Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Güncel » Mersine değil, Mersinliye kimlik... Abdullah Ayan yazdı

Mersine değil, Mersinliye kimlik... Abdullah Ayan yazdı

Mersine değil, Mersinde yaşayana sahipleneceği bir ortak kimlik bulmak...

 
 
Mersine değil, Mersinliye kimlik... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye son yıllarda cepheleşti diye dertleniriz ya, Mersin ülkeden çok önce ve hayli farklı nedenlerle yeterinden fazla cepheye ayrılmış bir kent…

Örneğin çok ama çok eski yıllardan beri Mersin’ e kimlik arayanlarla, bırak kimliği böyle dağınık kalsın diyenlerin oluşturduğu cepheler oluşmuştur.

Kimlik arayanlar da kendi aralarında hiziplere ayrılır;

Örneğin sanayi, örneğin ticaret, örneğin tarım, örneğin turizm, örneğin taşımacılık veya son zamanlardaki fiyakalı adıyla lojistik…

Burada da bitmez kimlik üretme çabaları…

Spor kenti, kültür kenti ilk aklıma gelenler, eminim şu satırları okuyan herkesin aklına bir hatta birkaç kimlik daha geliyordur.

Eskiden insanlar daha bir dertlenir, yapılan toplantılarda mikrofonu kapan kimlik vurgusunun önemine değinmeden ve “ne olacak bu kimliksizlik hali?” sorusuna kendince zengin yanıtlar vermeden yerine oturmazdı.

Sanırsınız ki, Mersin dediğiniz 6 aylık bir sabi, baba yok, ana da cami önüne bırakmış…

Aslında birilerinin sorun diye gördüğü ve mutlaka bildikleri türden bir kalıba sokmak istedikleri kentin belirgin kimliğinin olmaması zenginliği…

Bakış açısını değiştirse, kimsizliği kimsesizlik sanıp dertleneceğine, çok sayıda kimliğin zenginlik olduğunun farkına varsa, tartışma çok daha verimli bir boyuta taşınacak ama nerede…

Mersin konumu, coğrafyası ve tabiatın bahşettiği zenginlikleri nedeniyle her şehrin sahip olamayacağı çok sayıda avantaja sahip, bu avantajların her birinin de ürettiği veya öne çıkma potansiyeli olan çok sayıda alan var.

En azından Mersini “cami kapısında bulunmuş çocuk” gören isim meraklılarının o beklentilerini fazlasıyla karşılayacak, ilham verecek bir sürü kartvizitlik unvan üretilebilir ve bunların sayısının çokluğu “kimliksiz şehir kederi” değil, çok kimlikliliğin zenginliğidir.

Her şeyden önce ılıman iklime sahip bir deniz kentidir Mersin…

Deniz bile başlı başına kendi içinde o kadar çok dinamiği barındırır ki…

Deniz sayesinde liman şehridir, her ne kadar hoyratça tükettiysek ve tüketmeyi tam gaz sürdürüyorsak ta plajlar şehridir, ne kadar bulduğumuz, yediğimiz tartışmalı da olsa balık şehridir…

Sürdürmek, altını doldurmak mümkün: Deniz olmasa liman, liman olmasa taşımacılık tüm sekter politikalara rağmen bu kadar gelişir miydi?

Liman olmasa, bu kadar renkli, farklı insan gelip yerleşir miydi bu kente?

Ortadoğu’nun kadim şehirlerinden kopup gelenler, Anadolu’nun dört yanından Mersin’ i mesken tutanlar…

Türkler, Kürtler, Araplar…

Levantenler, Fellahlar, Rumlar, Romanlar…

Aleviler, Sünniler, Nusayriler, Ermeniler, Keldaniler, Süryaniler…

Mübadele Giritlileri, Selaniklileri, depremler Erzincanlıları, Muşluları, mezhep çatışmaları Malatya, Maraş Alevilerini yerlerinden koparırken mağdurların da, onlara sığınacak yer gösterenlerin de neden ilk aklına gelen hep Mersin olmuş…

Çünkü Mersin bir deniz ve liman şehri…

Her liman şehri gibi içine kapanmacı değil, aksine herkese hoşgörülü ve kucaklayıcı…

Asırlar öncesine, Eloza –Sebaste veya Kyrikos limanlarının öne çıktığı, Olba kraliçesinin hüküm sürdüğü dönemlere kimseyi götürmeye niyetim yok.

Hatta son liman macerasıyla başlayan şu 150 yıllık, toplasanız 3 nesillik son dönemi de bir yana bırakıyorum.

70’ lerde başlayan köyden kente göç,

80’ lerde Özal ile başlayıp hızlanan dışa açılma politikaları,

90’ lardaki çatışma ortamı nedeniyle yerinden edilen insanlar,

Ve bugün hayatın her anında ve alanında tanık olduğumuz Suriyeli mülteciler,

Neden başka kentler yerine Mersini tercih ettiler ve ediyorlar sanıyorsunuz?

Birilerinin arayıp ta bulamadık diye dövündüğü kimliksizlik veya benim en büyük zenginliğimiz diye Mersin adına övündüğüm, çok kimlikli kent olma halidir en önemli sebebi…

Bugünlerde cahilinden okumuşuna epeyi de geniş bir kesimin “nereden geldi bu Suriyeliler” dertlenmelerini duydukça, toplasanız üç kuşaklık bir geçmişe sahip 150 yıllık bir kentin ‘yerlisi kim ki, yabancısı kim olsun’ gerçeğini sorgulamak geliyor aklıma…

Bugün Suriyelilere, dün Kürtlere kızanlara siz nerelisiniz diye bir sorun, o cevabı daha düşünürken gerçeği kavrayacaktır.

Sahi düşündünüz mü? Bu kentte yeni karşılaşan herkesin birbirine sorduğu ilk soru neden “nerelisin” diye başlar?

Çünkü Mersin’ de yaşasa da herkesin hatırladığı ve merak edilen bir aidiyet gerçeği vardır.

Mersinde kendisini “memleket çocuğu” olarak gören küçük bir azınlık dışında –ki o memleket çocukları da bir zamanlar bugün Suriyelilerin maruz kaldığı dramatik süreçlerden geçmiş ailelere mensup- bir türlü Mersinli kimliği doğmayışının da altında da aynı gerçek var…

Özetleyeyim mi?

Mersin’ e don biçer gibi kimlik aramak, yaratmak yerine bu kentte yaşayanlara, geldikleri tarihi referans almayan, dillerini, dinlerini, renklerini ötelemeden, yaşarken sahiplenecekleri bir Mersinlilik duygusunu nasıl tattıracağız?

Temel soru budur ve sorunun cevabı çoğu sorunun, bir arada yaşama iradesinin de anahtarı, cevabıdır…

Abdullah Ayan

 
30 Haziran 2016 Perşembe 09:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:05
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:31
  • Yatsı21:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1512 - I. Selim tahta çıktı.
1830 - Osmanlı hükümeti, Yunan devletinin varlığını resmen kabul etti.
1877 - Rusya, Eflak ve Boğdan'a girerek Osmanlı'lara savaş açtı, böylece 93 Harbi olarak anılan Osmanlı-Rus savaşı başlamış oldu.
1898 - İspanyolların Küba adasının boşaltılması istemini reddederek ABD'ye savaş ilan etmesiyle İspanyol-Amerikan Savaşı başladı.
1909 - İstanbul'a gelen Hareket Ordusu, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırdı.
1915 - İstanbul'da Ermeni topluluğunun önde gelen 2.345 kişi tutuklandı.
1916 - Patrick Pearse önderliğindeki gizli milliyetçi örgüt, İrlanda Cumhuriyetçi Kardeşliği, Postane Baskını ile, Dublin'de İngiliz egemenliğine karşı Paskalya Ayaklanması'nı başlattı.
1920 - Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Reisliğine seçildi.
1946 - Ulvi Cemal Erkin'in Birinci Senfonisi, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda ilk kez seslendirildi.
1959 - Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdül Nasır, Shell ve Anglo-Egyptian petrol şirketlerini kamulaştırma emri verdi.
1972 - TBMM, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını yeniden onayladı.
1978 - Ereğli Kömür İşletmesi'nin Armutçuk üretim bölgesindeki grizu patlamasında 17 işçi öldü.
1980 - İran'da rehin tutulan 52 ABD'liyi kurtarmak için girişilen kurtarma operasyonu, rehineler kurtarılamadan sekiz ABD askerinin ölümüyle sonuçlandı.
2001 - Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyaz Enerji Operasyonu'na ilişkin soruşturmayı tamamlayarak dava açtı.
2004 - BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'ta çözüm için hazırladığı plana ilişkin referandum yapıldı. KKTC'de kabul edilen, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti'nde reddedilen plan, her iki toplum tarafından kabul edilmediği için reddedilmiş oldu.
2007 - Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına aday olarak gösterdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji