Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Muassır Medeniyet hedefi , AB yolculuğu... Abdullah Ayan yazdı

Muassır Medeniyet hedefi , AB yolculuğu... Abdullah Ayan yazdı

Bugün bir kalemde köprüleri atmaya çalışanlara ve Çelik Topluluğundan Avrupa Birliğine, Avrupa Konseyinden Avrupa Parlamentosuna uzanan meşakkatli yolculuğu kolaylıkla inilecek vasıtaya benzetenlere bakmayın

 
 
Muassır Medeniyet hedefi , AB yolculuğu... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye'nin AB hedefi sadece bir pakta, bir birliğe girme macerasından ibaret değildir.

Bu topraklarda yaşayanların neredeyse 200 yıla varan, meşakkatli yolculuğunun büyükçe hayallerinden birinin Avrupa ile bir arada olma fikrinin gerçekleşmesidir.

2. Mahmud ve Sadrazam Alemdar mustafa Paşa' nın imzaladıkları Senedi ittifak' la başlar.

Yeniçeri ocağını dağıtan padişahın adını "gavura" çıkaran çapulcuların akıttığı kanlar bu yolda ödenen ilk bedelleri anlatır.

1839 Tanzimat fermanı, 1856 Islahat fermanı...

Daha da önemlisi 1876' da yürürlüğe giren kanuni esasi, bugün bile kendimize uygun elbiseyi bir türlü giyemediğimiz, halen tartışa geldiğimiz anayasaların ilki ve bugün bile uygulanabilse çoğumuzun kabul edeceği standartlara sahip...

Örnek mi?

Yasa önünde tüm Osmanlıların eşit olduğu, işkence ve eziyetin kesinlikle yasaklanması, yasayla hükme bağlanmadan kimseden vergi, harç vs. alınamayacağı, vergilerin ödeme gücüyle orantılı toplanması, Hakimlerin azlolunamayacağı, yargılamaların aleni yapılması, herkese mahkemelerde savunma hakkı tanınması, hiç kimsenin mahkemelere müdahalede bulunamayacağı...

Yasamayı Meclis-i Mebusan (Temsilciler Meclisi) ve Heyet-i Ayan'dan (Günümüzdeki karşılığı Senato) oluşan Meclis-i Umumi' ye bırakan, üstelik her vekilin düşüncelerini özgürce söylediği ve rüşvet, vatana ihanet, anayasayı çiğneyecek eyleme kalkışmadıkça kendisine dokunulmazlık sağlayan bir anayasa...

Sonrası hem batılılaşma hem de batılılaşmayı pek çok yapısal reform, demokrasi çizgisinde götürmeye çalışanlar adına tam bir med cezirdir ve AB ile ilişkilerin bugün kopma noktasına geldiğini sananların nasıl bir yanılgı içinde olduklarını anlamalarını sağlayacak sayısız derslerle doludur.

Osmanlı' yı bir yana bırakıp genç Cumhuriyete bakacak olursak, Anadolu' nun yüzü hep batıya dönüktür, İmparatorluğun kurduğu batılı tüm kurumlar Cumhuriyet ile güçlendirilmekle kalmamış, eğitim gibi, dinle devlet işlerinin ayrılması gibi reformlar batı standartlarına uygun hale getirilmiş, mühendislikten mimarlığa, felsefeye, edebiyata, tıbba, pozitif bilimlere kadar yaşamı etkileyen her alanda tüm kurum ve kavramlara batılılaşma egemen olmuştur.

Osmanlı ve onun küllerinden doğan Türkiye batıya bu denli entegre olmaya çalışırken batı diye tanımladığımız Avrupa da med cezir dalgalarıyla çalkalanmaktadır.

İki dünya savaşı, iki savaş arasında ortaya çıkan faşizm dalgasının yükselişi, diktatörlerin kan gölüne çevirdiği ve o güne kadar tarihin pek tanık olmadığı milyonlarca insanın hayatına mal olan bir kıtayı yakıp yıkan karanlık döneme karşın bu ülke yüzünü doğuya değil hep batıya dönük tutmuştur.

Mustafa Kemal' in "muassır medeniyet" olarak tanımladığı günümüz Türkçesiyle seslendirirsek 'çağdaş uygarlık' çizgisi, çağdaşlık ve uygarlığı model olarak tüm kurumları ve enstrümanlarıyla hep batıdan almıştır.

Ceza ve medeni hukuk, Üniversiteler, ikinci dünya savaşının bitmesiyle tıpkı Avrupa' da olduğu gibi hızlanan demokratik arayışlar, çok partili sisteme geçiş, "gizli oy, açık sayım" ilkesinin de kabulüyle gittikçe önem ve anlam kazanan "halk iradesine" saygı...

Darbelerle uğranılan yol kazalarına rağmen o sandığı halkın önüne götürme ilkesinin işlemesi de "batı icadı" demokrasinin kazanımları sayesinde olmuştur.

Avrupa' nin birlik fikri işte o iki büyük yangının yerle bir ettiği, yenilen bir yana kazananın da enkaz altında kaldığı iki büyük savaşın ve 60 milyon insanın cesetleri üzerinde doğar...

İki savaşın asıl iki rakibi Fransa ve Almanya' nın bir türlü uzlaşamadığı kömür ve çelik endüstrilerini kan yerine barış çubuğu tüttürerek küresel kurallara göre ortak yönetme fikri ve iki ülkenin yanlarına aldıkları İtalya ve üç Benelüks ülkesi (Hollanda, Belçika, Lüksemburg) altıya ulaşan Avrupa Kömür Çelik Topluluğu 1951 Paris Anlaşmasıyla doğar böylece...

Ve topluluk 1957 Roma anlaşmasıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu AET adını alır.

Artık hedef kömür ve çelik endüstrilerinin ortaklaşa yönetilmesinden çok daha farklı ve ileri boyuttadır. Gümrük Birliğiyle ülkeler arası gümrük duvarlarının kısıtladığı mal değişimi yanında, insanların topluluk içinde serbestçe dolaşımı da sağlanacaktır.

Avrupa' daki bu gelişmelere ve birleşik Avrupa fikrinin somut ürünü AB' ye uzanan süreçte Türkiye ilk gününden başlayarak Avrupa kurumlarının içinde yer alma arzusunu sürekli ortaya koyan istekli partner görünümündedir.

Daha Avrupa Çelik/Kömür Topluluğundan da önce 1949' da oluşturulan Avrupa Konseyinin ve konseyi oluşturan ülkelerin parlamenterlerinden oluşan Meclise temsilci veren ülkedir Türkiye...

Bu kadar da değil...

1957' de Avrupa Ekonomik Topluluğunun temelleri atılırken ortaklığa girme arayışları dönemin iktidarı Demokrat Partinin de gündemindedir.

Dönemin Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu daha Çelik/Kömür Topluluğu AET' ye evrilmeden 1955' te Türkiye' nin bu çağdaş uygarlık modeli gördüğü Birliğe girmesi için hükümeti nezdinden çaba gösterir ve aldığı yeşil ışık sonucu 1959' da ilk resmi başvurunun yapılmasını sağlar.

Tarihin tozlu ama yalan bilmez arşivi bakın nasıl anlatıyor o günleri:

60 darbesinin ardından kurulan mahkemede idama mahkum edilen Demokrat Parti önde gelenleri kararın ardından 15 Eylül 1961 davanın görüldüğü Yassıada' dan İmralı' ya askeri hücumbotla sevk edilmekte.

Elleri kelepçeli asılmaya götürülmekte olan grubun üzerine çökmüş olan ölüm sessizliğini Celal Bayar bozar. karşısındaki Zorlu' ya döner ve seslenir:

"Fatin Bey bize şu Ortak Pazar' ı anlat"

Bir gün sonra darağacına çıkarılacak Zorlu heyecanla bir yıl önce kendi elleriyle yaptığı başvuruyla başlayan süreci yolculuk boyu anlatacaktır...

Bugün bir kalemde köprüleri atmaya çalışanlara ve Çelik Topluluğundan Avrupa Birliğine, Avrupa Konseyinden Avrupa Parlamentosuna uzanan meşakkatli yolculuğu kolaylıkla inilecek vasıtaya benzetenlere bakmayın.

İnönü hükümeti döneminde imzalanan 1963 Ankara anlaşmasından 1987 Özal' ın tam üyelik başvurusuna, 1994 Gümrük Birliğinden 2004 tam üyelik müzakere sürecine uzanan macera dolu yolculuğun ilginç öyküsünü bir sonraki yazıda sürdüreyim.

Şanghay İşbirliği Örgütü, AB' ye alternatif mi? tartışması mı?

Onu da yeri geldiğince siyasetten uzak, ekonomik veriler ışığında yapalım izninizle...

 

Abdullah Ayan

 
1 Aralık 2016 Perşembe 09:48
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:49
  • Güneş06:24
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:09
  • Akşam18:44
  • Yatsı20:07
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
6
4
1
1
13
3
Fenerbahçe
6
3
2
1
11
4
Göztepe
5
3
1
1
10
5
Kayserispor
5
3
1
1
10
6
Başakşehir
6
3
1
2
10
7
Akhisarspor
6
3
1
2
10
8
Bursaspor
5
3
0
2
9
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Alanyaspor
6
2
1
3
7
12
Konyaspor
6
2
0
4
6
13
Sivasspor
5
2
0
3
6
14
Karabükspor
5
1
2
2
5
15
Malatyaspor
5
1
1
3
4
16
Gençlerbirliği
6
1
1
4
4
17
Antalyaspor
5
0
3
2
3
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji