklayamadıkları Ak Parti nefretinin akıl ve mantıklarının önüne geçtiği bir sevince,karşı bu ülke yenilmemelidir.

Her yönden son derece karmaşık ve tehlikeli bir dönemden geçtiğimiz bugünlerde belki de kasıtlı yapılan bir oyunla ülkenin geleceği ve bu güne kadarki kazanımları heba edilmemelidir.

Çok kritik bir dönem geçiren ülkemizde içinde bulunduğumuz çağı doğru okuyamayan, Türkiye’nin 70 yıl öncesindeki bir anlayışla yaşayan, herhangi bir yönetim deneyimi olmayan CHP’nin içinde olduğu bir koalisyonun ülkeyi felakete götüreceği açıkça görülüyor.

Mersinli CHP koalisyon taraftarları ve vefalı Macit Özcan dostları için belki sevindirici bir sonuç ortaya çıkabilir. Özcan’la ilgili bir kanun teklifi yapılıp tekrar Mersin’e gelerek hizmetlerine devam etmesi sağlanabilir.

Her şeye rağmen “Önce Ülkem” düşüncesinin hakim olacağını umuyorum.

Zorunlu bir koalisyon koşullarında, bütün bu değerlendirmelerimi akılda tutmakta yarar olacaktır. Özellikle Mersin’le ilgili projelerin kesinlikle aksatılmaması ve koalisyon hesaplarına feda edilmemesi gerekir.

 
 
30 Haziran 2015 Salı 18:19
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:26
  • Güneş05:22
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:37
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji