Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Mersin'den geçecek barış... Harun Arslan yazdı

Mersin'den geçecek barış... Harun Arslan yazdı

Mersin önümüzdeki barış sürecinde söyleyecek sözü ve yapacakları olan bir kenttir ve Mersin bu dönemde her zamankinden çok gözler önünde takip edilmektedir.

 
 
Mersin'den geçecek barış... Harun Arslan yazdı
Türkiye tarihinde barış ve huzur adına önemli bir dönemeçte.
Yıllardır süren, ülkenin gelişmesini yavaşlatan, işsizliğin refah seviyesinin düşmesinin sebebi, binlerce insanımızın acısına sebep terörün bitmesi için bir ümit, belki de son ümit.
Herhalde terörün durmasını, ülkemizde huzurun barışın sürmesini istemeyen kimse yoktur ve herkes de Türkiye’nin bu sorunu yendikten sonra artık önünün açılıp hızla gelişeceğinin bilincindedir.
Barışı ve Türkiye’nin gelişmesini herkes ister ve herkesin de buna katkı verecek yapacağı bir şey söyleyeceği bir söz vardır.

Mersin tarihinden gelen özelliğiyle geleneksel barış ve hoşgörü kenti olarak hep anıldı. Mersinliler hep demokratik bir anlayışla karşı fikirlere de saygılı oldular, karşı fikirleri dinlediler.
Mersin önümüzdeki barış sürecinde söyleyecek sözü ve yapacakları olan bir kenttir ve Mersin bu dönemde her zamankinden çok gözler önünde takip edilmektedir.

Kentin resmi dinamikleri, başta kentin Valisi ve Emniyet Müdürü ve tüm emniyet teşkilatı olaylara, taş atan çocuklarla anılan kentin öteki kesimine kucaklayıcı tavır ve etkinliklerle yaklaşarak orada son zamanlarda giderek barış ikliminin güçlenmesini ve yerleşmesini sağlamışlardır. Şimdi sivil toplum kuruluşlarına da bu konuda önemli görevler düşmektedir. Sosyal ve kültürel etkinliklerle kentin tüm insanlarını birleştirici ve kucaklayıcı bir rol oynayabilirler.

Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen dış güçler, bunun için başta terörün sürmesi ve ülkenin enerji sorununun çözülmemesi gerektiğini bildikleri ve bu iki sorunun çözülmemesini istedikleri ve buna katkı verdikleri bir gerçek.
Terör çözülürse o zaman geriye enerji kaynaklarının kullanılmasını ve enerji yatırımlarının engellenmesini sağlamak gerekecektir.

Deniz sahillerini yok edin, denizi kirletin, ormanları yakın, tarım alanlarını kullanılmaz hale getirin, asırlık ağaçları kesin,  kentleri betonlaştırın, doğayı katledin,  tüm bunları yapsanız da hiçbir yabancı çevreci kuruluş yada yabancı vakıf tepki göstermez fakat Türkiye’ye enerji sağlayacak en küçük bir hareket büyük tepki ile karşılaşır.
Tarsus’ta yapılacak HESS’e ve yerine fazlasıyla dikilecek kesilen ağaçlara Almanya Langen kenti Belediye Meclis Üyesi Stefan Lobig’in karşı çıkıp, ülkemizi korumak adına bir kampanya başlattığı gibi.

Önümüzdeki üç aylık süreç yerelde Mersin için Akdeniz Oyunlarının başarı ile gerçekleşmesi ve kentin takımı M.İ.Y. nin küme düşmemesi için çok önemli.
Genelde Türkiye içinde barış ortamının sürmesi ve herhangi bir olayın olmaması açısından bu üç ay çok önemli.
Aslında Mersin’i bir küçük Türkiye olarak görürsek bu dönemde Mersin her iki açıdan da önemli.

Mersin’de terör olaylarının ve olumsuzlukların adeta sona erdiği bir dönemde her cumartesi günü gerçekleşen nükleer karşıtı eylemleri anlamak ve kabullenmek mümkün değil. Yol kapatma, emniyet görevlileri ve özel güvenlik görevlileri ile her hafta artan bir şekilde çatışma içerisine girmek kentimiz adına son derece ürkütücü ve üzücü.

Bir Kiliseye ve bir Camiye 100 metre uzaklıkta bir yerde, Türk, Arap, Kürt, Hıristiyan ve Müslümanların barış içerisinde yaşadığı kentin en eski semti Çamlıbel bu tür olaylara alışık değil.
Geleneksel hoşgörü sahibi kent sakinleri, bölge esnafı tepki gösterememekte ve emniyet güçleri de olayların büyümemesi için sabırlarının son haddini zorlamaktadırlar.

Bilgilendirme bürosu önünde nöbet eylemi, bilgilendirme için insanların büroya girmelerine tepki gösterme acaba ne kadar demokratik bir anlayışa sığar.
Billboardlara ilan verecek kadar önemli bir bütçeye sahip nükleer karşıtları da yakın yerde bir büro kiralayarak burada nükleerin zararlarını barışçı bir şekilde anlatabilirler.

Mersin artık kaba kuvvete dayanan eylemlere sahne olmamalı ve Türkiye gündeminde bu tür olaylarla anılmamalı.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”
“Mersin’de Barış, Türkiye’de Barış”

Harun Arslan

 
 
14 Mart 2013 Perşembe 15:42
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:44
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji