7. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali görkemli bir galayla kapanış yaptı

Ana Sayfa » Gündem » Mülteci akınını durdurmak mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Mülteci akınını durdurmak mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

Ölümü göze almış mülteciyi hangi anlaşma, hangi güç durdurabilir?

 
 
Mülteci akınını durdurmak mümkün mü?... Abdullah Ayan yazdı

“Miami’ yi seviyorum, çünkü ABD’ ye çok yakın” der Meksikalılar…

Amerikan rüyasına dalacakları ilk duraktır da ondan…

İyi de milyonlarca Meksikalı neden ölümü, polis şiddetini, sayısız acı ve işkenceyi göze alıp o umut yolculuğuna çıkar?

Çünkü Amerika işsizliğe, yoksulluğa derman olur diye düşünülür de ondan…

Ve iki ülke arasındaki nüfus geçirgenliği öylesine yoğundur ki, her ekonomik kriz, ortaya çıkan her durum önce göçmen sayılarına yansır…

Örneğin son 40 yıldır Meksika’ dan ABD’ ye tek yönlü işleyen bu nüfus akışının tek istisnası vardır: ABD’ nin 2008 kriziyle karşı karşıya kalması. 2008 ve onu takip eden 2009’ da iş bulma umudu, daha iyi bir geleceğe kavuşma hayali zayıflamış hatta o günlerde tersine bir göç bile söz konusu olmuştur.

Bu marjinal dönem dışında hep Meksikalılar sınırları zorlamış ve tüm engellemelere inat komşu yakaya kapağı atma yollarını, her türlü akıl almaz yöntemi de deneyerek bulmaya çalışmıştır.

İnsanoğlu bazı şeyleri gözden çıkarmaya görsün, karşısında hiçbir güç, engel duramaz.

Yıllar önce izlediğim ve Meksika sınırını, orada yaşananları anlatan belgeselden hafızama kazınan bir bölüm kalmış: Amerikan sınır devriyelerinin günlük kaçak avlama kapasiteleri 2 bin, oysa her gün sınırı geçmeye çalışan Meksikalı sayısı 20 bin. Aritmetik gerçeği zaman içinde sınırdan geçmeye çalışanlar da öğrenmiş olmalı ki, yakalanan bir kadın, bundan sonra ne yapacağı sorusunu şöyle yanıtlıyordu:

“Şimdi beni yakaladılar, işlemlerimi tamamlayıp beni sınırın Meksika tarafına atacaklar, bir daha deneyeceğim, yakalanırsam bir daha… Sonunda başaracağım nasılsa…”

Özellikle Çin ve ardından diğer uzak doğu yoksul ülkelerinin ucuz emek gücüyle küresel üretime katılmaya başladığı son 25 yıl Meksika yoksullarını ülke içindeki özellikle tekstil işçisi olarak çalışmasını sağlayan ve kendi topraklarına hapsetmeye çalışan ABD adına işlerin gittikçe zorlaştığı bir dönem oldu. Göç dalgası bugün de ABD topraklarında ucuz tarım işçiliği yapmaya gönüllü Meksikalı emekçilerle hızlanarak sürmekte.

Kendi ülkesinde günde 10 dolar kazanamayan Meksikalı asgari ücretin saat başı 9 dolar olduğu komşu topraklarda kayıt dışı olarak 4 dolara neden çalışmasın ki?

İnanılır verilere göre bugün ABD’ de çalışan Meksikalı işçilerin ailelerine gönderdiği para 25 milyar dolar civarındadır ve bu yoksul milyonlar için her şeye rağmen çok önemli bir gelir kapısıdır.

Son yüzyılın gittikçe yükselen gücü ve günümüzün tartışılmaz küresel lokomotifi ABD sınır boyunca aldığı tüm önlemlere rağmen göçü durdurmakta başarısız kalmıştır.

5 milyar dolara mal olan ve iki ülke arasındaki tüm alanı santimine kadar jiletten keskin tel örgüye, termal kameralara, geceleri spotlarla aydınlatılan bir sınıra rağmen milyonlarca insan boğaz tokluğuna da olsa komşu kentlere geçip çalışmayı deniyor.

Her yıl ortalama bin civarında insan bu geçiş denemesi sırasında hayatını kaybediyor ama yine de hiçbir güç durduramıyor onları.

Üstelik Meksika’ dan ABD’ ye gidenler, kendi topraklarında ölümün kol gezdiği savaştan kaçan ve evrensel yasalarla korunmaları zorunlu mülteciler konumunda da değiller.

Tüm bunları niye mi yazdım…

Avrupa Birliği yapılanmasını var eden tüm insani değerleri, altına imza attığı evrensel sözleşmeleri, hukuki tüm kuralları yok sayarak Türkiye ile bir anlaşma imzalama yolunu seçti.

Buna göre Yunanistan’ a geçenlerden başlayarak Avrupa’ ya iltica etmeye çalışanları Türkiye’ ye iade edecek.

Oysa 2. Dünya savaşının acıları yürek yakarken kabul edilen 1951 Cenevre sözleşmesine göre;

“ırkı, dini, milliyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti ya da siyasal düşüncesi nedeniyle, zulme uğrayacağına dair haklı bir korku duyduğu için uyruğunu taşıdığı ülkenin veya milliyeti yoksa, eskiden ikamet ettiği ülkenin dışında bulunan ve geri dönemeyen her kişi” mülteci statüsündedir ve bu durumda olan hiç kimse hangi gerekçeyle olursa olsun sığındığı ülkeden zorla sınır dışı edilemez.

Kendi imzaladıkları sözleşmeyi gelen mülteci dalgası karşısında yok sayan ve ahlaksız tekliflerle dalgayı tersine çevirmeye kalkışan Avrupa, ölümden öte gidecek yeri kalmamış bu insanları engelleyebilir mi?

Vaat edilmiş topraklara yürüyüşten bugüne hiçbir dönemde başarılamadı bu…

Bu kez de başarılamayacak.

“Gerekirse okyanusu aşar Avustralya’ ya ulaşırım” diyecek kadar ölümü göze almış Bangladeş’ linin umut yolculuğunu durduracak hiçbir yöntem nasıl icat edilemediyse, bundan sonra da, ne ABD’ nin fiyakalı gözlüklü sınır devriyeleri, ne de Akdeniz’ de volta atacak sahil güvenlik ekipleri durduramayacak bu yola baş koyanları…

Nereden mi biliyorum?

Tüm önlemleri alan ve Yunan adalarına gidenleri geldikleri gibi geri göndereceklerini açıklayanlara inat anlaşmanın ilk gününde Türkiye’ ye iade edilenlerin iki katı insan çıkmış komşu sahillere…

Merak etmeyin, kısa zamanda yeni yollar, akla gelmedik yeni yöntemler bulur insanlar ve ölümü göze almış insanı durduracak teknoloji icat edilemedi henüz, bundan sonra da edilemeyecek…

 Abdullah Ayan

 
 
7 Nisan 2016 Perşembe 09:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:29
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:48
  • İkindi16:39
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:34
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1847 - Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (Defterhane-iş Amire Kalemi) kuruldu.
1864 - Kuzey Kafkasyalılar-Çerkesler'in anavatanları olan Kuzey Kafkasya'dan Ruslar tarafından Osmanlı topraklarına sürgün edilmesi
1881 - Amerikan Kızılhaçı Clara Barton tarafından kuruldu.
1904 - FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) Paris'te kuruldu.
1927 - ABD'li havacı Charles Lindbergh, 'Sprit of St. Louis' adlı uçağıyla New York'tan Paris'e uçarak, Atlas Okyanusu'nu geçen ilk pilot oldu.
1950 - Demokrat Parti'nin 14 Mayıs'taki seçimlerden galibiyetle çıkmasıyla Adnan Menderes Başbakan, Celâl Bayar Cumhurbaşkanı oldu.
1960 - Harp Okulu öğrencileri, hükümet aleyhine sessiz yürüyüş yaptı.
1963 - Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir anayasanın önerdiği bazı reformların gerçekleştirilmediği gerekçesiyle ikinci bir darbe girişiminde bulundu, fakat başarılı olamadı.
1971 - Anayasa Mahkemesi, Milli Nizam Partisi'nin kapatılmasına karar verdi.
1979 - San Francisco, California'da Dan White'ın Harvey Milk ve George Moscone cinayetlerinden minimum cezayı almasına karşı 'White Night Riots'(Beyaz Gece Ayaklanması) yaşandı.
1981 - Atatürk'ün 100'üncü doğum yıldönümü törenlerle kutlandı.
1983 - Avrupa Konseyi'nin, Avrupa medeniyetinin zenginliğini oluşturan kültürleri tanıtmak amacıyla düzenlediği sergilerden 18'incisi İstanbul'da Anadolu Medeniyetleri Sergisi adıyla açıldı.
1991 - Hindistan Başbakanı Rajiv Gandhi öldürüldü.
1994 - Hacda şeytan taşlama sırasında izdiham çıktı: Yedisi Türk olmak üzere 185 hacı öldü.
1996 - Örtülü ödenekten 5.5 milyar lira ile bazı kişi ve kuruluşları dolandırdığı öne sürülen Selçuk Parsadan, Balıkesir'in Altınoluk beldesinde yakalandı.
1997 - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle sürekli kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.
2004 - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa değişikliğini onayladı ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji