Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Güncel » Meryap’ın Kent Meydanı önerisi üzerine... Abdullah Ayan yazdı

Meryap’ın Kent Meydanı önerisi üzerine... Abdullah Ayan yazdı

Kent meydanı projesi TSG stadıyla Cumhuriyet meydanını kapsamalı, denizle buluşmalı...

 
 
Meryap’ın Kent Meydanı önerisi üzerine... Abdullah Ayan yazdı

Geçtiğimiz günlerde Orta Avrupa ülkelerini ziyaret eden Mersin Yapı Müteahhitleri Derneği (MERYAP) izlenimlerini bir basın bülteniyle paylaştı ve gezilen şehirlerin de etkisiyle Mersin’ e bir an önce kent meydanı kazandırılması gerektiği vurgusunu yaptı.

Gezilen kentler gerçekten tarihle mimarinin iç içe geçtiği, meydanları o meydanlardaki açık, kapalı dinlenme mekanlarıyla insanı büyüleyen Viyana, Bratislava, Prag ve Berlin gibi kadim şehirler olunca etkilenmemek mümkün mü?

Müteahhitler de gördüklerinin etkisiyle Mersin’ e benzer bir kent meydanı kazandırılması gerektiğini dillendirmekle kalmamış bir de öneride bulunmuşlar. Öneri özet olarak şöyle yer alıyor bültende:

"Tevfik Sırrı Gür Stadı ve çevresindeki alan, Mersin için tarihi, kültürel, sosyal ve doğal değerleriyle çok büyük önem taşımaktadır. Bu alanı meydan olarak değerlendirebiliriz”

Aslında öneri yeni değil…

2009 yılında gizli kapaklı sözleşmelerle TOKİ’ ye devredilen TSG Stadının, yeni stadın devreye girmesi ve TOKİ’ nin Belediyelerden imar değişikliği talepleri doğrultusunda akıbetinin Alış Veriş Merkezi olarak sonlanacağı ortay çıkınca bir kampanya başlattık.

Dönemin Büyükşehir Kent Konseyinin de destekleriyle TSG stadının yerine bir kent meydanı yapılması önerisini günlerce dillendirip kamuoyu dikkatini çekmeye çalıştık ta…

O tepkiler sayesinde şu ana kadar stadyum arazisi üzerine AVM dikme hayalleri gerçekleşmedi ama bu ileride bir sabah rant projesinin hayata geçmeyeceği anlamına gelmiyor.

Kötümser olasılıkları bir yana bırakıp TSG stadyumu ve çevresinden “tarihi, sosyal ve doğal değerleriyle bir kent meydanı” yaratma önerisine dönecek olursak…

Aslında TSG stadının yıkılmasıyla ilgili daha gerçekler kamuoyuna detaylarıyla yansımamışken 2009’ de kaleme aldığım makalede TSG stadı ve yanındaki Müftü Deresinin iki yakasını, derenin doğusunda yer alan Kışla arazisini, askeri lojmanları da kapsayan ve cumhuriyet meydanını da içine alıp Gümrük Meydanına kadar uzanan alanın yeni baştan projelendirilmesi gerektiğini önermiştim.

Bu kadar da değil.

Çamlıbel balıkçı barınağının Karaduvar’ a taşınması, yanında yer alan ve Müftü Deresine kadar uzanan orduevinin, derenin batısındaki Vakıf Tesislerinin de bu alana eklemlenmesi ve yeniden kente kazandırılmasıyla kent içinde plajı, meydanı, derenin iki yakasındaki kreasyon alanıyla yepyeni bir cazibe merkezinin doğacağını, mevcut balıkçı barınağının az ilerisinde yapılacak kruvaze rıhtımıyla Mersin’ in bir anda Akdeniz’in en cazip sahil kenti konumuna taşıyacak hayalimi kağıda kaleme dökmüştüm.

Mersin 100, bilemediniz 150 yaşında genç, hatta çocukluk çağında bir kent.

O nedenle MERYAP üyelerinin gezdiği Prag, Berlin, Viyana ile veya bültenlerinde yer almayan Roma gibi kadim şehirlerle mukayese etmek yanlış. Kaldı ki bu şehirler tarih boyunca yapılanları koruyup insanlığa sunarken, biz olanı da kısa zamanda yerle bir etmiş, maktulü betona gömüp delilleri yok eden caniler misali kısacık Mersin tarihinin güzelliklerini de yok etmiş, ruhunu karartmışız.

Örnek mi Gümrük Meydanı…

Bu kente eskiden denizden ulaşanları daha ilk anda güzelliği, mimarisiyle çarpan o meydanın yerinde bugün tantunici kulubelerinin işgal ettiği ucube döküntülerden başka geriye ne kaldı?

Ve Gümrük Meydanına adını veren gelin gibi süzülen beyaz gümrük binasını da koruyamaz mıydık?

Bugün o beyaz rüyanın yerini alan Ziraat Bankası binası ondan daha mı güzel?

Hadi banka yapacaktınız, en azından eski haliyle koruyamaz mıydınız?

Binanın eski haliyle kalması bankacılık yapmanıza engel miydi?

Ve Gümrük meydanıyla bağlantılı Yoğurt Pazarının bugünkü pejmürde hali…

Ortasına bırakılan çöp dağlarıyla mahzun, ağlamaklı duruşu hiç kimsenin yüreğini titretmiyor mu?

Kent meydanları konusu öyle bir yazıya sığacak gibi değil.

Bugün bir miting alanına bile sahip olmayan ve mitinglerin TSG önünde kurulan Pazar yerinde yapıldığı bir kentin iyi kötü bir meydan ihtiyacı olduğu su götürmez gerçek…

Ama hazır MERYAP önerisiyle yeni bir tartışma fırsatı yakalamışken, konuyu tüm boyutlarıyla masaya yatırıp gerçekten etkileyici projelerle zenginleştirip, dört başı mamur bir eser yaratılamaz mı?

Soruları çoğaltmak mümkün ama ben bu makaleyi 1935 Jansen Planında yer alan öneriyle noktalayayım…

1935 Mersin Şehir Planında Jansen bakın Müftü Deresi etrafı ile o günlerde Kışla’ nın yer aldığı ve 1960 darbesi ardından kurulan OYAK’ ın nasıl olduysa sahip olduğu bölgeyi nasıl projelendirmiş:

“(…) Mersin nehri ve Fener önündeki sahil boyunca uzanan büyük bir saha oyun ve istirahat çimeni olarak projelenmiştir. Burası ağaç gruplarıyla çerçevelenmelidir. Burada müteaddit yaz evleri dahi yapılıp bütün bir sezon boyunca kiraya verilebilir.

Şehrin güneybatısında Mersin nehrinin (Müftü deresi) yanındaki kışla buradan göçürülerek şehrin dışında uygun yere yerleştirilmelidir. Düşmanın en fazla taarruz hedefi olan böyle askeri bir müessesinin iskân mıntıkası yanında bulunuşu caiz değildir.

Kışlanın mevcut bulunduğu şimdiki saha ise deniz ve nehir kenarı ile plaja yakınlığı da göz önünde bulundurularak bir otelin de içinde yer aldığı büyük salonların bulunduğu bir kurhaus* için çok müsait bir yerdir. Kurhausun etrafında taraçalı tesisat, sandal köprüsü, musiki pavyonu, gül bahçesi ve tenis meydanlığı mevcut olacaktır. Burayı zengin ağaç gruplarının gölgesi saracaktır.

Ahalinin gezintisine hizmet edici sahil promenatını**, kurhausun etrafına ve buradan da deniz fenerinin batısıyla yeniden denize kadar uzatılmasına imkân verilmiştir. Bu suretle Kurhaustaki misafirler tam sükûnet içinde yaşayacaklardır.”

Savaş tamtamlarının kulakları tırmaladığı 1935’ lerde ve o günün kıt olanakları çerçevesinde hayal edilen sahil düzenlemesiyle bugün ordu evinin etrafını tel örgüler, kamuflaj çadırlarıyla sarmaladığı, Müftü deresini sazlıkların kapladığı, yaz günleri yanından geçerken burnunuzun direğinin sızladığı bugünün bataklığı andıran bir zamanların o efsane nehrini hatırlayın ve oturup ağlayın…

Tabii ağlamaya mecaliniz kaldıysa…

*Kurhaus (Ilıca kaplıcalardaki kür merkezi, Jansen o günlerde pek revaçta olan güneş ve kum ile tedavi merkezini öngörüyordu Mersin için)

** Promenat (sahil)

 Abdullah Ayan

 

 

 
26 Mayıs 2016 Perşembe 12:24
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:00
  • Güneş05:45
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:35
  • Akşam19:34
  • Yatsı21:07
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji