Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Güncel » MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk 'Endişe ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk 'Endişe ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Adayı Oktay Öztürk, bazı basın mensuplarıyla bir araya gelerek seçim öncesi ülke gündeminde yaşananları değerlendirdi.

 
 
MHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk 'Endişe ediyoruz'

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Adayı Oktay Öztürk, bazı basın mensuplarıyla bir araya gelerek seçim öncesi ülke gündeminde yaşananları değerlendirdi. Öztürk, bazı hakim ve savcıların hükümet kontrolüne girmesinden ve daha şimdiden afişlerin bile yasaklanmasından dolayı endişe duyduklarını aktardı.

 

“Fevkalade endişe duyacağımız adımlar atılıyor”

 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Adayı Oktay Öztürk, MHP Mersin İl Başkanı Sebahattin Kılıç ve Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile birlikte Mersin basın mensuplarıyla bir araya geldi. Kahvaltılı toplantıda ülke gündemi ve seçim güvenliğine yönelik değerlendirmelerde bulunan Öztürk, seçimlerin adil, huzur içerisinde ve güvenlikli bir şekilde geçmesini arzu ettiklerini kaydetti.

Öztürk, “Türkiye geneline baktığımız vakit muhalefetin söylemleri ortada. İktidar ise pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Tabloya baktığımız vakit ise fevkalade endişe duyacağımız adımların atıldığını görüyoruz. Daha işin başında kanunlar hiçe sayılıyor en tepede kanunların hiçe sayılması adet haline getirilirse aşağıda neler olabileceğini tahmin bile etmek istemiyoruz. İşin içerisine şimdi adliyelerimizde karıştı, yukarda hangi memnuniyetsizlikler ifade ediliyor ise aşağıda sulh ceza hakimleri hemen kararı veriyor. En büyük endişemiz hakimlerimiz ve savcılarımızın devletin hakimi, savcısı olmaktan çıkıp hükümetin hakimi savcısı olma yoluna girmiş olmaları. Ya da en azından bir takımının böyle bir görüntü sergiliyor olması bizi ziyadesi ile endişeye sevk ediyor” diye konuştu.

 

“Bizi yönetenlerin kendisi hukuka inanmıyor”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Öztürk, “Bizim sıkıntımız bizi yönetenler hukuka inanmıyorlar. Bizim anlayışımızda hukuk konuşulduğu vakit bir takım kelimelerle cümlelerin kullanılmaması lazım mesela ‘ benim, senin, bizim’ gerçek manada hukukun üstünlüğünün olmasın istiyoruz. Bir ülkede hukuk yok ise keyfilik vardır o zaman güç kimde ise onun doğruları hakim olur. Onun için öncelikle her şeyin yerli yerine oturmasını sağlayacağız. Kürsüde hakimin rahat olması lazım. Devleti yönetenlerin de sorumluluklarını bilmesi lazım” dedi.

 

“Daha şimdiden özgürlüklerimiz kısıtlanıyor”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin 17/25 Aralık, Aksaray ve Oslo görüşmeleri ile ilgili seçim afişlerinin yasaklanmasına da değinen Öztürk, “Biz kendimizi ifade etmek istiyoruz bilboardlarla, reklamlarla, basın yayın yoluyla… Fakat bugün karşımızdaki güç, Cumhurbaşkanı ve Hükümet; beni ancak benim arzu ettiğim şekilde, benim istediğim şekilde tenkit edebilirsin diye karşımıza dikilmiş bir vaziyette. İşin başında daha siyasi partilerin özgürlükleri kısıtlanmış bir vaziyette. Bunun bizi nereye götüreceğini endişe ile takip ediyoruz. Dahası Anayasa bir ülkenin rotasını tayin eder, kanunların da mihenk taşıdır, ölçüsüdür. Demokrasiyle idare edilen ülkelerde, demokrasi alabildiğine özgürlük alanını insanların önüne sürerken, ama tedbiri de elden bırakmıyor. Ola ki gücü elinde bulunduranlar bir güç zehirlenmesine uğrayabilirler dolayısı ile demokrasi kendi bir takım kurumlarının kendisini teminat almasını da getirmiş. Birçok yol var. Bunlardan bir tanesi anayasayı ihlal ettiğiniz vakit Anayasa mahkemesi karşınıza çıkıyor. Çok daha ileriye gittiğiniz vakit mecliste sorgulanması gündeme geliyor ve nihayetinde işler karıştığı vakit seçim sandığı ortaya konuyor. Bunların hepsi demokrasinin kendisini teminat altına aldığı unsurlardır. Şimdi Cumhurbaşkanı Anayasa üzerine namus ve şeref sözü veriyor. Yemin ediyor. Ama daha seçilir seçilmez Anayasanın 101 ve 103’üncü maddesini pas pas haline getiriyor. Anayasayı da çiğniyor. Aşağıda kendinizi nasıl güvencede hissedersiniz? Ve hiç kimse de bunun önüne dikilemiyor. Cumhurbaşkanlığı makamının hassasiyetlerini hiçe sayıyor. Bir Cumhurbaşkanı neden bu kadar sokakları sever? Onu bu şekliyle harekete zorlayan bir endişesi mi var? Bizde soruyoruz ister istemez bir korkun mu var? İktidar elinden gider, arzu etmediğin kulvarlara çekilir diye bir korkun mu var? Bu millet her şeyin en güzeline layık, kendi çıkarlarınız ve menfaatleriniz için bu milletin özgürlük alanını daraltmaya hakkınız yok. Cumhurbaşkanı bile olsanız” şeklinde konuştu.

 

“Anadolu basınının hiçbirine fiyat biçemediler”

Millete düşüncelerini iletme noktasında en etkili kitle iletişim araçlarının basın olduğunu aktaran Öztürk, “Ama maalesef orada da özgürlük alanları daraltılmış, hiç olmaması gerekirken basın bir takım sıfatlarla bölümlere ayrılmış, yandaş vesaire isimleriyle… Yandaş basın üç maymunu oynuyor. Geri kalan da maalesef korkuyla hareket ediyor. Ama çok fazla da umutsuzluğa düşmüyoruz. Çünkü Anadolu basını var. Hala kalemini hür olarak kullanabilen Anadolu basını var. Aslında Anadolu aslanları onlar. Henüz daha Anadolu basınının hiç birine fiyat biçememişler. Bu sıfat içerisinde değerlendireceğimiz arkadaşlarımız da kendilerinin fiyatı olduğu izlenimini vermemiş. Bu da bu milletin güven kaynağıdır. Onun için sizlerle bir araya geldiğimiz vakit, samimi söylüyorum siz var olduğunuz sürece birçok zorluğun üzerinden geleceğimiz inancını taşıyorum” dedi.

“Başkanlık sistemi tabanın değil, dışarının dayatması”

 

MHP olarak iktidara talip olduklarını belirterek “Bizim ilkelerimiz var. Suhuta ermemiş hala muallakta kalmış yolsuzluklar var, rüşvet iddiaları var ihanetler var. Bunların hepsinin hesabını soracağız” diyen Öztürk, Başkanlık sistemi ile ilgili soruya ise “İlkelerimizde başkanlık sistemi yok. Başkanlık sistemi kuranlarla alabildiğine bir mücadelemiz var. Başkanlık sisteminin tabandan gelmediğini, dışarıdan dikte edildiğini biliyoruz. Başta bulunanların ihtiraslarını iyi tahlil etmişler, onu başkan yaparak meseleyi iyi çözmüşler. Başkanlık sisteminin, sonunda bu ülkeyi bölünmeye götürecek bir sistem olduğunu düşünüyoruz” şeklinde cevapladı.

“Eyalet bölünerek değil birleşerek oluşur”

Toplantı sonunda başkanlık ve eyalet sistemi ile ilgili bir anısını anlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ise, 7 Haziran’ın Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, “Eyalet sistemi; bütünün bölünmesi ile değil parçaların birleşmesiyle olmuştur. Tarih boyunca beylikler, derebeylikler bir araya gelmiş ve eyalet sistemini oluşturmuşlarıdır. Ama bugün Türkiye’de uygulanmak istenen, eşi benzeri olmayan bir olaydır. Bütünü bölerek bir eyalet sistemi oluşturulmaya çalışılmakta. Bu konuyla ilgili 2007 yılında Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı kabul edildikten sonra tabi Türkiye’de hükümet bodoslama girdiği için, ben o zaman TBB’de yönetimdeyim. Katıldığımız bir toplantıda adeta sorgulandık. 24 ülkenin temsilcileri bizi sıraya çektiler ama Allah’tan böyle bir olay yaşayabiliriz düşüncesiyle önceden hazırlıklı gittim. Benimle beraber gidenler baştan sona bütün AB temsilcileri ısrarla bize bunu söylüyorlar; Ankara’yı sıkıştırın bölgesel yönetimler oluşturun. Tamamının düşüncesi bu. Bu talepler karşısında yaptığım konuşmada, şunları söyledim; ‘Bu dünyanın ikincisi yok, herkes bu dünyada yaşıyor. Ben kimya mühendisiyim, kimyanın birinci kuralı madde yok edilemez, yoktan yaratılamaz. Mademki bu dünyanın sahip olduğu yer altı ve yerüstü değerleri sabit, o zaman akıllı olalım yer altı ve yerüstü kaynaklarını en iyi şekilde hepimiz adına kullanalım. Bu dünyada herkes birbirine muhtaç. Dolayısı ile biz adam gibi bu dünyayı paylaşırsak kavgasız dövüşsüz, insanların rengine, kökenine, inancına bakmadan, o zaman bu dünyada herkes rahat içerisinde yaşar. İnsanların inancıyla uğraşmayın. Gelin Tarsus’a bölünmeden bütün farklı mezhepler, milletler, inançlar nasıl bir arada huzurla yaşıyor size gösterelim’ İşte bizim için önemli olan da farklılıkları ayrıştırmak, bölmek değil, tam tersine tüm farklılıkları bir arada huzur ve güven içinde yaşatmak olmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

 

 
13 Mayıs 2015 Çarşamba 19:01
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji