Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Mülteci akınını durdurmak mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Mülteci akınını durdurmak mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Ölümü göze almış mülteciyi hangi anlaşma, hangi güç durdurabilir?

 
 
Mülteci akınını durdurmak mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

“Miami’ yi seviyorum, çünkü ABD’ ye çok yakın” der Meksikalılar…

Amerikan rüyasına dalacakları ilk duraktır da ondan…

İyi de milyonlarca Meksikalı neden ölümü, polis şiddetini, sayısız acı ve işkenceyi göze alıp o umut yolculuğuna çıkar?

Çünkü Amerika işsizliğe, yoksulluğa derman olur diye düşünülür de ondan…

Ve iki ülke arasındaki nüfus geçirgenliği öylesine yoğundur ki, her ekonomik kriz, ortaya çıkan her durum önce göçmen sayılarına yansır…

Örneğin son 40 yıldır Meksika’ dan ABD’ ye tek yönlü işleyen bu nüfus akışının tek istisnası vardır: ABD’ nin 2008 kriziyle karşı karşıya kalması. 2008 ve onu takip eden 2009’ da iş bulma umudu, daha iyi bir geleceğe kavuşma hayali zayıflamış hatta o günlerde tersine bir göç bile söz konusu olmuştur.

Bu marjinal dönem dışında hep Meksikalılar sınırları zorlamış ve tüm engellemelere inat komşu yakaya kapağı atma yollarını, her türlü akıl almaz yöntemi de deneyerek bulmaya çalışmıştır.

İnsanoğlu bazı şeyleri gözden çıkarmaya görsün, karşısında hiçbir güç, engel duramaz.

Yıllar önce izlediğim ve Meksika sınırını, orada yaşananları anlatan belgeselden hafızama kazınan bir bölüm kalmış: Amerikan sınır devriyelerinin günlük kaçak avlama kapasiteleri 2 bin, oysa her gün sınırı geçmeye çalışan Meksikalı sayısı 20 bin. Aritmetik gerçeği zaman içinde sınırdan geçmeye çalışanlar da öğrenmiş olmalı ki, yakalanan bir kadın, bundan sonra ne yapacağı sorusunu şöyle yanıtlıyordu:

“Şimdi beni yakaladılar, işlemlerimi tamamlayıp beni sınırın Meksika tarafına atacaklar, bir daha deneyeceğim, yakalanırsam bir daha… Sonunda başaracağım nasılsa…”

Özellikle Çin ve ardından diğer uzak doğu yoksul ülkelerinin ucuz emek gücüyle küresel üretime katılmaya başladığı son 25 yıl Meksika yoksullarını ülke içindeki özellikle tekstil işçisi olarak çalışmasını sağlayan ve kendi topraklarına hapsetmeye çalışan ABD adına işlerin gittikçe zorlaştığı bir dönem oldu. Göç dalgası bugün de ABD topraklarında ucuz tarım işçiliği yapmaya gönüllü Meksikalı emekçilerle hızlanarak sürmekte.

Kendi ülkesinde günde 10 dolar kazanamayan Meksikalı asgari ücretin saat başı 9 dolar olduğu komşu topraklarda kayıt dışı olarak 4 dolara neden çalışmasın ki?

İnanılır verilere göre bugün ABD’ de çalışan Meksikalı işçilerin ailelerine gönderdiği para 25 milyar dolar civarındadır ve bu yoksul milyonlar için her şeye rağmen çok önemli bir gelir kapısıdır.

Son yüzyılın gittikçe yükselen gücü ve günümüzün tartışılmaz küresel lokomotifi ABD sınır boyunca aldığı tüm önlemlere rağmen göçü durdurmakta başarısız kalmıştır.

5 milyar dolara mal olan ve iki ülke arasındaki tüm alanı santimine kadar jiletten keskin tel örgüye, termal kameralara, geceleri spotlarla aydınlatılan bir sınıra rağmen milyonlarca insan boğaz tokluğuna da olsa komşu kentlere geçip çalışmayı deniyor.

Her yıl ortalama bin civarında insan bu geçiş denemesi sırasında hayatını kaybediyor ama yine de hiçbir güç durduramıyor onları.

Üstelik Meksika’ dan ABD’ ye gidenler, kendi topraklarında ölümün kol gezdiği savaştan kaçan ve evrensel yasalarla korunmaları zorunlu mülteciler konumunda da değiller.

Tüm bunları niye mi yazdım…

Avrupa Birliği yapılanmasını var eden tüm insani değerleri, altına imza attığı evrensel sözleşmeleri, hukuki tüm kuralları yok sayarak Türkiye ile bir anlaşma imzalama yolunu seçti.

Buna göre Yunanistan’ a geçenlerden başlayarak Avrupa’ ya iltica etmeye çalışanları Türkiye’ ye iade edecek.

Oysa 2. Dünya savaşının acıları yürek yakarken kabul edilen 1951 Cenevre sözleşmesine göre;

“ırkı, dini, milliyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti ya da siyasal düşüncesi nedeniyle, zulme uğrayacağına dair haklı bir korku duyduğu için uyruğunu taşıdığı ülkenin veya milliyeti yoksa, eskiden ikamet ettiği ülkenin dışında bulunan ve geri dönemeyen her kişi” mülteci statüsündedir ve bu durumda olan hiç kimse hangi gerekçeyle olursa olsun sığındığı ülkeden zorla sınır dışı edilemez.

Kendi imzaladıkları sözleşmeyi gelen mülteci dalgası karşısında yok sayan ve ahlaksız tekliflerle dalgayı tersine çevirmeye kalkışan Avrupa, ölümden öte gidecek yeri kalmamış bu insanları engelleyebilir mi?

Vaat edilmiş topraklara yürüyüşten bugüne hiçbir dönemde başarılamadı bu…

Bu kez de başarılamayacak.

“Gerekirse okyanusu aşar Avustralya’ ya ulaşırım” diyecek kadar ölümü göze almış Bangladeş’ linin umut yolculuğunu durduracak hiçbir yöntem nasıl icat edilemediyse, bundan sonra da, ne ABD’ nin fiyakalı gözlüklü sınır devriyeleri, ne de Akdeniz’ de volta atacak sahil güvenlik ekipleri durduramayacak bu yola baş koyanları…

Nereden mi biliyorum?

Tüm önlemleri alan ve Yunan adalarına gidenleri geldikleri gibi geri göndereceklerini açıklayanlara inat anlaşmanın ilk gününde Türkiye’ ye iade edilenlerin iki katı insan çıkmış komşu sahillere…

Merak etmeyin, kısa zamanda yeni yollar, akla gelmedik yeni yöntemler bulur insanlar ve ölümü göze almış insanı durduracak teknoloji icat edilemedi henüz, bundan sonra da edilemeyecek…

 Abdullah Ayan

 
7 Nisan 2016 Perşembe 09:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji