Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Güncel » MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk 'Endişe ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk 'Endişe ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Adayı Oktay Öztürk, bazı basın mensuplarıyla bir araya gelerek seçim öncesi ülke gündeminde yaşananları değerlendirdi.

 
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk 'Endişe ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Adayı Oktay Öztürk, bazı basın mensuplarıyla bir araya gelerek seçim öncesi ülke gündeminde yaşananları değerlendirdi. Öztürk, bazı hakim ve savcıların hükümet kontrolüne girmesinden ve daha şimdiden afişlerin bile yasaklanmasından dolayı endişe duyduklarını aktardı.

 

“Fevkalade endişe duyacağımız adımlar atılıyor”

 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Adayı Oktay Öztürk, MHP Mersin İl Başkanı Sebahattin Kılıç ve Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile birlikte Mersin basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kahvaltılı toplantıda ülke gündemi ve seçim güvenliğine yönelik değerlendirmelerde bulunan Öztürk, seçimlerin adil, huzur içerisinde ve güvenlikli bir şekilde geçmesini arzu ettiklerini kaydetti.

Öztürk, “Türkiye geneline baktığımız vakit muhalefetin söylemleri ortada. İktidar ise pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Tabloya baktığımız vakit ise fevkalade endişe duyacağımız adımların atıldığını görüyoruz. Daha işin başında kanunlar hiçe sayılıyor en tepede kanunların hiçe sayılması adet haline getirilirse aşağıda neler olabileceğini tahmin bile etmek istemiyoruz. İşin içerisine şimdi adliyelerimizde karıştı, yukarda hangi memnuniyetsizlikler ifade ediliyor ise aşağıda sulh ceza hakimleri hemen kararı veriyor. En büyük endişemiz hakimlerimiz ve savcılarımızın devletin hakimi, savcısı olmaktan çıkıp hükümetin hakimi savcısı olma yoluna girmiş olmaları. Ya da en azından bir takımının böyle bir görüntü sergiliyor olması bizi ziyadesi ile endişeye sevk ediyor” diye konuştu.

 

“Bizi yönetenlerin kendisi hukuka inanmıyor”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Öztürk, “Bizim sıkıntımız bizi yönetenler hukuka inanmıyorlar. Bizim anlayışımızda hukuk konuşulduğu vakit bir takım kelimelerle cümlelerin kullanılmaması lazım mesela ‘ benim, senin, bizim’ gerçek manada hukukun üstünlüğünün olmasın istiyoruz. Bir ülkede hukuk yok ise keyfilik vardır o zaman güç kimde ise onun doğruları hakim olur. Onun için öncelikle her şeyin yerli yerine oturmasını sağlayacağız. Kürsüde hakimin rahat olması lazım. Devleti yönetenlerin de sorumluluklarını bilmesi lazım” dedi.

 

“Daha şimdiden özgürlüklerimiz kısıtlanıyor”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin 17/25 Aralık, Aksaray ve Oslo görüşmeleri ile ilgili seçim afişlerinin yasaklanmasına da değinen Öztürk, “Biz kendimizi ifade etmek istiyoruz bilboardlarla, reklamlarla, basın yayın yoluyla… Fakat bugün karşımızdaki güç, Cumhurbaşkanı ve Hükümet; beni ancak benim arzu ettiğim şekilde, benim istediğim şekilde tenkit edebilirsin diye karşımıza dikilmiş bir vaziyette. İşin başında daha siyasi partilerin özgürlükleri kısıtlanmış bir vaziyette. Bunun bizi nereye götüreceğini endişe ile takip ediyoruz. Dahası Anayasa bir ülkenin rotasını tayin eder, kanunların da mihenk taşıdır, ölçüsüdür. Demokrasiyle idare edilen ülkelerde, demokrasi alabildiğine özgürlük alanını insanların önüne sürerken, ama tedbiri de elden bırakmıyor. Ola ki gücü elinde bulunduranlar bir güç zehirlenmesine uğrayabilirler dolayısı ile demokrasi kendi bir takım kurumlarının kendisini teminat almasını da getirmiş. Birçok yol var. Bunlardan bir tanesi anayasayı ihlal ettiğiniz vakit Anayasa mahkemesi karşınıza çıkıyor. Çok daha ileriye gittiğiniz vakit mecliste sorgulanması gündeme geliyor ve nihayetinde işler karıştığı vakit seçim sandığı ortaya konuyor. Bunların hepsi demokrasinin kendisini teminat altına aldığı unsurlardır. Şimdi Cumhurbaşkanı Anayasa üzerine namus ve şeref sözü veriyor. Yemin ediyor. Ama daha seçilir seçilmez Anayasanın 101 ve 103’üncü maddesini pas pas haline getiriyor. Anayasayı da çiğniyor. Aşağıda kendinizi nasıl güvencede hissedersiniz? Ve hiç kimse de bunun önüne dikilemiyor. Cumhurbaşkanlığı makamının hassasiyetlerini hiçe sayıyor. Bir Cumhurbaşkanı neden bu kadar sokakları sever? Onu bu şekliyle harekete zorlayan bir endişesi mi var? Bizde soruyoruz ister istemez bir korkun mu var? İktidar elinden gider, arzu etmediğin kulvarlara çekilir diye bir korkun mu var? Bu millet her şeyin en güzeline layık, kendi çıkarlarınız ve menfaatleriniz için bu milletin özgürlük alanını daraltmaya hakkınız yok. Cumhurbaşkanı bile olsanız” şeklinde konuştu.

 

“Anadolu basınının hiçbirine fiyat biçemediler”

Millete düşüncelerini iletme noktasında en etkili kitle iletişim araçlarının basın olduğunu aktaran Öztürk, “Ama maalesef orada da özgürlük alanları daraltılmış, hiç olmaması gerekirken basın bir takım sıfatlarla bölümlere ayrılmış, yandaş vesaire isimleriyle… Yandaş basın üç maymunu oynuyor. Geri kalan da maalesef korkuyla hareket ediyor. Ama çok fazla da umutsuzluğa düşmüyoruz. Çünkü Anadolu basını var. Hala kalemini hür olarak kullanabilen Anadolu basını var. Aslında Anadolu aslanları onlar. Henüz daha Anadolu basınının hiç birine fiyat biçememişler. Bu sıfat içerisinde değerlendireceğimiz arkadaşlarımız da kendilerinin fiyatı olduğu izlenimini vermemiş. Bu da bu milletin güven kaynağıdır. Onun için sizlerle bir araya geldiğimiz vakit, samimi söylüyorum siz var olduğunuz sürece birçok zorluğun üzerinden geleceğimiz inancını taşıyorum” dedi.

“Başkanlık sistemi tabanın değil, dışarının dayatması”

 

MHP olarak iktidara talip olduklarını belirterek “Bizim ilkelerimiz var. Suhuta ermemiş hala muallakta kalmış yolsuzluklar var, rüşvet iddiaları var ihanetler var. Bunların hepsinin hesabını soracağız” diyen Öztürk, Başkanlık sistemi ile ilgili soruya ise “İlkelerimizde başkanlık sistemi yok. Başkanlık sistemi kuranlarla alabildiğine bir mücadelemiz var. Başkanlık sisteminin tabandan gelmediğini, dışarıdan dikte edildiğini biliyoruz. Başta bulunanların ihtiraslarını iyi tahlil etmişler, onu başkan yaparak meseleyi iyi çözmüşler. Başkanlık sisteminin, sonunda bu ülkeyi bölünmeye götürecek bir sistem olduğunu düşünüyoruz” şeklinde cevapladı.

“Eyalet bölünerek değil birleşerek oluşur”

Toplantı sonunda başkanlık ve eyalet sistemi ile ilgili bir anısını anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ise, 7 Haziran’ın Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, “Eyalet sistemi; bütünün bölünmesi ile değil parçaların birleşmesiyle olmuştur. Tarih boyunca beylikler, derebeylikler bir araya gelmiş ve eyalet sistemini oluşturmuşlarıdır. Ama bugün Türkiye’de uygulanmak istenen, eşi benzeri olmayan bir olaydır. Bütünü bölerek bir eyalet sistemi oluşturulmaya çalışılmakta. Bu konuyla ilgili 2007 yılında Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı kabul edildikten sonra tabi Türkiye’de hükümet bodoslama girdiği için, ben o zaman TBB’de yönetimdeyim. Katıldığımız bir toplantıda adeta sorgulandık. 24 ülkenin temsilcileri bizi sıraya çektiler ama Allah’tan böyle bir olay yaşayabiliriz düşüncesiyle önceden hazırlıklı gittim. Benimle beraber gidenler baştan sona bütün AB temsilcileri ısrarla bize bunu söylüyorlar; Ankara’yı sıkıştırın bölgesel yönetimler oluşturun. Tamamının düşüncesi bu. Bu talepler karşısında yaptığım konuşmada, şunları söyledim; ‘Bu dünyanın ikincisi yok, herkes bu dünyada yaşıyor. Ben kimya mühendisiyim, kimyanın birinci kuralı madde yok edilemez, yoktan yaratılamaz. Mademki bu dünyanın sahip olduğu yer altı ve yerüstü değerleri sabit, o zaman akıllı olalım yer altı ve yerüstü kaynaklarını en iyi şekilde hepimiz adına kullanalım. Bu dünyada herkes birbirine muhtaç. Dolayısı ile biz adam gibi bu dünyayı paylaşırsak kavgasız dövüşsüz, insanların rengine, kökenine, inancına bakmadan, o zaman bu dünyada herkes rahat içerisinde yaşar. İnsanların inancıyla uğraşmayın. Gelin Tarsus’a bölünmeden bütün farklı mezhepler, milletler, inançlar nasıl bir arada huzurla yaşıyor size gösterelim’ İşte bizim için önemli olan da farklılıkları ayrıştırmak, bölmek değil, tam tersine tüm farklılıkları bir arada huzur ve güven içinde yaşatmak olmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

 

 
13 Mayıs 2015 Çarşamba 19:01
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji